kasîde-i maânî-şi'âr, muhazzire-i maʿânȋ-şiʿâr
* Anlam yönüyle derinlikli, duygu ve düşünce zenginliğine sahip, özgün ve etkileyici şair ve şiirler için kullanılan bir terim.
“Ma’ânî”; anlam, bir sözün ifade ettiği şey, “iç, bâtın, ruh, asıl, öz, hakikat, ifade, rüya ve akla yakın sebep” anlamlarına gelen Arapça ma’nȃ kelimesinin çoğuludur (Kubbealtı Lugatı; Devellioğlu, 2007, s. 579; Parlatır, 2011, s. 1008) Ayrıca sözün açık, güzel ve etkileyici söylenmesini konu alan edebi bir disiplin olan belagat ilminin sözü bağlama göre uyarlama ilkelerini inceleyen alt dalıdır (Durmuş, 2003, s. 204). “Şi’ȃr” kelimesi ise eklendiği kelimeye “haiz olan, sahip olan, iyi, üstünlük veren işaret, alamet, adet” anlamlarını vererek birleşik kelime meydana getirir (Kubbealtı Lugatı; Develioğlu, 2007, s. 996; Muallim Naci, 2009, s. 638). Bu iki kelimenin bir araya gelerek oluşturduğu ma’ȃnȋ-şi’ȃr bu durumda “anlamlı, anlamı esas alan, anlam izi/alâmeti taşıyan” demektir
Tezkirelerde, anlamı esas alan, duygu ve düşünce zenginliğine sahip, derin, incelikli ve özgün üslubu olan şair ve şiir tarzını belirtirken kullanılan bir terim.
Ma’nȃ /ma’ȃnȋ kelimesi tezkirecilerin şairleri ya da eserleri tanıtırken en sık başvurduğu kavramlardan biridir. Harun Tolasa; Sehȋ, Latifȋ ve Ȃşık Çelebi tezkirelerini esas aldığı 16. Yüzyılda Edebiyat Araştırma ve Eleştirisi adlı eserinde “Tezkirecilerce bir eserin ‘mânâ’ açısından tanıtma ve değerlendirmeye tâbi tutuluşu, ya o eserde mana unsurunun bulunup bulunmadığını, eserin bu açıdan taşıdığı değeri, şairin eserini bu niteliğe sahip kılacak bir yeteneğe sahip olup olmadığını; ya da eserdeki ‘mânâ’nın çeşitli hal ve vasıflar açısından ne durumda olduğunu ortaya koymayı hedef tutar.” (Tolasa, 2002, s. 363) ifadeleriyle mana kavramının tezkirelerdeki bağlamını ortaya koymuştur. Tezkireciler, mana ile ilgili değerlendirmelerinde mana kavramının alanını genişletmek ve nitelemek için bazı kelimeler kullanırlar “bikr, hȃssa, hȃs, hoş, hûb, bed, nefȋs, latȋf, na-güfte, bȋ-mȃnȃ” (Çapan, 2009, 438). “Şi’ȃr” da bu kelimelerden biridir ve eklendiği kelimeye “haiz olan, sahip olan, iyi, üstünlük veren işaret, alâmet, adet” anlamlarını verir.
Ma’ȃnȋ-şi’ȃr terimine ilk olarak 17. yüzyıl tezkirelerinden Rıza Tezkiresi’nde rastlanmaktadır. Seyyid Rıza tezkiresinde Tıflî mahlaslı Ahmed Çelebi’den bahsederken onun şiirini “inci saçan, zarif, coşkulu ve akıcı” olarak nitelendirir. “Kasâʾid-i maʿânî-şiʿâr” (Zavotçu, 2017, s. 154) olarak ifade ettiği kasidelerinin ise “hikmetli, yüzeysellikten uzak, manayı esas alan ve irfan sahiplerinin kalbine hitap eden özellikte olduğunu belirtir (Örnek 1).
Endurunlu Mehmet Âkif ise Mir’ât-ı Şi‘r adlı eserinde asıl adı Hüseyin olan Endurunlu Fâzıl’dan söz ederken bu terimi kullanır. Tezkireci, şairi anlatmak için uzun söze gerek olmadığını belirtir. “müretteb ve müdevven dîvân-ı belâgat-ʿünvânı ve eser-i midâd-ı güher-feşânı bu avân-ı saʿd-iktirânda muhazzire-i maʿânȋ-şiʿâr” (Kılcı, 2001, s. 76) ibaresiyle inci saçan dizeleri, belagat ve manasının derinliğiyle divanının ün kazanmış bir eser olduğunu ifade eder (Örnek 2).
Terim, 17. yüzyıl tezkirelerinden Rıza Tezkiresi’nde ve 18. yüzyıl tezkirelerinden Mir’ât-ı Şi‘r adlı eserde birer kez olmak üzere toplamda 2 yerde kullanılmıştır.
Örnek 1:
İstanbulî Ahmed Çelebi’dür. Tâze-gû olan şuʿarâ-yı zü’l-iʿtibârun fusahâsından ve erbâb-ı maʿârifün bülegâsından sâhib-ihtirâ şâʿir ve emsâli nâdir olup eşʿâr-ı dürer-bârı şûh u selîs ve kasâʾid-i maʿânî-şiʿârı kulûb-ı erbâb-ı ʿirfâna enîs ü celîsdür (Zavotçu, 2017, s. 154).
Örnek 2:
Medlûlunca vâdî-i taʿrîf ü tavsîfden sarf-ı licâm u sühan-ı icmâle ʿatf-ı kemend-i kilk-i âteş-hırâm kılınmışdur. Fâzıl-ı mezbûrun müretteb ve müdevven dîvân-ı belâgat-ʿünvânı ve eser-i midâd-ı güher-feşânı bu avân-ı saʿd-iktirânda muhazzire-i maʿânȋ-şiʿâr ve ʿarûs-ı muanber-tutuk-ı tabʿ-ı bülend-i iştihârından… (Kılcı, 2001, s. 76).
Çapan, P. (2009). Tezkirelerin Işığında Şiire Has Bir Yapı Unsuru Olarak Mânâ Üzerine Değerlendirmeler. Journal of Turkish Research Institute, 15(39), 435-448.
Devellioğlu, F. (2007). Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Durmuş, İ. (2003). Meânî. TDV İslâm Ansiklopedisi. İstanbul: TDV Yayınları. Erişim adresi: https://islamansiklopedisi.org.tr/meani#1.
Kılcı, M. (2001). Enderunlu Mehmet Akif: Mir'ât-ı Şi'r. Yüksek Lisans Tezi. Adana: Çukurova Üniversitesi.
Kubbealtı Lugatı. Erişim adresi: https://lugatim.com/s/MA%C3%82N%C3%8E
Muallim Nâcî (2009). Lügat- Nâcî. (hzl. Ahmet Kartal). Ankara: TDK Yayınları.
Parlatır, İ. (2011). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. 3. Baskı. Ankara: Yargı Yayınevi.
Tolasa, H. (2002). Sehî, Latîfî ve Âşık Çelebî Tezkirelerine Göre 16. Yüzyılda Edebiyat Araştırma ve Eleştirisi. Ankara: Akçağ Yayınları.
Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html