RENGÎNMAKÂL (RENGĪN-MAḲAL)

şâ‘ir-i rengîn-makâl, nüktedân-ı rengîn-makâl, şâ‘ir-i mâhir-i rengîn-makâl


* “Rengi olan; güzel, latif” anlamına gelen “rengîn” kelimesi ile “söyleyiş, söz, kelam” anlamına gelen “makâl” kelimesinin bir araya getirilmesiyle oluşan, “güzel ve sanatlı söz veya o sözü söyleyen kişi” anlamına gelen terim.



Sözlük Anlamı

Farsça bir sıfat olan “rengîn” ile Arapça “makâl” kelimelerinin birleşmesinden oluşan bu terkip, yerine göre Türkçe kurallarla yapılmış terkib-i vasfî yani sıfat tamlaması, yerine göre Farsça kurallarla yapılmış vasf-ı terkibî yani birleşik sıfat olarak cümlede görev üstlenir. Sıfat tamlaması olduğunda “rengîn makâl”, birleşik sıfat olduğunda ise iki kelime arasına kısa çizgi konarak “rengîn-makâl” şeklinde yazılır.

Farsça bir sıfat olan “rengîn” kelimesine Şemseddin Sâmî, “rengi olan, parlak renkli” anlamını verdikten sonra kelimenin mecazi anlamlarını “güzel, latîf, müzeyyen; musanna‘ ve müzeyyen (ibâre, söz)” şeklinde sıralamaktadır (2017, s. 672). Lügat-ı Nâcî’de de kelimenin “renkli, boyalı” anlamının yanı sıra “güzel, latîf, nazar-rübâ” (Muallim Nâcî, 2009, s. 586) anlamıyla verildiği görülür. Benzer biçimde Lügat-ı Remzî ile Müntahabât-ı Lügât-i Osmâniyye’de kelimenin hem hakiki hem de mecazi anlamları birlikte verilmiştir. Lügat-ı Remzî’de “renkli, mülevven olan ve güzel, zîbâ ve zînetli ve latîf olan” (Doktor Hüseyin Remzi, 1305, s. 603), Yeni Türkçe Lügat’te “latif, musanna, müzeyyen” (Toven, ty., s. 358), Müntahabât-ı Lügât-i Osmâniyye’de ise “renkli, mülevven olan ve güzel, zibâlı, zinetli olan, latif olan” (Redhouse, 2016, s. 411) açıklaması yer almaktadır.

Arapça olan “makâl” kelimesinin “kavil”den masdar-ı mîmî olduğunu söyleyen Şemseddin Sâmî, kelimeye “söyleme, söyleyiş, söz, kelâm” anlamlarını vermektedir (2017, s. 1389). Mehmed Bahaeddin Toven, “söz, kavil, kelâm, lakırdı” anlamlarının ardından kelimeyi “efkâr ve hissiyyâtı ifâde den kelime silsilesi, ibâre, makâle” şeklinde açıklamaktadır (ty., s. 705). Lügat-ı Remzî’de ise “kelâm, söz, lakırdı, güft ü güftâr” anlamlarına ilave olarak kelimenin “nısf-ı nehâr vaktinde uyumak” şeklinde farklı bir anlamına da yer verilmektedir (Doktor Hüseyin Remzi, 1305, s. 638).

“Rengîn-makâl” terkibi, içerdiği kelimelerin sözlük anlamları birlikte değerlendirildiğinde sözü güzel, latif, süslü ve sanatlı olan kimseyi veya eseri ifade eder. “Rengîn” kelimesinin mecazi olarak kazandığı güzellik, zarafet ve süslülük anlamları, “makâl” kelimesinin söz ve söyleyiş anlamıyla birleşerek terkibe “güzel ve etkileyici söz söyleyen kişi veya hoş ve sanatlı bir söyleyişe sahip olan eser” anlamını kazandırır.




Terim Anlamı

Sözü ve şiiri güzel, zarif, sanatlı, ince hayalli ve nükteli olan, söyleyiş gücü ve üslup inceliğiyle öne çıkan şair ve yazarlar ile onların aynı özellikteki eserlerini nitelemek için kullanılan terimdir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

“Rengîn-makâl” terkibinin tezkirelerdeki kullanımının, kelimenin sözlük anlamıyla büyük ölçüde örtüşmekle birlikte klasik şiirin estetik ölçütleri doğrultusunda daha geniş bir anlam kazandığı görülmektedir. Sözlüklerde “rengîn” ile “makâl” kelimelerine verilen anlamlar bir arada düşünüldüğünde terkip, temel olarak “güzel, latif ve sanatlı söz söyleyen” anlamına gelmektedir. Tezkirelerde ise bu niteleme bilhassa söyleyişi güçlü, şiirleri beğenilen, hayalleri ince ve sanatlı olan şairleri övmek amacıyla kullanılmıştır.

Kelimenin bu anlamı Ahdî’nin Gülşen-i Şu‘arâ’sındaki kullanımında açık biçimde görülmektedir. Tezkireci, söz konusu ettiği şairi “elfâz-ı nefîs-i pâk”, “edâ-yı selîs-i bülend”, “dikkat-i hayâlde tahayyülât-ı kemâl ile mevsûf” gibi şiir dilinin farklı niteliklerini gösteren ifadelerle övdükten sonra şiir sanatında onun Acem şairleri gibi “rengîn makâl”ıyla tanındığını belirtmektedir (Örnek 1) (Solmaz, 2018, s. 144). Bu kullanım, “rengîn-makâl”in yalnızca sözün güzelliğini ifade etmediğini, temiz ve seçkin lafız kullanımı, akıcı söyleyiş, ince hayal ve şiir sanatlarındaki ustalıkla meydana gelen bütünlüklü bir üslup özelliğini karşıladığını göstermektedir.

Benzer biçimde Riyâzî, bir şairi “zamânesinün şâ‘ir-i rengîn-makâli” şeklinde nitelerken bu ifadeyi şairin emsalsiz tabiatı ile birlikte kullanmıştır (Örnek 2) (Açıkgöz, 2017, s. 239). Safâyî’nin “şâhid-i âsârı şîve-engîz-i hayâl ve bülbül-i hoş-sarîr-i hâmesi rengîn-makâldir” ifadesinde ise terkip, “şîve-engîz-i hayâl” nitelemesiyle aynı anlam çevresine yerleştirilmiştir (Örnek 3) (Çapan, 2005, s. 230). Burada kalemin “rengîn-makâl” olarak nitelendirilmesi, terkibin doğrudan kişinin konuşma tarzından ziyade kaleminden çıkan edebî sözün niteliğini de ifade edebildiğini ortaya koymaktadır.

Fatin’in “şâir-i mâhir-i rengîn-makâl” olarak tanıttığı şairin “kasâyid-i güzîde” ve “gazeliyyât-ı pesendîde” meydana getirdiğini özellikle belirtmesi de kelimenin şairlik kudreti ve şiirin beğenilirliğiyle yakın ilişkisini göstermektedir (Örnek 4) (Çiftçi, 2017, s. 56). Aynı şekilde Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid’de “eşʻâr-ı ʻâlîleri hoş-me’âl” şeklinde övülen bir şairin “nüktedân-ı rengîn-makâl” olarak tanımlanması, terkibin nüktedanlık, anlam güzelliği ve etkili söyleyiş gibi vasıfları da bünyesinde taşıyabildiğine işaret etmektedir (Örnek 5) (Kadıoğlu, 2018, s. 445). Bu örnekler birlikte değerlendirildiğinde “rengîn-makâl”in tezkirelerde, “sözü ve şiiri güzel, zarif, hayal bakımından ince, sanatlı, nükteli ve beğenilmeye değer olan; söyleyiş ustalığıyla öne çıkan şair anlamında kullanılan bir değerlendirme terimi” olduğu söylenebilir. Dolayısıyla terkip, yalnızca sözün dış süsünü ve ifade güzelliğini karşılayan bir sıfat olmanın ötesinde şairin lafız, hayal, eda ve sanat kullanımı bakımından ulaştığı estetik yetkinliği ifade eden bir övgü unsuru olarak işlev görmektedir.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Tespit edildiği kadarıyla rengîn-makâl kelimesi Ahdî’nin Gülşen-i Şu‘arâ’sında 1, Riyâzî’nin Riyâzü’ş-Şu‘arâ’sında 1, Safâyî’nin Nuhbetü’l-Âsâr min Fevâ’idi’il-Eş’âr’ında 1, Fatîn’in Hâtimetü’l-Eş‘âr’ında 1, Alî Emîrî’nin Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid’inde 1 defa kullanılmıştır.




Örnekler

Örnek 1:

Elhak elfâz-ı nefîs-i pâk ile Rûm’un Hâfız-ı Şirâz’ı ve edâ-yı selîs-i bülend ile şu‘arânun serfirâzı ve dikkat-i hayâlde tahayyülât-ı kemâliyle mevsûf ve sanâyi‘-i şi‘rde şu‘arâ-yı Acem gibi rengîn makâliyle ma‘rûfdur. Ol yegâne-i cihân ve ferzâne-i zurefâ-yı zamânun kemâl-i şöhreti bir mertebede vâkı‘ olmışdur ki kâbil-i tahrîr ve imkân-ı takrîr degüldür (Solmaz, 2018, s. 144).

Örnek 2:

Hakkâ ki, tab‘-ı bî-misâli cevher-i ‘ulvî-âsmân gibi ‘âlî olup zamânesinün şâ‘ir-i rengîn-makâli idi (Açıkgöz, 2017, s. 239).

Örnek 3:

Şâhid-i âsârı şîve-engîz-i hayâl ve bülbül-i hoş-sarîr-i hâmesi rengîn-makâldir (Çapan, 2005, s. 230).

Örnek 4:

Mûmâ-ileyh sâhib-i kemâl bir şâir-i mâhir-i rengîn-makâl olup hayliden hayli kasâyid-i güzîde ve gazeliyyât-ı pesendîde tanzîmine muvaffak olmuş ve ilm-i nücûmda mahâreti derece-i kemâli bulmuştur (Çiftçi, 2017, s. 56).

Örnek 5:

Lisân-ı mâder-zâdı olan Türkçe’den mâʻadâ ʻArabî ve Fârisî ve Kürdî lisânlarında bi-hakkın tekellüme kâdirdir. Eşʻâr-ı ʻâlîleri hoş-me’âl ve tabîʻatı gâlibiyyet üzre semt-i târîhe meyyâl bir nüktedân-ı rengîn-makâldir (Kadıoğlu, 2018, s. 445).




Kaynaklar

Açıkgöz, N. (hzl.) (2017). Riyâzü’ş-Şuara (Tezkiretü’ş-Şuara). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html.

Çapan, P. (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l Âsâr Min Fevâ'idi'l Eş'âr) İnceleme-Metin-indeks. Ankara: AKM Yayınları. 

Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Hâtimetü’l-Eş‘âr (Fatîn Tezkiresi). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html.

Doktor Hüseyin Remzi (1305). Lugat-ı Remzî. C. I-II, İstanbul.

Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html.

Muallim Nâcî (2009). Lügat-i Nâcî. haz. A. Kartal. Ankara: TDK Yayınları.

Redhouse, J. W. (2016). Müntahabât-ı Lügât-i Osmâniyye. haz. R. Toparlı, B. Eyövge Yılmaz, Y. Yılmaz. Ankara: TDK Yayınları.

Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdî ve Gülşen-i Şu'arâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html.

Şemseddîn Sâmî (2017). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Çağrı Yayınları.

[Toven], M. B. (ty.). Yeni Türkçe Lügat. İkinci Tab, Evkâf-ı İslâmiyye Matbaası.




Madde Yazarı:
Yazım Tarihi:
14/10/2026
logo-img