şâ'ir-i nâzik-suhan, şâir-i nâzik-edâ, şîrîn suhan, nâzik-beyân, nâzik-kelâm, nâzik-ta’bîr
* Farsça “nâzik" ve "suhan” kelimelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan, güzel söz söyleyen, nazik söz sahibi, zarif konuşan, tatlı dilli, beliğ ve kelam sahibi kimse anlamlarında kullanılan terim.
Kâmûs-ı Türkî (s.1449) ve Lehçe-i Osmânî 'de (s. 1413)“nâzik” kavramı “ince, narin, rakîk, güzel, latif, zarif, yufka” anlamlarında kullanılmıştır. Kavram, Lugat-ı Cûdî’de “zarif, narin” (s.1030), Mükemmel Osmanlı Lugatı’nda (s. 911) ise bunlara ek olarak “edepli, nazlı, latif” kavramlarıyla açıklanmıştır. “Suhan” , Lehçe-i Osmanî (C.II, s.1180) ve Kâmûs-ı Türkî’de (s. 712) “söz, lakırdı, kelam, nutuk” anlamlarında kullanılmıştır. Müntehâb-ı Lugat-ı Osmâniyye (C.1, s. 387) ve Lugat-ı Remzî’de (C.1, s. 654) “söz, lafız, lakırdı, kelime, kelam” karşılığı olarak tanımlanmıştır. Kavram Lugat-ı Nâci’de (s.470) sadece “söz” olarak tanımlanırken Lugat-ı Ebuzziya (s.566) ve Lugat-ı Cudi’de (s.571) “söz, kelam ve suhan-ara ile birlikte; söze ziynet veren” kişi manalarında kullanılmıştır. Tamlama olarak bakıldığında “nâzik-suhan”, “zarif söz söyleyen, ince ve güzel konuşan kimse, tatlı dilli, beliğ konuşan kimse -şair-” anlamlarında kullanıldığı görülmektedir.
"Güzel söz söyleyen, sanatlı ve hünerli söz söyleyen, nazik sözleri olan, belîğ şairler” için sıfat olarak kullanılan tanımlayıcı bir terimdir
Tezkirelerde “nâzik-suhan” tamlaması, söz söyleme konusunda mahir sanatçılar için kullanılmış olup, zarif ve rakîk şairleri tanımlamaktadır. Kelime grubu, şiir sanatında güzel söz söyleyen, nazik, ifadeyi incitmeyen, edip ve şairlerin sıfatı olarak tercih edilmiştir. Bazı tezkirelerde nâzik-suhan söz grubu yerine “şair-i nazik-eda, şirin- suhan, nazik-beyan, nazik-kelam ve nazik-ta’bir” de aynı anlama gelecek şekilde kullanılmıştır. Doğrudan kullanıma bakıldığında Mehmed Sirâceddîn tezkiresinde pek çok fende başarı gösteren şair Fennî için bu tamlamayı kullanır” (Arslan, 2018, s.74). Safâyî Tezkiresi’nde şair Sa’dî’nin ’in edebî kişiliğinden bahsedelirken “…taze gûyan, nazm-ı hub ve şi’r-i merğub” olduğundan nazük-suhan itifatına mazhar olmuştur (Çapan, 2005, s.296). Sehî Beg, Heşt Bihişt adlı tezkiresinde şair Mevlânâ Kebîrî maddesinde “…bedi‘ ü beyân tufeyli olmış kâmil ehl-i dil ‘ilm-i şi‘ri hûb bilür kimesne” (İpekten vd, s.113) olduğundan şairi bu sıfatla anmıştır.
“Nâzik-suhan” ifadesi edebi bağlamıyla Mehmed Sirâceddîn tezkiresi Mecma‘-i Şu‘arâ ve Tezkire-i Üdebâ’da 1, Safâyî Tezkiresi (Mustafa Safâyî Efendi) ve Sehî Beg’in tezkiresi Heşt Bihişt’inde birer kez kullanılmıştır. Aynı ve yakın anlamıyla “şair-i nazik-eda, şirin- suhan, nazik-beyan, nazik-kelam ve nazik-ta’bir” tamlamaları alınmamıştır.
Örnek 1:
Fennî) İsmi Mehmed’dir. Avlonyalı sadr-ı a‘zam Ayas Paşa ahfâdındandır. İstanbul’da tevellüd ve hezâr-fen bir şâ‘ir-i nâzük-sühan olmagla “Fennî” mahlasını ihtiyâr eylemişdir (Arslan, 2018, s.74).
Örnek 2:
…divan-ı Hümayün kâtibleri zümresine ilhak olup bazı mansıba mutaşarrıf olmuşdur. Bu ‘asrın şu’ara-yı taze gûyân-ı müsellemü'l-etvarından bir şair-i pür-fenn ü nazük-suhandır. Bu nazm-ı hub ve bu şi’r-i merğub asârındandır (Çapan, 2005, s.296).
Örnek 3:
(Mevlânâ Kebîrî) Ehl-i ‘ilm tâyifesindendür. ‘Ulûmı tertîb üzre görmiş nâzük suhan-dân ma‘âni ve bedi‘ ü beyân tufeyli olmış kâmil ehl-i dil ‘ilm-i şi‘ri hûb bilür kimesne idi (İpekten vd, s.113).
Ahmed Vevik Paşa. (1306). Lehce-i Osmânî. İstanbul.
Arslan, M. (hzl.) (2018). Mehmed Sirâceddin- Mecmâ’-ı Şu’arâ ve Tezkire-i Üdebâ. Ankara: T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-208568/mehmed-siraceddin-mecma-i-suara-ve-tezkire-i-udeba.html
Cûdî. (2006). Lügat-ı Cûdî. (İ. Parlatır, Hzl.) Ankara: TDK.
Çapan, P. (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l-Âsâr min Fevâ’idi’l-Eş’âr) İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yayınları.
Ebüzziya Mehmed Tevfik (1306/1889). Lugat-ı Ebuzziya, C.1,2. İstanbul: Matbaa-i Ebûzziyâ.
Hindioğlu, A. (1838). Hazine-i Lugat ou Dictionnaire Turc-Français. Vienne.
Hüseyin Remzî. (1305). Lügat-ı Remzî. 1-2. İstanbul.
Muallim Naci. (1308). Lügat-ı Nâcî. İstanbul.
Redhouse, J. W. (1863). Müntahabât-ı Lügât-i Osmâniyye. TDK.
Redhouse, W. J. (1968). New Redhouse Turkish-English Dictionary. İstanbul: Redhouse Press.
Şemseddin Sami. (1978). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Çağrı Yayınları.
Şemseddin Sami, D. Kelekyan D. (1911) Kâmûs-ı Fransevî, İstanbul: Mihran Matbası.
İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
Tevfik, H. (1921). Almanca Osmanlıca Sözlük Osmanischen ( Turkish ) - Deutsches Wörterbuch, Leipzig.
Toven, M. B. (1927). Yeni Türkçe Lügat. 2. Baskı. İstanbul.
İnternet Kaynakları:
https://www.osmanlicasozlukler.com/ Erişim tarihi: 09.07.2026)