pîr-i sûhen, pîr-i nükte-şinâs, pîr-i nüktedân, pîr-i suhenverân, pîr-i füsehâ
* Sözlükteki karşılığı "yaşlı edip" olan, tezkirelerde önder, öncü, üstat edipler için kullanılan terim.
Farsça bir sıfat olan “pîr” kelimesi, sözlüklerde “ihtiyar, koca, yaşlı”; terkip olarak “pîr-i fânî” daha çok “pek yaşlı ve zayıf ihtiyar” anlamlarında kullanılmaktadır. İkinci anlamı ise “tarikat şeyhi veya herhangi bir esnafa mensup kişi”dir (Şemseddin Sami 1318, s. 365). Lehçe-i Osmanî “yaşlı, ihtiyar” anlamlarına ek olarak “aziz” anlamını da ekler (C. II, s. 990). Lügat-ı Nâcî’de ve Mükemmel Osmanlı Lügati’nde “bir sanat erbabının reis-i ekberi” açıklaması yapılmıştır (Lügat-i Naci, s. 198; Mükemmel Osmanlı Lügati, s. 176). Kamus-ı Osmanî’de “bir sanatın müessisi” şeklinde bir anlam verilir (C. II, s.350). Lügat-ı Remzi’de ve Yeni Türkçe Lügat’te farklı olarak “mürşit” manası da eklenmiştir (Lügat-ı Remzi, C. I, s. 216; Yeni Türkçe Lügat, s. 198). Kubbealtı Sözlük’te “bir konuda baş durumunda olan, önder denmeye lâyık, tecrübeli ve üstat kimse” olarak anlamlandırılır. Yine aynı sözlüklerde “edîb”; “edepli, edebiyatla meşgul kişi, ulum-ı edebiyatla uğraşan, edebî eser veren, yazar” şeklinde tanımlanmıştır. Bu bağlamda “pîr-i edîb”; sanat müessisi, edebiyatın reis-i ekberi, edebî mürşit veya büyük üstat olarak tanımlanabilir.
Güçlü söyleyişlere sahip, söz üstadı, nüktedan şair ve yazarlar için kullanılan terim.
Tezkireciler, şairlerin edebî kişilikleri ve sanatları hakkında tafsilata girdiklerinde şairlere özgü pek çok sıfat ve terkip kullanırlar. Bunlar genellikle onların nazm sahasında ne kadar mahir olduklarını ifade etmeye yarar. Bu terkiplerden bir olan “pîr-i edîb” Rıza Tezkiresi’nde geçmektedir. Tezkirede, Şair Hâlis’ten bahsedilirken şöyle denir: “Yanbolı’dan -bugün Bulgaristan sınırları içinde kalmıştır- Dudaklızâde‘Alì Çelebidür. Ol pîr-i edîb ol şehrde tabîbdür.” (Zavotçu, 2017, s. 104). Aynı zamanda tabip olan şair Hâlis, Tezkireci Rıza’ya göre şiir konusunda üstattır.
Bu örnek dışında tezkirelerde doğrudan “pîr-i edîb” tamlamasına rastlanmaz ancak yakın anlam içiren birkaç terkip vardır. Bağdatlı Ruhî, Gülşen-i Şuara adlı tezkiresinde şair Sürûrî Efendi için “… ammâ ittifâk-ı erbâb-ı hüner ve re’y-i ashâb-ı nîk-muhazzar şöyledür ki te’lifât u ma’lûmâtı ol pîr-i suhen-güsterün şi’rine ber-ter ola ve bu denlü fazl u kemâl ile …” diyerek onu över (Solmaz, 2018, s. 60). Buradaki pîr-i suhen ifadesi, Rıza Tezkiresi’nde geçen pîr-i edîb terkibiyle aşağı yukarı aynı anlamdadır. Bağdatlı Ruhî, 16. yüzyılın tanınmış önemli şairlerinden Zâtî’den bahsederken “ol pîr-i suhenverân-ı zamân ve ol bî-nazîr-i nükte-dânân-ı cihân müsellem-i ehl-i zamândur” hükmüyle vasıflandırır (Solmaz, 2018, s. 158). Kalsik Türk şiirinin temellerini atan Zâtî gibi bir şair, bu sıfatı sonuna kadar hak etmektedir. Şair Kudsî’ye “ol pîr-i nükte-şinâsun ebyât-ı huceste âyâtı bî-kıyâsdur” tamlamasıyla mukabelede bulunur (Solmaz, 2018, s. 257).
Ubeydî tezkiresi Netâyicü’l-Ezhâr’da şair Mustafa Hace için “pìr-i nüktedân” tamlamasını kullanır ki, bu ifade de pîr-i edîb terkibiyle hemen hemen aynı manadadır (Esra Kılıç, 2018, s.108). Yine bu bağlamda Latîfî tezkiresinde şair Sehî Beg için “aṣrında baḳıyye-i şuʿarâ-yı selef ve pîr-i füṣeḥâ-i ḫalef idi” ifadesini benzer bir anlamda sarf etmektedir (Canım, 2018, s. 283).
Mahir sanatçılar için kullanılan pîr-i edîb terkibiyle onunla neredeyse aynı anlama gelen pîr-i suhen, pîr-i nükte-şinâs, pîr-i suhenverân-ı zamân, pîr-i füsiehâ tamlamaları; üslup, dil ve ifade bakımından şairlerin edebî kimliğine müspet vurgu yapmaktadır. Kaideleri belli olan klasik şiirde şairin asıl hüneri ancak kullandığı dil ve üslupla anlaşılabilir. Bu bakımdan söz ustası şairler için kullanılan sıfatlar önemlidir.
Tam terkip olarak “pîr-i edîb” Rıza Tezkiresi’nde 1 (bir) geçmektedir. Ancak yakın/benzer anlamlarda “pîr-i suhen , pîr-i suhenverân-ı zamân ve pîr-i nükte-şinâs” olarak Gülşen-i Şuara’da 3 (üç) kez, Ubeydî’nin Netâyicü’l-Ezhâr’ında “pìr-i nüktedân” şeklinde 1 (bir) ve Latîfî Tezkiresi’nde “pîr-i füṣeḥâ-i ḫalef” olarak yine 1 (bir) kez kullanılmıştır.
Örnek 1:
Yanbolı’dan Dudaklızâde‘Alì Çelebidür. Ol pîr-i edîb ol şehrde tabîbdür (Zavotçu, 2017, s. 104).
Örnek 2:
Sürûrî Efendi için: … ammâ ittifâk-ı erbâb-ı hüner ve re’y-i ashâb-ı nîk-muhazzar şöyledür ki te’lifât u ma’lûmâtı ol pîr-i suhen-güsterün şi’rine ber ter ola ve bu denlü fazl u kemâl … (Solmaz, 2018, s. 60).
Örnek 3:
Şair Zâtî için: Ol pîr-i suhenverân-ı zamân ve ol bî-nazîr-i nükte-dânân-ı cihân müsellem-i ehl-i zamândur” hükmüyle vasıflandırır (Solmaz, 2018, s. 158).
Örnek 4:
Şair Kudsî için: Ol pîr-i nükte-şinâsun ebyât-ı huceste âyâtı bî-kıyâsdur (Solmaz, 2018, s. 257).
Örnek 3:
Sehî Beg için: … aṣrında baḳıyye-i şuʿarâ-yı selef ve pîr-i füṣeḥâ-i ḫalef idi (Canım, 2018 s. 283).
Canım, R. (2018). Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ-Latîfî (İnceleme-metin). Ankara: KTB Yayınları. e-kitap. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/60327,latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzamapdf.pdf?0
Devellioğlu, F. (2010). Osmanlıca-Türkçe ansiklopedik Lügat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Doktor Hüseyin Remzî (1305). Lügat-ı Remzî 1-2. İstanbul.
Kılıç, E. (hzl.) (2017). Netâyicü’l-Ezhâr. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. e-kitap. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/54132,53556neteyicu39l-ezhar-ubeydipdfpdf.pdf?0
Muallim Nâcî (1308). Lügat-ı Nâcî. İstanbul.
Redhouse, J. W. (1987). A Turkish and English lexicon: Shewing in English the significations of the Turkish terms. İstanbul: Çağrı Yayınları.
Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdî ve Gülşen-i Şu'arâsı: İnceleme, metin. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. e-kitap. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56733,ahdi-gulsen-i-suarapdf.pdf?0
Şemseddin Sâmî (1318). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul.
Toven, M. B. (1927). Yeni Türkçe Lügat. 2. Baskı. İstanbul.
Zavotçu, G.(hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi Müellifi: Zehr-i Mār-zāde Seyyid Mehmed Rızā , Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. e-kitap. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/73320,riza-tezkiresi2020pdf.pdf?0
İnternet Kaynakları: