beyt-i mevzûn, gayr-ı mevzûn, kelâm-ı mevzûn, matla'-ı mevzûn, mısra'-ı mevzûn, mevzûnü's-seci, nâ-mevzûn, nazm-ı mevzûn, şair-i mevzûn, şi'r-i mevzûn, tab'-ı mevzûn,
* Sözlüklerde, "tartılmış, tartılan şey, ölçülmüş" gibi anlamları olan, tezkirelerde "vezinle söylenmiş, vezinle kaleme alınmış, vezinli, manzum" anlamında kullanılan terim.
Kelime Arapça “vezn” kökünden türemiş bir sıfattır. Sözlüklerde kelimeye “tartılmış, tartılan şey, ahenk, uyum” (Steingass, 1998, s. 1 344); “ tartılmış, vezn olunmuş, vezne mutabık, vezni yerinde hecelerin aded ve tertibi muntazam olan” (Şemseddin Sami, 1315, s. 1428), “terazide tartılmış, tartılan şey, iki tarafı denk ve musavi olan kelam kısmından olup vezin ile söylenmiş olan” (Doktor Hüseyin Remzi, 1305, cilt 2, s. 756), “vezn ile tartılmış, tartılan şey, vezinli, vezne muvafık” (Muallim Naci, 1308, s. 861), “vezinli, tartılı, tartılmış, vezinli, vezinle yazılmış olan” (Devellioğlu, 2008, s. 813), “ölçülü, düzgün, mütenasip” (Tietze, 2016, cilt 5, s. 214) “ölçülmüş, biçilmiş, tartılmış, uyumlu, biçimli, mütenasip, vezinli olarak kaleme alınmış, manzum” (Parlatır, 2014, s. 1082) gibi anlamlar verilmiştir. Bunun yanında kelimeye ikinci anlam olarak “yakışıklı, düzgün” (Şemseddin Sami 1315, s. 1428), “düzgün, güzel, bülend” (Muallim Naci, 1308, s. 861) gibi anlamların verildiği de görülmektedir.
Bir terim olarak “mevzûn” kelimesi, “ölçülü, vezinli bir şekilde söylenmiş bir mısra, beyit veya şiir" anlamına sahiptir.
Mevzûn terimi hem Herat sahası tezkirelerinde hem de Anadolu sahası tezkirelerinde şiir ve şair değerlendirmesi için kullanılan niteleme sıfatıdır. Herat sahası tezkirecilerinden Ali Şir Nevâî, Mevlânâ Muhammed Nâmenî maddesinde “bu fen üstâdları ittifâk bile mu'amma ta'rifin mundek kılıpturlar kim mevzûn kelâmdur kim işâret ve İmâ bile andın at hâsıl bolur ol dipdür kim mevzûn kelâm kıldı ta'rifide hacet imes” (Türk, 1990, s. 82) şeklindeki ifadesiyle vezinli sözde işaret ve ima meydana gelir, söz vezinli olduğu zaman tanıma gerek kalmaz diyerek sözde ölçünün önemine dikkat çeker. Yine Herat sahası tezkirecilerinden Sadıkî-i Kitâbdâr'ın, Cemşîd Hân maddesinde “Tabʿları mevzûn erdiler” (Kuşoğlu, 2012, s. 170) ifadesiyle mevzûn kelimesini şair değerlendirmesinde kullandığı görülmektedir.
Anadolu sahası tezkirelerinde mevzûn kelimesini şiir değerlendirmesinde ilk olarak kullanan Sehî Bey'dir. Mevlânâ Şirâzî (d. 1377/1378 - ö. ?) maddesinde; şairin şiirleri hakkında sözlerinin nazik ve ölçülü olduğunu, onun sözlerinin daha önce ortaya çıkarılmamış kıymetli bir inci olduğunu söyler (İpekten-Kut vd., 2017, s. 74). Bu ifadesiyle Sehî Bey vezinli söylenmiş sözlerinin ne kadar değerli olduğuna dikkat çekmektedir (Örnek 1).
Latîfî, tezkiresinde “Der-beyân-ı merâtib-i aksâm-ı şu'arâ” başlıklı bölümde şairleri derecelerine göre sınıflandırmış ve ikinci kısımda gösterdiği şairler için vezinli söz söyleme kabiliyeti olsa da kabiliyeti olmadığı için mana ve hayal gücünün olmayacağından yeni söylemler geliştiremeyeceklerini ve daha önceki şairlerin söylemlerini çalarak şiirlerinde kullanarak söz hırsızlığı yaptıklarından (Canım, 2018, s. 66) bahseder (Örnek 2). Latîfî bu ifadesiyle vezinli söz söylemenin tek başına önemli olmayacağını, söylenen sözün şiir olabilmesi için bir hayal ve mana barındırması gerektiğini ifade etmektedir.
Âşık Çelebi tezkiresinin mukaddimesinde şiirlerin “üstünlük derecelerinin işaretleri” başlıklı bölümde “şiire bazılarının vezinli söz bazılarının ise vezinsiz hayal ürünü sözdür ki her ikisinin de amaca uygun olması konusunda birleştiler” (Kılıç, 2018, s. 36) ifadesiyle şiirin vezinli de söylense vezinsiz de söylense bir amaca uygun olması gerektiğini söylemektedir (Örnek 3).
Kınalızâde Hasan, Levhî (d. ? - ö. 1595-1603) maddesinde şair hakkında değerlendirmede bulunurken onun şiirlerinin zarafetten yoksun olduğunu yalnızca vezinli ve kafiyeli sözlerle anlam kazandığını (Sungurhan, 2017, s. 734) dile getirir.
Ahdî, Şemsî-i Dîvâne (d. ? - ö. ?) maddesinde şairin vezinsiz şiirler yazdığını, sayısız ve manasız Farsça şiirlerinin bulunduğunu onun divanında eğer vezinli ve anlamlı bir şiir bulunursa bu şiirin başkasından alındığını dile getirir (Solmaz, 2018, s. 195). Ahdî bu ifadesiyle şiirde veznin ne kadar önemli olduğu söylerken şairin vezinli şiirlerinden de örnek nakleder (Örnek 4).
Güftî, Mevlânâ Şânî (d. ? - ö. ?) maddesinde şairin ince zarif sözlerle dolu olan şiirlerinin gayet güzel ve ölçülü olduğunu söyler (Yılmaz, 2019, s. 99). Anadolu sahası tezkirelerinde mevzûn tabirini Latîfî'den sonra en çok kullanan tezkireci Mehmed Sâlim'dir. Sâlim, Fezâyî (d. ? - ö. ?) maddesinde şairin vezinli bir mısraını zikredip mantık ve anlam bilgisi ilmine sahip olanların anlam ve içeriğini kavrayabileceklerini dile getirip (İnce, 2018, s. 355) şairin beytinden bir örnek verir (Örnek 5).
Mevzûn terimi tezkirelerden önce 14. yüzyıl divan şairlerinden olan Ahmedî Divanı'nda görülmektedir. Ahmedî'den sonra da terim divan şairleri tarafından sevgilinin güzellik unsurlarından olan boyu için niteleme sıfatı olarak kullanılmıştır. AhmedÎ bir beytinde sevgilinin kaşını anlatırken hangi sözcüğü kullansa eğri olacağını, sevgilinin boyunu anarak onu düzelttiğini söyler (Akdoğan, s. 485). Klasik Türk edebiyatının büyük şairlerinden olan Nedîm bir manzumesinde sevgiliye hitap ederken “ben şairim senin düzgün boyunu sevmem desem de belki yalan söylerim” diyerek (Macit, 2017, s. 208) sevgilinin düzgün boyunu anlatmak için mevzûn terimini kullanmıştır.
Terimin tezkirelerde son olarak kullanımı ise Ali Emirî'nin İşkodra Vilayeti Şairleri isimli eserinde İşkodralı Hulûsî (Karateke, 2018, s. 62) maddesinde karşımıza çıkmaktadır.
Tezkirelerde bir niteleme sıfatı olarak karşımıza çıkan “mevzûn” terimi nitelediği sözlerin, şiirlerin vezinli olduğunu belirtmektedir. Kelime divanlarda ise sevgilinin güzellik unsurlarından olan boyunun düzgün ve uzun oluşunu anlatmak için şairler tarafından kullanılmıştır.
"mevzûn" terimini Herat sahası tezkirecilerinden Ali Şir Nevâî 5, Sadıkî-i Kitabdâr 1; Anadolu sahası tezkirecilerinden Sehî Bey 3, Garîbî 1, Latîfî 22, Âşık Çelebi 5, Kınalızâde Hasan 9, Beyânî 4, Ahdî 12, Gelibolulu Âlî 6, Riyâzî 2, Güftî 9, Esrar Dede 5, Sâlim 18, Safâyî 1, Mehmed Sirâceddin 1, Mehmed Esad 3, Mehmed Tevfik 4, Faik Reşad 6, Ali Emirî 13 defa kullanmıştır.
Örnek 1:
Meşâyıhdan ‘add olınur. Zihni pâk ve tabî‘atı çâlâk sözi nâzük ü mevzûn ve eş‘ârı mânend-i dürr-i meknûn elfâzı rûşen ve edâsı müstahsen hoş-âyende bî-bedel nazmı garrâ ve gazelleri güzel (İpekten-Kut vd., 2017, s. 74).
Örnek 2:
Kısm-ı sânî: Ve bir kısmı dahî ancak kelâm-ı mevzûna kâdir olup kıllet-i kâbiliyyetden hayâlât u ma'ânî bulamaz ve kem-fehm ü kedd-tab' olmagın ihtirâ'-ı sanâyi' de mûcid ü mübdi' olımaz. Bi’z-zaûrî selefün ma'nâların alur ve ‘adem-i kudretinden sirkaya mu’tâd olup hâyîde-gûy olur. Bu makûleye suhan-çîn dirler (Canım, 2018, s. 66).
Örnek 3:
Ve şi’re ba’zılar kelâm-ı mevzûndur ve ba’zılar kelâm-ı muhayyel-i gayr-ı mevzûndur ki kasda mukârin ola diyü ittifâk eylediler (Kılıç, 2018, s. 36).
Örnek 4:
Bu maktaʿ-ı nâ-mevzûn dahi gazellerinden nümûnedür.
Beyt :
Şems degme bir üstâd tabʿuna şâgird olmazken
Mürşid-i ʿışķa şâgird oldı üstâd gördügün gönlüm (Solmaz, 2018, s. 195).
Örnek 5:
bir mısra'-ı mevzûn ile mantık u mefhûm erbâb-ı tıbâ'a kâ'il ve kavli ile bi-keyfiyyetihî ma'lûm olur.
Li-münşi'ihi:
Bilinir san'atinin rütbe-i isti'dâdı
Herkesin ipligi ol günde ki bâzâra çıkar (İnce, 2018, s. 355).
Kaynaklar
Akdoğan, Y. (hzl.) (ty). Ahmedî - Dîvân. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78357/ahmedi-divani.html
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Devellioğlu, F. (2010). Osmanlıca-Türkçe ansiklopedik lügat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Doktor Hüseyin Remzî (1305). Lugat-ı Remzî 1-2. İstanbul.
İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
Karateke, H. (hzl.) (2018). İşkodra Vilayeti ʿOsmanlı Şaʿirleri. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim Adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-204954/iskodra-vilayeti-osmanli-sairleri.html
Kaya, M. (2019). Kur’ân’da vezn, mîzân ve mevzûn kelimeleri -vücûh ve nezâir bağlamında bir inceleme-. Usul İslam Araştırmaları. Sayı. 31, s. 9-36.
Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebi Meşâ‘irü’ş-Şu‘arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html
Kuşoğlu, M. O. (hzl.) (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma'ü'l-Havâs adlı eseri (inceleme - metin - dizin). Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.
Macit, M. (hzl.) (2017). Nedîm Divanı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196897/nedim-divani.html
Muallim Nâcî (1308). Lugat-ı Nâcî. İstanbul.
Parlatır, İ. (2014). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınları.
Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdı̂ ve Gülşen-ı̇ Şuʿarâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html
Steingass, F. (1998) Persian-English Dictionary. Beyrut: Librairie du Liban.
Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkiretü’ş-Şuarâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html
Şemseddin Sâmî (1318). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul.
Tietze, A. (2016). Tarihî ve etimolojik Türkiye Türkçesi lugati. C. V. Ankara: TÜBA Yayınları.
Türk, V. (hzl.) (1990). Nevâî Mecâlisü'n-Nefâis (Metin-İnceleme 2. Cilt). Doktora Tezi. Elazığ: Fırat Üniversitesi.
Yılmaz, K. (hzl.) (2019). Güftî Teşrîfâtü'ş-Şuʿarâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-247200/gufti-tesrifatus-suara.html