* “Şaka, espri” anlamlarına gelen Arapça “latîfe” ile “söyleyen” anlamındaki Farsça “gû/gûy” kelimelerinin birleşmesiyle oluşan ve esprili, şaka yapmayı seven, tatlı dilli ve kıvrak zekâlı şairleri tanımlamak için kullanılan terim.
Terim, Arapça-Farsça birleşik bir sıfattır. Arapça kökenli “latîfe” kelimesinin anlamı, sözlüklerde “güldürecek tuhaf ve güzel söz ve hikaye, şaka” (Devellioğlu, 2001, s. 543), “nazik ve hoş ve hünerli olan kelam ve samimi olmayarak yalnız eğlence için tebliğ olunan haber-i kâzib” (Birinci, 2018, s. 274; Redhouse, 2009, s. 231), “şaka, hakiki olmayıp mahz eğlence tarikiyle söylenilen nükteli söz yahut yapılan câlib-i hande muamele” (Parlatır vd., 2006, s. 273) olarak verilmiştir. Bu kelime, Farsça “söylemek” manasındaki “goften>gû” (Kanar, 2015, s. 1293) fiili ile birleşerek “şakacı, espri yapan” anlamındaki sıfatı oluşturur.
Tamlama şeklinde sözlüklerde latîfe-gû, “nazik ve hünerli kelam söyleyici olan” (Birinci, 2018, s. 274; Redhouse, 2009, s. 231), “latifeci, şakacı” (Devellioğlu, 2001, s. 543), “latife söyleyici” (Parlatır vd., 2006, s. 273) olarak açıklanmıştır. Steingass’ın Farsça-İngilizce sözlüğünde ise latîfe-gûy terimine, “şakacı, esprili” anlamlarında “facetious, witty” (Steingass, 2005 s. 1123) kelimeleri karşılık olarak verilir.
Tezkirelerde şairin üslubu, zekâsı ve kişilik özelliklerinden bahsedilirken “latîfe-gûy” bir sıfat olarak kullanılmıştır. Bu terim, söz ustası, kıvrak zekâlı, güler yüzlü ve esprili bir kişiliğe sahip şairleri tanımlar.
Tezkirelerde şairler için genellikle olumlu, yalnız bir örnekte (Tezkire-i Mûcib) olumsuz bir sıfat olarak “latîfe-gû” terimi kullanılmıştır. Şairler için neşeli mizaç, güler yüz ve şakacı üslup gibi tanımlamalar yapılırken bu sıfatlarla birlikte “latîfe-gûy” terimi kullanılarak benzer anlamlar verilmiştir. Karşılaşılan örneklerde bu terim neşeli ve hoş tabiatlı anlamında “şûh-tab’” (Canım, 2018, s. 509), “şûh-mizâc” (Canım, 2018, s. 149), “şûh-meşreb” (Çiftçi, 2017, s. 499), “hoş-tab’” (Kılıç, 2027, s. 256; Öztürk, 2018, s. 230, Kuşoğlu, 2012, s. 173); güler yüzlü anlamında “küşâde/güşade-rû” (Canım, 2018, s. 509; Aydemir-Özer, 2019, s. 34), “hande-rû” (Canım, 2018, s. 224; (Kadıoğlu, 2018, s. 276)), “handân-rû” (Canım, 2018, s. 261; Aydemir-Özer, 2019, s. 54); sözü ustaca kullanma ve kıvrak zekâlı anlamında “hâzır-cevâb” (İnce, 2018, s. 162; Kadıoğlu, 2018, s. 289)), “tîz-fehm” (Kuşoğlu, 2012, s. 173), “harf-zen” (Kılıç, 2018, s. 133); tatlı dilli anlamında “çerb-zebân” (Canım, 2018, s. 149) ve “azb-lisân” (Canım, 2018, s. 149)” gibi sıfatlarla birlikte kullanılmış ve birlikte kullanıldığı sıfatla benzer anlamlar taşımıştır.
Bazı tezkirelerde ise şairin “latîfe-gûy” biri olduğu söylenirken acayip, ilginç bir yüzünün olduğu ifade edilmiş, olumlu ya da olumsuz bir ifade kullanılmamıştır. Örneğin Künhü’l-Ahbâr’da ve Latîfî Tezkiresi’nde Me’âlî Çelebi’nin “acebe-rûy u latîfe-gûy” (İsen, 2017, s. 204) ve “turfa-rûy u latîfe-gûy” (Canım, 2018, s. 476) bir kişi olduğu belirtilmiştir. Tezkire-i Mûcib’de ise Âsafî için “Latîfe-gü lâ'übâlî kimesnedür. (Altun, 1997, s. 22)” denilerek şair için olumsuz bir tanım yapılmış, latîfe-gû terimi olumsuz bir sıfat olarak kullanılmıştır.
Terimin, Latifî Tezkiresi’nde 5, Âşık Çelebi’nin Meşâ'irü’ş-Şu'arâ’sında 2, Beyânî Tezkiresi’nde 1, Künhü’l-Ahbâr’da 1, Sâdıkî’nin Mecmaü’l-Havâs’ında 1, Tezkire-i Mûcib’de 1, Tezkire-i Sâlim’de 1, Silâhdâr-zâde Tezkiresi’nde 1, Esrâr Dede’nin Tezkire-yi Şu'arâ-yı Mevlleviyye’sinde 3, Şefkat Tezkiresi’nde 1, Fatîn’in Hâtimetü’l-Eş’âr’ında 1, Fâik Reşâd’ın Eslâf’ında 2, Ali Emîrî’nin Tezkire-yi Şu'arâ-yı Âmid’inde 2 kez geçtiği tespit edilmiştir. Diğer tezkirelerde bu terimin kullanımına rastlanamamıştır.
Örnek 1:
ʿAcep latîfe-gûy cerb-zebân ve şûh-mizâc ve ʿazb-lisândur. (Canım, 2018, s. 149).
Örnek 2:
Bunlara hükm gelüp yat u yarakların görüp harf-zenân ve latîfe-gûyân yolda biri birinden harclanup … (Kılıç, 2018, s. 133).
Örnek 3:
Sen kimsin diyü su’al eyledükde derviş-i mezkûr Âdem Dede’nüñ karısı diyince der-‘akab Bahâyî Efendi hoş geldüñ Havvâ Ana diyü latîfe-gû olmışlardur (Genç, 2018, s. 25).
Örnek 4:
Güşâde-rûyluğı, latîfe-gûylugı dahı cümle-i meziyyâtından ʿadd olunuyor ki fi’l-vâkiʿ baʿzı tezkirelerde eski mecmûʿalarda birçoḳ letâʾif u zarâʾifi müsâdif-i nazar-ı istifâdemiz olmuşdur (Aydemir-Özer, 2019, s. 34).
Örnek 5:
Ziyâdesiyle hande-rû ve küşâde-hû ve latîfe-gû oldugundan birçok latîfeleri el-ân dillerde dâsitân ve vesîle-i tezkâr-ı rahmet-i Rabb-i mennândır (Kadıoğlu, 2018, s. 276).
Altun, K. (hzl.) (1997). Tezkire-i Mûcîb. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları.
Aydemir, E., ve Özer, F. (hzl.) (2019). Fâik Reşâd -Eslâf. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html
Birinci, A. (hzl.) (2018). Lügat-i Remzî. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Yayınları.
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html
Devellioğlu, F. (2001). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Genç, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html
İnce, A. (hzl.) (2018). Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi-Tezkiretü’ş-şuarâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/57124,mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39arapdf.pdf?0
İsen, M. (hzl.) (2017). Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html
Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html
Kanar, M. (2015). Farsça Türkçe Sözlük. Ankara: Say Yayınları.
Kılıç, F. (hzl.) (2017). Şefkat Tezkiresi (Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bagdâdî). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html
Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html
Kuşoğlu, M. O. (hzl.) (2012). Sadıkî-i Kitabdâr’ın Mecma’ü’l-Havâs Adlı Eseri. İstanbul: Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Doktora Tezi.
Öztürk, F. (hzl.) (2018). Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn-Tezkire-i Silâhdâr-zâde. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-209345/tezkire-i-silahdar-zade.html
Parlatır, İ., Tezcan Aksu, B. ve Tufar, N. (hzl) (2006). Lügat-ı Cûdî. Ankara: TDK Yayınları.
Redhouse, W. R. (2009). Müntahabât-ı Lügat-i Osmaniyye. Ankara: TDK Yayınları.
Steingass, F. (2005). Persian-English Dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları.
Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Beyânî Tezkiresi (Tezkiretü’ş-şu’arâ). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html