zerâfet, zarâfet-âmîz, zarâfet-âşinâ, zarâfet-efzâ, zarâfet-etvâr, zarâfet-gûne, zarâfet-kâr, zarâfet-nümâ, zarâfet-perdâz, zarâfet-perver
* Tezkirelerde “zariflik, kibarlık, naziklik” anlamıyla karşılık bulan bir terim.
Arapça bir isim olan zarâfet, “1. Zariflik, naziklik, incelik. 2. Davranış, söyleyiş, giyim ve kuşam inceliği.” (Devellioğlu, 2010, s. 1362); “söz ve hareketlerde hoş ve nazik olma” (Salâhî, 2019, s. 125); “1. Güzellik, incelik, naziklik, zeyreklik. 2. Terbiyeli tavır ve hareket, kibarlık, centilmenlik.” (Parlatır, 2019, s. 1856); “1. Zekâya mukarin hoş-âyende kavil ve fiil ile ittisâf. 2. Yakışıklılık, hoş-nümâlık.” (Nazîmâ & Reşad, 2018, s. 565) anlamlarına gelmektedir.
Farsça bir sıfat olan -âmîz “karışan, karışık, karıştırma” anlamlarını taşırken eklendiği sözcüğe “ile karışık, -i taşıyan” (Johnson, 1852, s. 161) anlamları vermektedir ve bu nedenle zarâfet-âmîz “zarafet ile karışık, zarafet taşıyan” anlamlarına gelmektedir.
Farsça bir isim ve sıfat olan âşinâ “1. Tanıdık. 2. Tanış, yakın. 3. Sevgili. 4. Vâkıf, bilen.” (Kanar, 2019, s. 26) anlamlarını taşırken bazı kelimelerin sonuna gelerek birleşik sıfat da yapabilir. Buradan hareketle zarâfet-âşinâ ifadesinin “zarafet bilen” anlamını karşıladığı söylenebilir.
“Artıcı, çoğaltıcı” anlamına gelen efzâ (Nazîmâ & Reşad, 2018, s. 77), zarâfet-efzâ biçimiyle “zarafet artıran” mânâsında birleşik sıfat yapar.
Arapça bir isim olan etvâr “tavırlar” (Sami, 2018, s. 105) anlamına gelirken zarâfet-etvâr “zarif tavırlar” mânâsını taşımaktadır.
“1. Renk. 2. Yüz. 3. Yanak. 4. Nevi, cins, tür. 5. Yöntem, tarz, metod. 6. Şekil. 7. Parça, kısım.” (Kanar, 2019, s. 755) gibi anlamları olan gûne, zarâfet-gûne biçimiyle kullanıldığında “zarif biçimde” anlamına gelmektedir.
Zarâfet-kâr ifadesi Farsça kâr ekinin “yapan, eden” anlamından dolayı “zariflik yapan, kibarlık yapan” mânâsına gelmektedir.
Farsça bir sıfat olan nümâ “1. Gösteriş, görünüş, görünüm. 2. Gösteren. 3. Görünen.” (Kanar, 2019, s. 930) mânâsında olup zarâfet-nümâ biçimiyle “zariflik gösteren, zariflik yapan” anlamına gelmektedir.
“Tertip edici” anlamına gelen perdâz ifadesi (Nazîmâ & Reşad, 2018, s. 418), zarâfet-perdâz biçimiyle “zariflik tertip eden, zariflik yapan” mânâsını taşır.
Perver kelimesi “besleyen, besleyici, büyüten, yetiştiren, yetiştirici, koruyan, terbiye eden.” mânâlarıyla birleşik kelimeler yapar (Devellioğlu, 2010, s. 1008) ve bu nedenle zarâfet-perver “zariflik besleyen” anlamına gelir.
Tezkirelerde hem şair için hem de şiirde olumlu bir özellik olarak kullanılan zarâfet, “zariflik, kibarlık, naziklik” anlamına gelmektedir.
Zarâfet kelimesi İsmail Beliğ’nin Nuhbetül Asar’ında İstanbullu Abdullah Çelebi’yi anlatırken kullanılmış, Kandiye kalesinde yeniçeri efendisi olduğu ve 1115 yılında zarafet ile kaza belasından kurtulduğu ifade edilmiştir (Abdulkadiroğlu, 1985, s. 304) (Örnek 1).
Bağdatlı Ahdî’nin Gülşen-i Şuʿarâ’sında 24 defa geçen zarâfet kelimesi, 23 defa şairin tanıtıldığı bölümde zariflik anlamında kullanılmış olup bu şairler Perviz Efendi, Cüdâyî-i ‘Acem, Hasırî, Adnî Bey, Nigârî, Adlî Efendi, Afîtâbi, Mevlânâ Ahmed Zarîf, Basîrî, Bidârî, Cevri Çelebi, Hayâlî Bey, Hurremî Bağdâdî, Rey’î, Rey’î-i Karahisârî, Rusûhî-i Hamîdî, Gammî Bey, Fenâyî, Fünûnî, Lutfî-i ‘Acem, Yûsuf’tur. 1 defa ise Fedâyî’nin şiirinde sevgilinin zarifliği için kullanılmıştır (Solmaz, 2018).
Ali Emîrî Efendi’nin Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid’inde 8 defa geçen zarâfet kelimesi, 3 defa şairin tanıtıldığı bölümde onun zarifliğini belirtmek için kullanılmış olup bu şairler Câmî ve Rûşenî’dir. 5 kez de Âgâh, Vahîd Mahtûmî, Cenâb-ı Hâmî, Kâmî-i Âmidî ve Emîrî’nin şiirlerinde zariflik, kibarlık anlamında kullanılmıştır (Kadıoğlu, 2018). Ali Emîrî Efendi’nin İşkodra Vilayeti ʿOsmanlı Şaʿirleri’nde ise 1 defa Hasan Hakkî Paşa’nın tanıtıldığı bölümde kullanılmıştır (Karateke, 2018).
Aşık Çelebi’nin Meşâ’irü’ş-Şu’arâ’sında 1 defa ‘Abdî’nin tanıtıldığı bölümde zariflik anlamında kullanılmıştır (Kılıç, 2018).
Beyânî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında 1 defa zerâfet-âmîz biçiminde Sülûkî’nin şehr-engîz’ini nitelemek için kullanılmıştır (Sungurhan, 2017a).
Enderunlu Mehmet Akif’in Mir’ât-ı Şi’r’inde Nâşid’in zarifliğini anlatmak için bir defa kullanılmıştır (Kılcı, 2001).
Faik Reşâd’ın Eslâf’ında 4 defa kullanılan zarâfet; Veysî, Nergisî ve Ahmed Paşa’nın anlatıldığı bölümlerde zariflik anlamında kullanılmıştır (Aydemir & Özer, 2019).
Kâf-zâde Fâ’izî’nin Zübdetü’l-Eş’âr’ında ‘Azmi Efendi’nin bir şiirinde zariflik anlamıyla kullanılmıştır (Kayabaşı, 1997).
Kınalızâde Hasan Çelebi’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında 6 defa kullanılan zarâfet; Hasan Çelebi, Hilmî-i Sânî, Riyâzî, Sabûhî, Kabûlî, Hüdâyî, ‘İlmî’nin anlatıldığı bölümlerde zariflik anlamında kullanılmıştır (Sungurhan, 2017b).
Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’sında 24 defa kullanılan zarâfet; Mevlânâ Aḥmedî Ṣâhib-i İskender-Nâme, Beyânî, Hâkî-i Rûmî, Rûhî Çelebi, Rıyâzî-i Üskübî, Selîkî, Siyâhî, Sâniʿî Çelebi, Güvâhî, Leʿâlî, Mîrî-i Hamîdî tanıtılırken ve 13 defa da nesir bölümlerinde zariflik anlamında kullanılmıştır (Canım, 2018).
Mehmed Sirâceddîn’in Mecma‘-i Şu‘arâ ve Tezkire-i Üdebâ’sında 2 defa geçen zarâfet; birinde zarâfet-âşinâ (Örnek 4) olarak Kâtib için diğerinde zarâfet-kâr olarak Hamdî için kullanılmıştır (Arslan, 2018).
Mehmed Tevfik’in Kâfile-i Şu’arâ’sında 1defa geçen zarâfet, Moralı Abdü’l-halîm Efendi’nin tanıtıldığı bölümde zariflik anlamında kullanılmıştır (Oğuz ve diğerleri, 2017).
Riyazi Muhammed Efendi’nin Riyâzü’ş-Şu'arâ’sında 1 defa geçen zerâfet, Bâkî Efendi’nin tanıtıldığı bölümde zariflik anlamında kullanılmıştır (Açıkgöz, 2017).
Sâdıkî-i Kitâbdâr’ın Mecma’ü’l-Havâs’ında 2 defa geçen zarâfet, birinde Bâkî Çelebi diğerinde Mevlânâ Hûşî (Örnek 5) tanıtılırken zariflik anlamında kullanılmıştır (Kuşoğlu, 2012).
Şefkat-i Bagdâdî’nin Sefkat Tezkiresi’nde zerâfet, bir defa Zihnî’nin gazelinde, iki defa da Kâ’il’in gazelinde zariflik anlamıyla geçmiştir (Kılıç, 2017).
Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey’in Tezkiretü’ş-Şu‘arâ’sında zerâfet, bir defa İlhâmî’nin tanıtıldığı bölümde bir defa da Kâ’il’in gazelinde zariflik anlamıyla geçmiştir (Çınarcı, 2019).
Defter Emini Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn’in Tezkire-i Silâhdâr-zâde’sinde 2 defa geçen zerâfet, Kâ’il’in gazelinde zariflik anlamıyla kullanılmıştır (Öztürk, 2018).
Râmiz’in Âdâb-ı Zurafâ’sında 2 defa geçen zarâfet, birinde Zarîf tanıtılırken diğerinde bir şiirin açıklamasında zariflik anlamıyla kullanılmıştır (Erdem, 1994).
Garîbî’nin Tezkire-i Mecâlis-i Şu'arâ-yı Rum’unda 1 defa geçen zarâfet, Necâtî’nin bir kıtasında zariflik anlamında kullanılmıştır (Babacan, 2010, s. 84).
Zarâfet sözcüğü; İsmail Beliğ’nin Nuhbetül Asar’ında 1, Bağdatlı Ahdî’nin Gülşen-i Şuʿarâ’sında 24, Ali Emîrî Efendi’nin Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid’inde 8, Ali Emîrî Efendi’nin İşkodra Vilayeti ʿOsmanlı Şaʿirleri’nde 1, Aşık Çelebi’nin Meşâ’irü’ş-Şu’arâ’sında 1, Beyânî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında 1, Enderunlu Mehmet Akif’in Mir’ât-ı Şi’r’inde 1, Faik Reşâd’ın Eslâf’ında 4, Kâf-zâde Fâ’izî’nin Zübdetü’l-Eş’âr’ında 1, Kınalızâde Hasan Çelebi’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında 6, Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’sında 24, Mehmed Sirâceddîn’in Mecma‘-i Şu‘arâ ve Tezkire-i Üdebâ’sında 2, Mehmed Tevfik’in Kâfile-i Şu’arâ’sında 1, Riyazi Muhammed Efendi’nin Riyâzü’ş-Şuara’sında 1, Sâdıkî-i Kitâbdâr’ın Mecma’ü’l-Havâs’ında 2, Şefkat-i Bagdâdî’nin Sefkat Tezkiresi’nde 3, Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey’in Tezkiretü’ş-Şu‘arâ’sında 2, Defter Emini Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn’in Tezkire-i Silâhdâr-zâde’sinde 2, Râmiz’in Âdâb-ı Zurafâ’sında 2, Garîbî’nin Tezkire-i Mecâlis-i Şu'arâ-yı Rum’unda 1 defa kullanılmıştır.
Örnek 1:
İstanbulî ‘Abdu'llah Çelebi. Yeniçeri Kalemi Hulefasından. Kandiye Kal'asında yeniçeri efendisi olup bin yüz on beş tarihinde zarafet ile âsîb-i kazâdan rehâ buldı (Abdulkadiroğlu, 1985, s. 304).
Örnek 2:
Sâbıkan mezkûr Kurd nâm bir kemân-ebrû cevâne yaʿnî bir âşûb-ı dil ü câne ʿâşık-ı nâ-tüvân olup zarâfet-âmîz bir matlaʿ-ı pür-sürûr elfaz-ı belîg ile mestûr ol dilber-i perestîze ʿanber-rîz-i kalemle rakam kılmış sebt olundı (Solmaz, 2018, s. 109).
Örnek 3:
Zihn-i nâzüki edâ-yı pâk ile suhen-güzâr ve tabʿ-ı zarâfet-nümâsı her nesneden haberdâr ve letâfet-i musâhabetle ve zerâfet-i nezâketle şâʿir-i zarîfdür (Solmaz, 2018, s. 228).
Örnek 4:
Pederinin irtihâlinde yerine medîne-i merkûmede Haremeyn-i Şerîfeyn evkâf kâtibi olmuş ve ba‘zı yârân-ı zarâfet-âşinâ mahlasını tezyîf vâdîsinde latîfe eylemeleriyle rencîde-hâtır olarak bu münâsebetle “Kâtib” tahallüs eylemişdir (Arslan, 2018, s. 12).
Örnek 5:
Bir kün Sûsenî Beg-i Türkmen [2] ki ismi bu tezkirede mezkûrdur, zarāfet-gûne suʾâl aytmış kim: “Mevlânâ, bizni1760 [3] neçe künde Sünnî ete algay-sen?” (Kuşoğlu, 2012, s. 432).
Abdulkadiroğlu, A. (1985). İsmail Beliğ-Nuhbetü'l-Âsâr Li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'âr. Ankara: Gazi Üniversitesi Yayınları.
Açıkgöz, N. (hzl.) (2017). Riyâzü’ş-Şuara (Tezkiretü’ş-Şuara). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html
Arslan, M. (hzl.) (2018). Mehmed Sirâceddin- Mecmâ’-ı Şu’arâ ve Tezkire-i Üdebâ. Ankara: T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-208568/mehmed-siraceddin-mecma-i-suara-ve-tezkire-i-udeba.html
Aydemir, E., ve Özer, F. (hzl.) (2019). Faik Reşâd -Eslâf. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html
Babacan, İ. (2010). Tezkire-i Mecâlis-i Şu'arâ-yı Rum-Garîbî Tezkiresi. Ankara: Vizyon Yayınevi Yayınları.
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Çınarcı, M. N. (hzl.) (2019). Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey- Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-240610/seyhulislam-arif-hikmet-bey-tezkiresi.html
Devellioğlu, F. (2010). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat (26. b.). Ankara: Aydın Kitabevi.
Erdem, S. (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurafâ'sı. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.
Johnson, F. (1852). Dictionary, Persian, Arabic and English. London: Honourable East-India Company.
Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html
Kâf-zâde Fâ’izî’'in Zübdetü’l-Eş’âr’ı. (1997). Yayımlanmamış Doktora Tezi. Malatya: İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Kanar, M. (2019). Farsça Türkçe Sözlük (5. b.). Say Yayınları.
Karateke, H. T. (2018). Ali Emîrî Efendi-İşkodra Vilayeti ʿOsmanlı Şaʿirleri. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
Kılcı, M. (2001). Enderunlu Mehmet Akif-Mir’ât-ı Şi’r. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Adana: Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Kılıç, F. (hzl.) (2017). Şefkat Tezkiresi (Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bagdâdî). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html
Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html
Kuşoğlu, M. O. (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr’ın Mecma’ü’l-Havâs Adlı Eseri (İnceleme-Metin-Dizin). Yayımlanmamış Doktora Tezi. İstanbul: T.C. Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü.
Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H., ve Çakır, M. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html
Nazîmâ, A., & Reşad, F. (2018). Mükemmel Osmanlı Lügati (4. b.). (N. Birinci, Y. Kazım, M. F. Andı, E. Ülgen, N. Sağlam, & A. Ş. Çoruk, Dü) Ankara: Türk Dil Kurumu.
Öztürk, F. (2018). Defter Emini Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn-Tezkire-i Silâhdâr-zâde. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
Parlatır, İ. (2019). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (2. b.). Ankara: Yargı Yayınevi.
Salâhî, M. (2019). Kâmûs-ı Osmânî (Cilt 2.). (A. Birinci, Dü.) Ankara: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları.
Sami, Ş. (2018). Kâmûs-ı Türkî (6. b.). (R. Gündoğdu, N. Adıgüzel, & E. F. Önal, Dü) İstanbul: İdeal Kültür Yayıncılık.
Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdı̂ ve Gülşen-ı̇ Şuʿarâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html
Sungurhan, A. (hzl.) (2017a). Beyânî Tezkiresi (Tezkiretü’ş-şu’arâ). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html
Sungurhan, A. (hzl.) (2017b). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html