PÂKEDÂ (PĀK-EDĀ)

edâ-yı pâk, edâ-pâk, edâsı pâk


* Ses kusurları bulunmayan, duru, akıcı, anlaşılır ve bu hasletleri nedeniyle insanlar tarafından beğenilen ve etkileyici söyleyişi ya da bu tür bir söyleyişe sahip eser ve şairleri tanımlayan edebî terim.



Sözlük Anlamı

Pâk-edâ terimi, Farsça kökenli pâk ve Arapça kökenli olduğu düşünülen edâ kelimesinden oluşmaktadır. Pâk kelimesi “temiz, hâlis, kusursuz” anlamlarındadır (Ayverdi, 2011; Türk Dil Kurumu, 2022). Edâ kelimesi ise “ödeme (ibrâ), yapma, etme (ifâ)” anlamlarının yanında “naz, cilve, söyleyiş tarzı, ifade biçimi, söze kattığı ahenk ve zarafet, şiirsel ses ve üslûp özellikleri” anlamında kullanılmaktadır (Ayverdi, 2011; Türk Dil Kurumu, 2022). Daha detaylı anlam için Klasik Edebiyat Tezkire Terimleri Sözlüğü (KETTES) edâ ve pâk maddelerine bakılabilir.




Terim Anlamı

Pâk-edâ ifadesinin özel bir terim anlamı edebiyat sözlüklerinde tanımlanmamıştır. 

Edâ kelimesi tek başına üslup ile eş anlamlı görülür ve anlatım tarzı olarak tanımlanır (Karataş, 2001; Uslu, 2007). Edadaki başarı ise kelimeler arasındaki ahenk ve münasebeti sağlama; tenafür, bârit (soğuk), müşevveş (karmaşık), lüknet (konuşma kusuru), rekâket (kekemelik), nâkıs (kusurlu), garip (anlaşılmaz/ yadırgatıcı) ifadeler olması durumunda ise başarısızlık olarak değerlendirilir. Açıkgöz, edanın dengelilik, ölçülülük, incelik ve uyum ile ilişkili olduğunu ve şiir alanında anlatış tarzı olduğunu belirtmektedir (Açıkgöz, 2013). Edâ, söyleyiş tarzı ve eserin fonetiği olarak, eserin yapısı (ma’mûr), kelime kadrosu (elfâz) ve anlamı (ma’nâ) ile bir edebî metnin temel unsurlarından biri olarak değerlendirilebilir. Eda terimi, bârik-edâ, hoş-edâ, rûşen-edâ gibi alt türevlere sahiptir (Kaplan, 2021).

Tezkirelere bakıldığında pak edânın fonetik kusurlardan uzak, duru, akıcı, anlaşılır ve bu hasletleri nedeniyle insanlar tarafından beğenilen ve etkileyici söyleyişi tanımladığı söylenebilir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Edâ kelimesi, geniş anlamıyla üslup ve söyleyiş tarzı, özel olarak da eserin söyleniş biçimi ve fonetik özelliklerini belirten fonetik yapısı anlamıyla kullanılmaktadır. Tezkirelere bakıldığında genellikle olumlu bağlamlarda kullanılmakla beraber olumsuz özelliklere haiz edalardan da bahsedilmektedir.

Pâk ifadesi ise bir edânın söyleyiş kusurlarından uzak, duru ve akıcı olduğu yönündeki olumlu özelliklerini vurgular. Edanın paklığı hakkındaki en detaylı nitelemeleden biri, Latîfî’nin Tâli’î hakkındaki değerlendirmesinde görülebilir: “Elfâz u edâsı ve terkîb-i nazmı gılzet ü sıkletden muarra ve ibârât-ı vahşiyyeden müberra pâk ü selîs ve hemvâr u nefîsdür.” [Kelime dağarcığı ve edası galizlikten ve ağırlıktan arınmış, pak, akıcı, muntazam ve nefistir] (Latîfî, 2018, s. 347). 

Bir edanın pak olmasını sağlayan bir diğer unsur ise akıcılığıdır. Akıcılık, tezkirelerde “selîs”, “âb-ı revân-âsâ” ve “sühen-güzâr” ifadeleri ile belirtilir. Temiz edanın bir akarsuya benzetilmesi de akıcı ve temiz söyleyişi tanımlamak için kullanılır (Kınalızâde, 2009, s. 271).

Pak eda “sade” bir söyleyişe sahip olabildiği gibi sanatlı söyleyişleri de tanımlar. Râzî’nin şiirleri istiâre, telmîh, tevriye ve istihdâm ile sanatlı olduğu hâlde pak eda sahibi olarak görülür (Es-Seyyid Pîr Mehmed bin Çelebi, 2018, s. 587)

Pak edanın en önemli yanlarından biri etkileyiciliğidir. Tezkirelere bakıldığında pak eda sahibi olan şairlerin meclisleri süslediği [meclis-ârâ], sohbetlerinin gönüllerde kabul gördüğü [dil-pezir] belirtilir ve gönlü açan [dil-küşâ], gönlü çeken [dil-keş] kabul gören [makbûl], safâ-bahş (mutluluk verici) veya rağbet gören [mergûb gibi sıfatlarla nitelenir.Örneğin; Ahdî’nin pak edalı şiirler hakkındaki değerlendirmelerde bunun etkileyiciliği vurguladığı görülebilir: “edâ-yı pâk ile ebyât-ı hayât-bahşı dilkeş ü bâde-i nâb gibi bî-gışş ü mergûb” [saf bir şarap gibi katkısız ve makbul hayat veren beyitleri pak bir eda ile çekici] (2018, s. 320) veya “kelimât-ı pâk-edâsı makbûl-i yârân-ı güzîde (…) olmuştur” [pak edalı ifadeleri, seçkin dostlar tarafından kabul görmüştür].

Bir edanın pak olmasını sağlayan bir diğer unsur ise anlaşılırlığıdır. Bu sebeple pak olan bir eda, aynı zamanda “rûşen”, “çalak” ve “fetanetli” olarak tanımlanır.

Pak eda ifadesi aynı zamanda hatasızlığı belirtir. Örneğin; Fazlî-i Kâtib’in Nizâmî’nin Matla’ü’l-envâr’ına yazdığı naziresinde nazmını tenkîd edip ayıklarken şiirin edasını da pâk ve tashîh ettiğini belirtilir (Es-Seyyid Pîr Mehmed bin Çelebi, 2018, s. 517).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Tezkirelerde pâk edâ teriminin “edâ-yı pâk, edâsı pâk, edâsı hayli pâk, edâsı dahi pâk” gibi çeşitli varyantları görülebilir. Bu tanıklar topluca sayıldığında Sehî’nin Heşt Bihişt’inde 2, Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’sında 2, Ahdî Bağdadî’nin Gülşen-i Şu'arâ’sında 18, Âşık Çelebi’nin Meşâ’irü’ş-Şu’arâ’sında 7, Kınalızade Hasan Çelebi’nin Tezkiretü'ş-Şu'ârâ’sında 7, Beyânî’nin Tezkiretü'ş-Şu'ârâ’sında 5, Riyâzü’ş-Şu’ârâ’da 1, Güftî Tezkiresi’nde 4, Sâlim Tezkiresi’nde 5, Râmiz’in Âdâb-ı Zurefâ’ında 1, Esrâr Dede’nin Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye’sinde 1 kez kullanılmıştır.

Kavram Şakâ'ik zeyllerinden sadece Nev‘îzâde Atâyî’nin Hadâ'iku'l-Hakâ'ik fî Tekmileti'ş-Şakâ'ik’inde 1 kez tanıklanmıştır.

Söz konusu eserlerdeki şiir ve metin örneklerinde geçen tanıklar hesaplamaya dahil edilmemiştir.




Örnekler

Örnek 1: 

Elfâz u edâsı dahi gâyetde rûşen ü pâk ve güftâr-ı âteş-te'sîri nihâyetde sûz-nâk ü derdmendânedür (Latîfî, 2018, s. 304).

Örnek 2: 

Şi‘r ü inşâ fünûnunda bî-hemtâ ve edâ-yı pâk ile meclis-ârâ ve güftâr-ı safâ-bahşla râhat-efzâ ve savt ü nakş îcâdında bülbül-i hoş-nevâdur ve ebyât-ı selîsi çok ve eyülüginde söz yokdur (Ahdî, 2018, s. 107).

Örnek 3: 

Şi’rde ol kadar hüsn-i dikkat ve isti’âre vü telmîh ile ve tevriye vü istihdâm ile pâk edâ ile maânî-i muhayyileye mümâreset ider ki eger mütemahhız olsa çok kimesnenün şi’rden ferâgatine sebeb olurdı (Es-Seyyid Pîr Mehmed bin Çelebi, 2018, s. 587).




Kaynaklar

Ahdî, B. (2018). Gülşen-i Şu’arâ (S. Solmaz, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html 

Ayverdi, Z. İ. (2011). Kubbealtı Lugatı. İstanbul: Kubbealtı Yayınları.

Beyânî, C. M. (2017). Beyânî Tezkiresi (Tezkiretü’ş-şu’arâ) (A. Sungurhan, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html

Esrâr Dede. (2018). Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye (İ. Genç, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html

Es-Seyyid Pîr Mehmed bin Çelebi. (2018). Meşâ’irü’ş-şu’arâ (F. Kılıç, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html  

Güftî. (2019). Teşrîfâtü’ş-Şu‘arâ (K. Yılmaz, Ed.). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-247200/gufti-tesrifatus-suara.html

Hayyim, S. (1962). New Persian-English dictionary. Library Association. https://dsal.uchicago.edu/dictionaries/hayyim/ 

Kınalızâde, H. Ç. (2009). Tezkiretü’ş-Şu’arâ (A. Sungurhan, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. 

Latîfî. (2018). Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ (R. Canım, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html

Mîrzâ-zâde Sâlim, M. E. (2018). Tezkiretü’ş-şuarâ (A. İnce, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html 

Nev‘îzâde Atâyî. (2017). Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakâ’ik, Nev‘îzâde Atâyî’nin Şakâ’ik Zeyli (S. Donuk, Ed.). İStanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. 

Râmiz. (1994). Râmiz ve âdâb-ı zurafâ’sı inceleme—Tenkidli metin—İndeks—Sözlük (S. Erdem, Ed.). Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu.

Riyâzî, M. E. (2017). Riyâzü’ş-şuara (tezkiretü’ş-şuara) (N. Açıkgöz, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html

Sehî Beg. (2017). Heşt Bihişt (H. İpekten, G. Kut, M. İsen, H. Ayan, & T. Karabey, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html

Steingass, F. J. (2005). A comprehensive Persian-English dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Türk Dil Kurumu. (2022). Türk Dil Kurumu Sözlükleri.  https://sozluk.gov.tr/ 




Yazım Tarihi:
15/09/2025
logo-img