İNŞÂ-YI ACÎBE (İNŞĀ-YI ʿACĪBE)


* Sözlüklerde “süslü nesir” anlamındaki Arapça bir isim olan inşâ ile “hayret edilecek, tuhaf karşılanacak” anlamındaki yine Arapça bir isim olan ‘acîbe sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuş; tezkirelerde “hayret verici, sıradışı, şaşılacak şekilde kaleme alınmış nesir” anlamında kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

İnşâ-yı ‘acîbe, Arapça bir isim olan “inşâ” ile yine Arapça bir isim olan "'‘acîb" kelimelerinden oluşmaktadır.

Kubbealtı Lugatı Misalli Büyük Türkçe Sözlük’e göre “ortaya çıkmak ve gelişmek” anlamındaki "neş’et"ten türeyen inşâ, “yapma, yapılma, kurma, kurulma”, “yazma, kaleme alma.”, “Dîvân edebiyâtı sanatlarına çok fazla yer veren, Arapça, Farsça kelimelerle yüklü, süslü, secili nesir”, “eskiden okullarda yazı yazma dersine verilen isim”, kısaltma yoluyla “mektup, tebrik, tâziye, dilekçe vb. nesir türleri örneklerini içine alan öğretici kitap” ve bir dil bilgisi olarak “dilek kipleri” (Ayverdi, 2011, s. 1438) anlamındadır. Redhouse inşâ kelimesini, “yapmak, kurmak, dikmek”, “Tanrı’nın yaratması”, “bir şeyin ortaya çıkmasını, filizlenmesini veya büyümesini sağlamak”, “bir çocuğu yetiştirmek veya büyütmek”, “mektup yazma sanatı”, “gerçekten yazılmış mektuplardan oluşan birt kitap”, “harfler için model kitabı” (2001, s. 221); Sâmî, “yapma, vücuda getirme, imal”, “kaleme alma, edebiyat kaidesine tatbikan ve nesren edilen ifade-yi tahririyye”, “emir ve temenni ve dua yani yap, yapsın, yapmalı, yapsa gibi vuku bulmamış hades, mukabili”, “ilm-i müraseledeki kesb-i mümarese için mehtelif mektup, tezkire, arzuhâl, tebrik ve taziyename, senet, mukavelename vesair örneklerini havi kitap” (2004, s. 177); Devellioğlu ise “yapma, yapılma, vücûda, meydana getirme”, “kaleme alma”, “dilek kipleri”, “nesir yazı” “mektup yazma” ve “güzel nesir yazma veyâ güzel yazılmış nesir” (2013, s. 507) şeklinde açıklar.

Acîbe kelimesini ise Ayverdi, “şaşılacak, hayret edilecek, tuhaf karşılanacak şey veya kimse, garîbe, ucûbe” (Ayverdi, 2011, s. 14); Redhouse, “garip bir şey, bir mucize” (2001, s. 1288); Sâmî, “şaşacak iş, bas-i hayret ve calib-i taaccüp şey, garibe” (2004, s. 929); Devellioğlu, “şaşılacak şey” (2013, s. 8) şeklinde izah eder.

Bunlardan hareketle; inşâ-yı ‘acîbe için “hayret verici nesir” denilebilir.




Terim Anlamı

Tezkirelerde çok fazla yer almayan, müellifin bir üslup tercihi olarak karşımıza çıkan inşâ-yı ‘acîbe “hayret verici, sıradışı, şaşılacak şekilde kaleme alınmış nesir” anlamıyla terimleşmiştir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

İnşâ-yı ‘acîbe terimi ilkin Âşık Çelebi’nin Meşâ‘irü’ş-Şu‘arâ adlı tezkiresinde geçmektedir. “Nevâ’î zamanından sonraki şairleri, Rum ve Acem ilindeki açık, güzel ve düzgün söz söyleyenleri, sıradışı bir şekilde kaleme aldı ve alışılmadık bir üslupla Mecâlisü’n-Nefa’is adlı tezkiresine ekledi” (bkz. Örnek 1) cümlesinde “sıradışı” anlamıyla kullanılmıştır. Bu terim bir de Rızâ Tezkiresi’nde şu cümlede “yüce Osmanlının kuruluşu öncesinden Sultan Mehmed Han’a kadar meydana gelen olayları; ahenkli ve hoş, şaşılacak bir kalemle ve sıradışı bir üslupla yazıp kayda geçirmiştir” (bkz. Örnek 2) yine “sıradışı” anlamındadır.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Âşık Çelebi’nin Meşâ‘irü’ş-Şu‘arâ’sında 1 ve Rızâ Tezkiresi’nde 1 defa olmak üzere tezkirelerde 2 defa geçtiği tespit edilmiştir.




Örnekler

Örnek 1 :

Sâ’ir ma‘ârifde bedî‘ü’l-bedìl ve ‘umûmen ‘avârifde ‘adîmü’l-‘adîl, tefsîrden ü hadîsden ve niçe fenn-i nefîsden mü’ellefâtı oldugından gayrı Nevâ’î zemânından sonra gelen şu‘arâyı Rûm’da ve ‘Acem’de olan fusahâyı tezkire idüp inşâ-yı ‘acîb ve üslûb-ı garîble cem‘ idüp Mecâlisü’n-nefâ’is’e tezyîl eyledi, ithâf-ı pâdşâh idüp ‘unvân-ı kabûl-ı sa‘âdet-nişânla ol kitâb-ı nâkısı tekmîl eyledi (Kılıç, 2018, s. 596).

Örnek 2:

Âl-i ‘Osmân’un ibtidâ-yı zuhûrından Sultân Mehmed Hân’a gelince vâki‘ olan vakâyi‘i inşâ-yı ‘acîbe ve elfâz-ı garîbe ile selîs ü hoş-âyende sebt ü tahrîr eylemişdür (Zavotçu, 2017, s. 126).




Kaynaklar

Ayverdi, İ. (2011). Kubbealtı lugatı misalli büyük Türkçe sözlük. C. I (A-G). İstanbul: Kubbealtı Yayınları.

Ayverdi, İ. (2011). Kubbealtı lugatı misalli büyük Türkçe sözlük. C. II (H-N). İstanbul: Kubbealtı Yayınları.

Devellioğlu, F. (2013). Osmanlıca-Türkçe ansiklopedik lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları.

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebi-meşâ‘irü’ş-şu‘arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html 

Redhouse, J. W. (2001). A Turkish and English lexicon: shewing in English the significations of the Turkish terms. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Şemseddin Sâmî. (2004). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html




Madde Yazarı:
Yazım Tarihi:
30/09/2025
logo-img