beyt-i ma'ânî-nihâd, gazel-i ma’ânî-nihâd
* Arapça “ma’nâ” sözcüğünün çoğul şekli olan “ma’ânî” ile “huy, tabiat, yaratılış” anlamlarına gelen “nihâd” sözcüğünün birleşmesiyle oluşan ve “anlamlı, manalı” anlamlarında kullanılan terim.
Arapça “ma’nâ” kelimesinin çoğulu “ma’ânî” sözlüklerde “manalar” (Devellioğlu, 2012, s. 641; Parlatır, 2006, s. 982; Remzi, 2018, s. 590); “anlamlar” (Redhouse, 1880, s. 798) anlamına gelir. Ayrıca “ma’ânî” belagat ilminin bir alt dalı olduğundan kaynaklarda “lugat ve sintaks meseleleriyle sözün maksada uygunluğundan bahseden ilim” (Devellioğlu, 2012, s. 641); “belagate müteallik bir ilm-i mahsus ismi” (Remzi, 2018, s. 590); “belagat ilminin üç asli konusundan biri” (Parlatır, 2006, s. 982) olarak verilmiştir.
Farsça bir isim olan “nihâd” ise “huy, tabiat, yaratılış” (Devellioğlu, 2012, s. 977; Parlatır, 2006, s. 1297; Redhouse, 1880, s. 846); “asıl, bünyâd, hilkat, terkib-i tabiat” (Remzi, 2018, s. 909) anlamlarına gelir. Aynı zamanda kaynaklarda “nihâd” sözcüğünün “erkek adı” (Devellioğlu, 2012, s. 977; Parlatır, 2006, s. 1297) olduğu belirtilmiştir.
Söz konusu sözlüklerde “ma’ânî” ile “nihâd” sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan “ma’ânî-nihâd” kullanımına rastlanmamıştır.
Ma’ânî-nihâd ifadesi “manalı, anlamlı” anlamlarında kullanılmış ve bu türden beyitler ile gazelleri nitelemiştir.
Ma’ânî-nihâd tabiri 17. yüzyıl tezkirelerinden Rızâ Tezkiresi’nde Bâkî Efendi maddesi ile Şûhî maddesinde geçmektedir. Söz konusu ifade Bâkî Efendi maddesinde “beyt” sözcüğü ile tamlama oluşturmuş ve “beyt-i ma’ânî-nihâd” şeklinde kullanılmıştır. Sultan III. Murad’ın tahta çıkışı münasebetiyle Bâkî Efendi tarafından söylenen ve onun cevherler saçan şiirlerinden birkaç beyt örnek olarak verilmiş, bu beytler “ma’ânî-nihâd” yani anlamlı, manalı beytler olarak nitelendirilmiştir (Zavotçu, 2017, s. 66).
Şûhî maddesinde ise ilgili ifade “gazel” sözcüğü ile tamlama oluşturmuş ve “gazel-i ma’ânî-nihâd” şeklinde kullanılmıştır. “Gazel-i ma’ânî-nihâd” kullanımıyla da “beyt-i ma’ânî-nihâd kullanımında olduğu gibi gazelin anlamlı, manalı olduğu anlatılmak istenmiştir (Zavotçu, 2017, s. 141).
Ma’ânî-nihâd terimi 17. yüzyıl tezkirelerinden Rızâ Tezkiresi’nde biri Bâkî Efendi maddesi diğeri ise Şûhî maddesinde olmak üzere iki yerde kullanılmıştır.
Örnek 1:
Sultân Murâd Hân-ı Sâlis hazretleri’nün tehniyet-i cülûslarında gevher-efşânî oldukları eş’ârdan bu birkaç beyt-i ma’ânî-nihâd berây-ı numûne îrâd olındı (Zavotçu, 2017, s. 66).
Örnek 2:
İdincik’den Kâdî-zâde Mehmed Çelebi’dür. Ba’de’l-mülâzeme çille-i merdân çekerek pâye-i erba’îne vâsıl ve andan dahı munfasıl olup ‘arûs-ı rûzgârun şîve-i fîrîbine meyl itmeyüp ve tarîk-i ‘irfândan bir kadem hâric gitmeyüp dâhil-i halka-i ehl-i fenâ ve vâsıl-ı mefhum-ı ba’de’l-‘üsri yüsra olmışdur. Hâlâ bu 'asr-ı ferhunde-likâ ile mu’asır ve nev’i şahsına münhasırdur. Bu gazel-i ma’ânî-nihâd ol zât-ı nâ-murâdun zâde-i tab’-ı dil-güşâdıdur (Zavotçu, 2017, s. 140-141).
Birinci, A. (hzl.) (2018). Doktor Hüseyin Remzi. Lügat-i Remzi. 2 cilt. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları.
Devellioğlu, F. (2012). Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lugat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Parlatır, İ. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi.
Redhouse, J. W. (1880). Redhouse’s Turkish Dictionary: An Two Parts English and Turkish and Turkish and English. London: Bernard Quaritoch.
Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html