YÂFTE (YĀFTE)

cevher-yâfte, cilâ-yâfte, gûş-mâl-i yâfte-i dest-i imtihân, itmâm-yâfte, lezzet-yâfte, nazar-yâfte, nemâ-yâfte, nümâ-yâfte, perveriş-yâfte, rehâ-yâfte, reh-yâfte, ruhsat-yâfte, sebt-yâfte-i sahâ’if-i nukûl, sudûr-yâfte, sübût-yâfte-i iştihar, şeref-yâfte, terbiyet-yâfte, vukuʽ-yâfte, şâʽir-i yâfte-gûy, yâfte-i dest-i ihtitâm, yâften-i vücûd-şerîf-i pâdşâh-i bende-nevâz, zafer-yâfte, zuhûr-yâfte


* Tek başına bir terim anlamı kazanmamış olmasına rağmen birlikte kullanıldığı ve terkip oluşturduğu kelimeler ile birlikte tezkireci tarafından hakkında bilgi verilen şairin değeri, dikkat çekiciliği, göz önünde bulunuşu, yetişmesi, fazileti, şöhreti ve terbiyesi gibi vasıflarını nitelemeye yardımcı kelime.



Sözlük Anlamı

“Yâfte” Farsçada “bulmak, elde etmek, tanımak, görmek, hissetmek” (Kanar, 2010, s. 1771) anlamına gelen “yâften” fiilinden gelmektedir. “–yâfte” şekliyle “sonuna getirildiği kelimelere bulmuş, bulunmuş anlamı katarak Farsça usûlüyle birleşik sıfatlar yapan son ektir (Ayverdi, 2006, s. 3340). İsim olarak “bulunmuş, bulunan, bulmuş, nail olmuş, üzerine asıldığı nesnelerle ilgili bilgi veren küçük kâğıt, etiket, mahkûmların boyunlarına asılan kimlikleri ve suçları ile ilgili bilgileri bulunan tabela” (Çağbayır, 2017, s. 1767); “çarşıya, pazara, duvara yapıştırılan yazılı ilân kâğıdı” (Kartal, 2009, s. 750); “nail olmuş, mazhar” (Birinci v.d., 2018, s. 559) anlamlarına gelmektedir. Kelime daha çok son ek olarak kullanılmaktadır.




Terim Anlamı

“Yâfte”, tezkirelerde tek başına fiil olarak kullanıldığında terim anlamı kazanmamaktadır. Tek başına isim olarak “küçük ilan kâğıdı” anlamına gelmektedir. Ancak, çeşitli kelimelere son ek olarak eklendiğinde ilgili kelimeyle birlikte pek çok terim anlam kazanmaktadır. Cevher kelimesiyle birlikte “cevher-yâfte”, değerli şey; cilâ kelimesiyle “cilâ-yâfte”, parlatılmış; “gûş-mâl-i yâfte-i dest-i imtihan” terkibinde imtihan edilerek ikaz edilmiş; itmâm kelimesiyle “itmâm-yâfte”, tamamlanmış; lezzet kelimesiyle “lezzet-yâfte”, lezzet bulmuş; nazar kelimesiyle “nazar-yâfte”, dikkat çeken; nemâ kelimesiyle “nemâ-yâfte-i kemâl”, olgunlaşmış; nümâ kelimesiyle “nümâ-yâfte”, belirgin; perveriş kelimesiyle “perveriş-yâfte”, yetişmiş; rehâ kelimesiyle “rehâ-yâfte”, kurtulmuş; reh kelimesiyle “reh-yâfte”, rehberlik edilmiş; ruhsat kelimesiyle “ruhsat-yâfte”, izin verilmiş; “sebt-yâfte-i sahâ’if-i nukûl” terkibinde kayıtlara geçmiş; sudûr kelimesiyle “sudûr-yâfte”, meydana gelmiş; “sübût-yâfte-i iştihar” terkibinde şöhret bulmuş; “şâir-i yâfte-gûy” terkibinde değersiz söyleyen taklid sahibi şair; şeref kelimesiyle “şeref-yâfte”, şerefli; terbiyet kelimesiyle “terbiyet-yâfte”, eğitilmiş; vukuʽ kelimesiyle “vukuʽ-yâfte”, gerçekleşmiş; “yâfte-i dest-i ihtitâm” terkibinde sonuçlandırılmış; zafer kelimesiyle “zafer-yâfte”, galip gelmiş ve zuhûr kelimesiyle “zuhûr-yâfte”, belirmiş gibi terim anlamlarına katkı sağlamıştır.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Tezkirelerdeki yâfte kullanımına ait ilk örnek Heşt-Bihişt’te yer almaktadır. Sehi Bey, Ali Beg hakkında verdiği bilgide onun Sultan Selim’in “gözde”si olduğunu vurgularken “nazar-yâfte” ifâdesini kullanmaktadır (Örnek 1). Latîfî, tezkiresini yazma sebebini açıklarken “yeteneği sayesinde marifet sofrası lezzetini tatmış” (İsen, 1999, s. 16) olduğundan bahsederken “lezzet-yâfte” terkibine yer verir. Hayâlî Beg bahsinde onun için padişahın cevhere dönmüş kişisidir (İsen, 1999, s. 225) derken “cevher-yâfte” terkibini kullanır. Yâfte kelimesinin tezkirelerdeki kullanımları genel olarak son ektir ve olumlu bilgiler için kullanılır. Ancak Latîfî, şairleri tasnif ederken nazım ve vezin kurarak gururlanma ve övünme yoluna giren ve onunla kendini hakîkî şâir tasavvur eden mukallid ve taklit sahibi şairleri yererken onlar için ilân kâğıdı gibi söz söyleyen anlamında “şâir-i yâfte-gûy” (Kaplan, 2015, s.165) terkibini kullanır (Örnek 2).

Tezkirelerde yâfte 26 kez perveriş (beslemek, yetiştirmek) kelimesiyle birlikte yetiştirilmiş, ortaya çıkmış anlamında kullanılmıştır. Bu kullanımların çoğu 18. Yüzyıl tezkirelerindedir. Tezkire-i Mucîb ile başlayan ve ortaya çıkma, yetişme, büyütülmüş gibi anlamlara gelen “perveriş-yâfte” kullanımı özellikle Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim’in Tezkiretü’ş-şuarâ’sında 10 kez geçtiği görülmektedir (Örnek 3). Fatîn’in Hâtimetü’l-Eşâr’ındaki 8 yâfte kullanımın 7’si de “perveriş-yâfte-i ilm u kemâl”, “perveriş-yâfte-i ilm u dâniş” ve “perveriş-yâfte-i maârif” şeklindedir. Bu kullanımlara benzer olarak “nüma”, “nema”, “sudûr”, “terbiyet” “zuhûr” kelimeleriyle kurulan terkipler de hakkında bilgi verilen şairin eğitimi, bilgi düzeyi, yeteneği ve ortaya çıkışı ile ilgili cümleleri beslemektedir (Örnek 4).

Âşık Çelebi, Meşâirü’ş-şuarâ’sında Şah Mehemmed Kazvînî hakkında bilgi verirken bir tarih beyti kullanır. Bu beyitte yâfte, “yâften” şeklinde “yâften-i vücûd-şerîf-i pâdşâh-i bende-nevâz” terkibinde kulunu seven padişahın şerefli varlığı tarafından bulunmuş anlamıyla kullanılmıştır (Örnek 5). Bu beyit Şah Mehemmed hakkında bilgi verirken Kınalızâde Hasan Çelebi tarafından “yâften-i pâdşâh-ı bende-nevâz” şekliyle kısaltılarak cümle içinde kullanılmıştır.

Tezkirelerdeki kullanımlardan ayrı olarak yâfte kelimesi dîvân şairlerinin de sıklıkla kullandıkları kelimelerden biridir. Kelime manzumelerde 15. Yüzyıldan itibaren sıklıkla kullanılmıştır. Örneğin Nâbî’nin Dîvân’ında yâfte kelimesi “bereket-yâfte”, “cenâh-yâfte”, “kem-yâfte”, “nâ-yâfte”, “reh-yâfte” “rehâ-yâfte” gibi terkiplerle 12 kez kullanılmıştır. Her kim ki rehâ-yâfte-i havf u recâdur / Vâreste-i hayretkede-i lâ vü neâmdur (Nâbî Dîvânı, G205/3).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

“Yâfte” kelimesi tezkirelerde ilk defa 15. yüzyılda kaleme alınan Sehî Bey’in Heşt Bihişt’inde 1 yerde kullanılmıştır. Latîfî’nin Tezkiretü’ş-şuarâ ve Tabsıratü’n-Nuzemâ’sında 3; Âşık Çelebi’nin Meşâirü’ş-şuarâ’sında 2; Kınalızâde Hasan Çelebi’nin Tezkiretü’ş-şuarâ’sında 2; Gelibolulu Mustafa Âlî’nin Künhü’l-Ahbar’ının tezkire kısmında 1; Riyâzî Muhammed Efendi’nin Riyâzü'ş-Şuarâ’sında 2; Seyrek-zâde Mehmed Âsım’ın Zeyl-i Zübdetü’l-Eşʽâr’ında 1; Hısn-ı Mansûrîzâde-i Mustafa Mucîb’in Tezkire-i Mucîb’inde 1; Safâyî’nin Nuhbetü'l-Âsâr min Fevâidi'l-Eş'âr’ında 5; Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim’in Tezkiretü’ş-şuarâ’sında 22; İsmail Beliğ’in Nuhbetü'l-âsâr Li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'âr’ında 2; Azîz-zâde Hüseyin Râmiz’in Âdâb-ı Zurefâ’sında 14; Silahdarzâde’nin Tezkire-i Şuarâ’sında 1; Esrar Dede’nin Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye’sinde 9; Enderunlu Mehmet Âkif’in Mir’ât-ı Şiʽr’inde 4; Şefkat-i Bagdâdî’nin Şefkat Tezkiresi'nde 3; Esʿad Mehmed Efendi’nin Bağçe-i Safâ-endûz’unda 3; Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey’in Tezkiretü’ş-şu‘arâ’sında 1; Fatîn’in Hâtimetü’l-Eş’âr’ında 8 ve Mehmet Tevfik’in Kâfile-i Şuarâ’sında 3 kez olmak üzere toplam 88 yerde geçmektedir. 

“Yâfte”nin tezkirelerdeki kullanımının 15’i şiir metinlerinde; kalan 73 kullanım ise şairler hakkında verilen bilgilerde yer alır. Yâfte’nin kullanıldığı yerlerin çoğu 18. Yüzyıl tezkirelerindedir. Bu yüzyılda 22 kullanım sıklığıyla Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim; 14 kullanım sıklığıyla Azîz-zâde Hüseyin Râmiz ve 9 kullanım ile Esrar Dede’nin tezkiresi öne çıkmaktadır.




Örnekler

Örnek 1:

Şîrî tahallus iderdi. Hersekoglı Ahmed Paşanun oglıdur. Merhûm Sultân Selîmün nazar-yâftesindedür (İpekten vd., 2017, s. 50).

Örnek 2:

Kısm-ı sâni şol mukallid ü sâhib-i taklîddür ki dahî mücerred vezn ü tabʽa mâlik olmagla sebîl-i nazma sâlik olup rabt u yâbis buldugı türrehâtı nazm u vezn kurup tarîk-ı fahr u mühâhata gider ve anunla kendüyi şâʽir-i hakiki tasavvur idüp kümmel-i şuʽarâdan ʽadd ider. Bu makûle şâʽir-i yâfte-gûy ve jâj-hâ-yı pür-gûy muʽteber degüldür. (Canım, 2018, s. 65).

Örnek 3:

Fârisî ve Türkî ebyât-ı nikât-perver ile mecmûʽa-i kemâl mâl-â-mâl ve zihn-i Sâ’ibü’l-hayâlinden perveriş-yâfte olan tâze mezâmîn-i bülend-i Şevket ü ʽUrfî-pesendleri hayret-efzâ-yı emsâldir. (İnce, 2018, s. 237).

Örnek 4:

Buhârâ’da tevellüd idüp resîde-i sinn-i temyîz oldukda zümre-i küttâb-ı münşiyâna iltihâkla terbiyet-yâfte olmuş (Çınarcı, 2019, s. 84).

Örnek 5:

Sıhhat yâften-i vücûd-şerîf-i pâdşâh-i bende-nevâz

Ez karha-i cân-güdâz u cerâhat-i râhet-perdâz (Kılıç, 2018, s. 596).




Kaynaklar

Abdulkadiroğlu, A. (hzl.)(1985). İsmail Beliğ-Nuhbetü'l-âsâr Li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'âr. Ankara: Gazi Üniversitesi Yayınları.

Açıkgöz, N. (2015). Klasik Türk Poetikası. Bizim Külliye, (65), 46-49.

Açıkgöz, N. (hzl.) (2017). Riyâzü’ş-Şuara (Tezkiretü’ş-Şuara). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html 

Altun, K. (1997). Tezkire-i Mucîb İnceleme-Tenkitli Metin-Dizin-Sözlük. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayını

Ayverdi, İ. (2006), Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul: Kubbealtı Neşriyatı.

Bilkan, A. F., (1999). Nâbî Divanı. Ankara: MEB Yayınları.

Birinci, N., Yetiş K., Andı, M.F., Ülgen, E., Sağlam, N. ve Çoruk, A. Ş. (hzl.) (2018). Ali Nazımâ-Faik Reşad Mükemmel Osmanlı Lügati. Ankara: Türk Dil Kurumu.

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html 

Coşkun, A. O. (hzl.) (2019) Seyrek-zâde Mehmed Âsım Zeyl-i Zübdetü’l-Eşʽâr. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-247201/zeyl-i-zubdetu39l-esar-seyrek-zade-mehmed-asim.html

Çağbayır, Y. (2017). Ötüken Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Ötüken Yayınları.

Çapan, P. (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l Âsâr Min Fevâ'idi'l Eş'âr) İnceleme-Metin-indeks. Ankara: AKM Yayınları. 

Çınarcı, M. N. (hzl.) (2019). Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey-Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-240610/seyhulislam-arif-hikmet-bey-tezkiresi.html 

Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html 

Erdem, S. (hzl.) (2019). Azîz-zâde Hüseyin Râmiz, Âdâb-ı Zurafâ İnceleme-Tıpkıbasım-İndeks. Ankara: AKM Yayınları. 

Genç, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html

İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html

İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html

İsen, M. (1999). Latîfî Tezkiresi. Ankara: Akçay Yayınları.

İsen, M. (hzl.) (2017). Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html 

Kanar, M. (2010). Farsça-Türkçe Sözlük. İstanbul: Say Yayınları.

Kaplan F. (2015). Latîfî’nin Şâir Tasnifinde Metinlerarasılık. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi The Journal of International Social Research, (36), 164-170.

Kartal, A. (hzl.) (2009). Lügât-ı Nâcî / Muallim Nâcî. Ankara: Türk Dil Kurumu.

Kılcı, M. (2001). Enderunlu Mehmet Âkif Mir’ât-ı Şiʽr (Yüksek Lisans Tezi). Çukurova Üniversitesi, Adana. 

Kılıç, F. (hzl.) (2017). Şefkat Tezkiresi (Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bagdâdî). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html 

Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H., ve Çakır, M. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html 

Oğraş, R. (hzl.) (2018). Esʿad Mehmed Efendi Bağçe-i Safâ-endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html   

Öztürk, F. (hzl.) (2018). Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn Tezkire-i Silâhdâr-zâde. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-209345/tezkire-i-silahdar-zade.html 

Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html 




Yazım Tarihi:
05/03/2025
logo-img