SİRKAT (SİRḲAT)

sirkat, sirkat eylemek, sirkat etmek, sirkat-i maʿnâ, sirkat-i şiʿr


* Sözlüklerde çalmak, hırsızlık anlamlarına gelen, tezkirelerde intihal anlamında kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Sirkat Arapça çalmak, hırsızlık anlamındadır. Türkçede genellikle etmek ve eylemek yardımcı fiilleriyle birlikte kullanılmaktadır (Ayverdi, 2010, s. 1114).




Terim Anlamı

Sirkatin terim olarak günümüzdeki tam karşılığı intihaldir. Şairin kendinden önce söylenmiş herhangi bir mana veyahut ifadeyi kendine aitmiş gibi söylemesini anlatmak için kullanılmıştır.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Sirkat terimi tezkirelerde sirkat eylemek, sirkat etmek, sirkat-i mana, sirkat-i şiʿr şeklinde kullanılmıştır. Günümüzde olduğu gibi tezkirelerde de sirkat yani intihal hoş karşılanan bir davranış değildir. Şair için en önemli özelliklerden biri orijinallik, özgünlüktür. Bikr-i mana, bikr-i fikr, bikr-i mazmun bir şairin kabul görmesi ve rüşdünü ispatlaması için aranılan temel niteliklerdendir. Sirkat Kınalızade Hasan Çelebi Tezkiresinde, Firdevsî maddesinde geçmektedir. Kınalızade Hasan Çelebi, şairin örnek gösterdiği bir şiirinden bahsederken manayı başka bir şairin matla-ı garrâsından çaldığını belirtmiş, akabinde o matlaı da söylemiştir (Örnek 1). Ahdî Tezkiresinde Şemsî-i Dîvâne ve Sâdık maddelerinde geçmektedir. Ahdî Şemsî-i Divâne’nin Farsça gazellerinden bahsederken bu gazellerin pek çok ve manasız olduğunu, şiirinde arada sırada manalı ve vezinli bir mısra ya da beyit bulunacak olursa bile bunun şüphesiz başkasından çalınmış olduğunu söylemiştir (Örnek 2). Ahdî Sâdık maddesinde şairin güzel edalı, mergup manalı şiirlerinin azımsanamayacak derecede çok olduğunu, ancak şairler arasında sirkatle şöhret bulduğunu söylemiştir. Ahdî’ye göre bu iftiraların aslı yoktur ve kıskançlıktan kaynaklanmaktadır (Örnek 3). Fatin Tezkiresinde Ahmed Vahîd Efendi maddesinde geçmektedir. Fatin, Ahmed Vahîd Efendi’nin şiir yeteneğinin az olduğunu, şairler arasında şiir hırsızlığıyla suçlandığını söylemiştir (Örnek 4). Sirkat Faik Reşad’ın Eslâfında Sünbülzade Vehbî maddesinde, tezkire yazarının kullandığı bir terim olarak değil, Sünbülzade Vehbî’nin örnek şiirleri arasında geçmektedir. Sirkat teriminin geçtiği beyit, terimin anlamının açıklanması açısından son derece önemlidir. Sünbülzâde Vehbî “Sirḳat-i şiʿr edene ḳaṭʿ-ı zebān lāzımdır /  Böyledir şerʿ belāġatde fetāvā-yı süḫan ” diyerek şiir çalanın dilini kesmek gerektiğini, çünkü belagat kanununda sühan fetvasının bu cezayı gerektirdiğini söylemiştir (Aydemir & Özer, 2019, s. 217). Burada şerʻ ve fetava sözcükleri bilhassa tercih edilmiş, şiir yasası ilahî otoriteye dayandırılmıştır. Şüphesiz bu sadece Vehbî'nin düşüncesi değil, kolektif bir şiir anlayışının yansımasıdır. Osmanlı şairlerinin şiir hırsızlığına bakışı bu beyitte açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Sirkat Ali Emirî Efendi’nin Diyarbakırlı Şairler Tezkiresinde, tezkire yazarının kendi kasidesinde geçmektedir. Alî Emirî Efendi V. Murat tahta çıktığında bir cülusiye yazmış, bunun üzerine bu kasidenin şaire ait olmadığı, dedesinin divanından çalıntı olduğu dedikodusu çıkmıştır. Ali Emirî de bu dedikodulara cevap vermek ve sirkat gibi aşağılık bir işe kalkışmayacağını, sirkate tenezzül etmeyecek kadar şiirinin iyi olduğunu anlattığı bir kaside daha yazmıştır. Bu şiirde de sirkatten bir fiʻl-i ednâ olarak söz edildiği görülmektedir (Örnek 5).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Kınalızade Hasan Çelebi Tezkiresinde 1 kere, Ahdî Tezkiresinde 2 kere, Fatin Tezkiresinde 1 kere, Faik Reşad’ın Eslâfında 1 kere, Ali Emirî Efendi Tezkiresinde 2 kere geçmektedir.




Örnekler

Örnek 1:

Bu şi’r anundur.

Şi’r : Başı n’ideyin virmez isem yolunda anı    

Boyunumda niçe bir götürem bâr-ı girânı

 

Velehû : Yüzine hat gelicek oldı râm yâr bana     

Hızır irişdi dilâ hatt-ı müşgbâr bana

 

Hemânâ bu ma’nâyı merhûm vâlidün bu matla’-ı garrâsından sirkat eylemişdür. Ol matla’ budur.

Matla’ : Şevk-i rûyı itmiş idi âteş-i mesken bana   

Ey hat-ı dildâr geldün Hızr irişdün sen bana (Sungurhan, 2017, s. 659).

Örnek 2:

Fârisî ġazelleri bî-hadd ü bî-maʿnâ edâları lâ-yuʿaddur. Ahyânen nazmında bir mısraʿ veyâhud bir beyt-i mevzûn u maʿnâ bulınursa şüphe vü şâyibe yok ki anı ġayrden sirkat itmiş (Solmaz, 2018, s. 195).

Örnek 3:

Sadâkat-ı tabʿı nazmda kem degül ġâyetle edâsı hûb ve maʿnâsı merġûbdur. Lâkin şuʿarâ içre sirkat-i maʿnâ ile şöhret-i tâm bulup ol bâbda benâm olmış. Râkım-ı hurûf-ı tezkire eşʿârına vâkıf olup güftârın tetebbuʿ itmişdür didükleri gibi degüldür. Hayfâ ki erbâb-ı hased aña ʿadâvet-i bî-hadd itmişlerdür (Solmaz, 2018, s. 205).

Örnek 4:

Mûmâ-ileyhin bir nebze tabîat-ı şi‘ri var ise de sirkat-ı şi‘r töhmetiyle müttehem olduğu bazı şu‘arâ beyninde müsellemdir (Çiftçi, 2017, s. 516).

Örnek 5:                                                 

Çalınmıştır deyü ceddim Emîrî’den cülûsiyyem

Bu yolda başlamışlar herkese iʻlân u ilkâya

 

Cülûsiyye eğer sirkat ise dîvân-ı ceddimden 

Bu nazm-ı bî-nazîri işte çektim silk-i imlâya

 

Olur hâsid olanlar ʻakl ile insâftan mahrûm 

Ne lâyıktır dür ü gevher gedâ-yı bî-ser ü pâya

 

Bi-hakkın dîn-i peygamber benim ʻulviyyet-i tabʻım

Tenezzül eylemez sirkat gibi bir fiʻl-i ednâya (Kadıoğlu, 2018, s. 95).




Kaynaklar

Aydemir, E., & Özer, F. (Haz.). (2019). Faik Reşad, Eslaf. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim tarihi: 23 Eylül 2025, https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html  

Ayverdi, İlhan. (2010). Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul. Kubbealtı Yayınları

Çiftçi, Ö. (Haz.). (2017). Fatîn Davud, Fatîn Tezkiresi. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim tarihi: 23 Eylül 2025, https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html 

Kadıoğlu, İ. (Haz.). (2018). Ali Emîrî Efendi, Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim tarihi: 23 Eylül 2025, https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html  

Solmaz, S. (Haz.). (2018). Bağdatlı Ahdî, Gülşen-i Şuʿarâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim tarihi: 23 Eylül 2025, https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html 

Sungurhan, A. (Haz.). (2017). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ ş-şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim tarihi: 23 Eylül 2025, https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html 




Yazım Tarihi:
03/11/2025
logo-img