'akl, kâmil, fazîlet, fâzıl
* Şairlik kabiliyetinin göstergeleri olarak değerlendirilen fazilet, ince düşünce ve olgunluk gibi meziyetlere işaret etmek için kullanılan terim.
'Âkil Arapça bir kelime olup “‘akl” kökünden gelmektedir. Sözlüklerde akıllı (Şemseddin Sâmî, 1317, s. 923; Yılmaz, 2023, s. 47; Muallim Naci, 2006, s. 530; Birinci, 2018, s. 813; Toparlı, 2000, s. 545; Toparlı vd., 2004, s. 8), akıl sahibi (Muallim Naci, 2006, s. 530; Birinci, 2018, s. 813; Yılmaz, 2023, s. 47), aklı çok olan (Birinci, 2018, s. 813; Ali Seydi, 1328 [1910], s. 678) uslu (Şemseddin Sâmî, 1317, s. 923; Toparlı, 2000, s. 545; Toparlı vd., 2004, s. 8), kâmil (Toparlı, 2000, s. 545), rüşt ve büluğa ermiş [olan] (Toparlı, 2000, s. 545; Toparlı vd., 2004, s. 8), bilge ve sağduyulu (Hindoğlu, 1838, s. 322) anlamlarıyla geçmektedir.
‘Âkil kelimesi, sözlük anlamlarının yanı sıra bilgi, duygu ve ahlaki meziyetleri bir arada barındıran yetkin kimseleri ifade etmektedir.
Şair tezkireleri içinden ’âkil kelimesinin biyografik bilgi maksadıyla kullanımına rastlanılanlar şu şekildedir: Sehi Bey’in Heşt Bihişt’inde, Latîfî’nin Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’sında, Güftî’ninTeşrîfâtü'ş-Şu’arâ’sında, Safâyî’nin Nuhbetü'l-Âsâr Min Fevâidi'l-Eş'âr’ında, Râmiz’in Âdâb-ı Zurafâ’sında, Mehmed Tevfik’in Kâfile-i Şu'arâ’sında, Şeyhülislam Ârif Hikmet’in Tezkiretü'ş-Şu’arâ’sında, Sâlim’in Tezkiretü'ş-Şu’arâ’sında bulunmaktadır.’Âkil, biyografisi yazılan kimselerin tavsifi yapılırken sıralanan özelliklerden biri olarak tezkirelerde yer almıştır. Bu kimselerin çoğunluğu vezirlik, kazaskerlik, kadılık gibi yüksek rütbeli devlet memurluğu yapmış şairlerdir. Örneğin Sehi Bey'in tezkiresinin üçüncü bölümünü oluşturan vezir, kazasker, nişancı gibi devlet adamları erdemli, güzel ahlaklı, doğuştan kabiliyetli, şiire meyilli, derin düşünceli, akıllı ve faziletli kimseler olarak ifade edilmiştir (Örnek 1). Bununla beraber padişahların hizmetinde bulunarak devlet terbiyesi ile yetişmeleri, makamlarında yüksek şerefe ve padişahlardan çeşitli ihsanlara nail olmaları da bu vasıflarına bağlı tutulmuştur (Örnek 1, Örnek 3). Bu anlatım biçimi ilgili meslek grubuna alınan kimselerin ortak şemasına ve makamlarında yetişme biçimlerine yönelik tespite işaret ettiği için gerçek anlam içermektedir. Diğer tezkirelerdeki kullanımlar da bu ölçüdedir. Dolayısıyla ’âkil kelimesi terim anlamıyla kullanılmış ancak başka melekelerin varlığını aratmaya yönelik bir çağrışım da kazanmıştır. Nitekim yukarıdaki örnekte de olduğu gibi biyografisi yazılan kimselerin biyografi yazarınca “akıllı” olarak nitelendirilmesini destekler mahiyette beraberinde birtakım sıfatlar daha kullanılmıştır. Bunlar: lutf-ı tab‘, fikr-i ‘amîk, zihn-i pâk, deryâ-dil, fâzıl (İpekten vd., 2017, s. 24; İnce, 2018, s. 85); ‘ârif (Canım, 2018, s. 62); kâmil (Çapan, 2005, s. 76; Kutlar Oğuz vd., 2017, s. 62; Erdem, 2019, s. 253); edîb, vakûr, cesûr, sahî, kerîm (Erdem, 2019, s. 253); fatîn, nâzük-tab‘, tab‘-ı pâk, sâhib-i ‘ilm, zîrek (Kutlar Oğuz vd., 2017, s. 62); edîb, erîb, pâk-tıynet (İnce, 2018, s. 85). Böylece şiire, güzel söz söylemeye, ince anlamlar kurmaya yönelik yeteneğin olmasının, aslında faziletli, ince düşünceli, zarif yaratılışlı, olgun yani ’âkil olma koşuluna bağlandığı söylenebilir (Örnek 4). Buna istinaden ’âkil kelimesi yalnızca zekanın mukavemeti ile sınırlı kalmayıp bilgi, duygu ve davranışın birbiriyle dengesinin sağlandığı vakur bir tavır, rasyonel kararların ahlaki değerler ile uyumlandığı genel bir tekamülün neticesi yani fazilet ile bağdaştırılmıştır (Örnek 2, Örnek 5).
‘Âkil kelimesi birer defa Sehi Bey’in Heşt Bihişt’inde, Latîfî’nin Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’sında, Güftî’nin Teşrîfâtü'ş-Şu'arâ’sında, Safâyî’nin Nuhbetü'l-Âsâr Min Fevâidi'l-Eş'âr’ında, Râmiz’in Âdâb-ı Zurafâ’sında, Mehmed Tevfik’in Kâfile-i Şu'arâ’sında, Şeyhülislam Ârif Hikmet’in Tezkiretü'ş-Şu'arâ’sında olmakla beraber iki defa da Sâlim’in Tezkiretü'ş-Şu'arâ’sında geçmektedir.
Örnek 1:
…bunlarun her biri lutf-ı tab‘ sebebi ile nazma mâyil ve eş‘âra kâbil olup fikr-i ‘amîk ile bahr-ı zehhâr ve zihn-i pâk ile sadef-i gevhervâr deryâ-dil ‘âkil ü fâzıl kişilerdür (İpekten vd., 2017, s. 24).
Örnek 2:
‘Âkil ü ‘ârif oldur ki ibkâ-i zikr-i cemîl ile tahsîl-i fazl u şeref içün birkaç gün huzûr-ı nefsi ber-tarâf ide (Canım, 2018, s. 62).
Örnek 3:
Müşârün-ileyh edîb ü vakûr ve umûr-ı Devlet-i ‘aliyyede sâ‘î ve cesûr-ı ‘âkil ü kâmil ve sahî vü kerîm bir vezîr-i bî-mu‘âdil olup… (Erdem, 2019, s. 253).
Örnek 4:
Mîr-i mûmâ ileyh fatîn ü ‘âkil ve nâzük-tab‘ ü kâmil olup eş‘ârı tab‘-ı pâki gibi nekâ’is-i kelâmdan müberrâ tâze-edâ bir şâ‘ir-i sühân-ârâdır (Kutlar Oğuz vd., 2017, s. 62).
Örnek 5:
… gavvâs-ı kulzüm-i ma‘ânî-i dakâyık-meşhûn fâzıl-ı edîb ‘âkil ü erîb mahdûm-ı pâk-tıynet-i bî-akrân yek-tâ-rev-i vadî-i ‘irfân ki âb-ı rûy-ı memâlik-i bahr ü ber gıbta-fermâ-yı Dârâ vü İskender Dârü’s-saltanati’l-‘aliyye-i Konstantiniyyetü’l-mahmiyyede sâbıkan zînet-efzâ-yı sadr-ı fetvâ ve erîke-nişîn-i fazl u takvâ olup… (İnce, 2018, s. 85).
Ali Seydi. (1328 [1910]). Resimli Kâmûs-ı Osmânî. İstanbul: Matbaa ve Kütüphane-i Cihan Sahibi Mehran.
Birinci, A. (hzl.) (2018). Lügat-ı Remzî. C. 1. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Başkanlığı Kurumu Yayınları.
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
Çapan, P. (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l Âsâr Min Fevâ'idi'l Eş'âr) İnceleme-Metin-indeks. Ankara: AKM Yayınları.
Erdem, S. (hzl.) (2019). Azîz-zâde Hüseyin Râmiz, Âdâb-ı Zurafâ, İnceleme-Tıpkıbasım-İndeks. Ankara: AKM Yayınları.
Hindoğlu, A. (1838). Dictionnaire Turc–Français ou Hazine–i Lügat. Viyana: F. Beck.
İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
Kutlar Oğuz, F., Koncu, H. ve Çakır, M. (hzl.) (2017). Kâfile-i Şu‘arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
Muallim Nâci. (2006). Lûgat-i Nâci. 5. Baskı. İstanbul: Çağrı Yayınları.
Şemseddîn Sâmî (1317). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: İkdam Matbaası.
Toparlı, R. (hzl.) (2000). Lehce-i Osmânî. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Toparlı, R. vd. (hzl.) (2004). Resimli Türkçe Kamus. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Yılmaz, K. A. (hzl.) (2023). Kâmûs-ı Osmânî. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.