ressâm-ı aklâm-ı bedî’ü’t-tasvîr, san’at-ı ressâm, ressâm-ı suver-i hâl-i erbâb-ı makâl, ressâm-ı naẓm-ı âbdâr
* Sözlüklerde "resim sanatıyla uğraşan kimse" manasıyla yer alan ve tezkirelerde "tasvirde ve hayalde yetenekli şair/yazar" anlamıyla kullanılan terim.
"Ressâm" kelimesi, Arapça isim olup Kamus-ı Türkî’de “resim yapan, resim ve tasvîr yapmak san‘atını bilen ve icrâ eden adam, musavvir” (Şemseddin Sâmî, 2009, s. 662), Lugat-ı Nâcî’de (Muallim Nâcî, 1308, s. 436), Mükemmel Osmanlı Lugatı’nda “resim yapan san‘atkâr” (Ali Nâzimâ ve Reşâd, 1319, s. 400) ve Lugat-i Remzî’de “resmedici, resimci” (Doktor Hüseyin Remzi, 1305, cilt 1, s. 558) olarak tarif edilmektedir.
“Ressâm” kelimesi, tezkirelerde daha çok resim sanatıyla uğraşan sanatkâr anlamında kullanılmakla birlikte tasvir ve hayal bakımından güçlü olan şair ve yazarları nitelemek için terim olarak da kullanılmaktadır.
Latîfî, Saffî mahlaslı şairin aynı zamanda Mânî ve Erjeng kadar yetenekli bir nakkaş olduğunu söyler ancak onun şiir nakkaşlığında ve zarif sözlerin ressamlığında iyi olmadığını belirtir. Saffî’nin şiir elbisesi hayal nakışlarından uzaktır ve zarif manalı nüktelerin ilgisinden bağımsızdır (Örnek 1). Böylece Latîfî, ressâm ifadesini “tasvirde ve hayalde yetenekli şair” manasında kullanarak terimleştirir. Kınalızâde Hasan Çelebi, Hilmî’nin tasvir sanatında başarılı olduğunu ressâm terimiyle dile getirir (Örnek 2). Müellif, kendisinin amcaoğlu olan şair Vasfî’yi anlatırken ise bizzat kendisini vaka sayfalarının nakkaşı ve söz erbabının hâllerine ait suretlerin ressamı olarak tarif eder. Böylece şairlerin hayat hikâyelerini ve suretlerini yazıyla resmettiğini anlatmak ister (Örnek 3). Nigârî’yi de resimle uğraşması dolayısıyla ressâm olarak anar (Sungurhan, 2017, s. 864). Safâyî Tezkiresi’ne göre Fasîhî, döneminin eşsiz ressamlarından biri olması dolayısıyla şiirde de bu yeteneğini göstermektedir. Bundan dolayı onun kaleminin siyah renkli yazısı adeta sihirbazdır (Örnek 4). Başka bir biyografide müellif, Mustafa isimli şairin Resîm mahlasını seçmesini onun ressam olmasıyla ilişkilendirir (Çapan, 2005, s. 240). Fasîh mahlaslı şair ise ressamlıkta Mânî’nin ve Çin nakkaşlarının düzeyinde olmakla birlikte bu yeteneğini şiirlerinde de göstermiştir. Onun kaleminin belagat tarzı kasırların süsüdür ve beğenilen (şiir) nakışlarının manası benzersizdir (Örnek 5). Şairliği ve tezkireciliği yanında ressam da olan Sâdıkî, ressâm ifadesini daima “resim sanatıyla uğraşan kişi” manasıyla kullanmıştır. Onun verdiği bilgilere göre Şah İsmâîl-i Sânî (Kuşoğlu, 2012, s. 507), Muhammet Beg Halîfetü’l-Hülefâyî (Kuşoğlu, 2012, s. 559), Mîr Seyyid Alî Musavvir (Kuşoğlu, 2012, s. 584), Hâce Abdü’l-azîz Nakkâş (Kuşoğlu, 2012, s. 778), Mevlânâ Şâh Mahmûd (Kuşoğlu, 2012, s. 786) ve Mevlânâ Beyânî (Kuşoğlu, 2012, s. 793) ressamlıkla uğraşan şairlerdendir. Esad Mehmet Efendi İhyâ mahlaslı şairin tabiatı araştırmaya meraklı olduğunu, onun tabiat fenninde araştırma ve inceleme tablolarının ressamı olduğunu söyleyer (Oğraş, 2018, s. 35). Fâik Reşad, Başhâce İshak Efendi’nin Kavâ‘id-i Ressâmiye adlı bir eser telif ettiğini bildirir (Aydemir ve Özer, 2019, s. 226). Fatin, Şeyhülislam Osman Sâhib Efendi’nin ressamlıkla uğraştığını haber verir (Çiftçi, 2017, s. 224).
Yukarıda verilen açıklamadan da anlaşılacağı üzere “ressâm” kelimesi tezkireciler tarafından resim sanatıyla uğraşan sanatkâr anlamında kullanıldığı gibi şair ve yazarların tasvir ve hayal bakımından nasıl olduklarını anlatmak için terim olarak da kullanılmaktadır.
Tezkireciler, “ressâm” kelimesini çoğunlukla “resim yapan, resim sanatıyla uğraşan kişi” manasıyla kullanmışlardır. Söz konusu kelimeyi Latîfî 1, Kınalızâde Hasan Çelebi ve Safâyî ise 2'şer kez “tasvirde ve hayalde yetenekli şair/yazar” manasıyla terim olarak kullanmıştır.
Örnek 1:
Ammâ nakş-bend-i eş ‘âr ve ressâm-ı nazm-ı âbdâr değül idi. Dîbâ-yı şi‘ri nakş-ı hayâlden sâf u sâde ve kayd-ı ‘alâyık-ı nükâtdan âzâde ve küşâde idi (Canım, 2018, s. 331).
Örnek 2:
Ressâm-ı aklâm-ı bedî’ü’t-tasvîr sûret-i hâlin bu tezkireye resm ü tahrîr itdükde Üsküdar’da Mehemmed Paşa medresesinden ma’zûl idi (Sungurhan, 2017, s. 303).
Örnek 3:
Nakkâş-ı sahâ’if-i ahvâl ve ressâm-ı suver-i hâl-i erbâb-ı makâl olan râkımü’l-hurûfun ‘ammzâdesidür (Sungurhan, 2017, s. 901).
Örnek 4:
Cümle-i ma‘ârifinden gayri ressâmlıkda bî-nazîr-i rûzgâr olmagla rakam-ı siyeh-fâm-ı kalemi sihr-sâzdır. Âsârından Esmâ-i Bilâd nâm manzûm te’lîfi ve Bezm-i Küyûf nâm musavver risâlesi vardır. Tasvîrâtı dahi kendi kalemidir (Çapan, 2005, s. 497).
Örnek 5:
Cümle-i ma‘ârifinden ma‘adâ fenn-i ressâmlıkda mânend-i Mânî ve nakkâş-ı Çîn-i sânî olup nügâşte-i kilk-i bedi’ü’l-etvârı pîrâye-i kusûr ve ma‘ânî-i nukûş-ı dil-pezîri bî-nazîrdir (Çapan, 2005, s. 466).
Ali Nazîmâ ve Reşâd. (1319). Mükemmel Osmanlı Lugatı. Dersaâdet: Şirket-i Mürettibiye Matbaası.
Aydemir, E. ve F. Özer (hzl). (2019). Faik Reşad, Eslâf. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html.
Canım, R. (hzl). (2018). Latîfî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratu’n-Nuzamâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/60327,latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzamapdf.pdf?0.
Çapan, P. (hzl). (2005). Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l-Âsâr min Fevâ’idi’l-Eş’âr): İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.
Çiftçi, Ö. (hzl). (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eş’âr). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55976,fatin-tezkiresi-pdf.pdf?0.
Doktor Hüseyin Remzi. (1305). Lugat-i Remzî. İstanbul.
Kuşoğlu, M. O. (2012). Sâdıkî-i Kitabdâr’ın Mecma‘ü’l-Havâs Adlı Eseri. Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü.
Muallim Nâcî. (1308). Lugat-i Nâcî. İstanbul.
Oğraş, R. (hzl). (2018). Esad Mehmed Efendi, Bağçe-i Safâ-Endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59393,esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduzpdf.pdf?0.
Sungurhan, A. (hzl). (2017). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf?0.
Şemseddin Sâmî. (2009). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Kapı Yayınları.