ABÛSLİKÂ (ʿABŪS-LİḲĀ)

'abûs-likâ


* “Somurtkan” anlamındaki " 'abûs" ile “surat, yüz” anlamındaki "likâ" kelimelerinin birleşmesiyle oluşan ve asık suratlı şairleri tanımlamak için kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Arapça kökenli iki unsurdan oluşan birleşik bir sıfattır. Terimin ilk unsuru olan “abûs”, Arapça kökenli olup klasik ve Osmanlı Türkçesi sözlüklerinde asık suratlı ve somurtkan kimseleri niteleyen bir sıfat olarak açıklanmaktadır. Ahterî-yi Kebir’de “sert yüzlü, fena suratlı” (2017, s. 610); Lügat-i Nâcî’de “nahoş, kerih, ekşi, çatılmış” (2021, s. 20) anlamlarıyla verilmiştir. Kelime, daha sonraki sözlüklerde de “somurtkan” (Devellioğlu, 2001, s. 5), “çatık çehreli, asık suratlı” (Parlatır, 2006, s.34), “hoş olmayan, ekşi (surat)” (Çatıkkaş, 2009, s. 33) şeklinde açıklanmıştır. Ayrıca kelimeye, Steingass’ın Farsça-İngilizce sözlüğünde “ciddi, asık suratlı, sert, kasvetli” (Steingass, 2005,s. 834); Lügat-ı Cûdî’de “şedid, kerih, nahoş” (Parlatır vd., 2006, s. 2); Lügat-i Remzî’de ise “katı yüzlü, utanmaz kişi ” (2018, s. 817) karşılıkları verilmiştir.

 Terimin ikinci unsuru “likâ”, Arapça kökenli olup klasik sözlüklerde “görmek, görüşmek, karşılaşmak” (Ahterî-yi Kebir, 2017, s. 855) ve “kavuşmak, buluşmak” (Lügat-i Remzî, 2018, s. 281) anlamlarıyla açıklanır. Bununla birlikte bazı Osmanlı Türkçesi sözlüklerinde kelimenin “yüz, çehre, sima” anlamları da kaydedilmiştir (Lügat-i Nâcî, 2021, s. 375; Müntehabât-ı Lügat-ı Osmâniyye, 2009, s. 234; Parlatır, 2006, s. 973; Devellioğlu, 2001, s. 552).

Bu iki unsurun birleşmesiyle oluşan abûs-likâ, sözlük anlamı itibarıyla “asık suratlı, somurtkan yüzlü” anlamında kullanılan birleşik bir sıfattır.




Terim Anlamı

Tezkirelerde şairlerin menfi özelliklerinden bahsedilirken 'abûs-likâ, bir sıfat olarak kullanılmıştır. Şairin yüzünün asık olduğunu, pek gülmediğini, sert göründüğünü ifade eder. Görünüş olarak soğuk bulunan, sıcakkanlı ve samimi görünmeyen şairler için olumsuz bir sıfat olarak kullanılır. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Rıza Tezkiresi ve Tezkire-i Mücib’de şair ‘Iydi maddesinde 'abûs-likâ terimi, “künd-tabiat/ künd-tab’ ” tabiri ile birlikte kullanılarak bahsi geçen şairin menfi bir özelliğini nitelemektedir. Rıza Tezkiresi’nde Zavotçu ‘Iydî’nin “künd-tabiat u abus-lika” olarak ifade edilmesinden dolayı onu tezkirede olumsuz veya farklı huy ve mizaçlarıyla anılan şairlerden saymaktadır (Zavotçu, 2017, s. 26).  Tezkirede ‘Iydî hakkında şu ifadelere yer verilir: “Ankaravî Beg-zâde Lutfullâh Çelebi’dür. Zümre-i dervîşân-ı bî-nâm ü nişândan olup ‘Acem ü Hind’i seyâhat idüp ma‘ârif-i külliyeye dest-res buldukdan sonra vilâyet-i Rum’a ‘avdet ve şu‘arâ-yı Rum’la dahı hem-sohbet olmışdur. Künd-tabî‘at  u ‘abûs-likâ iken Fârisî ve Türkî bî-hem-tâ eş‘ârı vardur" (Zavotçu, 2017, s. 167). Aynı şair, Tezkire-i Mücib’de şu şekilde anlatılır: “Ankaravi Beg-zade Lutfu'llah Çelebi'dir. Dervişandan olup, 'Acem ü Hindi seyahat ve Rûm'a 'avdet idüp meta'-ı ma' arife dest-res olınuşdur. Künd-tab' ve 'abûs-lika iken Farsi ve Türki eş'arla mahbûb-ı ehibba olmuşdur. Hala Kırım'da Bahadır Han'ın nedimi ve mazhar-ı iltifat-ı ' amimidir” (Altun, 1997, s. 46). 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Rızâ Tezkiresi'nde ve Tezkire-i Mücib’de birer örnekte kullanımına rastlanmıştır.




Örnekler

Örnek 1:

Ankaravî Beg-zâde Lutfullâh Çelebi’dür. Zümre-i dervîşân-ı bî-nâm ü nişândan olup ‘Acem ü Hind’i seyâhat idüp ma‘ârif-i külliyeye dest-res buldukdan sonra vilâyet-i Rum’a ‘avdet ve şu‘arâ-yı Rum’la dahı hem-sohbet olmışdur. Künd-tabî‘at  u ‘abûs-likâ iken Fârisî ve Türkî bî-hem-tâ eş‘ârı vardur (Zavotçu, 2017, s.167). 

Örnek 2:

Ankaravi Beg-zade Lutfu'llah Çelebi'dir. Dervişandan olup, 'Acem ü Hindi seyahat ve Rûm'a 'avdet idüp meta'-ı ma' arife dest-res olınuşdur. Künd-tab' ve 'abûs-lika iken Farsi ve Türki eş'arla mahbûb-ı ehibba olmuşdur. Hala Kırım'da Bahadır Han'ın nedimi ve mazhar-ı iltifat-ı ' amimidir (Altun, 1997, s. 46). 




Kaynaklar

Altun, K. (hzl.) (1997). Tezkire-i Mucîb. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları. 

Birinci, A. (hzl.) (2018). Lügat-i Remzi. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Yayınları.

Çatıkkaş, M. A. (2009). Şiirimizin Beyitler ve Mısralar Sözlüğü, 1. Cilt. İstanbul: Sütun Yayınları.

Devellioğlu, F. (2001). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat. Ankara: Aydın Kitabevi.

Kartal, A. (hzl.) (2021). Muallim Nâcî- Lügat-i Nâcî. Ankara: TDK Yayınları.

Kırkkılıç, A. ve Sancak, Y. (hzl.) (2017). Ahterî Mustafa Muslihuddin el-Karahisarî- Ahterî-yi Kebir. Ankara: TDK Yayınları.

Parlatır, İ. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi.

Parlatır, İ., Tezcan Aksu, B., ve Tufar, N. (hzl) (2006). Lügat-ı Cûdî. Ankara: TDK Yayınları.

Toparlı, R. vd. (hzl.) (2009). James. W. Redhouse -Müntahabât-ı Lügat-ı Osmâniyye. Ankara: TDK Yayınları.

Steingass, F. (2005). Persian- English Dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html 




Yazım Tarihi:
07/08/2026
logo-img