EMLAH (EMLAḤ)

ene emlah, emlah-ı üdebâ


* En güzel, pek güzel ve son derece güzel anlamında kullanılan kelime.



Sözlük Anlamı

Arapça m-l-h kökünden türeyen emlaha fiili, “güzel bir söz söylemek ve yemeğe fazla tuz koymak” (İbn Manzûr, 1414, 15. cilt, s. 602); bu kökten türetilen ve sıfat olarak kullanılan emlah, "koyunun tüylerinin karışık olması" (İbn Manzûr, 1414, 15. cilt, s. 602); isim olarak "tuzlar" anlamını ihtiva etmektedir (İbn Manzûr, 1414, 15. cilt, s. 599). Arapça aynı kökten gelen melih kelimesinden türetilen ve sıfat olarak kullanılan emlah ise "hüsn, güzellik" (İbn Manzûr, 1414, 15. cilt, s. 601-602); "daha, en, pek melih" (Muallim Nâcî, 1322, s. 51); "çok güzel, pek sevimli" (Parlatır, 2014, s. 400); "en melahatli, son derece güzel" (Devellioğlu, 2015, s. 248) anlamlarına gelmektedir. Ayrıca emlahu'l-Arab ifadesi ile Hz. Muhammed kastedilmektedir (Muallim Nâcî, 1322, s. 51).




Terim Anlamı

Birinin çok güzel olduğunu vurgulamak için kullanılmıştır.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Kelime tezkirelerde en güzel, pek güzel anlamında bir kişiyi nitelemek için (özellikle Hz. Muhammed'i) sıfat olarak kullanılmıştır. Kelimeyi ilk kez Ahdî Gülşen-i Şuʿarâ’sında kullanmıştır. Ahdî, Hz. Muhammed'in tatlı dilli ve gül bahçesinin en güzel bülbülü olduğunu (Solmaz, 2018, s. 35); Kınalızade Hasan Çelebi, Peygamber Efendimiz'in yüce bir makamının bulunduğunu ve her türlü güzelliğin nurunun o olduğunu (Sungurhan, 2017, s. 74) belirtirken ilgili kelimeyi kullanmıştır. Kelimenin geçtiği örneklerin tezkirelerde tekrarlandığı görülmektedir. Safâyî'de kullanılan örnekler (Üzer Altuner, 1989, s. 141, 147) Safvet'in Nuhbetü’l-Âsâr Min Ferâidi’l-Eş’âr'ında tekrarlanmıştır (Güzel, 2012, s. 163, 175-176). Bu örneklerde Hz. Muhammed'i nitelemek için "Ben Arapların en güzeliyim." anlamında kullanılan hadis-i şerife lafzen iktibas yapılmıştır. Terimin son kullanıldığı örnek ise Ali Emîrî'nin Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid'inde yer almaktadır (Kadıoğlu, 2018, s. 19). Ali Emîrî, tezkirenin fihristinde Ahmed Hicâzî Efendi'yi tanıtırken onun ediplerin en güzeli olduğunu vurgulamıştır. 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Kelime Ahdî'nin Gülşen-i Şuʿarâ’sında 1; Kınalızâde Hasan Çelebi'nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ'sında 1; Safâyî'de 2; Kemiksiz-zâde Safvet Mustafa'nın Nuhbetü’l-Âsâr Min Ferâidi’l-Eş’âr'ında 2; Ali Emîrî'nin Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid'inde 1 defa kullanılmıştır. 




Örnekler

Örnek 1:

... zebân-ı hâli fasâhat-beyân ile tûtî-i şekeristân-ı ene efsah ve lisân-ı makâli ʿuzûbet-i zebân ile bülbül-i gülistân ene emlah ve selâset-nâme-i kelâm-ı vemâ yentıku ʿanil hevâ … (Solmaz, 2018, s. 35)

Örnek 2:

Pes salât-ı salavât u nücebât-ı tahiyyât ol sultân-ı Rüsül-i hâdîü’s-sübül imâmü’l-hüdâ şefî’ü’l-verâ efsahu men nataka bi’d-dât ve emlahu men revti ‘aynu mekârime külle sâd nevr-i hadîka-i âferîniş nûr-i dîde-i ‘akl u bîniş reh-nümâ-yı kâfile-sâlâr-ı enbiyâ… (Sungurhan, 2017, s. 74) 

Örnek 3:

Ahmed-i mürsel-i mabbûb-ı Hudâ

Ki odur bî-bedel bî-hemtâ

Yogidi ana melâhatde ‘adîl

"Ene emlah" oldı delîl" (Üzer Altuner, 1989, s. 141).

Örnek 4:

Burâk engîz nüh meydân-ı eflâk

Tezelzül-efgen-i tahte's-serâdür

O genc-i ser-be-mihr-i beyt-i ma‘mûr

O dürr-i kırta-ı ümmü'l-kurâdur

Kelâmı sükker-âmîz-i ene emlah

Zebânı tûtî-i vahy-âzmâdur  (Üzer Altuner, 1989, s. 147).

Örnek 5:

Emlah-ı üdebâ ve ezraf-ı şuʻarâ üstâd-ı mûsikî Ahmed Hicâzî Efendi (Kadıoğlu, 2018, s. 19).




Kaynaklar

Devellioğlu, F. (2015). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları, 31. Baskı.

Güzel, B. (2012). Kemiksiz-zâde Safvet Mustafa ve “Nuhbetü’l-Âsâr Min Ferâidi’l-Eş’âr” İsimli Şair Tezkiresi. Ankara: Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Yüksek Lisans Tezi.

İbn Manzûr, Ebü’l-Fazl Cemâlüddîn Muhammed. (1414). Lisânü’l-‘Arab. Beyrût: Dâru Sâdır. 15. Cilt.

Kadıoğlu, İ. (2018). Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html 

Muallim Nâcî. (1322). Lugat-ı Nâcî, İstanbul: Asır Matbaası.

Parlatır, İ. (2014). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi, 7. Baskı.

Râgıb el-İsfahânî. (1412). el-Müfredât fî Garîbi’l-Kurʾân. Dımaşk-Beyrût: Dâru'l-Kalem, Dâru'ş-Şâmiyye.

Solmaz, S. (2018). Ahdî ve Gülşen-i Şuʿarâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html 

Sungurhan, A. (2017). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html 

Üzer Altuner, N. (1989). Safâî ve Tezkiresi İnceleme-Tenkitli Metin-İndeks. Doktora Tezi. İstanbul. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi.




Yazım Tarihi:
25/10/2024
logo-img