* Sözlüklerde “açık ve düzgün anlatış, açık ve düzgün söylev” anlamlarına gelen, tezkirelerde “hoş, tatlı, latif ve kolay anlaşılır” anlamında kullanılan terim.
“Nutk-ı fasîh”, Arapça iki kelimeden oluşmuş Farsça sıfat tamlamasıdır. Fasîh nutk ve fasîh nutuklu anlamlarında hem sıfat hem de isim görevinde kullanılmaktadır. Nutk, Arapça söz, konuşma, kelam; söz söyleme hassası, yeteneği; Türkçede kazandığı anlamıyla söylev, hitabe ve tarikat büyüklerinin manzum sözleri anlamına gelmektedir. Fasîh Arapça açık ve düzgün konuşmak anlamına gelen fesâhat kelimesinden türemiştir, güzel, ahenkli, açık ve anlaşılır şekilde düzgün ve yanlışsız söylenen söz, fesâhatle söylenen söz anlamına gelmektedir (Ayverdi, 2010, s. 371, 940). Fesâhat klasik Türk edebiyatında bir belagat terimidir. Ahmet Cevdet Paşa, Belâgat-ı Osmâniyye adlı eserinde fesâhatin tanımını şu şekilde yapmıştır: “Elfâzın telaffuz ve istimâı tatlı, manâsı zâhir yanî telaffuz olunur iken manâsı zihne mütebâdir olmakdır. Bunun alâmeti dahı elfâzın kavâid-i lisâna muvâfık ve elsine-i üdebâda kesîrü’l-istimâl olmasıdır.” (Karabey & Atalay, 2000, s. 4). Yani fasîh bir sözün, söylevin hem söyleniş bakımından kulağa hoş gelmesi hem de anlam bakımından açık ve anlaşılır olması gerekmektedir. Bunun için de dil kurallarına uymalı, yazarlar arasında yaygın bir kullanıma sahip olmalıdır.
Nutk-ı fasîh terim olarak sözün söyleyiş açısından güzel, hoş ve tatlı; anlam bakımındansa açık ve anlaşılır olduğunu ifade etmek amacıyla kullanılan terim.
“Nutk-ı fasîh”, terim olarak Latîfî Tezkiresinde ön sözde ve Kınalızade Hasan Çelebi Tezkiresinde Nutkî maddesinde geçmektedir. Latîfî ön sözde nutk-ı fasîhi, “beyân-ı melîh”le aynı kontekst içerisinde kullanmıştır. Bu bağlamda feyz ve ilham veren, sözün hayırlısını ilham eden Allah’ın insan diline renkli, güzel sözlerle fasih bir nutuk ve ibretli ibarelerle melih bir beyan özelliği kazandırdığını söylemiştir. Bu cümlede nutk-ı fasîhle sözün letafetine, kulağa hoş gelme özelliğine dikkat çekilmiştir (Örnek 1). Kınalızade Hasan Çelebi ise, Nutkî maddesinde şair Nutkî’nin İstanbul’a gelip Sultan Murad Han’ın muhiblerinden olduğunu söyledikten sonra şairin sultanın meclisinin şekeristanında, sultanın daimî lutuf ve ihsanının şekeriyle fasih nutuklu, şirin dilli bir dudu kuşu olduğunu söylemiştir. Burada şekeristan, şeker kelimelerinin de etkisiyle nutk-ı fasîhe yüklenen anlam tatlılıktır. Terim tatlı dillilik anlamını destekleyecek bir şekilde kullanılmıştır (Örnek 2). Terim Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire kısmında, Latîfî, Kınalızade Hasan Çelebi ve Beyânî Tezkirelerinde ise Halîlî maddelerinde, Halîlî’nin örnek şiirleri içerisinde geçmektedir. Halîlî’nin şiirinde nutk-ı fasîhle sözün açık ve anlaşılır olması anlamına dikkat çekildiği görülmektedir. Alıntılanan kısımda Nutkî, “ey nâme-i ferhunde-ahter” diyerek gayrî müşahhas bir varlığa seslenmekte, 3. beyitte bu uğurlu nâmenin fasih nutkunun dilsiz olduğunu ve dileğini tercümana gerek duymadan arz ettiğini söylemektedir. Burada vurgulanan bu nâmenin dile ve tercümana ihtiyaç duymayacak kadar açık ve anlaşılır olduğudur (Örnek 3). Bu beyit Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire kısmında “ʻAceb nutk-ı fasîhüñ var beyânsın / Sözün iʻlâm idersin tercemânsın” şeklindedir (İsen, 2017, s. 54). Beytin bu şeklinde de diğerleriyle çelişen bir anlamının olmadığı gözlemlenmektedir.
Nutk-ı fasîh terimi Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire kısmında, Latîfî, Kınalızade Hasan Çelebi ve Beyânî Tezkirelerinde 1 kere kullanılmaktadır.
Örnek 1:
Bismillâhirrahmânirrahîm
Matlaʻ-ı mevzûn-ı kelâm-ı kadîm ve mehâmid-i manzûme-i fesâhat-nizâm ve medâyih-i mensûre-i belâġat-intizâm ol müfzî-i feyz ü ilhâm ve mülhim-i hayru’l-kelâma ki lisân-ı insâna elfâz-ı rengîn ile nutk-ı fasîh ve ʻibârât-ı ʻibret-karîn ile beyân-ı melîh virüp letâyif-i esmâ-i zâtında ve maʻarif-i kibriyâ-i sıfâtında nükte-gûy u rumûz-âmûz ve sözlerin âbdâr u pür-sûz idüp tabʻ-ı letâfet-meşhûnın mevzûn ve kelâm-ı manzûm-ı selâset-nümûnını reşk-i dürr-i meknûn kıldı. Li-müʼellifihi (Canım, 2018, s. 41).
Örnek 2:
Hilâl-i vücûdı ufk-ı vilâyet-i Şirvândan zâhir ü ‘ıyân olup bâd-ı sabâ gibi vihâd u tilâl ve sehâb-misâl hizbât u cibâlde pûyân ve enhâr-girdâr-ı gülistân-ı cihânı seyerân iderek Dârü’s-saltanatü’l-ʻaliyyeye ki merkez-i medâr-ı cümle-i âdem ve Ka’be-i murâd u merâm-ı halk-ı ‘âlemdür dâhil oldukda nazar-ı kabûl-i ekâbir ü emâsile vâsıl olmış idi ve kıssa-hânlıkda nâdire-i zemân ve şöhre-i devrân olmak takrîbiyle nazar-ı iksîr-i eser-i sultân-ı cihân-fermân fermâ-yı zemîn ü zemân Hazret-i Sultân Murâd Hân ile magbût u mahsûd-ı akrân olmak mertebesine nâ’il olmış idi. Hâlâ şekkeristân-ı meclis-i şâh-ı cihânda şekker-i mükerrer-i lutf u ihsânıyla nutkı fasîh bir tûtî-i şîrîn-zebân ve gülistân-ı sohbet-i sultân-ı zemânda gül-i sad-berg in’âm-ı firâvânı şevkıyle edâsı melîh bir bülbül-i hezâr-destândur (Sungurgan, 2017, s. 857).
Örnek 3:
Didüm ey nâme-i ferhunde-ahter
Çü sensin bir hümâ-yı anberîn-per
Birûnun mazhar-ı envâr-ı eşvâk
Derûnun mahzen-i esrâr-ı uşşâk
Aceb nutk-ı fasîhün var zebânsuz
Murâdun arz idersin tercemânsuz (Canım, 2018, s. 216; Sungurhan, 2017a, s. 337; Sungurhan, 2017b, s. 65).
Ayverdi, İlhan. (2010). Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul. Kubbealtı Yayınları
Canım, Rıdvan. (hzl). (2018). Latifî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
İsen, Mustafa. (hzl). (2017). Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html
Karabey, Turgut ve Atalay, Mehmet. (hzl). (2000). Ahmet Cevdet Paşa, Belâgat-ı Osmâniyye. Ankara: Akçağ Yayınları.
Sungurhan, Aysun. (hzl). (2017a). Kınalızâde Hasan Çelebi,Te zkiretü’ ş-şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html
Sungurhan, Aysun. (hzl). (2017b). Mustafa (Cârullahzâde), Beyânî Tezkiresi (Tezkiretü’ ş-şu’arâ). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html