SÜTÛDEHISÂL (SÜTŪDE-ḪIṢĀL)

Sutüde-hısâl, sütûde-hisâl, zât-ı sütûde-hısâl


* Farsça bir sıfat olan “sütûde” (övülmüş) ile Arapça çoğul bir isim olan “hısâl” (hasletler) sözcüğünün bir araya gelmesi ile oluşan, tezkirelerde “güzel ahlak, fazilet, ilim, irfan sahibi olmak, güzel şiir ve süslü nesir yazma gibi övülmeye değer tüm vasıfları bünyesinde toplamış olan” anlamında kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Farsça “sütûden” (övmek) mastarından türetilmiş bir sıfat olan “sütûde” sözlüklerde “övülmüş, övülen, methedilmiş; övgüye değer, övülmeye layık; yüceltilmiş, kutlanmış” anlamlarında kullanılan bir sözcüktür (Çağbayır, 2007, s. 4402; Devellioğlu, 1999, s. 973; Kanar, 2008, s. 1157; Nâci, 1318, s. 467; Parlatır, 2006 s. 1546; Redhouse, 2011, s. 1040; Remzi, 1305, s. 267; Sâmi, 1989, s. 709; Steingass, 2005, s. 656). Arapça bir isim olan ve “haslet” kelimesinin çoğulu olan “hısâl” ise sözlüklerde “hasletler, huylar, tabiatlar, ahlaklar” anlamlarıyla karşılanırken (Çağbayır, 2007, s. 1972; Devellioğlu, 1999, s. 363; Parlatır, 2006 s. 630; Sâmi, 1989, s. 572; Yeğin, 1992, s. 218); bazı sözlüklerde “güzel huylar/hasletler, iyi huylar/vasıflar” olarak sadece olumlu tabiat özelliklerini karşılayacak şekilde işaretlenmiştir (Redhose, 2011, s. 486; Staingass, 2005; s. 464). Kelime “haslet” kelimesinin çoğulu olan “hasâ’il” ile de aynı anlamda kullanılmaktadır. Bu iki kelimenin bir araya gelmesi ile oluşan ve birleşik bir sıfat olan “sütûde-hısâl” ibaresinin doğrudan karşılığına sözlüklerde tesadüf edilmemekle birlikte söz konusu ibareden, Lugat-ı Remzî’de “memdûd ve sütûde-hisâl adama denilir” şeklinde “hamîm” kelimesinin anlamını açıklarken faydalanılmıştır (Remzî, 1305, s. 513). İbarenin “sütûde” ve “hısâl” kelimelerinin sözlük anlamlarından ve tezkireler dışındaki eserlerdeki kullanımlarından yola çıkarak “övülmeye değer hasletleri olan” anlamında kullanıldığını söylemek mümkündür.  İbare; “sütûde-hısâl”, “sütûde-hisâl” ve “sutûde-hısâl” gibi farklı telaffuz özellikleri ile Latin harflerine aktarılmıştır.




Terim Anlamı

“Sütûde-hısâl” ifadesi sözlük anlamı olan “övülmeye değer hasletleri olan” anlamına ek olarak tezkirelerde daha çok “güzel ahlak, fazilet, ilim, irfan sahibi olmak, güzel şiir ve süslü nesir yazabilmek gibi övülmeye değer her türlü vasfı bünyesinde toplamış olan” kişileri betimlemek için kullanılmış bir ifadedir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

“Sütûde-hısâl” tabirini ilk olarak 16. yüzyıl tezkire yazarlarından Âşık Çelebi kullanmıştır. İbareyi Âşık Çelebi ve Güftî, “sütûde” ve “hısâl” kelimelerinin sözlük anlamına uygunluk gösterecek şekilde sözü edilen kişinin daha çok övülmeye layık ahlaki özelliklerini vurgulamak maksadıyla kullanmıştır (Örnek 2). Buna mukabil diğer tezkire yazarlarının ibareyi kişinin sadece ahlakça övülmeye değer üstün vasıflarını vurgulamak amacıyla tasarruf etmediği yukarıda zikrolunan anlamına ek olarak sözü edilen şahsın ilim ve edebiyat sahasındaki üstünlüklerine de vurgu yapmak amacıyla kullandığı, ibare öncesinde ya da sonrasında kullanılan “nâzım-ı cevâhir-makâl”, “şâ‘ir-i pâkîze-hayâl” (cevher değerinde sözler söyleyen, hayal gücü temiz) (Arslan, 2018, s. 41); “ma’den-i ma’rifet”, “zât-ı pür-fazîlet”, “pür fazl u kemâl”, “zât-ı ma‘ârif-mevfûr” (İnce, 2018, s. 466-67) gibi betimleyici ifadelerden anlaşılmaktadır. İbarenin tezkirelerde Âşık Çelebi ve Güftî tezkirelerinde olduğu gibi müstakil kullanımları yanında (Örnek 2) farklı kelimelerle tamlama oluşturacak şekilde kullanımları da mevcuttur. Bu bağlamda söz konusu ibarenin en çok “kişi” manasına gelen “zât” kelimesi ile tamlama oluşturacak şekilde “zât-ı sütûde-hısâl” yazımıyla Mehmed Sirâceddîn ve Râmiz’de 1, Sâlim’de 3, Rızâ’da ise 5 yerde kullanıldığı görülmüştür. Sâlim, ibareyi bu kullanıma ek olarak “vâlid” (baba), “merd” (kişi) ve “vücûd-ı şerîf” (şerefli varlık) ifadeleri ile terkipli olarak “vâlid-i sütûde-hısâl”, “merd-i sütûde-hısâl”, “vücûd-ı şerîf-i sütûde-hısâl” şeklinde kullanırken; Kınalızâde Hasan ise ibareyi dönemin padişahı Sultan Selîm’i övmek maksadıyla “şâh” ve bir zümreyi övmek maksadıyla “kuzât” (kadılar) kelimeleriyle terkip oluşturacak şekilde “şâh-ı sütûde-hısâl” ve “kuzât-ı sütûde-hısâl” (Sungurhan, 2017, s. 797, 894) şeklinde kullanmıştır. Bu bağlamda ibarenin daha çok “zât, merd, vâlid, şâh” gibi kelimelerle tek bir şahsa yönelik yapılan övgülerde kullanıldığı ancak bunun yanında Kınalızade Hasan Çelebi’nin tezkiresinde olduğu gibi bir zümreyi övmek amacıyla da kullanılmış olduğu görülmektedir (Örnek 5).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

“Sütûde-hısâl” ibaresine tezkirelerde toplamda 18 yerde tesadüf edilmiştir. Bu ifadeyi ilk kullanan tezkire yazarı Âşık Çelebi iken en çok kullanan tezkire yazarı ise Sâlim’dir. Söz konusu ibare Sâlim Tezkiresi’nde 6, Rıza Tezkiresi’nde 5, Âşık Çelebi ve Kınalızâde Hasan’da 2, Güftî, Mehmed Sirâceddîn ve Ramiz Tezkiresi’nde birer kez kullanılmıştır.




Örnekler

Örnek 1:

Şeyhü’l-İslâm Yahyâ Efendi’dür ki tercemesi sebt olan Meylî Zekeriyyâ Efendi Hazretleri’nün ferzend-i fazîlet-mendleri olup ‘ilm ü fazl ile ârâste ve kemâl ü ma’ârif ile pirâste vücûd-ı şerîf-i pür-sehâ ve zât-ı sütude-hısâllerine sultânü’ş-şu‘âra dinilse revâdur (Zavotçu, 2017,  s. 230).

Örnek 2:

Gazelleri zîb ü zînet-i her defter ü dîvân olmuş idi. Harâbâtda mutribler anun nazmıyla terâne baglardı ve ribâtâtda sûfîler anun şi’riyle semâ’ eylerdi. Kendü dahı bir mertebe sütûde-hısâl ve pesendîde-ahlâkdur ki ma’lûm degüldür ki kalb-i ‘âşıktan gayrı kimesne andan rencîde ve murg-ı hâtır-ı ehl-i şevkten özge nesne remîde olmış ola (Kılıç, 2018, s. 588).

Örnek 3:

Nâzım-ı cevâhir-makâl, şâ‘ir-i pâkîze-hayâl bir zât-ı sütûde-hısâl oldugundan eş‘âr-ı şîrîn-makâli mazhar-ı tahsîn-i müşkil-pesendân ve gevher-i âb-dâr-ı güftârı makbûl-i tab‘-ı şâ‘irân idi (Arslan, 2018, s. 41).

Örnek 4:

Mahâret-i kemâl ve zât-ı sütûde-hısalleri ma’rûf-ı cümle-i enâm oldugundan evsâf u mahmidetleri tafsîle hâcet yokdur (İnce, 2018, s. 284).

Örnek 5: 

İstanbuldandur. Sâlik-i tarîk-i ‘ilm ü kemâl oldukdan sonra semt-i kazâya mâ’il olup kuzât-ı sütûde-hısâl silkine dâhil olmışdur (Sungurhan, 2017, s. 797).




Kaynaklar

Arslan, M. (hzl.) (2018). Mehmed Sirâceddîn Mecma’-ı-Şu’ârâ veTezkire-i Üdebâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.

Çağbayır, Y. (2007). Orhun Yazıtlarından Günümüze Türkçenin Söz Varlığı Ötüken Türkçe Sözlük. İstanbul: Ötüken Neşriyat.

Devellioğlu, F. (1999). Osmanlıca-Türkçe ansiklopedik lügat. Ankara: Aydın Kitabevi. 

Erdem, S. (1994). Ramiz ve Adab-ı Zurafa’sı (İnceleme-Tenkidli Metin-İndeks-Sözlük.Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.

İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html 

Kanar, M. (2008). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Say Yayınları.

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html 

Muallim Nâcî (1318). Lügat-ı Nâci. İstanbul: Asr Matbaası.

Parlatır, İ. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi.

Redhouse, S.J. (2011). Redhouse Sözlüğü Türkçe/Osmanlıca-İngilizce. İstanbul: Sev Matbaacılık ve Yayıncılık.

Remzî H. (1305). Lügat-ı Remzî. C. 2. İstanbul: Hüseyin Remzî Matbaası. 

Sâmi, Ş. (1989). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Enderun Kitabevi.

Steingass, F. (2005).  A Comprehensive Persian-English Dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları

Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html 

Yeğin, A. (1992). İslamî-İlmî-Edebî-Felsefî Yeni Lûgat. İstanbul: Hizmet Vakfı Yayınları.

Yılmaz, K. (hzl.) (2019). Güftî Teşrîfâtü'ş-Şuʿarâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-247200/gufti-tesrifatus-suara.html

Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html




Yazım Tarihi:
08/01/2025
logo-img