MÜŞTEREK ŞİİR (MÜŞTEREK ŞİʿR)

müşterek, müşterekât, gazel-i müşterek, şiir-i müşterek, müşaare.


* Müşterek şiir, birden fazla şairin katılımıyla oluşturulan manzumelerin genel adı.



Sözlük Anlamı

Müşterek Arapça olup Kâmûs-ı Türkî'den itibaren Osmanlı Türkçesi sözlüklerinde  “birlikte, ortak kullanılan; elbirliğiyle yapılan, birlik” anlamındadır. Kelime “birlikte yapılan" anlamından hareketle Osmanlı şairlerinin ortaklaşa oluşturdukları şiirlerin özellikle de gazellerin adı olarak terimleşmiştir.




Terim Anlamı

Müşterek şiir, birden fazla şairin katılımıyla oluşturulan manzumelerin genel adı.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

İlk örnekleri Arap edebiyatında 7-8. yüzyılda görülür. Fars edebiyatında örnekleri bulunmaz. Anadolu sahasında, divanlardaki şiirlere göre, müstakil manzume olarak ilk müşterek gazel, Âhî ile Vasfî’ye aittir. İkinci müşterek şiir örneğini, Nişancı Abdurrahman Paşa ile Nâbî kaleme almışlardır.

Müşterek şiir, Osmanlı edebiyatında 16. ve 17. yüzyılda görülmesine rağmen edebî kamuoyu tarafından beğenilmesi ancak 19. yüzyılda olur. Belki de bu sebeple daha önceki yüzyıllarda yazılan 2 müşterek  gazel tezkirelere girecek kadar önemsenmez.

19. yüzyılda müşterek şiir sayısında önemli bir artış olur. Bu artışa paralel olarak müşterek tabiri, Fatin’in Hâtimetü'l-Eşâr adlı tezkiresinde 3 yerde kendine yer bulur. Fatin şiirlerine ulaşamasa da tezkiresinde Muhammed Tahsîn Beg’in İzzet, Selâm, Râmiz ve Tahsîn olmak üzere  4 mahlasın geçtiği 7 beyitlik müşterek gazeline yer verir. Fatin, şair olarak Senih Efendi ve Ziyâ Paşa müşterek gazeller yazmasına rağmen tezkiresinde bunlara yer vermez. Hatta “İzzet Bey” maddesinde İzzet Bey Dîvânı’nda bulunan müşterek tahmisten seçme yaparak  sadece beş beyti tezkiresine alır. Fatin bu geleneğin içinde yer alması, tezkiresinde bu gelenekten örnek vermesine rağmen gerek geleneğin edebî değerini gerekse de tezkiresindeki örneklerin uzunluk-kısalık ölçüsünü dikkate almak bakımlarından şiirin tamamını almamıştır (Aksoyak, 2017, s. 1-31). 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Terim,  Fatîn Tezkiresi(Hâtimetü’l-Eşâr')nde 5 defa kullanılmıştır. (Çiftçi, 2017, s. 53, 72, 339, 385, 448)




Örnekler

Örnek : 1

Gazel

Sîh-i gamında laht-ı ciger kim kebâb olur

Hûn-âb-ı eşk-i çeşmim o bezme türâb olur

 

Tebhâleler ki tarf-ı dehânında rû-nümâ

Sahbâ-yı la‘l-i nâbına gûyâ hayât olur

 

Devre çıkınca mahfel-i gülzâra andelîb

Meclisde gonce micmer u şebnem gül-âb olur

 

Ferhâd u Kays kıssası âyâ bir iş midir

Her harfi dâsitân-ı dilin bir kitâb olur

 

Vîrâne bîm-i seylden elbet emîndir

Ma‘mûr olur o dil ki bu yolda harâb olur

 

Âyât-ı beyyinât-ı hat-ı la‘l-i dilbere

Îhâm-ı bûse ma‘nî-i faslü’l-hitâb olur 

Müşârün-ileyhin eş‘ârına zafer-yâb olunamadığından sâlifü’t-terceme begligçi-i dîvân-ı hümâyûn İzzet Beg merhûmun dîvânında müştereken mukayyed olan gazel-i bî-bedelleri teberrüken sebt-i cerîde-i âcizî kılınmışdır (Çiftçi, 2017, s. 53).

Örnek 2:

Nazm

Meclise âteş ki oldu şu‘le-i cûş-ı nuhbâr

Eylesin gayri mahall-i saykalı lâle makâm

Biz de şebbû-yı kadehle idelim gice safâ

Şebde kıldı gonce-i nevrûz ta‘tîr-i meşâm

Sen sehî servin görünce cünbüş-i reftârını

Tıfl-ı nev-res gibi izhâr eyledi raksa kıyâm

Mutrib-i nev-rûz gül devrine âgâz eylesin

Kâse-i tanbûrveş al sen de sâkî deste câm

Neş’e-i bûyiyle mest-i kanzil itdi Âmirî

Geldi ol gün kandil ile sünbül-i fîrûzefâm

Mûmâ-ileyhin diger âsârı tab‘ına dest-res olunamayup ati’t-terceme beglikçi-i dîvân-ı hümâyûn İzzet Beg merhûmun dîvânında mestûr olan müşterek tahmisden beş aded beyt-i latîfi bi’l-ihrâc teberrüken tezkire-i âciziye sebt u kayd olunmuşdur (Çiftçi, 2017, s. 339).

Örnek 3: 

Gazel

Sanman figân-ı bülbül-i şeydâ bahâradır

Uşşâka bî-edebligini i‘tizâradır

 

Sevdim o şûh-ı dilber-i tannâzı gizlice

Aşkı derûna sıgmadı hayf âşikâredir

 

Mânend-i lâle dâg-ı dili itdim âşikâr

Zîrâ ki ragbeti o gülün lâlezâradır

 

Gülzâr-ı dehre eylemezem çeşm-i iltifât

Meylim hezâr şevkile ol gül-izâradır

 

Düşdüm hayâl-i zülf ile tûl-i emellere

Fikrim hemân o hâl u hat-ı müşkbâradır

 

Yâd-ı lebinle meclis-i hasret-keşânda

Meylim hemîşe bâde-i şîrîn-güvâradır

 

İzzet Muîn ile ser-i fıskiyede bu gün

Mecrâ-yı hâme bu gazel-i âbdâradır 

Mûmâ-ileyh ati’t-terceme Hâce Neş’et Efendi merhûmun şâkirdânından olup tabîat-ı şi‘riyye ashâbından bulunmuş ise de bâlâda muharrer olan gazel-i müşterekden başka eş‘ârına zafer-yâb olunamamışdır (Çiftçi,  2017, s. 447).




Kaynaklar

Aksoyak, İ. H. (2017). Müşterek Şiirler Divanı. Ankara: Grafiker Yayınları. 

Çiftçi, Ö.  (hzl.)(2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html




Yazım Tarihi:
08/11/2024
logo-img