PÂKÎZE (PĀKĪZE)

gazel-i pâkîze, eş'âr-ı pâkîze, şâir-i pâkîze


* Sözlüklerde, "temiz, lekesiz, halis, latif" gibi anlamları olan, tezkirelerde bir şiir, bir eser veya müellifinin düzgünlüğünü, kusursuzluğunu, seçkinliğini anlatan terim.



Sözlük Anlamı

Farsça bir sıfat olan “pâkize”,  sözlüklerde “temiz, tahir, nazif, lekesiz, beri, halis” (Şemseddin Sami 1318, s. 346), “pak, latif” (Birinci vd., 2018, s. 415), “ziyade, nazik” (Doktor Hüseyin Remzi, 1305, cilt 1 s. 202) anlamlarında açıklanmıştır.




Terim Anlamı

“Pâkize” kelimesi, sözlük anlamının dışında tezkirelerde kusurlardan uzak, temiz, düzgün, kusursuz, seçkin, zarif, incelikli anlamlarına gelecek şekilde, bir şiir, bir eser veya bir edip, bir kişi için  kullanılmıştır.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Enderunlu Mehmet Akif Mir’ât-ı Şi’r adlı tezkiresinde pâkize kelimesini sözlük anlamından hareketle edebî ve ahlaki olarak  iki farklı bağlamda kullanmıştır. Edibin üslubunu, söyleyişinin kaba, bozuk, zevksiz ve kusurlu olmadığını, aksine temiz, düzgün, zarif olduğunu; kişinin ahlakının ve mizacının zarif ve temiz bir yaratılışta olduğunu anlatmak için pâkize kelimesini çok yönlü bir övgü bağlamında kullanmıştır.

Ali Emîrî, Mirâtü’l-Fevâ’id aldı eserinde şairlerle ilgili bölümünü Tezkire-i Şuarâ-yı Âmid ismiyle neşrettiği (Öztürk Doğan, 2022, s. 440) tezkiresinde pâkize kelimesini hem sözlük anlamıyla hem de “düzgün, kusursuz, seçkin, saygın, şerefli zarif, incelikli, asil” manalarına gelecek şekilde, kelimenin asil anlamındaki lekesiz ve saf oluşu, insanın soyuyla ve sözüyle, anlattığı kişinin güzel eserler vermesini, edebî dehasını, onun nesebine dayandırarak asil bir soydan gelmesine ve üslubunun güzelliğini ifade eden övücü bir niteleme olarak kullanmıştır.

Kâfzâde Fâizî Zübdetü’l Eş’ar adlı eserinde “Kâdir-endâz-ı meydân-ı belâgat-güsterî, Fâzıl-ı celîlü’l-âsâr Hâletî Efendi hazretleri Sellem Allâhu ve ibkâhu  bu eş‘âr-ı pâkîze dîvân-ı fesâhat-unvânlarından intihâb olındı” (Kayabaşı, 1997, s. 222)sözleriyle anlatılan kişinin şiirlerini nitelemektedir. Şairin eserlerinin dil, anlam ve biçim bakımından kusursuz ve belagat kurallarına uygun olduğunu vurgulayarak pâkize kelimesini estetik bağlamda kullanmıştır.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Pâkize kelimesi Ali Emîrî’nin Tezkire-i Şuarâ-yı Âmid adlı eserinde 3, Enderunlu Mehmet Akif’in Mir’ât-ı Şi’r adlı eserinde 3, Kâfzâde Fâizî’nin Zübdetü’l Eş’ar adlı eserinde 2, Tezkire-i Mucîb’de 1, Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n- Nuzamâ adlı eserinde 1, Ali Şîr Nevaî’nin Mecâlisü'n-Nefâis adlı eserinde 1 ve Râmiz’in Âdâb-ı Zurafâ adlı eserinde 6 defa geçmektedir. 




Örnekler

Örnek 1:

Mütercim-i  nâdire-hû ulûm-ı  Arabiyye’de  nâdire-i akrân  ve  fünûn-ı sâirede  müşârün-bi’l-benân  ve elhak şi'r ü  inşâda yek-tâ-süvâr-ı pehnâ-yı irfân bir şâir-i  pâkize-tâbîr  ve sühan-cûdur  ki, tâze-edâ  ve mazmûn-ı  letâfet-ârâ  ile  şuarâ-yı  ʻasrının bülend  ü mümtâzı  ve letâfet-i  eşâr  ve belâgat-ı  güftâr-ı  şîrîn-reftâr ile  miyâne-i  ihvânda hâiz-i  kasabü’s-sebak-ı  i'câzî olup fenn-i  tefekkuhda, tefevvuk  âlâ tefeyyüz  olan  zebân-ı belâgat-beyân  ile  kat-ı husûmet-i  hüsûmet  eden bir  hâkim-i  Hâsim-i daʻâvî-fesâhât  ve bir  zât-ı  ser-firâz-ı iktidâr  ü  ehliyyet idiler. (Kadıoğlu,2018, s. 217).

Örnek 2:

Sultan-zade demekle şöhret-dade Mehmed Rezmi fatih-i Bağdad-ı behişt-abad Cehab-ı Sultan Murad Han Gazi Hazret-leri'nin duhter-i pakize-ahterleri Safiyye Sultanın fer-zend-i dil-bendleridir (Zübeyiroğlu, 1989, s. 238).

Örnek 3:

Şu'arâ-yı aşrımızdan bir şa'ir-i mahir-i bî-hemtâ ve ibtihâc-ı beşâşet ile sabihullika bir zât-ı şîrîn-tekellüm ü meclis-ârâ ve evân-ı tahrîrimizde Siyer-i Veysî-i pâkîze-edâyı tezlile ibtilâ olmuşlardır. Bu güftâr irsal-i ‘abd-i fakîr buyurdukları eş’âr-ı tab-darlarındandır ki tahrîr olundu (Erdem, 1994, s. 152).




Kaynaklar

Birinci, N., Yetiş. K., Andı. M.F., Ülgen. E., Sağlam. N., Çoruk. A.Ş. (hzl.) (2018). Ali Nazîmâ, Faik Reşad, Mükemmel Osmanlı Lügati. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Doktor Hüseyin Remzi. (1305).  Lugat-ı Remzî 1-2. İstanbul

Erdem, S. (1994). Rāmiz ve Ādāb-ı ẓurafā'sı: inceleme, tenkidli metin, indeks, sözlük.  Ankara: Atatürk Kültür Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.

Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Ali Emîrî Efendi Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi : https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/125212,ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amidpdf.pdf?0

Kayabaşı, B. (1997). Kâfzâde Fâizî’in Zübdetü’l Eş’ar (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). İnönü Üniversitesi, Malatya.

Öztürk Doğan, A. (hzl.) (2022). Ali Emîrî’nin Tezkire-i Şuarâ-yı Âmid’inde meslektaşlarına yönelik tenkitleri ve bilgi tashihleri. The Journal of Turkic Language and Literature Surveys (TULLIS)7(3), 437-454. https://doi.org/10.30568/tullis.1206493

Şemseddin Sâmî. (1318). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul.

Zübeyiroğlu, R. (1989). Mehmet Tevfîk Efendi Mecmû’atü’t Teraâcim. (Yayımlanmamış Doktora Tezi). İstanbul Üniversitesi, İstanbul.




Yazım Tarihi:
21/08/2026
logo-img