PÜRMAÂRİF (PÜR-MAʿĀRİF)

pür-ma'rifet, ârif-i pür-ma'ârif, şâ'ir-i pür-ma'ârif


* Tezkirelerde ilim, irfan, hüner ve hikmet yönüyle derinleşmiş ve bu özelliğini şiirine yansıtan şairler için kullanılan bir terim.



Sözlük Anlamı

“Pür-ma’ȃrif” Farsça bir sıfat olan ve “dolu, memlu, ziyade, sahip, malik, tekrar” (Develioğlu, 2015, s. 1017) anlamına gelen “pür” ile Arapça “ma’rifet” kelimesinin çoğulu “ma’ȃrif”in birleşiminden meydana gelmiştir. “Ma’rifet” sözlüklerde “bilmek, tanımak, bilgi, ilim, irfan, fen, hüner, sanat (Uludağ, 2012, s. 236; Muallim Naci, 2009, s. 307) anlamlarına gelmektedir. Tasavvufta ise “marifet” Allah’a erişmek için dört makamdan (şeriat, tarikat, hakikat, marifet) biri olup sadece Allah’ın has kullarının ulaştığı en yüksek mertebeyi ifade eder (Kubbealtı Lugati).  Terkip “ilim, irfan ve hünerle dolu, marifet sahibi” anlamına gelmektedir.




Terim Anlamı

“Pür-ma’ȃrif”; ilim, irfan, hüner bakımından güçlü, manevi derinliğe sahip ve bu özellikleri şiirine aktaran şairler. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

“Ma’ȃrif” kelimesi sözlüklerde “ma’rifet” kelimesinin çoğulu olarak geçmektedir. Tezkirelerde “Pür-ma’rifet” şekline daha fazla rastlanmakla birlikte “pür-ma’ȃrif” terkibi ilk defa Latîfî'nin Tezkiretü'ş-Şu'arâ adlı eserinde geçmektedir. Latȋfȋ bu terkibi, ilim, irfan, edebiyat ve devlet adamlığı yönlerinden biriyle öne çıkan Âşık Paşa, Ahmedî, ve Adnî'den bahsederken tercih eder. Adnȋ maddesinde Adnȋ’nin devlet adamlığını över,  bilgili ve hikmet sahibi olduğunu belirterek, “… ḳande bir ʿârif-i pür-maʿârif olsa muʿâmele ve münâsebeti anuñla idi” ifadesiyle onun dostluk yaptığı kişilerin  ilim ve irfan ehlinden olmasına özen gösterdiğini vurgular (Canım, 2000, s. 361). Sultan Selim’den bahsederken onun yüksek belagatine, dilinin düzgün ve akıcı olduğuna temas ederek,  onu  bilgi ve irfanla dolu, hikmet ve hakikat sahibi hükümdar ("pâdişâh-ı ârif-i pür-ma’ârif") olarak niteler (Canım, 2000, s. 78). Latifî, Ȃşık Paşa'nın   ilim ve irfanın her türüyle donanmış bir şahsiyet (“envâʿ-ı irfânla pür-maʿârif”)  (Canım, 2000, s. 78);  Ahmedȋ'nin de  asrının “pür-ma’ȃrif” şairi olduğunu belirtir (Canım, 2000, s. 119).

18. yüzyıl şuarâ tezkirecilerinden olan Sâlim Efendi, Tezkire'sinde “Nâyî” mahlaslı Kutbunnâyî Osman Dede’nin  hem ilim hem de ahlak yönüyle örnek bir şahsiyet olduğunu ("pür-maʿârif melek-sıfât bir zât” vurgular (İnce, 2018, s. 417).  Sâlim Efendi, t aynı zamanda şair olan Sultan II. Mustafa için “şehriyȃr-ı pür-ma’ȃrif ve bir halȋfe-i ȃrif idi” ifadesiyle onun bilgi ve hüner sahibi bir devlet adamı olduğunu söyler (İnce, 2018, s. 83). Sâlim Efendi,  Seyyid Vehbȋ,  Bosnalı Alaeddin Sâbit (s. 154), Kafzȃde Fȃizȋ (s. 339), Subhȋ Ahmed Efendi (s. 286) ve Süleyman Şȃkir Efendi (s. 262),  Dürrȋ Ahmed Efendi (s. 183) ve Mehmed Şeref Efendi’den (s. 264) bahsederken de onlar için  “pür-ma'ârif” tabirini kullanır. 

19. yüzyıl tezkirelerinden Fatȋn Tezkiresi’nde ise  bu terkip “mezâmîn-i şi‘re vâkıf bir şâ'ir-i pür-ma'ârif” şeklinde Mehmed Şeref Efendi (Çiftçi, 2017, s. 267) ve  Râgıb Paşa’nın Dîvân’ı için kullanılır (Erdoğan, 2007, s. 172). “Pür-maârif” terkibinin tezkirelerde tanıklanan son örneği 19. yüzyıl tezkirelerinden Kâfile-yi Şuarâ’da 15. yüzyıl divan şairi ve devlet adamı Cem Sultan tasvir edilirken “devlet-i dünyânın fenâsını ârif bir şeh-zâde-i pür-ma’ârifdir” şeklinde görülür (Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H. ve Çakır, M. , 2017, s. 53).

Tezkireler dışında divan ve mesnevilerde de bu terkibin terim anlamıyla benzer şekilde tanıklandığı görülmektedir. Bȃkȋ,  “Derûnun pür-maʿȃrif hem-nişȋnün merd-i ʿȃrif kıl” (Küçük, 2024, s. 73) diyerek, insanın hem içinin hem de sohbet ettiği kişilerin de anlayışlı ve bilgili olması gerektiğini vurgular.  16. yüzyıl mesnevilerinden Yenipazarlı Vȃlȋ Hüsn ü Dil  mesnevisinde  “pȋr-i güzȋn-i pür-maʿȃrif”  (Köksal, 2024, s. 332); 17. yüzyıl şairlerinden olan Simkeşzâde Feyzî, Gamze vü Dil mesnevisinde sembolik bir şahsiyet olan “Aşk”ı tanıtırken “Sırr-ı îcâd-ı kevne vâkıf idi, nüsha-i dîdeydi pür-maʿârif idi”  şeklinde bu terimi kullanır (Sağlam, 2024, s. 327). 17. yüzyıl mevlevi şairlerinden Adnî Receb Dede, Mesnevî’ye dair kasidesinde bu eseri nitelemek için kullanır ("Mesnevî-i pür-maʿârif âsmânî mâʾide")  (Adnî K. 19/30; Tok, 2015, s. 69). 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

“Pür-maʿârif” ibaresinin taramalar çerçevesinde tespit edilebildiği kadarıyla sadece Latîfî’nin 16. yüzyılda kaleme aldığı Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ adlı eserinde 4 ayrı yerde geçtiği görülmüştür. 19. yüzyıl tezkirelerinden Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Tezkiresi’nde 9 kere, Kâfile-yi Şuarâ’da 1 kere, Fatȋn Tezkiresi'nde ise 1 yerde geçmektedir.




Örnekler

Örnek 1:

… feḥvâsınca ḳande bir ʿârif-i pür-maʿârif olsa muʿâmele ve münâsebeti anuñla idi (Canım, 2018, s. 361).

Örnek 2:

Belîgu’l-beyân ceriyyü’l-cinân ve fasîhu’l-lisân bir pâdişâh-ı ârif-i pür-ma’ârif ve esrâr-ı ahvâl-i cihâna  mû-be-mû vâkıf idi (Canım, 2018, s. 104).

Örnek 3: 

Hakkâ ki ol gürûh-i pür fütûhda şeyh demeye lâyık hem şeyh hem dervîş hem sâdık halûk pür-ma‘ârif melek-sıfât bir zât-ı âgâh u ârif olup…) (İnce, 2018, s. 417).

Örnek 4:

Otuz yaşında şehîd olmuş on beş sene ömrü felâket içinde geçmişdir. Âlim, fâzıl, şâ’ir, zarîf, devlet-i dünyânın fenâsını ârif bir şeh-zâde-i pür-ma’ârifdir (Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H. ve Çakır, M., 2017, s. 56).

Örnek 5:

Mûmâ-ileyh mezâmin-i şi‘re vâkıf bir şâir-i pür-ma’ârif olup bir mikdâr eş‘ârı vardı (Çiftçi, 2017, s. 267). 




Kaynaklar

Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Fatîn Davud-Hâtimetü’l-Eş‘âr (Fatîn Tezkiresi). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html

Devellioğlu, F. (2015). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları.

Erdoğan, M. (2007). Fatîn Divanı. İstanbul: Kitabevi.

İnce, A. (hzl.) (2018). Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi- Tezkiretü’ş-Şuarâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi:  https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html 

Kartal, A. (hzl.) (2009).  Lügat-i Nâcî.  Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Köksal, M. F. (2024). Yenipazarlı Vâlî -Hüsn ü Dil. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.

Kubbealtı Lugatı. Maârif. Erişim Adresi: https://lugatim.com/s/maarif (Erişim tarihi: 09.03.2025)

Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H. ve Çakır, M. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik-Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html

Küçük, S. (2024). Bâkî Dîvânı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/10596,bakidivanisabahattinkucukpdf.pdf?0 

Sağlam, A. (2024). Simkeşzâde Feyzî’nin Gamze vü Dil Mesnevisinde Şahısların Sembolik Analizi. Külliyat Osmanlı Araştırmaları Dergisi, Prof. Dr. Hasan KAVRUK Armağan Sayısı, 22 (Mart), 319-333.)

Soydaş, M. E. (2001). 18. Yüzyıla Ait Bir Elyazması Mecmuada Dinî Mûsiki Güfteleri. Yüksek Lisans Tezi. Marmara Üniversitesi, İstanbul.

Taşdelen, İ. (2014). Şevkî Hasan Tahsin İstanbulî Divanı (Transkripsiyonlu Metin ve Sadeleştirme). Doktora Tezi. Atatürk Üniversitesi, Erzurum. 

Tok, E. (2015). 17.yüzyıl Mevlevî Şairlerinin Şiirlerinde Mevlânâ ve Mevlevîlik. Yüksek Lisans Tezi. Sakarya Üniversitesi, Sakarya.

Uludağ, S. (2012). Tasavvuf Terimleri Sözlüğü. İstanbul: Kabalcı Yayıncılık.




Madde Yazarı:
Yazım Tarihi:
21/08/2026
logo-img