vā‘iẓāne
* Şairin veya nasirin üslûbunun “ibâdethânelerde kalpleri yumuşatacak, sevâba, tâata, güzel ahlâka, iyiliğe, nefsi ıslâha sevk edecek, kötülüklerden tövbe ettirecek şekilde dînî konuşma yapan, nasîhat veren kimse” gibi olduğunu ifade etmek üzere kullanılan terimdir.
Arapça va‘ẓ وعظ “öğüt vermek” kökünden gelen vā‘iẓ ﻭﺍﻋﻆ “dinî öğütlerde bulunan” sözcüğüne (Şemseddin Sami, 1317, s. 1483; Devellioğlu, 2015, s. 1321) Farsça -āne انه “gibi anlamı katan sıfat ve zarf son eki” (İngilizce Sözlük, s. 231) ile oluşturulan vā‘iẓāne ﻭﺍﻋﻆ انه “vā’iz gibi, vā’iz edasıyla” anlamına gelmektedir.
Tezkirecinin, şairin veya nasirin üslûbunun “nasihatte bulunan kimse” (Lehçe-i Osmanî, cilt 2, s. 1435) gibi olduğunu ifade etmek üzere kullanılan terimdir.
Tezkirelerin hemen hepsinde vā‘iẓ sözcüğü hem sıfat hem de isim olarak yer almasına rağmen vā‘iẓāne terimi yalnızca Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu‘arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ eserinde Seyyid Nesîmî’yi açıkladığı pasajda kullanılmıştır (Canım, 2018, s. 514). Kelimenin köküne bağlı olarak vā‘iẓāne teriminin tezkiredeki bağlamı, yine aynı şekilde “nasihat ve öğüt verici üslûp” anlamında kullanılmıştır. Terim, Nesîmî’nin Hurûfî kişiliğinin ve inancının etkisiyle şiirlerini nasihatvari bir üslûpla yazdığını ifade etmek gayesiyle kullanılmıştır.
Tezkiretü’ş-Şu‘arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’da bir defa geçmektedir.
Örnek 1:
Beyt: Her ki bu bahre ṭalmadı mâ’-i ṭahûrı bulmadı
Ṭıyb ü ṭahîr olmadı yoḳdur anuñ ṭahâreti
Ḥüsniyyâtında çendân reng ü meze yoḳdur. Ammâ nu‘ûtı ve ilâhiyyâtı meşâyiḫâne ve vâ’izânedür (Canım, 2018, s. 513-514).
Canım, R. (haz.) (2018). Tezkiretü’ş-Şu‘arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü. Erişim Adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Cirit, H. (2012). Vaaz. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, cilt 42. 404-407.
Devellioğlu, F. (2015). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. (haz. Aydın Sami Güneyçal). Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları.
Lehçe-i Osmanî. Erişim Adresi: https://www.osmanlicasozlukler.com/lehceiosmani/tafsil-459440-bf2.html
Redhouse, J. W. (1987). A Turkish and English lexicon: Shewing in English the significations of the Turkish terms. İstanbul: Çağrı Yayınları.
Şemseddin Sâmî (1978). Kâmûs-ı Türkî. (haz. Faruk Kadri Timurtaş). İstanbul: Çağrı Yayınları.