hoş-âyende güftâr, hoş-kumâş-ı güftâr
* Sözlüklerde “güzel, iyi” anlamlarına gelen “hoş” sıfatı ve “söz, konuşma” anlamlarına gelen “güftâr” ismi ile kurulan; tezkirelerde şiirde veya konuşmalarda güzel söz söyleme kabiliyeti olan şairler ve söz varlıkları beğenilen şiirler için kullanılan terim.
Kelime Farsça birleşik bir sıfattır. Farsça bir sıfat olan “hoş” ve Farsça “guften” fiilinden türemiş bir isim olan “güftâr” ile oluşturulmuştur. Sözlükler, “hoş” sıfatının ilk anlamlarını “kabul edilebilir” (Redhouse, 1856, s. 556), “iyi, tatlı, mükemmel, güzel, dürüst, cazibeli, kabul edilebilir, neşeli, cana yakın, sevimli, narin, hassas, kibar, nazik, insancıl, uysal, zarif” (Steingass, 1998, s. 485), “iyi, tıyb” (Şemseddin Sami, 1217, s. 591), “güzel, iyi” (Devellioğlu, 2006, s. 448) olarak vermiştir. “Güftâr” isminin ilk anlamları ise sözlüklerde ”sohbet, konuşma” (Redhouse, 1856, s. 729), "konuşma” (Steingass, 1998, s. 1091), “söz, lakırdı” (Şemseddin Sami, 1217, s. 1171), “söz” (Devellioğlu, 2006, s. 354) olarak verilmiştir. Sözlük anlamları göz önünde bulundurulduğunda “hoş-güftâr” sıfatı “güzel sözlü/iyi konuşan” anlamlarına gelmektedir.
“Güftâr” teriminin, “şâirin kelime dünyasını kastederek bir üslup hususiyetini taşıdığı; ‘güftârıdur, güftârındandır’ kalıp ifadelerinin de şairlerin sahip oldukları veya işleyerek nazma döktükleri kelime kullanımlarına işaret ettiği görülmektedir” (Gök, 2019, s. 2570). Bu doğrultuda “hoş-güftâr” ifadesi de tezkireciler tarafından bir beyit, gazel, kıta, rubai vd. nazım şekillerinde şairlerin sözcük seçimlerinin, söz varlıklarının ve üsluplarının beğenildiğini, güzel bulunduğunu belirtmekte kullanılmaktadır. Dolayısıyla “hoş-güftâr” terimi, bir şairin belirli bir şiirini değil; bir şairin bütün şiirlerini ve o şairin edebî yeteneğini, şairlik özelliğini karşılamaktadır.
“Hoş-güftâr” ifadesinin sözlüklerde bir terim olarak verilen anlamı yoktur. Tezkirelerde ise bir birleşik sıfat olarak terim değeri kazanmış; tezkireciler tarafından, bir şairin şiirlerini yazarken tercih ettiği kelimeleri, o şairin sahip olduğu söz varlığını, o şairin güzel konuşma/güzel şiir söyleme yeteneğine sahip olduğunu anlatmada kullanılmıştır. Bu terim, bir şairin doğrudan belirli bir şiirini işaret etmemektedir. Ancak tezkire yazarlarının “hoş-güftâr” olarak kabul ettikleri şairlerin şiirlerinin matla beyitlerinden örnekler sunmaları da dikkati çekmektedir. Tezkirelerde “hoş-güftâr” terimi ilk kez 16. yüzyıl’da Sehî Bey’in Heşt Behişt’inde kullanılmıştır. Tezkirenin “Tabaka-i Şeşüm” başlıklı altıncı bölümünün girişinde Sehî Bey, “zihinlerinin, düşüncelerinin sevilen hoş sözleri”nin olduğunu belirttiği şairleri nitelemek için “hoş-güftâr” terimine başvurmuştur (İpekten, Kut, İsen, Ayan ve Karabey, 2017, s. 95). Tezkireciler bir şairin şair kimliğinden bahsederken de bu terimi kullanmaktadır. Örneğin Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında Ferîdî ve Nehârî'den “hoş-güftâr kimesne” (Canım, 2018, s. 410, 527), Güftî’nin Teşrifâtü’ş-Şu’arâ’sında Haylî Hâfızî'den “rind-i hoş-güftâr” (Yılmaz, 2019, s. 55), Sâlim’in Tezkiretü’ş-Şu’ârâ’sında Âsım'dan “hoş-güftâr bir şâ’ir-i mâhir” , Itrî'den "bülbül-i hoş-güftâr" (İnce, 2018, s. 310, 327), Safâyî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında Haylî “asrun şu’arâsından bir şâ’ir-i hoş-güftâr” ve Râzî'den “asrun şu’arâ-yı hoş-güftârından” (Altuner, 1989, s. 208, 269), Fatîn’in Hâtimetü’l-Eş’âr’ında Ahmed Rızâ Nasfet Efendi'den ”bir şâir-i hoş-güftâr" (Çiftçi, 2017, s. 486) olarak bahseden kullanımlarda bu şairlerin edebî kişiliklerine dair ipuçları bulunmaktadır.
Tezkirelerde “hoş-güftâr” terimi ilk kez 16. yüzyıl’da Sehî Bey’in Heşt Behişt’inde kullanılmıştır (İpekten, Kut, İsen, Ayan ve Karabey, 2017, s. 95). Sehî Bey’in bu şekilde nitelendirdiği şairler arasında Necâtî Bey, Revânî, Gazâlî (Deli Birader), Me’âlî gibi isimler bulunmaktadır. Bu terimin son kez kullanıldığı tezkire ise 20. yüzyılda Mehmed Sirâceddîn’in Mecma’-ı Şu’arâ ve Tezkire-i Üdebâ’sı olup Zekî (Arslan, 2018, s. 23) bu ifadeyle nitelendirilmiştir. Ayrıca “hoş-güftâr” 16. yüzyılda Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında Ferîdî ve Nehârî’nin (Canım, 2018, s. 410, 527), Kınalı-zâde Hasan Çelebi’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında Hudâyî’nin (Sungurhan, 2017, s. 328) ve Gelibolulu Âlî’nin Künhü’l-Ahbâr’ının tezkire kısmında Sâkî’nin (İsen, 2017, s. 150) bahsinde kullanılmıştır. 17. yüzyılda Güftî’nin Teşrifâtü’ş-Şu’arâ’sında Haylî Hâfızî ve Şefî’î Seyyid’e (Yılmaz, 2019, s. 55, 93) ayrılan bölümlerde de “hoş-güftâr” ifadesi geçmektedir. “Hoş-güftâr” terimi 18. yüzyılda Sâlim’in Tezkiretü’ş-Şu’ârâ’sında Zekî, Âsım, Adlî, Itrî, Fâmî, Fasîhî-i Dîger, Fevzî ve Müfîd ile ilgili kısımlarda (İnce, 2018, s. 234, 310, 323, 327, 349, 363, 410), Safâyî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sının mukaddimesinde ve Haylî, Râzî ve Meylî’ye ayrılan bölümlerinde (Altuner, 1989, s. 2, 208, 269, 771), Râmiz’in Âdâb-ı Zurefâ’sında Lebîb’in bahsinde (Erdem, 1994, s. 226); 19. yüzyılda ise Fatîn’in Hâtimetü’l-Eş’âr’ında Ahmed Rızâ Nasfet Efendi (Çiftçi, 2017, s. 486) ile ilgili bölümde kullanılmıştır. “Hoş-güftâr” terimiyle bağlantılı olarak “hoş-âyende güftâr” ifadesi de tezkirecilerin tercihi arasındadır. 16. yüzyılda Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında Bâlî, Hâfız-ı Acem, Sâkî ve Helâkî-i Karamânî (Canım, 2018, s. 144, 182-183, 263, 558), 18. yüzyılda Sâlim’in Tezkiretü’ş-Şu’ârâ’sında Hâcî, Abdî Paşa, Nesîb-i Dîger (İnce, 2018, s. 170, 320, 437) ve Râmiz’in Âdâb-ı Zurefâ’sında Tırsî (Erdem, 1994, s. 171) bölümlerinde bu birleşik sıfatın kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca 18. yüzyılda Enderunlu Mehmed Âkif’in Mir’ât-ı Şi’r’inde Hâmid-i Dîger’in şairliği “hoş-kumâş-ı güftâr” ifadesiyle (Kılcı, 2001, s. 106) anlatılmaktadır. Ancak bu ifadeler nadiren kullanıldıkları için terim değeri kazandıklarını söylemek mümkün değildir. “Hoş-güftâr” terimi, 16. yüzyılda 4 tezkirede, 17. yüzyılda 1 tezkirede, 18. yüzyılda 4 tezkirede, 19. yüzyılda 1 tezkirede ve 20. yüzyılda 1 tezkirede geçmektedir. Bu terimin, bağlantılı ifadeleri ile birlikte, tezkirelerde toplam 32 kez kullanıldığı tespit edilmiştir. “Hoş-güftâr” terimine, tezkirelerin yanı sıra divanlarda da şairlerin kendilerinin veya başka bir kişinin güzel söz söyleme kabiliyetini övmek için başvurdukları görülmektedir. 16. yüzyıl şairlerinden Celîlî’nin (Kazan Nas, 2018, s. 157), Muhyî’nin (Arslan, 2020, s. 275), Gelibolulu Âlî’nin (Aksoyak, 2018, s. 43), Mânî’nin (Demirel, 2017, s. 34) ve Hayretî’nin (Çavuşoğlu ve Tanyeri, 2023, s. 19), 17. yüzyıl şairlerinden Bosnalı Âsım’ın (Kurtoğlu, 2018, s. 172), 18. yüzyıl şairlerinden Erzurumlu Zihnî’nin (Macit, 2018, s. 191), Halîl Nûrî Bey’in (Güler, 2009, s. 365), Mustafa Fennî’nin (Demirkazık, 2009, s. 469), Nazîr İbrahim’in (Şengün, 2006, s. 432) ve Seyyîd Vehbî’nin (Dikmen, 1991, s. 571), 19. yüzyıl şairlerinden Mehmed Fâzıl Efendi’nin (Koyuncu, 2007, s. 125), Nigârî’nin (Bilgin, 2017, s. 78) ve Râşid’in (Çetin, 2006, s. 197), son olarak da 20. yüzyıl şairlerinden Hamâmî-zâde İhsân Bey’in (İsen ve Canım, 2019, s. 67) divanlarında bu türden kullanımlar vardır.
Örnek 1:
…mehâbîb-i efkâr-ı zihn-i hoş-güftârlarını tebyîn idüp kelâm-ı rûh-bahş u cân-perver… (İpekten vd., 2017, s. 95).
Örnek 2:
Kabûle kâbil nâzük eş’ârı ve hoş-âyende güftârı vardur (Canım, 2018, s. 144).
Örnek 3:
… ve kâlâ-yı hoş-kumâş-ı güftârı revâc-yâb-ı nükte-verân-ı rüzgâr… (Kılcı, 2001, s. 106).
Örnek 4:
Hoş-güftâr bir şâ’ir-i sütûde-reftârdır (Arslan, 2018, s. 23).
Aksoyak, İ. H. (2018). Gelibolulu Mustafa Âlî Dîvânı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55739,kunhul-ahbarin-tezkire-kismpdf.pdf?0
Altuner, N. (1989). Safâî ve Tezkiresi (İnceleme-Tenkitli Metin-İndeks). Yayımlanmamış Doktora Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.
Arslan, M. (2018). Mehmed Sirâceddîn-Mecma’-i Şu’arâ ve Tezkire-i Üdebâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-208568/mehmed-siraceddin-mecma-i-suara-ve-tezkire-i-udeba.html
Arslan, M. (2020). Muhyî Dîvânı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-277417/muhyi-divani.html
Bilgin, A. (2017). Nigârî Dîvânı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Canım, R. (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Çavuşoğlu, M. ve Tanyeri, M. A. (2023). Hayretî Dîvânı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-356054/hayreti-divani.html
Çetin, K. (2006). Râşid (?-13130?-1892) ve Dîvânı İnceleme-Tenkidli Metin. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Isparta: Süleyman Demirel Üniversitesi SBE.
Çiftçi, Ö. (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html
Demirel, Ş. (2017). Mânî Dîvânı ve Şehr-engîz-i Bursa. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194359/divan-i-mani-ve-sehr-engiz-i-bursa.html
Demirkazık, H. İ. (2009). 18. YY. Şairi Mustafa Fennî Dîvân (İnceleme-Tenkitli Metin-Dizin). Yayımlanmamış Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü.
Devellioğlu, F. (2006). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lugat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Dikmen, H. (1991). Seyyid Vehbi ve Divanının Karşılaştırmalı Metni. Yayımlanmamış Doktora Tezi. Ankara: Ankara Üniversitesi SBE.
Erdem, S. (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurefâ’sı (İnceleme-Tenkitli Metin-İndeks-Sözlük). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.
Gök, S. (2019). 16. Yüzyıl Tezkirelerinde “Eş‘âr” ve “Güftâr” Terimlerinin Şiir Takdimlerindeki Anlam ve İşlevlerine Dair. İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 8 (4), 2564-2574. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/850626
Güler, M. (2009). Halil Nuri Divanı Edisyon-Kritik-İnceleme. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Sivas: Cumhuriyet Üniversitesi SBE.
İnce, A. (2018). Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ (İnceleme-Metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (2017). Sehî Beg-Heşt Bihişt. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
İsen, M. ve Canım, R. (2019). Hamâmîzâde İhsân Dîvânı (Arap Harfleriyle Basılan Son Türkçe Dîvân). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/64194,hamamizade-ihsan-divanipdf.pdf?0
Kanar, M. (1374/ 1974). Büyük Türkçe Farsça Sözlük. Tahran: Şirin Yayıncılık.
Kazan Nas, Ş. (2018). Celilî Dîvânı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211944/celili-divani.html
Kılcı, M. (2001). Enderunlu Mehmet Âkif-Mir’ât-ı Şi’r. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Adana: Çukurova Üniversitesi SBE.
Koyuncu, Z. (2007). Mehmed Fâzıl Efendi Dîvânı’ndaki Gazeller (İnceleme-Metin). Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Sakarya: Sakarya Üniversitesi SBE.
Kurtoğlu, O. (2018). Bosnalı Âsım Dîvânı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-208667/bosnali-asim-divani.html
Macit, M. (2018). Erzurumlu Zihnî Dîvânı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-208572/erzurumlu-zihni-divani.html
Redhouse, J. W. (1856). Redhouse’s Turkish Dictionary. London: Wyman and Sons.
Steingass, F. (1998). Persian-English Dictionary. Beirut: TypoPress.
Şemseddin Sami (1217). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: İkdam Matbaası.
Şengün, N. (2006). Nazîr İbrahim ve Dîvânı (Metin-Muhtevâ-Tahlîl). Yayımlanmamış Doktora Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi SBE.
URL-1: https://dehkhoda.ut.ac.ir/en/dictionary/%25D8%25AE%25D9%2588%25D8%25B4