hoş-gû, hoş-gûy, hoş-gûy, hoş-gûyende
* Hoş-gû, “güzel, hoş, iyi, tatlı” anlamındaki hoş ile “söyleyen, konuşan” anlamındaki gû (gûy) kelimelerinden oluşan; tatlı dilli, güzel ve etkileyici konuşan, sözleriyle muhatabını etkileyen kimseleri nitelemek için kullanılan bir terimdir.
İyi, tayyib (Şemseddin Sâmî., 2012, s. 464) güzel, iyi, tatlı (Devellioğlu, 2012, s. 431), güzel, iyi, sevimli, cana yakın (Tulum, 2023, s. 328), duyguları okşayan, zevk veren, beğenilen, iyi, güzel, latif (Ayverdi 2010, s. 514). Gû, gûy; söyleyen, diyen (Devellioğlu, 2012, s. 336-Sâmî, 2012, s. 917-Ayverdi, 2010 s. 439), söyleyen, söyleyici (Tulum, 2023, s. 523) anlamlarına gelmektedir. Bu iki kelimenin birleşmesiyle meydana gelen ve Farsça birleşik bir sıfat olan “hoş-gû” tabiri sözlüklerde “tatlı dilli, güzel konuşan, dili tatlı kimse” anlamlarıyla açıklanmaktadır (Devellioğlu, 2012, s. 432, Ayverdi, 2010 s. 514-Tulum, 2023, s. 328).
Hoş-gû terimi, tezkirelerde sözlük anlamının ötesine geçen daha kapsamlı bir anlam alanına sahiptir. Tezkire müellifleri bu tabiri, yalnızca tatlı dilli veya güzel konuşan kimseleri ifade etmek için değil; söz söyleme kudretine sahip, nazım ve nesirde başarılı, fesahat ve belâgat sahibi, söyleyiş zarafetiyle temayüz etmiş şair ve münşîleri övmek amacıyla kullanılan teknik bir edebî terim olarak değerlendirmişlerdir. Bu yönüyle hoş-gû, şairin hem şahsî hitabet gücünü hem de edebî üretimindeki estetik başarıyı ifade eden kalıplaşmış bir övgü sıfatına dönüşmüştür.
Metinlerde bu terim; şairin tatlı dilli oluşu, şairin şahsiyeti perişan olsa dahi sözünün zarafetini koruduğunu, şiir dünyasındaki otoritesini ve söz üstatlığını vurgulamak için seçilmiştir. Aynı zamanda musiki değeri yüksek, akıcı, kulağa ve ruha hitap eden estetik şiirler üreten, dili pürüzsüz ve yetkin kullanan “söz ustası” şairleri niteleyen teknik bir edebî sıfata dönüştürülmüştür. Hoş-gû terimi, tespit edilebildiği kadarıyla birçok tezkirede şairlerin biyografileri ve edebî şahsiyetleri anlatılırken kullanılmıştır. Terimin tespit edilen ilk örneklerinden biri Latîfî Tezkiresi'nde yer almaktadır. Latîfî, bazı şairleri tanıtırken onları “hoş-gûy u nâzük-makâl”, “pehlevân-ı hoş-gûy”ve “hoş-gûy u hoş-edâ şâʿirdür” gibi ifadelerle tavsif ederek, onların söz söylemedeki maharetini ve üslup güzelliğini ön plana çıkarmıştır; “Şûrîde-reng ve âşifte-nakş kimesne idi. Ammâ mâlik-i ʿilm ü kemâl ve hoş-gûy u nâzük-makâl idi.” (Canım, 2018, s. 128). “Meydân-ı nazmuñ pehlevân-ı hoş-gûyı ve eşʿâr-ı âbdâr-ı revân-bahş ile şuʿarâ-yı vilâyet-i Rûmuñ yüzi ṣuyıdur.” (Canım, 2018, s. 501-502). “Hoş-gûy u hoş-edâ şâʿirdür.” (Canım, 2018, s. 542). Bu örneklerde görüldüğü üzere terim, yalnızca şairin tatlı dilli oluşunu değil; şiirdeki söyleyiş kudretini, fesahatini, akıcı ve etkileyici üslubunu da ifade etmektedir. Özellikle “hoş-gûy u nâzük-makâl”, “hoş-gûy u hoş-edâ” gibi ikili kalıplar hâlinde kullanılarak şairin hem sözünün zarafetini hem de ifade kudretini birlikte vurgulamaktadır.
Ahdî de Gülşen-i Şu'arâ'da Cüdâyî-i Acem'in vefatı üzerine düşürdüğü tarih manzumesinde onu “şâʿir-i hoş-gû” şeklinde nitelendirerek hem şairlik kudretini hem de sohbetindeki letafeti öne çıkarmıştır: "Şâʿir-i hoş-gû Cüdâyî ân ki boved / Sohbet-i pâkîze-eş kuvvet-i revân" (Solmaz, 2018, s. 133).
Benzer şekilde Gülşen-i Şu'arâ'nın mukaddimesinde yer alan aşağıdaki örnekte “hoş-gû”, bülbüller için mecaz yoluyla kullanılarak güzel söyleyiş ve etkileyici ses anlamını da içine alacak şekilde genişletilmiştir; “Cümlesinden bir gazel-i âşıkâne ile bir kaç matlaʿ-ı rindâne ki vird-i zebân-ı bülbülân-ı hoş-gû ve semenberân-ı dil-cû ve gül-ʿızârân-ı hoş-bûdur sebt olundı.” (Solmaz, 2018, s. 55).
Terim, yalnızca klasik dönem tezkirelerinde değil, XIX. yüzyılda kaleme alınan tezkirelerde de kullanılmaya devam etmiştir. Fâik Reşad'ın Eslâf'ında Heratlı Fa'iz'den söz edilirken “şâʿir-i hoş-gû” tamlaması tercih edilmiş; Sâlim Tezkiresi'nde ise “suhandân-ı hoş-gûyende” ifadesiyle söz söyleme sanatındaki ustalık daha da belirgin hâle getirilmiştir. “Birkaç eyyâmdan soñra şuʿarâ-yı Herâtdan (Fa'iz) tahallus eder bir şâʿir-i hoş-gû dahı sâye-fiken müsâferet oldukda…” (Aydemir & Özer, 2019, s. 113). “Mûmâ-ileyh nev-âyîn-dih bir suhandân-ı hoş-gûyendedir.” (Çiftçi, 2017, s. 201).
Latîfî'de 4, Gülşen-i Şuʿarâ’da 2, Fâik Reşâd’ın Eslâf’ında 1, Fatîn Tezkiresi’nde 1, Kâfile-i Şuʿarâ’da 3 ve Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi’nin, Tezkiretü’ş-şuarâ’sında 3 kere geçmektedir.
Örnek 1:
Meydân-ı nazmuñ pehlevân-ı hoş-gûyı ve eşʿâr-ı âbdâr-ı revân-bahş ile şuʿarâ-yı vilâyet-i Rûmuñ yüzi ṣuyıdur (Canım, 2018, s. 501-502).
Örnek 2:
Cümlesinden bir gazel-i âşıkâne ile bir kaç matlaʿ-ı rindâne ki vird-i zebân-ı bülbülân-ı hoş-gû ve semenberân-ı dil-cû ve gül-ʿızârân-ı hoş-bûdur sebt olundı (Solmaz, 2018, s. 55).
Örnek 3:
Birkaç eyyâmdan soñra şu‘arâ-yı Herâtdan (Fa’iz) tahallus eder bir şâ‘ir-i hoş-gû dahı sâye-fiken müsâferet oldukda (Aydemir-Özer, 2019, s. 113).
Örnek 4:
Mûmâ-ileyh nev-âyîn-dih bir suhandân-ı hoş-gûyendedir (Çiftçi, 2017, s. 201).
Örnek 5:
Her suzan-sazı koyup bülbül-i hoş-gû yerine
Varak-ı tercemesin gülşene tanzir etdik (İnce, 2018, s. 135).
Ayverdi, İ. (2010). Asırlar Boyu Tarihi Seyri İçinde Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul: Kubbealtı.
Aydemir, E., & Özer, F. (hzl.) (2019). Faik Reşâd -Eslâf. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html
Canım, R. (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html
İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H., &Çakır, M. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html
Şemseddin Sâmî. (2012). Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lûgat Kâmûs-ı Türkî. (Hzl. Raşit Gündoğdu, Niyazi Adıgüzel, Ebul Faruk Önal). İdeal Kültür Yayıncılık.
Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdı̂ ve Gülşen-ı̇ Şuʿarâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html