MAÂNÎ-KARÎN (MAʿᾹNῙ-ḲARῙN)

beyt-i ma'ânî-karîn, me'ânî-karîn


* Anlam derinliği taşıyan, dil ve üslup bakımından üstün, manevî yönü güçlü şiirleri niteliyici bir terim.



Sözlük Anlamı

“Ma‘ânî”, Arapça kökenli bir kelime olup “ma‘nâ”nın çoğuludur. Anlam, iç, öz, hakikat, bâtın, ifade, ruh, rüya ve akla yakın sebep gibi karşılıkları vardır (Kubbealtı Lugatı; Develioğlu, 1999, s. 57). Ayrıca sözün açık, güzel ve etkileyici söylenmesini konu alan edebî bir disiplin olan belagat ilminin sözü bağlama göre uyarlama ilkelerini inceleyen alt dalıdır (Durmuş, 2003, s. 204). “Karîn”, Arapça kökenli bir sıfat olup “bir şeye ermiş, ulaşmış, nail olmuş”; “bir şeyle nitelenmiş, ona sahip olan” anlamlarına gelir (Şemseddin Sami, 1217, s. 1068; Develioğlu, 2006, s. 589; Kubbealtı Lugatı). Bu iki kelimenin birleşimiyle oluşan “ma‘ânî-karîn” ifadesi sözlük karşılıkları dikkate “anlam bütünlüğüne ermiş”, “anlam yüklü” anlamlarına gelmektedir.




Terim Anlamı

Anlam bütünlüğü yüksek, içeriği güçlü, söz dizimi açısından düzgün, edebî ve manevî nitelikleri yüksek şiirler için kullanılan bir terim. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

“Ma‘ânî-karîn” ifadesi sadece Safâyî Tezkiresi'nde “Bâkî” maddesinde geçer. Safâyî bu ifadeyi Bâkî’ye ait birkaç beyti nitelemek için söylemiştir. İfadenin yer aldığı bağlam dikkate alındığında “…asrın şuârasından olmagla bu birkaç beyt-i ma‘ânî-karîn ol kâmil-i ma’ârif-rehînün âsârındandur”. Bâkî’nin hakikat bilgisine aşina dervişler zümresinden olduğu ve söz konusu beyitlerin bilgi ve irfan yönünden olgunlaşmış, yetkin kimselerin kaleminden çıktığı vurgulanmaktadır. Bu bağlamda “ma‘ânî-karîn” ibaresinin anlam derinliğine sahip, biçimsel ve düşünsel yönü güçlü hikmetli şiirler için kullanılmış olabileceğini söylemek mümkündür. 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Bu terim Safâyî Tezkiresi’nde “Bâkî” maddesinde 1 kez geçer.




Örnekler

Örnek 1

Evâil-i hâlinde tahsîl-i ma‘ârif-i bisyârdan sonra tarîk-i zîb ü zîver-i cihân fânî  tâlib-i sa‘âdet-i ‘irfân bâkî olmagla zümre-i dervîşân silkine sâlik ve nukûd-ı ma‘ârife mâlik olup asrın şu‘arâsından olmagla bu birkaç beyt-i ma‘ânî-karîn ol kâmil-i ma‘ârif-rehînin âsârındandır (Çapan, 2005, s. 111).




Kaynaklar

Çapan, P. (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî: Nuhbetü’l-Âsâr Min Fevâ’idi’l-Eş’âr İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yayınları.

Durmuş, İ. (2003). “Meânî”. İslam Ansiklopedisi. C. 28. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. 204-204.

Devellioğlu F. (1999). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları.

Kubbealtı Lugatı. “Maanî”. Erişim Adresi:  https://lugatim.com/s/MA%C3%82N%C3%8E 

Kubbealtı Lugatı. “Karîn”. Erişim Adresi: https://lugatim.com/s/KAR%C4%B0N 

Şemseddin Sami (1978). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Çağrı Yayınları.




Madde Yazarı:
Yazım Tarihi:
21/07/2025
logo-img