FERÂHNÂK (FERĀḤNĀK)


* Farsça kökenli bir sıfat olan ferahnâk, hem bir kişinin neşeli ruh hâlini veya bir sanat eserinin bıraktığı iç açıcı etkiyi tanımlar, hem de Klasik Türk müziğinde ırak perdesinde karar kılan önemli bir birleşik makamın adıdır.



Sözlük Anlamı

Terim, “ferah” kelimesine ve Farsça “-nâk” eki getirilmesi ile üretilmiş birleşik sıfattır. Ferah kelimesinde, Farsça ferāḫ (فراخ - geniş, ferah, bol) kelimesi ile Arapça (فرح - sevinç, gönül huzuru) kelimesi Türkçede birbirine karışmıştır. Arapça kökenli ferah, “Hoşa giden bir halden duyulan zevk, gönül açıklığı, kalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu, sevinç, sevinme” (Ayverdi, 2011; Türk Dil Kurumu, 2022) olarak anlamlandırılmışken Farsça kökenli ferah, “Geniş, bol, iç açan, aydınlık, havadar” şeklinde anlamladırılmıştır.

Farsça kökenli “-nâk” takısı ise sonuna geldiği kelimelere “-lI, -lU” anlamı katarak sıfat yapmaktadır (Ayverdi, 2011). Tietze, bu takının bir keyfiyeti ya da zihinsel durumu gösterdiğini belirtir (2016, s. 58).

Ferah-nâk birleşik sıfatı, “sevinçli, neşeli, mutlu, keyifli, şen” anlamlarında kullanılır (Redhouse, 2011; Şemseddin Sami, 2012). Ayrıca bir müzik terimi olarak Klasik Türk müziğinde bir birleşik makamın ismidir (Ayverdi, 2011; Redhouse, 2011; Şemseddin Sami, 2012; Türk Dil Kurumu, 2022).

Türkçe sözlüklerde ferahnâk kelimesi, her zaman “feraḥnāk” (فرحناك) imlası ile yazılmış olsa da (Osmanlıca Sözlükler, 2025) kaynaklara bakıldığında “feraḫnāk” (فرخناك) imlasına da rastlanır (Ahdî, 2018).




Terim Anlamı

Kelime bir edebî terim olarak kaynaklarda tanımlanmamıştır.

Bir müzik terimi olarak ise ferahnâk, Klasik Türk müziğinde ırak perdesinde karar kılan, inici seyir takip eden birleşik bir makamdır. İlk dizisinin Abdülkādir-i Merâgî’ye ait olduğu düşünülse de bugünkü kimliğini 19. yüzyılda Şâkir Ağa ve İsmâil Dede Efendi gibi bestekârların eserleriyle kazanmıştır.

Makamın güçlüsü nevâ perdesidir. Sıkça Yegâh makamıyla karıştırılsa da dügâh perdesi üzerinde uşşak yerine rast çeşnisi kullanmasıyla ondan kesin olarak ayrılan, zengin ve bağımsız bir yapıya sahiptir (Özkan, 1995).




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Ferahnâk terimi, tezkirelerde nadiren kullanılır ve neredeye bütün tanıklar Ahdî’nin Gülşen-i Şu’arâ’sında tespit edilmiştir.

Terim, hem şairin kişiliğini ve ruh hâlini hem de eserinin estetik niteliğini tanımlayan standart bir övgü ifadesi olarak kullanılmıştır. Bağlamsal tanıklar incelendiğinde kelimenin üç ana anlam katmanında yoğunlaştığı görülür:

Terim edebî bir değerlendirme olarak bir sanat eserinin okuyucuda veya dinleyicide bıraktığı etkiyi tanımlar. Eserin “iç açıcı, keyif veren, ferahlatıcı ve hoş” olduğunu belirtir. Bu bağlamda, şiirin, nesrin veya bir hattın üslubunu, ifadesini ve genel estetik kalitesini tanımlar. Bu anlamda pâk (saf, arı), latîf (hoş), zarîf (ince, zarif), nefîs (çok değerli, nefis) ve mergūb (rağbet edilen, beğenilen) gibi diğer olumlu sıfatlarla birlikte kullanılır. Yapılan değerlendirmelerde, sözün (güftâr/kelimât), anlamın (me’ânî) veya yazının (hatt-ı nesih ve talik) ferahnâk olarak tanımlandığı görülür.

İkinci olarak, değerlendirilen kişinin genel karakterini, mizacını ve yaratılışını (tab') tanımlamak için kullanılır. Bu kullanımda kelime, şairin içsel ferahlığının ve pozitif doğasının eserlerine de yansıdığı imasını taşır. Ferahnâk olarak tanımlanan kişilerin "neşeli bir tabiata sahip", "iç açıcı", "pozitif bir karaktere sahip" olduğunu belirtilir. Bu kullanımda sıklıkla pâk (temiz, saf) sıfatıyla birlikte gelir. Örneğin La’lî “Vücûd-ı ferahnâk-i bî-pâki kuyûd-ı hestîden âzâdedür” ifadeleri ile tanımlanmıştır (Ahdî, 2018, s. 263).

Son olarak, kişinin içinde bulunduğu sevinçli, neşeli ve huzurlu ruh hâlini ifade eder. Bu kullanımda genellikle şâdân (sevinçli, neşeli) kelimesiyle birlikte bir pekiştirme grubu oluşturur: “İmâm Rızâ meclis-i Me’mûn’a gelüp bu vechle iclâl olındukda hazret-i imâmun ba‘zı havâssı kemâl-i sürûr ile ferahnâk ü şâdân olındılar.” (Âlî, 2020, s. 556).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Ferahnâk terimi, tezkirelerde nadiren görülmektedir. Ahdî’nin Gülşen-i Şu’arâ‘sında 9 ve  Âlî’nin Künhü’l-Ahbâr adlı eserinde 3 kez tanıklanmıştır. Ahdî’nin eserindeki örnekler sözlüklerdeki örneklerin aksine “feraḥnāk/ferāḫnāk” yerine “feraḫnāk” (فرخناك) iması ile görülür.

Eserlerdeki şiir ve metin örneklerinde geçen tanıklar hesaplamaya dâhil edilmemiştir.




Örnekler

Örnek 1: 

… ez-hüner-i nesr ü nazmdan fâidemend olup  re’y-i bülendden mebânisi remz-i tasavvufı pâk ve ma’ânîsi tasarrufı ferâhnâk diyü ol merd-i güzîn Riyâzü’s-Sâlihîn  nâm bir kitâb-ı mahabbet-karîn imlâsına resm-i 
nazmla rağbet göstermişler (Ahdî, 2018, s. 94).

Örnek 2: 

Hadd-ı zâtında eş'âr-ı dil-firîbi ve güftâr-ı garîbi bir mertebede pâk ü latîf ve bir derecede zarîf ü ferahnâkdür ki ‘âşıkân-ı zamân ve ’ârifân-ı cihân hasb-i hāl bilüp vird-i zebân idinüp subha-misâl elden düşürmezler (Ahdî, 2018, s. 158).

Örnek 3: 

İmâm Rızâ meclis-i Me’mûn’a gelüp bu vechle iclâl olındukda hazret-i imâmun ba‘zı havâssı kemâl-i sürûr ile ferahnâk ü şâdân olındılar (Âlî, 2020, s. 556).




Kaynaklar

Ahdî, B. (2018). Gülşen-i Şu’arâ (S. Solmaz, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html 

Âlî, G. M. (2020). Künhü’l-Ahbâr (S. Donuk, Ed.). İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. 

Ayverdi, Z. İ. (2011). Kubbealtı Lugatı. İstanbul: Kubbealtı Yayınları.

Hayyim, S. (1962). New Persian-English dictionary. Library Association. https://dsal.uchicago.edu/dictionaries/hayyim/ 

Lane, E. W. (1863, 93). Arabic-English lexicon. Williams and Norgate. http://arabiclexicon.hawramani.com/william-edward-lane-arabic-english-lexicon/ 

Nişanyan, S. (2024). Nişanyan Sözlük.

Osmanlıca Sözlükler. (t.y.). [Çevrimiçi sözlük]. Geliş tarihi 27 Temmuz 2025, https://www.osmanlicasozlukler.com/ 

Redhouse, J. W. (2011). Turkish and English lexicon. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Salmoné, H. A. (1889). An advanced learner’s arabic-english dictionary. Librairie du Liban. https://arabiclexicon.hawramani.com/habib-anthony-salmone-an-advanced-learners-arabic-english-dictionary/ 

Steingass, F. J. (2005). A comprehensive Persian-English dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Şemseddin Sami. (2012). Kâmûs-ı Türkî (R. Gündoğdu, N. Adıgüzel, & E. F. Önal, Ed.). İstanbul: İdeal Kültür.

Tietze, A. (2016). Tarihî ve etimolojik Türkiye Türkçesi lugati: C. İkinci Cilt C-E (S. Tezcan, Ed.). Ankara: Türkiye Bilimler Akademisi.

Türk Dil Kurumu. (2022). Türk Dil Kurumu Sözlükleri.  https://sozluk.gov.tr/ 

Vajehyab. (2023). [Çevrimiçi sözlük]. https://vajehyab.com/ 




Yazım Tarihi:
15/09/2025
logo-img