FEZÂİLPERVER (FEŻĀʾİL-PERVER)

feżāyil-perver, fażāʾil-perver, edîb-i fezâ’il-perver


* Arapça “fazîlet” kelimesinin çoğul şekli olan “fezâ’il” (faziletler) ile sonuna geldiği kelimelerle bileşik sıfat oluşturan Farsça “perver” (besleyen, yetiştiren, koruyan) kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan “üstün ahlak, ilim ve meziyet sahibi olan” anlamlarında kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Arapça “fazl” kökünden türeyen ve “fazîlet” kelimesinin çoğulu olan “fezâ’il”; “iyi ve güzel vasıflar, erdemler, üstünlükler, mükemmellikler” anlamına gelir (Çağbayır, 2007, s. 1553; Devellioğlu, 1999, s. 253; Kandemir, 1995, s. 529; Mutçalı, 1995, s. 665; Parlatır, 2006, s. 443; Staingass, 2005, s. 930;). Kelime ayrıca “Fezâ’il-i Kur’an”, “Fezâ’il-i Mekke”, “Fezâ’il-i Ashab” örneklerinde olduğu gibi amellerin, şahısların, milletlerin ve şehirlerin benzerlerinden üstünlüğünü anlatmak için yazılmış eser türünü ifade etmek için kullanılan bir terim olarak karşımıza çıkar (Kandemir, 19995, s.529). Farsça bir kelime olan “perver” ise eklendiği kelimeye “besleyen, büyüten, yetiştiren, eğiten, terbiye eden, koruyan, seven” (Devellioğlu, 1999, s. 862; Kanar, 2011, s.341; Sâmi, 1989, s. 23; Yeğin, 1992; s. 562; Steingass, 2005,  s.245) anlamları katarak birleşik kelimeler yapan bir sıfattır. Bu iki kelimenin bir araya gelmesi ile oluşan, eserlerde “fezâ’il-perver” ve “fezâyil-perver” şekliyle iki farklı yazımıyla karşımıza çıkan tabirin kalıplaşmış hâline sözlüklerde rastlanılmamıştır. Buna mukabil “perver” sıfatının “üstün erdem sahibi olmak” anlamıyla “fazîlet-perver” şekliyle kalıplaşmış hâli bazı sözlüklerde mevcuttur (Redhouse, 2011, 362; Parlatır, 2006, s. 444).




Terim Anlamı

Üstün ahlak ve erdemleri bünyesinde barından anlamına gelen “fezâ’il-perver” tezkirelerde bu anlamının yanında daha çok her türlü ilme vakıf olan kişileri ve bilhassa “edîb” (terbiyeli, edebli; edebî nesir yazarı) kelimesiyle tamlama oluşturarak bu ilim ve faziletleri geliştirip yaymayı sağlayan yazar ve öğreticileri karşılamak amacıyla kullanılmış bir ifadedir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

“Fezâ’il-perver” tabirini 17. yüzyıl tezkire yazarlarından Riyâzî ve Rızâ, 18. yüzyıl tezkirecilerinden ise Sâlim kullanmıştır. Üç tezkire yazarı da ibareyi; başka kelimelerle tamlama oluşturacak şekilde ve genel olarak döneminin üstün fazilet sahibi kişilerini nitelemek amacıyla kullanmayı tercih etmiştir. Tezkire yazarlarının “fezâ’il/fazâ’il/fezâyil” kelimesiyle ele alınan şahsın sadece ahlakça olan üstün vasıflarını kastetmediği, söz konusu şahsın ilim ve edebiyat sahasındaki üstünlüklerine de vurgu yapmak istedikleri anlaşılmaktadır. Bu terimin tezkirelerdeki kullanımına bakıldığında  “fezâ’il-perver” tabirine Riyâzî’nin Riyâzü’ş-Şuarâ’sının “Aziz Efendi” ve “Mehemmed Efendi” maddelerinde tesadüf etmekteyiz. Her iki madde de terim “edîb” kelimesiyle tamlama oluşturacak şekilde kullanılmıştır. Riyâzî’nin “edîb-i fezâyil-i perver” tamlamasını Sultan III. Murad’ın bir dönem hocalığını yapmış ve yukarıda adı geçen şahısların babası olan Hoca Sadeddin Efendi’nin üstün fazilet ve ilim sahibi bir nesir yazarı ve hoca oluşunu vurgulamak amacıyla kullanmış olduğu anlaşılmaktadır (Örnek 3).  Rıza Tezkiresi’nin “Sa’ade’d-dîn” ve “Mehmed” maddelerinde terimin yine Riyâzî Tezkiresi’nde olduğu gibi Hoca Saddeddin’in yukarıda zikredilen vasıflarını vurgulamak amacıyla “edîb-i fâza’il-perver” şeklinde kullanıldığı görülmektedir (Örnek 2). Mirzazâde Mehmed Sâlim Tezkiretü’ş-Şuarâ’sının “Râşid” maddesinde terimi, “mahdûm” ve “bî-hem-tâ” kelimeleriyle tamlamalı olarak  “mahdûm-ı fezâ’il-perver-i bî-hem-tâ” şeklinde kullanılarak Râşid’in ahlak, ilim ve şairlikteki üstün erdemleriyle tanınan, saygıdeğer, eşi ve benzeri olmayan kâmil bir zat olduğunu ifade etmiştir (Örnek 1). Sâlim ayrıca tezkiresinin “Rüşdî-i Sahhaf” maddesinde “perver” kelimesinin çoğul hâli olan “perverân” kullanımını tercih ederek Rüşdî gibi çağının fazilet sahibi kişilerine  kıymet veren şeriatın önde gelen âlimler zümresini “sadrü’ş-şerî’a-i fezâ’il-perverân-ı devrân olan ‘ulemâ” ifadesiyle betimlemiştir (Örnek 4). Sonuç olarak fezâ’il-perver teriminin tezkirelerde kişinin üstün ahlaki değerlerine işaret etmenin yanı sıra üstün ilim sahibi olmayı, bu ilim ve faziletleri geliştirip yaymayı ve fazilet kavramının sınırları içerisinde olan her türlü hususta üstün dereceye sahip olmayı ifade etmek amacıyla tasarruf edildiği görülmektedir.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

“Fezâ’il-perver” ibaresine ilk defa 17. yüzyılda kaleme alınan Riyâzî Tezkiresi’nde tesadüf edilmiştir. Riyâzî, “fezâ’il-perver” ifadesinden 3 farklı yerde istifade etmiştir. İbarenin 17. yüzyılda yazılan Rızâ Tezkiresi’nde 2 ve 18. yüzyıl tezkirelerinden Sâlim Tezkiresi’nde 2 yerde kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca Sâlim ve Rıza’nın tezkirelerinin 1 yerinde “perver” sıfatını “fezâ’il” kelimesinin tekili ile birleşik kelime oluşturarak “fâzilet-perver”  şeklinde kullandığı görülmüştür.




Örnekler

Örnek 1:

Evsâf-ı celîlesinde ıtrâ olunmaga şâyeste vü sezâ bir mahdûm-ı fezâ’il-perver-i bî-hem-tâdır (İnce, 2018, s. 196).

Örnek 2: 

Sultân Murâd-ı sâlisün edîb-i fazâ’il-perveri olan Sa’de’d-dîn Efendi’nün ferzend-i mih-teridür (Zavotçu, 2017, s. 192).

Örnek 3:

Sultân Murâd-ı sâlisün edîb-i fezâyil-perveri olan Sa’dü’d-dîn Efendi’nün ferzend-i hüner-veridür (Açıkgöz, 2017, s.229).

Örnek 4: 

Muzmerât-ı derûnlarına âgâh bir zât-ı mahzen-i râz nice mevâhib-i ledünniye-i e’âlîye mazhar olup sadrü’ş-şerî’a-i fezâ’il-perverân-ı devrân olan ‘ulemâ ve tâcü’l-mesâdir-i kerem ü ihsân olan vüzerâ vü vükelâ zât-ı ‘âlî-cenâb-ı bedâyi’-nisâbına ikrâm u i’zâz ederlerdi (İnce, 2018, s. 218).




Kaynaklar

Açıkgöz, N. (hzl.)  (2017). Riyâzî Muhammed Efendi Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html

Çağbayır, Yaşar (2007). Orhun Yazıtlarından Günümüze Türkiye Türkçesinin Söz Varlığı Ötüken Türkçe Sözlük. C.2. İstanbul: Ötüken Yayınları.

Devellioğlu, F. (1999). Osmanlıca-Türkçe ansiklopedik lügat. Ankara: Aydın Kitabevi. 

İnce, A. (2018).  Mîrzâ-Zâde Mehmed Sâlim Efendi Tezkiretü’ş-Şu‘arâ (inceleme-metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html 

Kanar, M. (2011). Farsça Dilbilgisi Konuşma, Çeviri Tekniği Farsça-Türkçe/Türkçe Farsça Sözlük. İstanbul: Say Yayınları.

Kandemir, M. Y. (1995). “Fezâ’il”. İslâm Ansiklopedisi. (c. 12, s. 529-531). İstanbul: Türk Diyanet Vakfı Yayınları.

Mutçalı, S. (1995). Arapça-Türkçe Sözlük. İstanbul: Dağarcık Yayınları.

Parlatır, İ. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi.

Redhouse, S.J. (2011). Redhouse Sözlüğü Türkçe/Osmanlıca-İngilizce. İstanbul: Sev Matbaacılık ve Yayıncılık.

Sâmi, Ş. (1989). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Enderun Kitabevi.

Steingass, F. (2005).  A Comprehensive Persian-English Dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları

Yeğin, A. (1992). İslamî-İlmî-Edebî-Felsefî Yeni Lûgat. İstanbul: Hizmet Vakfı Yayınları.

Zavotçu, G. (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html 




Yazım Tarihi:
09/10/2024
logo-img