ŞÖHRETŞİÂR (ŞÖHRET-ŞİʿĀR)

şehr-i şöhret-şi‘ār, terci‘-i şöhret-şi‘ār, şu‘arâ-yı şöhret-şi‘ār, şöhret-şi‘ār-ı ‘ālem


* Meşhur olan ve herkesçe tanınan şair, şiir, şehir ve nesneleri nitelemek için kullanılan birleşik isimlerden oluşan sıfat.



Sözlük Anlamı

Arapça şhr kökünden gelen şuhrat شهرة “belirme, öne çıkma, tanınma” sözcüğünden alıntıdır. Şöhret; “ad verme, ad, san, ün,  (Şemseddin Sami, 1317, s. 791); “bir nesne vâzıh ve zâhir olmak ve bir nesnenin ismi ve şöhreti beynennâs bilinip söylenmek” (Lügat-ı Remzî, 2018, cilt 1, s. 740); “ün, ad yapma” (Devellioğlu, 2015, s. 1169); “halk arasında söylenme, ünlenme, ün” (Muallim Naci, 1308, s. 505) anlamlarına gelmekte olup Arapça şahara شهر “belirdi” fiilinin mastarıdır. Eklendiği sözcükle birleşik kelime meydana getiren -şi‘ār ise “iyi üstünlük veren işaret, âdet” (Devellioğlu, 2015, s.1162) anlamıyla kullanılmaktadır. Bu iki kelimenin bir araya gelerek oluşturduğu şöhret-şi‘ār شهرتشعار “şöhretli, ünlü, meşhur” (Devellioğlu, 2015, s. 1169; Resimli Türkçe Kamus, s. 470); “şöhreti arz edici, şöhretli, meşhur olan” (Lügat-ı Remzî, 2018, cilt 1, s. 740) anlamlarına gelmektedir.




Terim Anlamı

Meşhur olan ve herkesçe tanınan anlamında kullanılan şöhret-şi‘ār terimi, tezkirelerin yekûnunda; bir şairi, şiiri, mekânı, nesneyi ya da durumu nitelemek için kullanılmıştır. Tekirelerde ş-h-r kökünden türetilen “teşhir, meşhur” gibi kelimelerin çok yaygın kullanılmasının yanı sıra “şöhret-yâb, şöhret-i tâm, şöhret-gir, şöhret-âyîn, şöhret-pezîr” gibi birleşik sıfatlarla oluşturulan terkiplerin de kullanıldığı görülmektedir. Tezkirelerde, kelimenin terim olarak herhangi bir açıklaması yapılmamıştır. Terimin genel olarak "şehr-i şöhret-şi‘ār, terci‘-i şöhret-şi‘ār, şu‘arā-yı şi‘ār” gibi birleşik sıfat anlamıyla aynı manayı haiz olarak kullanıldığı görülmektedir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Terim, ilk olarak Âşık Çelebi'nin Meşâirü’ş-Şuarâ’sındaki ‘Ubeydī Çelebi ve Şevkī hakkındaki açıklamada karşımıza çıkmaktadır. Âşık Çelebi, terim hakkında herhangi bir açıklama yapmadan doğrudan şairlerin hangi alanlarda ünlendiğini belirtmek için şöhret-şiʻār terimini kullanmıştır: “…belāġat-ı şiʻrde şöhret-şiʻār, muʻammāda nāmdār, ʻilm-i edvārda ṣīt u ṣadāsı şöhre-i dār u diyār…”; “…Necātī şerefine cemʻ olan dehrüñ şuʻarā-yı şöhret-şiʻārındandur." (Kılıç, 2018, s. 455-s.610).  Terimin en çok geçtiği eser, Mirzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi’nin Tezkiretü’ş-Şuarâ’sıdır. Tezkirenin tamamında toplam yetmiş dokuz defa şöhret-şi‘ār ifadesi geçmektedir. Kullanıldığı tüm cümlelerde bahsi geçen şahsın meşhur olduğu yer, konu yahut bir özelliği ifade edilmiştir. Tā’ib maddesinde yer alan “…‘Os̱mān Efendi’niñ veled-i necābet-(15) es̱eri ve püser-i pür-hüner-i hem-seri olup ‘Os̱mān-zādelik şöhretiyle şöhret-şi‘ār bir şā‘ir-i māhir-i siḥr-ās̱ārdır ki…” (İnce, 2028, s. 246) cümlesinden de görüldüğü üzere şairin meşhur olduğu durumu aktarmak için kullanılmıştır. Esad Efendi’nin eserinde şair Nihâlî’nin biyografisinden sonra şiirlerinden verilen örneklerin birinde şöhret-şi‘ār terimi yer almaktadır. Terimin “ünlenmiş, meşhur olmuş” anlamında kullanıldığı beyit şu şekildedir:

Olur memnūn-ı küllī şīve-i taḳdīrden elbet

Olan aña Nihālī sırr-ı cüz-i iḫtiyārīden

 

Bu keyfiyyetle hep eṭrāfda şöhret-şi‘ār olmuş

Ḫaṭ-ı nev-ḫīz-i yāriñ meşḳi var Ḳaraḥiṣārīden (Oğraş, 2018, s. 186)




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

“Ünlü, meşhur, şöhret bulmuş” anlamlarıyla şöhret-şi‘ār terimi; Âşık Çelebi’de 5, Kınalızâde Hasan Çelebi’de 19, Zehr-i Mâr-zâde Seyyid Mehmed Rızâ’nın tezkiresinde 11, Mirzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi’nin Tezkiretü’ş-Şuarâ’sında 79, Mehmed Tevfik’in Kâfile-i Şuara’sında 9, Mehmed Sirâceddin’in Mecmâ’-ı Şu’arâ ve Tezkire-i Üdebâ’sında 2, Esrar Dede’nin Tezkire-i Şu‘arâ-yı Mevleviyye’sinde 5, Esad Mehmed Efendi, Bağçe-i Safâ Endûz eserinde 6, Ali Emîrî’nin Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid eserinde 4, İsmail Beliğ’in Nuhbetü'l-Âsâr Li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'ar eserinde 2, Faik Reşâd’ın Eslâfadlı eserinde 2, Fatin Tezkiresi’nde 13, Riyâzî Muhammed Efendi’nin Riyâzü’ş-Şu‘arâ eserinde 52, Şefkat-i Bagdâdî’nin Şefkat Tezkiresi’nde (Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bağdâdî) 2, Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey’in Tezkiretü’ş-Şu‘arâ eserinde 10, Râmiz’in Âdab-ı Zurafâ’sında 64 defa geçmektedir.

Bazı tezkirelerde ise şöhret kelimesi “şöhret-pezîr, şöhret-ayîn, şöhret-i tâm” şeklinde birçok kez geçmesine rağmen şöhret-şi‘ār terimi hiç geçmemektedir.




Örnekler

Örnek 1:

Ol ḳażānuñ şehr-i şöhret-şi‘ārı ḳaṣaba-i Rus’dur ki leṭāfetde ber-ā-ber-i mülk-i Üngürus u Rus’dur. Dil-i ‘āşıḳ gibi ‘ār u şinārdan maḥrūsdur. Kenār-ı leb-i cūybār-ı Ṭuna’da vāḳı‘ olmaḳla gūyā ol Baġdād u Ṭuna Furat’dur belki Furat milḥ-i ücāc ve Ṭuna ‘aẕb-ı Furat’dur. Beyt:

Rūmilinüñ āb-ı rūyıdur Ṭuna

Ṣularuñ ḫod yüzi ṣuyıdur Ṭuna (Kılıç, 2018, s. 100).

Örnek 2:

Ārifì daḫı Mıṣr’a varup terk-i cübbe vü destār itdi. Anlardan bedel şemle vü ḫırḳa iḫtiyār itdi. Ol es̱nāda sülūkından nümūne taṣavvufgūne ba‘ż-ı eş‘ārı vardur, cümleden biri bu tercī‘-i şöhret-şi‘ārdur. Beyt:

Gözün ac ālem-i kübrāsın sen

Maẓhar-ı eşref-i esmāsın sen (Kılıç, 2018, s. 446).

Örnek 3:

Varnada tekmīlü’l-müddetü’l-‘örfiyye ve biñ yüz seksen yedide vāṣ ıl-ı ḳaṣ r-ı cinān olan tüccār-ı ẕevi’l-iḳtidārdan bir merd-i ṣalāḥ-pīşeniñ ṣulbünden be-dīdār ba‘żı defātir-i ḳadīmede yazıldıġı üzre Teber-dār Birāderi denmekle şehīr mādūn-ı şöhret-şi‘ār ‘Abdü’l-Bāḳī Efendidir (Oğraş, 2018, s. 66).

Örnek 4:

Dervīş Şeydā

Ḥażret-i Sulṭān Dīvānī ḳuddise sırruhu’n-nūrānī pervāne-gānından olup nām-ı nāmīleri Muhammed ve mevlidi Ḳaraḥiṣār ve beyne’l-fuḳarā Şeydāyī dimekle şöhret-şi‘ār olup eş‘ār-ı Fârisiyyelerinde Şeydā ve güftār-ı Türkiyyelerinde Şeydāyī taḫalluṣ buyurup Çaḳır Köy’inde Cenāb-ı Sulṭān Abdālān ḥażretlerinden müstaḫlef-i irşād-ı Mevleviyye olan Fenāyī Dede Ḥażretleri’nün kūçek-i ḫiẕmetleri idiler (Genç, 2018, s. 160).

Örnek 5:

Bu da şöhret-şi‘ārdır yek-ser

Emr-i iḥyā-yı mürde-i duḫter

 

Şehre pür eylemiş hikāyetini

Āhu vü nāḳanıñ şikâyetini (İnce, 2018 s. 34).

Örnek 6:

Şāmlı ‘Ālī Aġa demekle şöhret-şi‘ār ve Sarāy-ı Hümāyÿnda terbiyet-kerde olup sır kitābetinden ḳapucu başılıġla ṭaşra çıḳma bir merd-i celīlü’l-miḳdār olup ‘aṣrıñ şu‘arāsından ve vaḳtiñ ẓurafāsındandır. Bu güftār cümle-i ās̱ārlarındandır(İnce, 2018, s. 342).

Örnek 7:

VEYSĪ: Nahl-i vücûd-ı nāzenīni vilâyet-i Aydından Alaşehr dimekle şöhret-şi’ār olan kasaba-i nāmdārdan ser-zede ve sūret-nümā olup Dārü’s-saltanatü’l-aliyye-i Kostantiniyye-i mahmiyede neşv ü nemâ bulmagla keşīde-bālā olmışdur (Sungurhan, 2017, s. 907).

Örnek 8:

HAYRETÎ

Vardar Yeñicesi’ndendür. Sîne-çâküñ birâderidür. Rûm’uñ şöhret-şi‘âr şâ‘irlerindendür. Egerçi pür-gûylükle şöhret-şi‘ârdur, lâkin ba‘zı güftârı dahı girişme-kumâr-ı dîde-i i‘tibârdur. Bu eş‘âr Dîvân’ından intihâb olınup sebt olındı:

Nazm

‘Âşıkuñ gönlinde dâglar deñlü başı var imiş

Kendi bir kem katre deryâlarca yaşı var imiş

Yok sanurdum bâliş-i râhat bu mihnet-hânede

Şimdi bildüm dilberüñ işigi taşı var imiş (Açıkgöz, 2017, s. 128).

Örnek 9:

Çarḫ ile hem-gerdiş ü ḥakkāk-ı dehre hem-demüz

Çāk-ber-çāk-i vücūduz ṣanki faṣṣ-ı ḫātemüz

Kār-ı taṭbīḳ-i ḳader olmaḳla gerçi ḫurremüz

Ṭāliʿ-i vārun ile şöhret-şiʿār-ı ʿālemüz

ʿAks-i mersūm olmasa çıḳmaz nigīnde nāmumuz (Öztürk, 2018, s. 193).

Örnek 10:

Çerh ile hem-gerdiş ü hakkâk-ı dehre hem-demiz

Çâk-ber-çâk-i vücûduz sanki fass-ı hâtemiz

Kâr-ı tatbîk-i kader olmagla gerçi hurremiz

Tâli’-i vârûn ile şöhret-şi’âr-ı ‘âlemiz

‘Aks-i mersûm olmasa çıkmaz nigînde nâmımız (Kılıç, 2017, s. 227-228)

Örnek 11:

Nuhbetü'l-Asar Li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'ar : Eyyūbī Muṣṭafa Efendi. Ḳużātdan. Ḳıbrısī dinmekle şöhret-şi‘ārdur (Abdulkadiroğlu, 1985, s. 204).

Örnek 12:

Bağçe-i Safâ Endûz: Ba‘ż-ı şuḳḳa taḥrīrince şi‘r ü inşāda pākīze-kelām ve s̱ülüs̱ ve nesḫde ḫaṭṭāṭ-ı benām dalṭaban Paşa dāmādı denmekle şöhret-şi‘ār bir ẕāt-ı celīlü’l-miḳdār olup… (Oğraş, 2018, s. 101).




Kaynaklar

Abdulkadiroğlu, A. (1985). Nuhbetü'l-Asar Li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'ar. Ankara: Gazi Üniversitesi Yayınları.

Açıkgöz, N. (hzl.) (2017). Riyâzü’ş-Şuara (Tezkiretü’ş-Şuara). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html 

Apaydın, H. Y. (2004). Meşhur. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi 29, 368-371.

Aydemir, E. & Özer, F. (2019). Faik Reşâd Eslâf. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü.

Doktor Hüseyin Remzî (2018). Lugat-ı Remzî 1-2. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları.

Erdem, S. (1994). Ramiz ve Âdab-ı Zurefâ’sı İnceleme-Tenkidli Metin-İndeks-Sözlük. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.

Genç, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html

İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html 

Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html 

Kılıç, F. (hzl.) (2017). Şefkat Tezkiresi (Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bagdâdî). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html 

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html 

Oğraş, R. (hzl.) (2018). Esʿad Mehmed Efendi Bağçe-i Safâ-endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html 

Öztürk, F. (hzl.) (2018). Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn Tezkire-i Silâhdâr-zâde. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-209345/tezkire-i-silahdar-zade.html

Redhouse, J. W. (1987). A Turkish and English lexicon: Shewing in English the significations of the Turkish terms. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdı̂ ve Gülşen-ı̇ Şuʿarâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html

Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html

Şemseddin Sâmî (1318). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul.




Yazım Tarihi:
03/11/2025
logo-img