ecmel ü ahsen
* Sözlükte “daha güzel, en güzel, pek güzel” anlamlarına gelen ahsen ve ecmel kelimelerinin biraraya gelmesiyle oluşan tezkire terimi.
Tamlamayı oluşturan kelimeler, Arapça sıfattır. “hüsn” ve “cemîl” kelimelerinin ism-i tafdîl şekilleridir. Sözlüklerde en (daha, pek, çok) güzel, yakışıklı anlamları verilmekte, kelimeler birbirlerinin yerine de kullanılmaktadır (Devellioğlu, 2017, s. 229).
Bir şairin yeteneğini, sahip olduğu olumlu bir özelliği ifade etmede kullanılan bir tabirdir. Tezkirelerde bir üstünlük sıfatı olarak terim değeri kazanan tamlama, şairlerin söz söyleme yetenekleri karşılaştırılırken seçilen bir terim olmuştur.
Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’sında geçen ahsen ü ecmel ifadesi, mukayese edilen şairin üstünlüğünü ortaya koymada yararlanılan bir terimdir.
Terimi ilk tanımlayan Latîfî'dir. Tezkiresinde Fânî bölümünde Latîfî, sade ve tatsız sözler söyleyen, derinliği olmayan bir şairdense, şiirden anlayan hoş tabiatlı bir kimse olmanın çok daha üstün ve değerli olduğunu vurgulamaktadır (Kaplan, 2018, s. 448).
Örnek 1:
Ve şâ‘ir-i sâde-gûy-ı bî-mezeden suhan-fehm ü hoş-tab‘ olanlar ahsen ü ecmeldür (Canım, 2018, s. 396).
Açıkgöz, N. (2017). Riyâzü’ş-Şuara (Tezkiretü’ş-Şuara). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları.
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Devellioğlu, F. (2017). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Kaplan, F. (2018). Latîfî Tezkiresi’nde Edebî Eleştiri Terimleri ve Edebiyat Eleştirisi. (Doktora Tezi). Muğla.