* Çeşitli konularda sahip olunan ya da sarf edilen güç veya herhangi güçlüğü ifadede "sözlük anlamı" dâhilinde kullanılan kelime.
“Miknet” kelimesi Arapça kökenli isim olup sözlüklerde müştereken “güç”, “kuvvet”, “kudret” olarak açıklanmaktadır. Ek olarak Kanar (2010, s. 513) “güç”le bağlantılı “yetki” anlamını; Devellioğlu (2023, s. 752) “güç” kelimesinin eşanlamlısı olan “zor” anlamını da vermiştir. Sözlüklerde kelimeye verilen karşılıklar içinde farklı olarak Parlatır’da (2006, s. 1092) “dirâyet”, Redhouse’ta (1890, s. 1238) “erdem” ve “fazilet” anlamlarına gelen (Redhouse, 2008, s. 290) “virtue” kelimeleri geçmektedir.
Eserlerde çok çeşitli bağlamlarda kullanılan kelime bu bağlamların hepsinde “gerçek anlam” dâhilinde olup “terim anlam” kazanmamıştır (bk. Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı).
“Sahip olunan güç” bağlamı çatısı altında genelden özele doğru “herhangi fende gücü olma”; “şiirde gücü olma”, “inşâda gücü olma”; “muhâtaba lâyık eseri telife gücü olma”, “orijinal manâları bulmada gücü olma” bağlamlarında kullanılan kelime bu sûretlerle edebî açıklamalara yöneliktir. “Sahip olunan güç bağlamı” çatısı altında maddî olan “fiziksel güç”, “mâlî güç” bağlamlarında; hem maddî hem manevî olan “kahramanlık gücü” ve “idâri güç” bağlamlarında ve son olarak sadece manevî olan “güç” bağlamında kullanılan kelime bu sûretlerle kişilerin vasıflarına yöneliktir. “Sarf edilen güç” şeklinde kategorize edilebilecek “emek harcama” bağlamında kullanılan “miknet” kelimesi bu ifadelerde bahsedilen kişinin “fen edinme”, “ilim tahsil etme”ye dair tecrübesini anlatmaya yöneliktir. Kelimenin tezkirelerdeki son kullanımı “zorluk” anlamındaki “güçlük (tutukluk)” bağlamında olup bahsedilen kişinin dil becerisi hakkında bilgi vermeye yöneliktir.
Görüldüğü üzere “miknet” kelimesi tezkirelerde “güç” ifade eden herhangi bağlamda kullanılabilmektedir. Taranan eserlerde bu kullanımlardan hiçbirinin anlamsal ortaklık dahilindeki belirgin bir çoğunluğu oluşturmadığı, dolayısıyla kelimenin terimselleşmediği görülmüştür. Bu haseble kelimenin çeşitli bağlamlardaki kullanımlarını örneklemek için, edebiyatla ilgisi bakımından konuşma ve yazmayla ilgili olanlar seçilmiştir:
Kelimeyi “şiirde gücü olma” bağlamında kullanan Beyânî şâirin “zikredilen kitapta uygun bir şekilde söylediği beyitlerden nazma tam bir kuvveti ve son derece gücü olduğu"nun ortada olduğunu söylemiştir (Örnek 1). Kelimeyi “muhâtaba lâyık eseri telife gücü olma” bağlamında kullanan Sehî Bey ele aldığı şahısları yüceltmek için tevazu gereği “bahsettiği yüce kişilerin şerefli adlarına ve latif isimlerine yaraşır bir risale yazmaya yetecek gayretin ve bir müsvedde karalamaya tam bir özen gösterecek ‘güç’”ün kendisinde olmadığını ifade etmiştir (Örnek 2). Kelimeyi “orijinal manâları bulmada gücü olma” bağlamında kullanan Kınalızâde ele aldığı şâirin “her gece göklerin sarayını altın mumluklar ile Pervin yıldız takımı ve kıvılcımlardan kandillerle süsleyip donatacak kadar yeni manâlar icat etme gücü köşkünün süsleyicisi” olduğunu belirtmiştir (Örnek 3). Kelimeyi “inşâda gücü olma” bağlamında kullanan Latîfî “her önüne gelenin bu alanda koşamayacağı inşâ yolu”nu “kudret sergileyecek, ‘güç’ ve varlık gösterecek” bir yol olarak tarif etmiştir (Örnek 4). Kelimeyi “kekemelik” bağlamında kullanan Âşık Çelebi ele aldığı şahsın “gittiği ilim yolundan el çekme” sebebini “dilinde beliriveren kekeleme ve kastını ifadeye ‘güç’ yetirememe” olarak açıklamıştır (Örnek 5).
“Miknet” kelimesinin 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar, taranan 12 biyografik eserde en az 60 kez kullanıldığı görülmüştür. Bu kullanımlardan biri tezkire türündeki Vekâyiu’l-Fuzalâ’da; geri kalanı kullanım sıklıklarına göre sırayla Kınalızâde Tezkiresi (19), Hâtimetü’l-eş’âr (12), Tezkiretü’ş-şu’arâ ve Tabsıratu’n-nuzamâ (9), Beyânî Tezkiresi (4), Meşâirü’ş-şu’arâ (3), Silkü’l-Le’âl-i Âl-i Osman (3), Heşt Behişt (2), Sâlim Tezkiresi (2), Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye (2), Bâğçe-i Safâ-endûz (1) ve Kâfile-i Şu’arâ (1)’dadır.
Kelime farklı bağlamlardaki kullanım sıklığına göre sırayla “şiir ve/ya inşâ gücü” bağlamında 17, “idâri güç” bağlamında 12, “manevî güç” bağlamında 6, “herhangi fende güç” bağlamında 5, “herhangi fenne sarf edilen güç” bağlamında 5, “orijinal manâları bulma gücü” bağlamında 3, “kahramanlık gücü” bağlamında 3, “konuşma güçlüğü” bağlamında 3, “muhâtaba lâyık eserleri telife güç” bağlamında 2, “sarf edilen herhangi güç” bağlamında 2, “fiziksel güç” bağlamında 1 ve “mâlî güç” bağlamında 1 kez kullanılmıştır.
Örnek 1:
Kitâb-ı mezkûrde münâsebet ile îrâd itdügi ebyâtdan nazma tamâm mertebe kuvveti ve nihâyet derece mikneti zâhirdür (Sungurhan, 2017a, s. 134).
Örnek 2:
… ol mertebede miknet ve ol derecede kudret yok idi ki bu ‘azîzlerün nâm-ı şerîflerine ve ism-i latîflerine münâsib bir risâle yazmaga ikdâm ve bir müsvedde tesvîd itmege ihtimâm-ı tâmm gösterileydi (İpekten vd., 2017, s. 5).
Örnek 3:
… bir nakş-güşâ-yı eyvân-ı miknet ü ihtirâ’dur ki her şeb kâşâne-i semâvâtı şem’dân-ı zerrîn ve kanâdil-i şühüb ü Pervîn ile müzeyyen ü muhallâ ider (Sungurhan, 2017b, s. 69).
Örnek 4:
…tarîk-ı inşâ ki…kudret ızhâr idicek ve miknet ü bidâ'at gösterecek meslek ü mahaldür her nâdân u nâ-sâzun bu hevâda pervâzı ve arsada tek ü tâzı yokdur (Canım, 2018, s. 24).
Örnek 5:
Tarîk-i ilme sülük itmişken…lisânına lüknet ve murâdın edâya ‘adem-i miknet târî olup tarîkden ferâgat… itmişdür (Kılıç, 2018, s. 297).
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî Tezkiretü’ş-şu’arâ ve Tabsıratü’n-nuzamâ (Tenkitli Metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Devellioğlu, F. (2023). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
Kanar, M. (2010). Etimolojik Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Derin Yayınları.
Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebi Meşâ’irü’ş-şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html
Parlatır, İ. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınları.
Redhouse, J. W. (1890). A Turkish And English Lexicon-Shewing In English-The Significations Of The Turkish Terms. İstanbul.
Redhouse, J. W. (2008). Redhouse Minisözlüğü İngilizce-Türkçe, Türkçe-İngilizce. hzl. Anna G. Edmonds ve Mehlika Yaylalı. İstanbul: Sev Matbaacılık ve Yayıncılık.
Sungurhan, A. (hzl.) (2017a). Beyânî Tezkiresi Tezkiretü’ş-şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html
Sungurhan, A. (hzl.) (2017b). Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkiretü’ş-şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html