pür-sehâ vü kerem
* Farsça “pür” kelimesi ile Arapça “sehâ” ve “kerem” kelimelerinin “ve” bağlacıyla bir araya gelmesiyle oluşan “maddî ve manevî tüm olumlu özellikleri bünyesinde barındırıp bu meziyetleri halkın faydası için cömertçe sarf eden” anlamında kullanılan terim.
Farsça bir sözcük olan “pür”; “dolu, çok, daha çok, fazla; sahip, malik; tekrar” anlamlarında kullanılan bir kelimedir (Ayverdi, 2010, s. 1007; Çağbayır, 2017, s. 4778; Devellioğlu, 1999, s. 869; Kanar, 2011, s. 368; Nazım, 2018, s. 168; Yeğin, 1992, s. 564; Sami, 1989, s. 350; Redhouse, 2011, s. 942; Remzi, 1305, s. 204; Steingass, 2005, s. 239). Çoğu kez Farsça usul ile yapılmış terkipler içerisinde yer alarak sıfat ya da zarf göreviyle “doluluk” ya da “çokluk” belirtir. Arapça bir isim olan “sehâ/sahâ’” ise sözlüklerde “cömertlik, el açıklığı, iyilikseverlik, civanmert olmak, yüreği büyük olmak” olarak tanımlanmaktadır (Ayverdi, 2010, s. 1076; Devellioğlu, 1999, s. 910; Kanar, 2011, s. 393; Nazım, 2018, s. 435; Yeğin, 1992, s. 616; Sami, 1989, s. 711; Redhouse, 2011, s. 973; Remzi, 1305, s. 653). Arapça bir isim olan ve “sehâ” kelimesi ile yakın anlamlara sahip olan “kerem” kelimesi “cömertlik, âli cenaplık, asalet, izzet, şeref; merhamet, lütuf, iyilik, ihsan, bağış” anlamlarına gelir (Ayverdi, 2010, s. 657; Devellioğlu, 1999, s. 509; Kanar, 2011, s. 252; Yeğin, 1992, s. 233; Sami, 1989, s. 1159; Redhouse, 2011, s. 640; Remzi, 1305, s. 201; Steingass, 2005, s. 1024). Anlamı pekiştirme ve söze ahenk katma fonksiyonu ile ön plana çıkan “vü” (u, ü; vu, vü) bilhassa edebi metinlerde “ve” anlamında kullanılan bir bağlaçtır. Atıf vavı olarak adlandırılan “vü” metinlerde eş, yakın, zıt vb. kelimeler arasına gelerek atıf terkipleri oluşturur. Bu kelimelerin bir araya gelmesiyle oluşan “pür-sehâ vü kerem” ibaresinin sözlüklerde kalıplaşmış hâline tesadüf edilmemiştir.
“Maddî ve manevî tüm olumlu özellikleri bünyesinde barındırıp bu meziyetleri halkın faydası için cömertçe sarf eden” kişileri nitelemek amacıyla kullanılan terim.
“Pür-sehâ vü kerem” tabirini 17. yüzyıl tezkire yazarlarından Rızâ ve 18. yüzyıl tezkirecilerinden Mucîb kullanmıştır. İbare Rıza tezkiresinde Osmanlı padişahlarından Sultan Bâyezîd, Kırım Hanlarından Bahadır Giray Han, Şeyhülislâm Ebû Said Mehmed Efendi ile hem Rıza hem Mucîb tezkiresinde Sahn-ı Semân medreselerinin tanınmış müderrisi Kâdirî’nin vasıflarını methetmede kullanılmıştır. İbarenin yer aldığı tezkire maddeleri incelendiğinde Rızâ ve Mucîb’in bu terimi sadece maddi anlamdaki bir cömertliği kastetmek amacıyla kullanmadığı sahip olduğu tüm iyi özellikleri çevresindekilerin yararına kullanmaktan, onlarla paylaşmaktan çekinmeyen bir insan tipini tasvir etmek için kullandığı anlaşılmaktadır. Yüksek mevkilere ulaşmış, varlık sahibi olduğu bilinen bu kişilerin tezkirelerde şairlik yeteneklerinin yanı sıra ilim, irfan, fazilet, ahlak sahibi ve yardımsever şahıslar oldukları da vurgulanmıştır. Nitekim Rıza, Kırım Han’ı olan Rezmî mahlaslı şairi; irfan ehline hizmeti meslek edinmiş, cömertlikle dolu kutlu varlığını kemal süsleriyle bezemiş, zühd ve takva sahibi, ruha ferahlık veren güzel şiirleri olan bir zat olarak şöyle vasıflandırmıştır: Bir şehzâde-i civân-baht-ı pür-sehâ vü kerem ve bir dürr-i sadef-i eltâf ü himemdür ki ehl-i ‘irfâna pîşesi ve Kûh-ı Elbürz-i kemâle destindeki kalem-i cedîdü’l-minkâr tîşesidür. Vücûd-ı şerîf-i pür-cûdı hilye-i kemâl ile ârâste ve kabâ-yı vedâ’ vü takvâ birle pîrâstedür. Hûb eş’ârı ve mergûb güftârı olup bu eş’âr-ı dil-pezîr ol zât-ı sütûde-şerîfün enfâs-ı dürer-bârlarından bedîdar olmışdur idi.” (Altun, 1997, s. 118). Diğer maddelerde de benzer kullanımlar mevcuttur (bk.: Örnek 1, 2, 4). Latîfî (s. 296, 424), Râmiz (s. 39), Kınalızâde Hasan tezkireleri (s. 379, 539) ile Gelibolulu Âlî’nin Künhü’l-Ahbâr’ında (s. 40) vb. pek çok kaynakta ibarenin “pür” kelimesi olmadan “sehâ vü kerem” şeklinde kullanılan örnekleri mevcutsa da tam olarak “pür-sehâ vü kerem” ile aynı anlamı taşımamaktadır.
“Pür-sehâ vü kerem” ibaresine, 17. yüzyıl tezkirelerinden Tezkire-i Rızâ’da dört, 18. yüzyıl tezkirelerinden Tezkire-i Mucîb’de bir kere olmak üzere toplamda 5 yerde tesadüf edilmiştir. Ancak yapılan incelemeler sonucunda, Rıza tezkiresindeki Kâdirî maddesi ile Mucîb tezkiresindeki Kâdirî maddesinin neredeyse bire bir aynı olduğu tespit edilmiştir. Tezkirelerin yazılış tarihi göz önünde bulundurulduğunda Mucîb’in bu ifadeyi Rıza tezkiresinden doğrudan alarak kullandığını söylemek mümkündür. Bu durumda ibare tezkirelerde 5 kez yer alsa da aslında toplamda 4 şairin vasıflarını betimlemek için kullanılmıştır.
Örnek 1:
Bahtzâde ‘Abdü’l-kâdir Çelebi’dir. ‘İlm ü fazl ile yegâne ve şi’r ü inşâ ile müsellem-i zamâne olup sohbet-i rûh-efzâsı dâfiu’l-gumûm pür-sehâ vü kerem mahdûm-ı ma’ârif-rüsûmdur. Hâlâ medrese-i sahnda mesned-nişîn-i dirâset olup Sultan İbrâhim Hân’a bu gûne târih-perdâzi itmiştir (Altun, 1997, s. 54).
Örnek 2:
Hazret-i Sultân Bâyezîd Hân İbn-i Sultân Mehmet Hân: Mahlas-ı şerîfleri ‘Adlî olup vücûd-ı latîfleri pür-sehâ vü kerem ve zât-ı sütûde-şiyem-i ‘âlî- himemleri rûh-ı mücessem-i şehen-şâh-ı mu’azzem idiler. Mahdûm-ı Sâmî Hazret-i Monlâ Câmî’ye her re’s-i- senede ‘atiyye-i hüsrevânîlerinden surre îsâr idüp anlar dahı medh ü senâlarında kasâ’id-i bî-hem-tâ peydâ vü isdâr iderler idi (Zavotçu, 2017, s. 44).
Örnek 3:
Sâbıkâ Tâtâr Hân olan Selâmet Giray’un şehzâde-i civân-bahtı olup hâlâ taht-ı ‘âlî-baht Cengîziye’de hân olan Bahâdır Giray’dur. Bir şehzâde-i civân-baht-ı pür-sehâ vü kerem ve bir dürr-i sadef-i eltâf ü himemdür ki ehl-i ‘irfâna pîşesi ve Kûh-ı Elbürz-i kemâle destindeki kalem-i cedîdü’l-minkâr tîşesidür. Vücûd-ı şerîf-i pür-cûdı hilye-i kemâl ile ârâste ve kabâ-yı vedâ’ vü takvâ birle pîrâstedür. Hûb eş’ârı ve mergûb güftârı olup bu eş’âr-ı dil-pezîr ol zât-ı sütûde-şerîfün enfâs-ı dürer-bârlarından bedîdar olmışdur idi (Zavotçu, 2017, s. 118).
Örnek 4:
Bu cerîde-i dil-güşâda ser-defter-i şu’arâ olan Merhûm Es’ad Efendi’nün ferzend-ifazîlet-mendi Ebû Sa’îd Mehmed Efendi Hazretleri’dür. ‘İlm ü fazîlet ile ârâste ve kemâl ü ma’rifet ile pîrâste olup iki def’a der-geh-i sadr-ı Rûm vücûd-ı şerîf-i bî-hem-tâ vü zât-ı latîf-i pür-sehâ vü keremleriyle müşerref olur (Zavotçu, 2017, s. 127).
Ayverdi, İ. (2010). Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul: Kubbealtı Yayınları.
Altun, K. (hzl.)(1997). Tezkire-i Mucîb (İnceleme-Tenkidli Metin-Dizin-Sözlük). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları.
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Çağbayır, Y. (2017). Orhun Yazıtlarından Günümüze Türkiye Türkçesinin Söz Varlığı Ötüken Türkçe Sözlük. C.2. İstanbul: Ötüken Neşriyât.
Devellioğlu, F. (1999). Osmanlıca-Türkçe ansiklopedik lügat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Erdem, S. (hzl.)(1994). Ramiz ve Adab-ı Zurafa’sı (İnceleme- Tenkidli Metin-İndeks- Sözlük). Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.
Güzel, B. (hzl.)(2023). Gülzâr-ı İrfân Mehmed Fahreddin Bursavî. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. e-kitap: Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-356517/gulzar-i-irfan-mehmed-fahreddin-bursavi.html
İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
İsen, M. (hzl.) (1994). Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü’l-ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
Kanar, M. (2011). Türkçe-Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Say Yayınları
Nazım, A. Reşat F. (2018). Mükemmel Osmanlı Lügati. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Redhouse, S.J. (2011). Redhouse Sözlüğü Türkçe/Osmanlıca-İngilizce. İstanbul: Sev Matbaaacılık ve Yayıncılık.
Remzî H. (1305). Lügat-ı Remzî. C. 2. İstanbul: Hüseyin Remzî Matbaası.
Sâmi, Ş. (1989). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Enderun Kitabevi.
Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkiretü’ş-Şuarâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. e-kitap. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html
Steingass, F. (2005). A Comprehensive Persian-English Dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları
Yeğin, A. (1992). İslamî-İlmî-Edebî-Felsefî Yeni Lûgat. İstanbul: Hizmet Vakfı Yayınları.
Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html