VÂDÎ-İ TÂZEGÛYÎ (VĀDĪ-İ TĀZE-GŪYĪ)


* Yeni ve özgün söyleyişi yansıtan üslup karşılığında kullanılan ve "orijinal, yeni söyleyiş vadisi" anlamına gelen terim.



Sözlük Anlamı

Arapça bir kelime olan “vâdî, iki dağ arasında uzanan arazi; nehir yatağı, dere boyu, mecrâ, mecazen de alan anlamlarında kullanılmaktadır (Ayverdi, 2006, s. 3285). Tezkirelerde şiir, nazım vb. kelimelerle birlikte sıkça kullanılan vadi “saha, alan, üslup, tarz” (Çalıova 2021, s. 2729; Sarıçoban, 2017, s. 350) anlamlarında kullanılmıştır. Öte yandan, bir dilin içerisinde o dilin, seçkinlik kazanmış, kendini benimsetmiş, kabul ettirmiş, hatta örnek durumuna gelmiş devir ve şahısların edebî dil ve uygulamalarına da üslup, tarz, vadi, vb.. denilmektedir. Bütün bunların yanı sıra, bir şairin (bütünüyle veya bir kısmıyla) edebî faaliyetlerinde göstermiş olduğu kendine özgülük, başkasına benzemezlik, devrine veya çevresine göre (büyük veya küçük çapta) farklılık, değişiklik, alışılmışın dışındalık da üslup, tarz vb. olarak düşünülmüştür (Tolasa, 1983, s. 268). Farsça tâze kelimesi ilk ve yeni durumunu koruyan, bayatlamamış, bozulmamış olan; kurutulmamış veya kurumamış olan, yeşil; dinç görünüşlü, yıpranmamış, körpe; (çiçek, sebze vb. için) toplanmasının üzerinden zaman geçmemiş; yeni, zamânı geçmemiş; genç kadın anlamlarında kullanılır (Ayverdi, 2006, s. 3061). Farsça goften (söylemek) fiilinin muzari gövdesinden (gûy) elde edilen gûyî (gûy+î) kelimesi söyleyiş, söyleme, deme anlamında bir isim-fiildir (Kanar, 2016, s. 1185). Dolayısıyla Arapça “vâdî” kelimesi ile Farsça “tâze-gûyî” isim-fiil grubunun bir araya gelmesi ile oluşmuş terkip, taze/yeni söyleyiş vadisi anlamına gelmektedir.




Terim Anlamı

Özgünlük ifade eden ve daha öncekilerden farklı söylemlere dayalı şiir üslubu/tarzı.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Vâdî kelimesi yalın hâlde ve çeşitli terkiplerle manzum ve mensur metinlerde üslup, yol, tarz gibi anlamları karşılayacak şekilde sıkça kullanılmış olsa da “vâdî-i tâze-gûyî” terkibine sadece Rızâ Tezkiresi’nde rastlanmaktadır (Zavotçu, 1993, s. 130). Tezkirede Şehrî’nin üslubundan bahsedilirken “vâdî-i tâze-gûyî”  terkibinden sonra  gelen “muhteri‘ü’t-tarz ü pâkîze-hayâl” ibaresinde Şehrî’nin yeni bir üslup ve güzel hayaller ortaya koyduğu dile getirilmektedir. Dolayısıyla “vâdî-i tâze-gûyî” terkibi ile şairin şiirde yeni şeyler ortaya koyarak özgün ve yeni bir üslup ortaya koyduğu ifade edilmektedir (Örnek 1).  




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Yaygın olmayan terime Rızâ Tezkiresi'nde bir defa yer verilmiştir.




Örnekler

Örnek 1:

Şarkiyândan ‘Alî-nâm Malatya-makâmdur. Hakkâ ki vâdî-i tâze-gûyîde muhteri‘ü’t-tarz ü pâkîze-hayâl olup nazm-ı dil-pezîri şûh u selîs ve ‘arûs-ı ma‘ânî-i bedî‘ası erbâb-ı ‘irfâna enîs ü celîsdür (Zavotçu, 1993, s. 130).




Kaynaklar

Ayverdi, İ. (2006). Misalli  Büyük Türkçe Sözlük. C. III. 2. Baskı. İstanbul: Kubbealtı Yayınları. 

Çalıova, E. (2021). Beyânî Tezkiresi Sözlüğü (Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü). Yüksek Lisans Tezi.  Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Kanar, M. (2016). Büyük Farsça-Türkçe Sözlük. İstanbul: Say Yayınları.

Sarıçoban, L. (2017). Âşık Çelebi Tezkiresinde Poetik Kavramlar. Yüksek Lisans Tezi. Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü.

Tolasa, H. (1983). Sehî, Latifi, Aşık Çelebi Tezkirelerine göre 16. y.y.’da Edebiyat Araştırma ve Eleştirisi. İzmir: Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yay.

Zavotçu, G. (1993). Rıza Tezkiresi (İnceleme-Metin). Yüksek Lisans Tezi. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.




Madde Yazarı:
Yazım Tarihi:
03/12/2024
logo-img