HİKMETPEYÂM (ḤİKMET-PEYĀM)

hikmet-peyâm


* “Hikmet taşıyan, hikmeti haber veren, hikmetli sözler söyleyen” şairleri nitelemek için kullanılan bir terim.



Sözlük Anlamı

Hikmet; hâkimlik, sebep (Devellioğlu, 2013, s. 423), hikem, hakikat ve ahlâka dair kısa ve özlü söz, mesel (Sâmî, 2009, s. 436) anlamlarına gelen Arapça bir kelimedir. Peyâm ise Farsça olup “haber, mesaj, başkasından alınan bilgi” (Devellioğlu, 2013, s. 1010; Tulum, 2023, C. 1, s. 194), “diğer taraftan gelen malumat” (Sâmî, 2009, s. 287) anlamlarında kullanılmaktadır. Bu iki kelimenin birleşmesinden oluşan hikmet-peyâm, sözlük anlamı itibarıyla “hikmet haberi veren”, “hikmet mesajı taşıyan”, “hikmet yayan” anlamlarına gelmektedir (Kaplan, 2018, s. 480).




Terim Anlamı

Hikmet-peyâm, tezkirelerde şairleri nitelemek amacıyla kullanılan birleşik bir sıfattır. Terim, şiirlerinde hikmet, hakikat ve ahlâkî öğütlere yer veren; sözleriyle okuyucuya derin anlamlar ve ibret verici mesajlar ulaştıran şairleri karşılamaktadır.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Tezkireler içerisinde hikmet-peyâm terimine yalnızca Latîfî Tezkiresi'nde rastlanmaktadır. Terim, müellifin mukaddimeden sonra yer verdiği “Der beyân-ı fazîlet-i kelâm-ı mevzûn ve meziyyet-i şu'arâ-i hikmet-peyâm-ı sihr-nümûn” başlığında kullanılmıştır (Canım, 2018, s. 439). Bu başlıkta vezinli sözün fazileti ile sözleri sihir derecesinde tesirli olan ve hikmeti insanlara ulaştıran şairlerin üstünlükleri ele alınmaktadır.

Burada hikmet-peyâm, şairlerin temel vasıflarından biri olarak öne çıkarılmıştır. Terim, şiirin yalnızca estetik bir faaliyet olmadığını; aynı zamanda hakikat, ahlâk ve irfanı aktaran bir vasıta olduğunu vurgulamaktadır. Nitekim “sihr-nümûn” terkibiyle birlikte kullanılması, hikmetin okuyucu üzerindeki güçlü ve etkileyici tesirine dikkat çekmektedir. Böylece Latîfî, ideal şair tipini hikmeti haber veren, sözleriyle muhatabını etkileyen ve ona hakikati ulaştıran bir şahsiyet olarak tanımlamaktadır. Kaplan'ın da belirttiği üzere burada şairler, “hikmetin habercisi” olarak nitelendirilmekte; onların şiirleri ise sihir derecesinde tesirli hikmetli sözler olarak değerlendirilmektedir (Kaplan, 2018, s. 480).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Tezkireler arasında bu terime yalnızca Latîfî Tezkiresi'nde 1 kez rastlanmıştır.




Örnekler

Örnek 1: 

Der beyân-ı fazilet-i kelâm-ı mevzûn ve meziyyet-i şu‘arâ-i hikmet-peyâm-ı sihr-nümûn (Canım, 2018, s. 439).




Kaynaklar

Canım, R. (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html     

Devellioğlu, F. (2013). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat.  Ankara: Aydın Kitabevi.

Kaplan, F. (2018). Latîfî Tezkiresi'nde Edebî Eleştiri Terimleri ve Edebiyat Eleştisi, Muğla: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi.

Şemseddin Sâmî. (2012). Kâmûs-ı Türkî. (haz. Raşit Gündoğdu, Niyazi Adıgüzel, Ebul Faruk Önal). İdeal Kültür Yayıncılık. 

Tulum, M. (2023). Arapça ve Farsça’dan Osmanlı Türkçesi’ne Alıntılar Sözlüğü II. Ketebe Yayınları.




Yazım Tarihi:
07/08/2026
logo-img