* Sözlüklerde doğruluk üzerine, samimiyetle bağlılığını gösterme, sâdık kimseye yakışır şekilde, sadâkatle hareket etme anlamlarına gelen, edebî metinlerde ise ''dürüst, içten, samimi ve sâdık kimseye yakışır şekilde davranma veya söyleyişte bulunma'' anlamlarına gelen terim.
Sâdıkâne kelimesi, Arapça sâdık kelimesiyle, Farsça –âne ekinin birleşmesiyle oluşmuş bir kelimedir. Sâdık kelimesi, Kâmus-ı Türkî’de ‘sahih, hakîkî, kâzip, sahte olmayan (Şemseddin Sâmî, 1317, s. 802), Lügat-ı Nâcî de ise ‘doğru, gerçek’ (2006, s.614) anlamlarına gelirken, sâdıkâne ise ‘sâdık’ kelimesinden türeyen bir sözcük olarak ‘sadâkatle olunan, vefâdâr ve şâkir-i ni’met olana yakışır’ (Şemseddin Sâmî, 1317, s. 802) anlamlarına gelir.
Sâdıkâne kelimesi; sözlüklerde bir kâl veya hali, doğruluk üzerine, içten, samimi, gerçekçi bir şekilde söyleme veya yerine getirme anlamlarına gelir. Edebî terim olarak ise ‘‘dürüst, içten, samimi ve sâdık kimseye yakışır şekilde davranma veya söyleyişte bulunma’’ anlamlarına gelir. Tezkire yazarları bu terimi hem şiirdeki tarz ve üslubunun içtenliğini ve samimiyetini belirtmek hem de devlet görevlerinde sâdık kimseye yakışır şekilde yapılan hizmetin vasfını belirtmek için kullanmışlardır.
Sâdıkâne kelimesi, tezkirelerde iki kullanım tarzıyla öne çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, devlete sâdık ve içten hizmet edenler için kullanılırken, ikincisi ise hem şâirlerin edebî kişiliklerinin hem de söyleyiş tarzlarının samimi yanını belirtmek için kullanılmıştır. Mecma‘-i Şu‘arâ ve Tezkire-i Üdebâ’da (Örnek 1), Selîm Girây için beş Osmanlı pâdişâhına hizmet ettiği belirtilmiş ve bu hizmetinin devamlılığını sürdüren vasıf için ‘‘sâdık kimseye yakışır şekilde davranma’’ yani ‘‘sâdıkâne’’ terimi kullanılmıştır. Ali Emirî Efendi’nin İşkodra Vilayeti ʿOsmanlı Şaʿirleri tezkiresinde, İşkodralı İbrâhim Halîlî Paşa’ya yer verdiği metinde de (Örnek 2) buna benzer bir durum söz konusudur. İşkodralı İbrâhim Halîlî Paşa’nın görevine olan bağlılığı ve ‘‘sâdık kimseye yakışır şekilde davranmaktan’’ dolayı amacına ulaştığını ve bunu da ‘‘hidemat-ı sâdıkânesinin bir mükâfât-ı kıymetdarı olmak üzere’’ yani ‘‘sâdıkâne’’ vasfından dolayı mükâfâtlandırıldığı belirtirmiştir.
Rıza tezkiresinde ise ‘sâdıkâne’ terimi, hem şâirlerin edebî kişiliklerinin hem de söyleyiş tarzlarının değerlendirilmesinde kullanılan bir ifade olması cihetiyle önem kazanmıştır. Rızâ, Şâmî’nin üslubu için (Örnek 3) kullandığı ‘‘sâdıkâne güftârı’’ terimiyle onun içten, samimi bir üslubu olduğunu belirtir. Yine aynı şekilde Tarzî için kullandığı ‘‘sâdıkâne’’ terimine daha da estetik bir yapı kazandırarak (Örnek 4) ‘‘benzersiz, içten, samimi bir söyleyiş’’ anlamını ortaya çıkartmıştır.
Sonuç itibariyle ‘‘sâdıkâne’’ terimi, tezkirelerde hem şâirlerin edebî kişiliklerinin hem de söyleyiş tarzlarının değerlendirilmesinde ‘içten, samimi’’ bir ifade anlamlarında hem de devlete bağlı kişilerin, kişilik yönlerini belirtmek için ‘dürüst ve sâdık kimseye yakışır şekilde davranmak, sadâkatle’ anlamlarında kullanılmıştır.
Rızâ Tezkiresi’nde 4, Mecma‘-i Şu‘arâ ve Tezkire-i Üdebâ’da 1, İşkodra Vilayeti ʿOsmanlı Şaʿirleri Tezkiresi’nde 2 yerde geçtiği tespit edilmiştir.
Örnek 1:
Hân-ı müşârün-ileyh beş pâdişâh-ı zîşân-ı Osmânî’ye sâdıkâne hizmet etmiş; şecâ‘at, şehâmet, sadâkatla pek büyük bir nâm u şân bırakmışdır (Arslan, 2018, s. 35).
Örnek 2:
Paşa dahi hidemat-ı sâdıkânesinin bir mükâfât-ı kıymetdarı olmak üzere rütbe-i valâ-yı vezareti ihraz ile kâm-yâb olmuştur (Karateke, 2018, s. 12).
Örnek 3:
‘Âşık-âne eş‘ârı ve sâdık-âne güftârı vardur (Zavotçu, 2017, s. 142).
Örnek 4:
Eş‘âr-ı dil-pezîri ‘âşık-âne ve güftâr-ı lâ-nazîri sâdık-âne vücûd-ı şerîf ü sâl-hurde vü zarîfdür (Zavotçu, 2017, s.155).
Arslan, M. (hzl.) (2018). Mehmed Sirâceddin- Mecmâ’-ı Şu’arâ ve Tezkire-i Üdebâ. Ankara: T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-208568/mehmed-siraceddin-mecma-i-suara-ve-tezkire-i-udeba.html
Karateke, Hakan T. (hzl.) (2018). Ali Emirî Efendi- İşkodra Vilayeti ʿOsmanlı Şaʿirleri. Ankara: T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-204954/iskodra-vilayeti-osmanli-sairleri.html
Muallim Nâcî (2006). Lügat-i Nâcî. İstanbul: Çağrı Yay.
Şemseddin Sâmî (1317). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul.
Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html