HÛBFEHM (ḪŪB-FEHM)

Hûb-fehm


* Hûb-fehm, “güzel, iyi” anlamındaki hûb ile “anlayış, kavrayış” anlamındaki fehm kelimelerinden oluşan; anlayışı güçlü, kavrayışı yüksek, sözün ve hakikatin inceliklerini çabuk anlayabilen kimseleri nitelemek için kullanılan bir terimdir.



Sözlük Anlamı

Hûb; güzel, (Tulum, 2023, s. 327) güzel, hasen, cemil (Şemseddin Sâmî, 2012, s. 464- Parlatır, 2006, s. 645), güzel, hoş, iyi (Devellioğlu, 2012, s. 432-Kanar, 2011, s. 190) anlamlarında Farsça sıfattır. Fehm; anlama, kavrama (Tulum, 2023, s. 482), anlama, anlayış (Devellioğlu, 2012, s. 291), anlayış, idrâk, zekâ (Şemseddin Sâmî, 2012, s. 784) anlamında Arapça isimdir.




Terim Anlamı

Tezkirelerde hûb kelimesi yoğun olarak kullanılmasına rağmen hûb-fehm yapısına tezkire müellifleri daha az yer vermiştir. “Hûb-fehm” herhangi bir konuyu yani sözü, şiiri veya durumu iyi derecede anlayan, kavrayan kişiyi ifade etmek için tezkirelerde kullanılan bir terimdir. Şairin niteliğini ve özelliğini ifade eder. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Hûb-fehm terimi tezkirelerde “ince meseleleri kolay kavrayabilmesi, muhakeme ve kavrayış gücünün yüksek olması” anlamlarında kullanılan bir övgü sıfatıdır. Latîfî’de hûb-fehmin bir şair değerlendirme ifadesi olarak sözden/şiirden anlama hususunda iyi olan şairin bir sıfatı olduğu ifade edilmiştir (Kaplan, 2018 s.485). Heşt Behişt, Latîfî Tezkiresi ve Sâdıkî-i Kitâbdâr’da anlayışı yüksek ve kuvvetli olan kişileri nitelemek için kullanılmıştır.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Sehî Bey'in Heşt Behişt'inde 1, Latîfî'de 2, Sâdıkî-i Kitâbdâr’da 1 kez kullanılmıştır.




Örnekler

Örnek 1:

Sekizinci tabaka bihiştinde müctemi‘ olup tesvîd olan nazük-tab‘ rindâne ve ârifân u hub-fehm pâk-idrâk nev-cüvân yigitler ki her biri suhan-perdâz ve letâyif-nüvâz olup (İpekten vd., 2017, s. 185).

Örnek 2:

Gerçi, hûb-fehm ü suhandân idi ammâ bu fende mukallid makûlesidür. Bu matlaʿ anuñ hasb-i hâlin îmâ ve ihâm ider  (Canım, 2018, s. 182).

Örnek 3:

Nokta sırrınuñ ‘ilminde hûb-fehm ü dâniş ve remelüñ ahkâmından niyyet istihrâc itmede hayli basîret ü bînişi var idi (Canım, 2018, s. 345).

Örnek 4:

Egerçi ʿaklı yok érdi ve illâ hûb fehmi bar érdi (Kuşoğlu, 2012 s. 369). 




Kaynaklar

Canım, R. (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html    

Devellioğlu, F. (2013). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat.  Ankara: Aydın Kitabevi.

İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., &Karabey, T. (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html 

Kanar, M. (2011). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Say Yayınları.

Kaplan, F. (2018). Latîfî Tezkiresi'nde Edebî Eleştiri Terimleri ve Edebiyat Eleştisi.  Muğla: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi.

Kuşoğlu, M. O. (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın "Mecma'ü'l-Havâs" Adlı Eseri (İnceleme-Metin-Dizin). İstanbul: Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi.

Parlatır,  İ. ( 2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınları.

Şemseddin Sâmî. (2012). Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lûgat Kâmûs-ı Türkî. (Hzl. Raşit Gündoğdu, Niyazi Adıgüzel, Ebul Faruk Önal), İdeal Kültür Yayıncılık. 

Tulum, M. (2023). Arapça ve Farsça’dan Osmanlı Türkçesi’ne Alıntılar Sözlüğü II. Ketebe Yayınları.




Madde Yazarı:
Yazım Tarihi:
31/08/2026
logo-img