VÂZIH/VÂZIHA (VĀŻIḤ/VĀŻIḤA)

apaçık, âyân, âşikâr, belli, evzah, hûrşîd-i vazzah, izah, muayyen, rûşen ü vâzıh, sarih


* Tezkirelerde aşikar ya da apaçık olan bir olayı ve genellikle bir nesnenin durumunu ifade etmek için sıfat ve zarf görevlerinde kullanılan ayrıca kutsal kitap Kur'an'da yer alan ayetlere gönderme yapıldığı hallerde müracaat edilen, Türk hukuk dilinde ise “yorumlanmaya ihtiyaç duyulmayacak şekilde, açık" anlamında kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Vâzıh ; “şüphe bırakmayan, apaçık, açıktan beyan olunan” (Şemsettin Sami, 1317-18, s. 1485), “açık” (Tulum, 2011, s. 1837; Kanar, 2011, s. 510; Kestelli, 1927, s. 807; Dr. Hüseyin Remzi,  2018, s. 922; Muallim Naci, 1308, s. 920; Mehmed Salâhî, 1313, s. 616 ), “ayan” (Tulum, 2011, s. 1837; Kestelli, 1927, s. 807;  Dr. Hüseyin Remzi,  2018, s. 922; Muallim Naci, 1308, s. 920; Mehmed Salâhî, 1313, s. 616), “aşikar” (Tulum, 2011, s. 1837; Kestelli, 1927, s. 807; Muallim Naci, 1308, s. 920; Mehmed Salâhî, s. 616; Dr. Hüseyin Remzi,  2018, s. 922) “belli olan- belli” (Dr. Hüseyin Remzi,  2018, s. 922; Tulum, 2011, s. 1837) ve “sarih” (Tulum, 2011, s. 1837) anlamlarında kullanılan Arapça kökenli bir kelimedir.

 

 




Terim Anlamı

Tezkirelerde vâzıh sözcüğüne (terim olarak) ekseriyetle kutsal kitap Kur'an'da yer alan ayetlere gönderme yapıldığı durumlarda müracaat edildiği görülmektedir.  İnanç sistemleri inananlardan sorgusuz sualsiz mutlak iman ve itaat beklerler. Bu husus da kutsal kitaplarda sık sık vurgulanır. Bu nedenle açık, belli, şüphe duyulmayan anlamlarına gelen vazıh teriminin dinsel içerikli metinlerde daha yoğun kullanıldığı göze çarpmaktadır. Vazıh sözcüğü, bilhassa tezkirelerde kullanıldığı biçimiyle,  Kur'an ile ilgili özel bir kavramı karşıladığı, özel bir kavramı ifade etmek için kullanıldığı nazara alındığında  sözcüğün terim anlamı kazandığı söylenebilir.  

Ayrıca, mezkur sözcüğün klasik Türk edebiyatında mahlas olarak kullanılmış olduğu da anlaşılmaktadır. Nitekim, Şeyhülislam Ârif Hikmet’in Tezkiretü’ş-Şu’arâ adlı eserinde “Vâzıh” mahlasını kullanan Badehşanlı Mollâ Hâcı Bâkî'nin bir Dîvan kaleme aldığı bilgisi bulunmakla birlikte (Çınarcı, 2019, s. 97) kütüphanelerde ve kataloglarda bu esere henüz rastlanmadığı bildirilmektedir (Mum, 2021). Keza Edirneli Ahmet Bâdî’nin Riyâz-ı Belde-i Edirne adlı eserinin tezkire Kısmında “Vâzıh” mahlası ile şiirler söyleyen katip ve saz şairi Ebezâdeoğlu Mustafa Bey (ö. 1294)'den bahsedilmektedir (Adıgüzel, 2008, s. 367):

Şi‘âruň la‘l-i cânân ile tezyîn eyle ey Vâżıĥ 

İşiden ehl-i diller şi‘rüňe rindânedür dirler

Vâzıh, Türk hukuk dilinde de kullanılan bir terimdir. Bu terimin Türk hukuk dilinde “yorumlanmaya ihtiyaç duyulmayacak şekilde, açık" anlamında kullanıldığı görülmektedir. Kanun, tüzük ve yönetmelik gibi hukuki düzenlemelerin açık bir dille yazılması, şüpheye yer bırakmayacak şekilde kaleme alınması kanunilik, hukuk güvenliği ve hukuk devleti ilkelerinin mevcudiyeti için gereklidir. Dolayısıyla, kanun dilinde bulunması gereken unsurlar arasında metnin veya hükmün “vâzıh” bir üslup ile kaleme alınması böylelikle keyfi yorumlara ve uygulamalara fırsat verilmemesi gerekir (Özpolat, 2018, s. 622).




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Tezkirelerde vâzıh terimi tek başına kullanıldığı gibi, Kınalızâde Hasan Çelebi’nin Tezkiretü’ş-Şu’ara’sında,  Nefeszâde İbrahim El-Hüsnî'ye ait Tezkiretü’l Hattâtîn'de ve Sinan Paşa’nın Tezkiretü’l-Evliya'sında olduğu gibi, vâzıh terimi tek başına kullanılmamış, bunun yerine,  anlatımı kuvvetlendirmek ve süslemek için,  "rûşen ü vâzıh" örneğinde olduğu gibi “rûşen”, “lâmi”, “muayyen”, “hûrşid” ve “hüveydâ” gibi kendisine yakın veya eş anlamlı sözcüklerle oluşturulan kelime gurupları veyahut “hûrşîd-i vazzah” örneğinde olduğu gibi kendisine yakın anlamlı bir sözcükle birlikte oluşturulan sıfat tamlamalarının kullanımı  tercih edilmiştir:

“…Âkıbet zamîr-i münîr-i hazret-i sâhib-kırân oglı Şeh Bâyezîd-i pür-tugyânun hâli mazhar-ı innehu ‘amelun gayru sâlihin idügi rûşen ü vâzıh oldukda tîr-i me’mûlı hedef-i kabûle mevsûl olmadı” (Sungurhan, 2017, s. 150).

“Zįrā Ĥasan Çelebi merĥūmuñ nesħ ħattı Ķaraĥiśārį merĥūmuñ ħattından daħi bülend ü vāżıĥdur” (Çetinkaya, 2012, s. 6).

“…rūşendür ve me‟selenüñ keşfi aṣḥāb-ı mükāşife yanında vāżıḥ u muayyendür elfāẓuñ nefsi ḳadīmdür” (Cevizci, 2022, s. 1424).

“…nesne žāhir olsa ve delįl-i rūşen vāżıĥ olsa zinhār baña anda mutāba'at eylemeñ ve benüm taķlįdüm-ile size žāhir olan nesneden el çekmeñ ol ĥaķ üzerine žāhir olanı dutuñ…” (Akbaş Öztürk, 2023, s. 207).

Ayrıca, Tezkire-i Şuarâ-yı Cezîre-i Girid'te sözcüğün “çok daha açık”, “çok açık” anlamlarına gelen “evzah” şeklinde kullanıldığı da görülmektedir (Şanlı, 2023, s. 209).

Öte yandan, vâzıh ve evzâh terimlerinin kullanımına rastlanmayan tezkirelerde bu terimin Farsça karşılığı olan küşâd/kuşâd/guşâd/küşât sözcüklerinin ya da bu sözcüklerden türetilen kelimelerin kullanıldığı anlaşılmaktadır:

“…vâḳiʿ olan fütûḥâtın ve menâḳıb-ı muḥârebâṭın naẓm-ı rûşen [ü] sâde ve ebyât-ı vâżıḥ u küşâdeyle Selîm-nâme adlu bir kitâb itmişdür…” (Canım, 2018, s. 296).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Taraması yapılan tezkirelerden Kınalızâde Hasan Çelebi’nin Tezkiretü’ş-Şu’ârâ'sında bu terimin 23 defa, anonim Tezkire-i Musikişinâsân'da 2 defa, Latifî Tezkiresi'nde 4 defa,  Nefes-Zāde İbrahim el-Hüsnî'nin Tezkire-İ Hattâtîn'de 1 defa, Şeyh Safî Tezkîresinin Nişâtî Tercümesi'nde 1 defa, Süleymaniye Kütüphanesi Serez bölümü 01800 numaralı Tezkiretü’l-Evliyâ Tercümesi'nde 1 defa, Tezkire-İ Şuarâ-yı Cezîre-i Girid’te 1 defa, Ahmed-i Dâ’î’nin Terceme-i Tezkiretü’l-Evliyâ’sında 1 defa ve Sinan Paşa’nın Tezkiretü’l-Evliya'sında 2  defa kullanılmış olduğu görülmektedir. 

 




Örnekler

Örnek 1:

… Manzûmât-ı dil-âvîzi cemâl-i dil-berân gibi tarab-efzâ ve mensûrât-ı lutf-âmîzi hâl-i ‘âşıkân gibi engüşt-nümâ dakâ’ik-ı ‘ibâratda i’câz-ı sühan-ârâyı peydâ ve hakâ’ik-ı kinâyâtında âsâr-ı mu’ciz-nümâyı vâzıh u hüveydâdur (Sungurhan, 2017, s. 218).

Örnek 2:

Hakkâ ki gurre-i mecd-i refî’i nûr-ı sabâh gibi şârik ve ‘ulüvv-i câh-ı menî’i kevkeb-i liyâh ve hûrşîd-i vazzah gibi mütelâlî vü bârik mahâyil-i necâbet cebîn-i mübîninden lâyıh ve âsâr u envâr-ı mehâbet gurre-i garrâsından ke’ş-şemsi ve duhâhe zâhir ü vâzıh olup… (Sungurhan, 2017, s. 747).

Örnek 3:

Sulṭan Selım-i Sāls’iñ mūsiḳı -i ṣavtiyi Kāmil Efendi’den meşḳ itdigini söylüyorlar. Faḳaṭ tercüme-i ḥālini vāżıḥan yazan ʿAṭā Beg bahs itmiyor. İḥtimal ki bu rivāyet ṭoġridir. Faḳaṭ ʿAṭā‟nıñ naẓar-ı diḳḳatine çarpmamışdır (Kobalas, 2018, s. 228).

Örnek 4: 

…Pes bu vāżıh delíl ilen Velāyihe Burhān ilen śābit ve muhaķķaķ ve žāhir ve bāhir oldı kim ol ŝāhibķıran kim haķķung dínine mu’id ve mu‛avvindür ve İslām’ıng yédi iķliminde ve memleketün altı cihetinde ve dínün devr ü erkānında ve şeri‘atüng  üç meźhebinde kim şer‛íat ile taríķat ve haķíķatdur (Çelik, 2019, s. 126).

Örnek 5:

…kim eger bir mesʾelede size ziyāde nesne ẓāhir olsa ve delīl rūşen vāżıḥ olsa zinhār baña anda mutābaʿat eylemek ve benüm taḳlīdümile size ẓāhir olan nesneden el çekmek ol ḥaḳḳ üzerine ẓāhir olanı dutun (Shahzad, 2023, s. 288).




Kaynaklar

Adıgüzel, N. (2008). Edirneli Ahmet Bâdî’nin “Riyâz-I Belde-İ Edirne” Adlı Eserinin Tezkire Kısmı (Doktora Tezi). Trakya Üniversitesi, Edirne.

Akbaş Öztürk, S. (2023). Eski Oğuz Türkçesiyle Yazılmış Bir Tezkiretü’l Evliyâ Tercümesi (Yüksek Lisans Tezi). Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun.

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html

Cevizci, E. (2022). Sinan Paşa’nın Tezkiretü’l-Evliya Adlı Eserinin Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü (Yüksek Lisans Tezi). Adıyaman Üniversitesi, Adıyaman.

Çelik, N. (2019). Şeyh Safî Tezkîresinin Nişâtî Tercümesi (İnceleme - Edisyon Kritikli Metin- 1a-265b - Dizin- Tıpkıbasım) (Doktora Tezi). Marmara Üniversitesi, İstanbul.

Çetinkaya, M. (2012). Tezkire Geleneği İçinde Nefeszâde İbrahim El-Hüsnî’nin Tezkiretü’l Hattâtîn’i ve Müellif/Mütercimi Bilinmeyen Muhtasar Tezkire-İ Hattâtîn (İnceleme- Metin) (Yüksek Lisans Tezi).  Nevşehir Üniversitesi, Nevşehir.

Çınarcı, M. N. (hzl.) (2019). Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey- Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-240610/seyhulislam-arif-hikmet-bey-tezkiresi.html 

Doktor Hüseyin Remzi (2018). Lügat-i Remzi. (Hzl. Ali Birinci). İstanbul. Türkiye Yazma Eserler Kurum Başkanlığı.

İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html 

Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html 

Kanar, M. (2011). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Say Yayınları.

Kestelli, R. N. (1927). Resimli Türkçe Kamus. İstanbul: Ahmet Kâmil Matbası.

Kobalas, T. (2018). Anonim Olan Tezkire-i Mûsikişinâsân Adlı Eserin İncelenmesi. Ankara: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Mehmed Salâhî (1313). Kamus-ı Osmânî. İstanbul: Mahmûd Bey Matbaası.

Muallim Naci. (1308). Lûgat-ı Naci. İstanbul: Asır Matbaa ve Kütübhanesi.

Mum, C. (2021). "Dîvan (Vâzıh)". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/divan-vazih 

Nişanyan Sözlük, https://www.nisanyansozluk.com/kelime/vaz%C4%B1h (Erişim Tarihi: 01.08.2024).

Nişanyan Sözlük, https://www.nisanyansozluk.com/kelime/k%C3%BC%C5%9Fat (Erişim Tarihi: 01.08.2024).

Özpolat, H. (2018). Anayasa Mahkemesinin Bireysel Başvuru Kararlarında Maddi Anlamda Kanun Kriteri. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, (9), 33.

Shahzad, A. (2023). Ahmed-i Dâ’î’nin Terceme-i Tezkiretü’l-Evliyâ’sı (İnceleme- Metin) (Doktora Tezi). Bursa Uludağ Üniversitesi.

Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Beyânî Tezkiresi (Tezkiretü’ş-şu’arâ). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html 

Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html 

Şanlı, Y. (2023). Tezkire-i Şuarâ-yı Cezîre-i Girid’in Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü (Yüksek Lisans Tezi).  Başkent Üniversitesi, Ankara.

Şemsettin Sami (1317-18). Kamus-ı Türki. İstanbul: İkdam Matbaası. 

Tulum, M. (2011). 17. Yüzyıl Türkçesi ve Söz Varlığı. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.




Madde Yazarı:
Yazım Tarihi:
30/09/2025
logo-img