pâk-güftâr, pâk güftâr, güftâr-ı pâk
* Sözlüklerde, temiz, saf ve halis gibi anlamlara gelen “pâk” kelimesi ile "söz" anlamına gelen “güftâr” kelimesinin birlikteliğinden oluşan, tezkirelerde birleşik sıfat şekliyle temiz, güzel ve düzgün sözlü; sıfat tamlaması hâliyle de temiz, güzel ve düzgün söz anlamlarında kullanılan terim.
Farsça “pâk” ve “güftâr” kelimelerinin bir araya getirilmesi yoluyla elde edilen terim, tezkirelerde hem birleşik sıfat (pâk-güftâr) hem de sıfat tamlaması (Türkçe kurallarla “pâk güftâr”, Farsça kurallarla “güftârı pâk”) olarak kullanılmıştır. Sözlüklerde “pâk” kelimesinin anlamı temiz, saf, safvet, halis, lekesiz, ayıp ve noksandan berî, gıll u gıştan müberrâ, mübârek, mukaddes, azîz, hilesiz, tâhir, mutahhar, arı, bî-gaşş, mecmu, tamâm, tamâm cümle, tamâm u kâmil cümle (Muallim Nâcî, 1308, s. 185; Şemseddin Sâmî, 1901, s. 1901; Ahmed Vefik, 1306, s. 985; Mehmed Salahî, 1322, s. 292; Hüseyin Remzî, 1305, s. 201; İbrahim Cûdî, 1332, s. 215; Mütercim Âsım, 2009, s. 575) şeklinde geçmektedir. “Güftâr” ise “söz, lakırdı, kelâm (Şemseddin Sâmî, 1901, s. 1171; Ahmed Vefik, 1305: s. 1312; İbrahim Cûdî, 1332, s. 768; Ali Nazîmâ ve Faik Reşad, 2009, s. 111) anlamında verilmiştir. “Pâk-güftâr”, Lugatnâme-i Dihhudâ'da sıfat-ı mürekkep olarak alınmış ve anlamı için de “temiz sözlü” açıklaması yapılmıştır (https://vajehyab.com). Söz konusu kelimeler “pâk güftâr” veya “güftâr-ı pâk” şeklinde sıfat tamlaması olarak kullanıldığında ise temiz, güzel ve düzgün söz anlamını verir.
Temiz, etkili ve güzel sözler veya güzel sözlü veya güzel söz söyleyen şairler için kullanılan terim.
Geçtiği tezkirelerde “pâk-güftâr” şeklinde birleşik sıfat olarak şairlerin temiz, güzel ve düzgün sözler söyleyen kimseler olduğunu ifade etmek için kullanılmıştır. Ahdî’nin Gülşen-i Şuarâ’sında bir yerde Türkçe kurallarla “pâk güftâr” (Solmaz, 2018, s. 171), bir yerde ise Farsça kurallarla “güftâr-ı pâk” (Solmaz, 2018, s. 144) şeklinde sıfat tamlaması olarak karşılaşılan terimin, Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi’nin Tezkiretü’ş-şuarâ’sında (İnce, 2018, s. 240, 251, 325, 462, 466) Hâtimetü’l-Eş'âr'da (Çiftçi, 2017, s. 410) “pâk-güftâr” şeklinde birleşik sıfat olarak şairleri nitelemek için kullanıldığı görülmektedir.
Terim birleşik sıfat (pâk-güftâr) olarak Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi'nin Tezkiretü’ş-şuarâ'sında 4, Fatîn Davud'un Fatîn Tezkiresi 'nde(Hâtimetü’l-Eşâr) 1 kez geçmektedir. Bunun yanı sıra Türkçe kurallara göre sıfat tamlaması (pâk güftâr) şeklinde Ahdî'nin Gülşen-i Şuʿarâ'sında ve Sâlim Efendi'nin Tezkiretü’ş-şuarâ'sında 1'er defa, Farsça kurallara göre sıfat tamlaması (güftâr-ı pâk) şeklinde ise Ahdî'nin Gülşen-i Şuʿarâ'sında 1 kere kullanılmıştır.
Örnek 1:
Mûmâileyh cevdet-i hatt ile şöhret-şiâr bir şâir-i pâk-güftâr olup Sâlim Efendi Tezkiresi’nde bazı âsârı mestûr u mukayyeddir (Çiftçi, 2017, s. 410).
Örnek 2:
Nâzik-sohbet pür-ma’rifet hakîkat-dânâ tasavvuf-âşinâ yâd-dâştı vâfir her meclis-i ma’ârifde hâzır pâk-güftâr bir merd-i celîlü’l-âsârdır (İnce, 2018, s. 240). Fārisī ve Türkī eşʿāra pür-iḳtidār bir şāʿir-i pāk-güftārdır (İnce, 2018, s. 325).
Örnek 3:
Ḥadd-ı zātında ḫōş-ṣoḥbet ü ḫūb-sīret pākize-ṭıynet ve pāk güftār ile meclis-ārā ve ṭarz-ı muʿammāda ʿuḳde-küşā ve ġazeliyyātı bī-misl ü bī-hemtā ve pesend-i şuʿarā-yı ṣāḥib-edādur (Solmaz, 2018, s. 171).
Örnek 4:
Cümle-i eşʿâr-ı sûznâkinden ve güftâr-ı pâkinden bir gazel-i pür-mesel ve baʿzı ebyât sebt oldı (Solmaz, 2018, s. 144).
Örnek 5:
[…] ve elsine-i selâsede pâk güftâre kâdir vefâdâr şâ'ir-i şikest-nüvîs ü hoş-tab'-ı nükte-dân ‘afîf ü zarîf-i pür-’irfândır (İnce, 2018, s. 462).
Ahmed Vefik Paşa. (1306). Lehçe-i Osmânî. https://www.osmanlicasozlukler.com/lehceiosmani/tafsil-448943-gv9.html
Ali Nazîmâ ve Faik Reşad. (2009). Mükemmel Osmanlı Lügatı. İstanbul: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Çiftçi, Ö. (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html
Dihhudâ. Lugatnâme-i Dihhudâ. https://vajehyab.com
Hüseyin Remzî. (1305). Lugat-ı Remzî. https://www.osmanlicasozlukler.com/lugatiremzi/tafsil-114461-ry9.html
İbrahim Cûdî Efendi. (1332). Lugat-ı Cûdî. https://www.osmanlicasozlukler.com/cudi/tafsil-361149-z19.html
İnce, A.(2018). Tezkiretü’ş-şuarâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
Mehmed Salahî. (1322). Kâmûs-ı Osmânî. https://www.osmanlicasozlukler.com/kamusiosmani/tafsil-28867-m91.html
Muallim Nâcî. (1308). Lugat-ı Nâcî. https://naci.cagdassozluk.com/osmanlica-turkce-sozluk-madde-3480.html
Mütercim Âsım Efendi. (2009). Burhân-ı Katı. İstanbul: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Solmaz, S. (2018). Gülşen-i Şuʿarâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html
Şemseddin Sâmî. (1901). Kâmûs-ı Türkî. https://www.osmanlicasozlukler.com/kamusiturki/tafsil-166889-kd7.html