suhan-senc, suhan-senc-i asr, gürûh-ı suhan-senc, şâir-i suhan-senc, suhan-senc-i belâgat
* Sözlüklerde ölçülü ve hesaplı konuşan, boş laf etmeyen kimse anlamlarına gelen, tezkirelerde ölçülü, yerinde, fasih ve beliğ söz söyleme kabiliyetine sahip şair ve yazar anlamında kullanılan terim.
Suhan-senc Farsça iki kelimeden oluşmuş sıfat tamlamasıdır. Suhan söz, laf, kelam anlamındadır; senc, sencîden fiilinin geniş zaman köküdür ve ölçen, tartan, değerlendiren, takdir eden anlamındadır (Kanar, 2008, s. 789, 838). Suhan-senc Türkçede ölçülü ve hesaplı konuşan, boş laf etmeyen kimse anlamında, cümledeki yerine göre isim ya da sıfat görevinde kullanılmıştır (Ayverdi, 2010, s. 1139).
Suhan-senc terim olarak ölçülü, yerinde, fasih ve beliğ söz söyleme kabiliyetine sahip şair ve yazarları nitelemek için kullanılmıştır.
Suhan-senc tezkirelerde bazen tezkire yazarının kullandığı bir terim olarak, bazen örnek şiirler içerisinde, bazen de her iki biçimde kullanılmıştır. Sadece örnek şiirler içinde geçtiği eserler Ali Emiri Efendi’nin Tezkire-i Şuarâ-yi Amid'i, Esad Mehmed Efendi’nin Bâğçe-i Safâ-endûz'u, Kâf-zâde Fâʼizî’nin Zübdetü’l-Eşʻâr'ı, Râmiz, Şefkat ve Silâhdârzâde tezkireleridir. Suhan-senc terimi tezkirelerde en çok devrin, çağın suhansenci anlamına gelen suhan-senc-i asr, suhan-senc-i zaman, zebân-ı suhen-senc-i eyyâm, suhen-sencān-ı cihān, suhan-sencân-ı âlem, ʻasrıñ suhan-sencânı, suhan-sencân-ı devrân tamlamaları biçiminde kullanılmıştır (Örnek 1). Bazı yerlerde ise belirli bir grup, topluluk, zümre belirtecek şekilde gürûh-ı suhan-senc, zurafâ-yı suhen-senc, yârân-ı suhen-senc, merdân-ı suhan-sencân biçimlerinde kullanılmıştır (Örnek 2). Terim bazen de ism-i fâil konumundaki kelime ya da kelime gruplarıyla birlikte kullanılmıştır, şâir-i suhan-senc, bülbül-i ġazel-serâ-yı suhan-senc, suhen-senc-i mâhir, suhen-senc-i bî-hemtâ örneklerinde olduğu gibi (Örnek 3). Suhan-sencin üç yerde fesahat ve belagat terimleriyle aynı kontekst içerisinde kullanılması, hatta bir tanesinde suhan-senc-i belâgat olarak geçmesi terimin fasih ve beliğ söz söyleme yeteneğini karşıladığının bir kanıtı olarak değerlendirilebilmektedir (Örnek 4). Fatin Tezkiresinde örnek şiirler içerinde terimin büyük bir şaire sıfat olarak kullanıldığı görülmektedir. İsmail Sâhib Dede’nin bir “gazel-i masnu'”unda şair kendini Nâbî ile kıyaslamakta ve Nâbî’den “Nâbî-i suhan-senc” olarak bahsetmektedir (Örnek 5). Terimin benzer bir kullanımı Râmiz Tezkiresinde Yümnî Efendi maddesinde, Seyyid Vehbî’nin Yümnî Efendi hakkındaki bir beytinde de geçmektedir. Vehbî bu beytinde Kelîm, İffetî, Yümnî, Âsım, Seyyid ve Câzim'i asrın suhan-senc şairleri olarak saymıştır (Erdem, 1994, s. 282). Terim üçlü, dörtlü tamlama biçimlerinde yer almanın yanı sıra hiçbir tamlama biçiminde yer almayarak yalın hâliyle, suhan-senc biçiminde de tezkirelerde kullanılmıştır.
Sâlim Tezkiresinde 13, Ahdî Tezkiresinde 7, Fatîn Tezkiresinde 5, Safâyî Tezkiresinde 4, Sehî Bey Tezkiresinde 3, Esad Mehmed Efendi Tezkiresinde 1, Esrar Dede Tezkiresinde 1, Kâf-zâde Tezkiresinde 1, Râmiz Tezkiresinde 1, Şefkat Tezkiresinde 1, Silâhdârzâde Tezkiresinde 1, Sâdıkî-i Kitâbdâr Tezkiresinde 1, Ali Emiri Efendi’nin Diyarbakırlı Şairler Tezkiresinde 1 kere kullanılmıştır.
Örnek 1:
İdâre-i piyâle-i tahkîk-i kelâm olundukda her makâlesi bir meyhâne-i dil-sitândır ki peyk-i merdüm-nihâhı kûçesi beyne’s-sutûrundan güzerân olan suhan-sencân-ı ʻasr mest-i sahbâ-yı edâ-yı latîfi olup bî-ihtiyâr mânend-i kalem-i ʻacz olacağı şuhûd-ı bâsıre-i kemâl ve eger Hasan Çelebi merhûm nûş-ı bâde-i rengîn mütâlaʻasıyla neşve-yâb olaydı dest ü pâyı hınnâ-nihâde olan ʻarâyis-i zamân gibi pâ-der-gill ve dest-beste-i şerm ü hicâb olup mecâl-i reh-güzârîsi tarîk-i inşâ ve ʻinân-gîrî-i gülgûn hâme-i tahrîr-i tezkiretü’ş-şuʻarâ muhâl olacaġı sâġar-şiken-i kîl ü kâldir (Çapan, 2005, s. 55).
Örnek 2:
SÂFÎ: İstanbul’dan ehl-i ʿilm zümresinden efdâl-i fużalâ-yı zamân ve ekmel-i ʿulemâ-yı cihânuñ mustaġnî-i dil pesendi olan ʿAbdülġanîEfendi’nüñ dânişmend-i hûşmendlerinden olup ʿulûm-ı ʿArabiyye mütâlaʿasına sâhib-pend olup hem fünûnı geregi gibi tahsîl ve zebân-ı Fârisî’nüñ gün gibi maʿârifin kendüye delîl idüp zurafâ-yı suhen-senc yanında genc-i ma’lumâtı bî-renc ele getirüp âhirü’l-emr Erżurum’a varup Şirvân seferinde ordu kâdîsı olan Muhîtî Efendi’nüñ niyâbetin idüp baʿdehu bir tarîk ile erbâb-ı timâr zümresine mukayyed olup El-hak tabîʿat-ı şiʿriyyesi sâfî ve zihn-i pâki muʿammâ ve ʿarûż u kavâfî bilmede mâhir ve ebyât-ı pâkize dimege kâdirdür. Evsâf-ı bî-güzâfın istimaʿ itdigümüz yârândandur (Solmaz, 2018, s. 203).
Örnek 3:
Beşinci tabaka-i bihişte mensûb olup bûsitân-ı fasâhatde hezâr-destân kufl-güşâ-yı penç-genc ve gülistân-ı belâġatde bülbül-i ġazel-serâ-yı suhan-senc olan ʻazîzlerüñ zikrindedür ki bu kemîne anlaruñ şeref-i musâhabetleri ile müşerref olup mülâkat itmek müyesser olmayup evsâf-ı hamîde ve ahlâk-ı pesendîdeleri pîrlerden ve rûzgâr-dîde kimesnelerden semâ‘ ile tevâtüre yitişüp tahrîr ü tasvîr oldı (İpekten ve diğ., 2017, s. 67- 68).
Örnek 4:
Altıncı bihişte müte‘allık olan ‘aîzlerüñ beyânındadur ki bunlaruñ ba‘zı hayât âbı ile bâkî vü mevcûd olup bu fakîr yigitligi zamanında anlaruñ şeref-i musâhabetleri ile müşerref ve sürûr-ı sâfâ-yâb mülâzemetleri ile nakd-ı ‘ömri sarf olduġı fasîh u belîġ kimesnelerdür ki anlaruñ her biri şekeristân-ı melâhatde bülbül-i rengîn-beyandur. Mi‘yâr-ı fesâhatde sâhib-‘ayâr suhan-senc gevher-zâ ve mizmâr-ı belâġatda çâbük-süvâr nükte-rübâ olup elfâz-ı gevher-bârları ‘arûs-ı ebkâr-ı tab‘-ı zehhârlarını tezyîn ve eş‘âr-ı cevâhir-nisârları ile mehâbîb-i efkâr-ı zihn-i hoş-güftarlarını tebyîn idüp kelâm-ı rûh-bahş u cân-perver ve peyâm-ı fütûh-ı nakş u revân-güsterleri etrâf-ı ‘âleme memlû ve eknâf-ı cihâna toptolu olmaġla yir yüzi halkı zürefâsı ve dünyâ ehli fuzâlâsı anunla hoş-hâl ü mesrûrü’l-bâl olurlardı (İpekten ve diğ., 2017, s. 95).
Örnek 5:
Bu nev vâdide pey-revlikde Nâbî-i suhan-sence
Emîn ol dahleden Sâhib ki da‘vâ gayr-i vâriddir (Çiftçi, 2017, s. 288)
Kaynaklar
Aydemir, E., & Özer, F. (Haz.). (2019). Faik Reşad, Eslaf. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html
Ayverdi, İ. (2010). Misalli büyük Türkçe sözlük. İstanbul: Kubbealtı Yayınları.
Çapan, P. (Haz.). (2005). Mustafa Safâyî Efendi, Tezkire-i Safâyî. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları.
Çiftçi, Ö. (Haz.). (2017). Fatîn Davud, Fatîn Tezkiresi. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html
Erdem, S. (Haz.). (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurafâ’sı: İnceleme-tenkidli metin-indeks-sözlük (Yayımlanmamış doktora tezi). Ankara.
Genç, İ. (Haz.). (2018). Esrar Dede, Tezkire-i Şuʿarâ-yi Mevleviyye. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html
İnce, A. (Haz.). (2018). Mirzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi, Tezkiretü’ş-Şuarâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
İpekten, H., ve diğerleri (Haz.). (2017). Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
Kadıoğlu, İ. (Haz.). (2018). Ali Emîrî Efendi, Tezkire-i Şuʿarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html
Kanar, M. (2008). Farsça Türkçe sözlük. İstanbul: Say Yayınları.
Kavruk, H. (Haz.). (1997). Kâf-zâde Fâʾizî’nin Zübdetü’l-eşʿârı (Doktora tezi). İnönü Üniversitesi, Malatya.
Kılıç, F. (Haz.). (2017). Sefkat Tezkiresi (Tezkîre-i Şuʿarâ-yı Şefkat-i Bagdâdî). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html
Kuşoğlu, M. O. (Haz.). (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr’ın Mecmaʿü’l-havâs adlı eseri (Doktora tezi). Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul.
Oğraş, R. (Haz.). (2018). Esad Mehmed Efendi, Bâġçe-i Safâ-endûz. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html
Öztürk, F. (Haz.). (2018). Tezkire-i Silâhdâr-zâde. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-209345/tezkire-i-silahdar-zade.html
Solmaz, S. (Haz.). (2018). Bağdatlı Ahdî, Gülşen-i Şuʿarâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html