TETÂBU-I İZÂFÂT (TETĀBUʿ-I İŻĀFĀT)

tetābūʿ-ı iżāfāt, tetâbu’-ı izâfet, tetâbu'-ı izâfât-ı müteselsile


* “Aralıksız birbiri ardınca gelme” anlamındaki “tetâbu’” ve “tamlama” anlamındaki “izâfet” kelimelerinden müteşekkil, “zincirleme isim tamlaması” manasındaki belagat terimi.



Sözlük Anlamı

Terim, “artarda gelen tamlamalar/izafetler” olarak anlamlandırılabilir. Türkçe sözlüklerde “birkaç izafetin/tamlamanın aralıksız artarda gelmesi” (Şemseddin Sami, 2012), “telaffuzu zorlaştıracak şekilde birbiri ardınca gelen kelimeler” (Ebüzziyâ Mehmed Tevfik, 1306) ve  “telaffuzu dile ve işitmesi kulağa hoş gelmeyen birkaç sözün artarda birbirine bağlanması” (Salahî, 2019) olarak tanımlanmıştır.

Arap edebiyatına bakıldığında el-Îzah ve el-Mutavval’de "Tetâbuʿu’l-izâfât" (تتابع الإضافات) olarak geçen terim tam bir tanım verilmemekle beraber, İbn-i Bâbek’e ait olan bir şiirdeki dört unsurlu bir isim tamlaması örnek gösterilerek tanımlanır. Bununla beraber zincirleme isim tamlamaları yalnız telaffuzda güçlük ya da çirkinlik yarattığı zaman bir belagat kusuru olarak değerlendirilir (Bulut, 2020, ss. 51-52; el-Kazvînî, 1993, ss. 36-39; et-Teftâzânî & Çelik, 2019, ss. 70-73)




Terim Anlamı

Bir belagat terimi olarak “zincirleme isim tamlaması” demektir (Bulut, 2021; Güneş, 2009, s. 263). Üç veya daha çok unsurdan oluşan tamlamalar için kullanılır (Ahmet Cevdet Paşa, 2016, s. 51; Aydın, 2019, s. 180). Genellikle sözün fesahatini bozan bir kusur olarak değerlendirilir. Zincirleme tamlamanın içinde kalıplaşmış, anlamı hemen anlaşılacak kadar sık kullanılan (Saraç, 2016, s. 42) ya da özel isim olan başka tamlamalar (Göksoy, 2019, s. 117) olması veya zincirleme tamlamanın telaffuz ve anlayış güçlüğü oluşturmaması hâlinde (el-Hâcc İbrâhîm, 2019, s. 80; et-Teftâzânî & Çelik, 2019, s. 73) bir kusur olarak değerlendirilmez. Terim genellikle isim tamlamaları için kullanılsa da sıfat tamlamalarının da bu kapsamda değerlendirildiği örnekler görülebilir (Menemenlizâde Mehmed Tâhir, 2013, s. 41).




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Terim, belagat eserlerinde mutlaka değinilen konulardan olmasına rağmen tezkirelerde çok az yer bulabilmiştir. Bu kullanımlarda da ya terim anlamının dışında ya da muhtemelen konunun tezkirenin muhatapları tarafından malum olması sebebiyle herhangi açıklama verilmeden kullanılmıştır.

Terim hakkında tezkirelerde görülen tek açıklama Şâhidü'l-Müverrihîn’de geçmektedir. Es’ad Efendi, “Ba’zı Rüsûmât-ı İmlâ der Mürekkebât u İnşâ ve İhtârât-ı Hasbiyye” başlığı altında terkipler hakkında bilgi verirken, “peymâne-i leb-rîz (ağzına kadar dolu kadeh), peymâne-i leb-â-leb (tamamen dolu kadeh), kelâm-ı âhâlî-pesend (halkın beğendiği söz), nâçîz-berg-i sebz (değersiz yeşil yaprak), nâ-sâmân-kâr (düzensiz iş), sühan-perdâz (söz ustası), kîne-sâz (kin yayan), benefşe-deste (menekşe demeti) ve gül-deste (gül demeti)” gibi terkiplerin tek kelime hükmünde olduğunu ve bu ifadelerin yeniden bir terkip içinde kullanılmalarının “tetâbu’-ı izâfet” olarak değerlendirilemeyeceğini belirtir. Ayrıca “tetâbu’-ı izâfet” kavramını açıklarken nazımda ve nesirde, bir ifade içerisinde sözcüklerin ses ve anlam açısından birbiriyle uyumsuz olmaması şartıyla, dört dereceye kadar (hatta bazı belâgatçılara göre yediye kadar) tamlamaların uygun olduğunu belirtir (2018, ss. 174-175).

Âlî, Künhü’l-Ahbâr’ın giriş bölümünde yazarlara öğütler verirken sözün fesahatine halel getirebilecek “tenâfûr-ı hurûf” (ses itişmesi), “garabet” (alışılmamış kelimeler kullanma) ve “ta’kîdât-ı lugât” (anlaşılmazlık) gibi kusurlardan kaçınmalarını belirtirken “tetâbu-ı izâfât” da bu terimler arasında yer alır (2020, ss. 59-60).

İbnülemin, Hakkı Paşa hakkında bilgi verirken onun “tetabu’i izafatı müteselsile” (artarda gelen zincirleme isim tamlamaları), “hurafat” (hurafeler) ve “hayide tabirat” (özgünlüğünü yitirmiş tabirler” ile konuşmaktan hoşlandığını belirtir (1969, s. 500)

Terimin bağlam dışı kullanımlarına örnek olarak ise, Âtâî’nin Ebû Sa’îd Efendi’nin artarda terfilerini tanımlamak için kullandığı “dest-yārī-i teraḳḳıyyāt ve tetābu‘-i iżāfāt” terkibi (2017, s. 694) ile, Sâlim’in, Ânî mahlaslı şairin divanında tahrifata yol açan Sırrî’ye çok hakaret edildiğini belirmek için kullandığı “tetâbû’-ı izâfât ile hezâr cürûb u şütum” ifadesi (2018, ss. 134-135) örnek gösterilebilir.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Terim, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakâ’ik’de 1, Künhü’l-Ahbâr’da 1, Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi’nin Tezkiretü’ş-şuarâ’ında 1, Şâhidü’l-Müverrihîn’de 2 ve İbnülemin’in Son Asır Türk Şairleri’nde 1 kez geçmektedir.




Örnekler

Örnek 1: 

Nahîfî merhûm berg-i sebz terkîbi ber-minvâl-i muharrer kelime-i vâhide hükmünde olarak isti’mâl-kerde-i bülegâ-yı kudemâ oldıgından teslîm idüp lâkin nâçîz ile tekrâr terkîb olunup berg-i sebz-i nâçîz takdîrinde olan sebki ve kezâlik zikr olunan nâ-be-sâmân-kâr ve câm-ı zehr-âşâmân ve sâ'irleri tetâbu’-ı izâfetde olan kerâhet-i hafiyyeye müşâbeheti ba’îd degildir. Asâr-ı müte'ahhirînde çok vâki’ olmuş ise de eslâf-ı kirâmın eserlerinde çendân isti’mâli görülmemiş olmagla mütâla’asında Lütfî ba’îd görinür deyü dahl eylemiş ise de Gülistân-ı Hazret-i Sa’dîde vukû‘undan fazla ehl-i beyânın tahkîklerince tetâbu’-ı izâfetde kerâhet-i hafiyye ıtlâkı üzre mâdâm ki ‘ibârede nazmen ve nesren tenâfür-i lafzî ve ma’nevî olmaya dört mertebeye dek ki  ba’zı zurafâ pür-nefes yedi kadarı deyü ta’rîf ider cevâzı bize de zînet-i kelâmdandır ve Kur'ân-ı Kerîm ve hadîs-i şerîfde vâki’ olmagla bu fakîr dahlini ‘âcizâne becâ ‘add itmem (Es’ad Mehmed Efendi, 2018, ss. 174-175).

Örnek 2: 

… hüsn-i edâ ve lutf-i takrîr ile mü’eddâ olan saded-i hikâyâtda muhall-i fesâhat olan tenâfür-i hurûf u garâbet ve tetâbu‘-ı izâfât u ta‘kîdāt-ı lugat makûlesi makâlâtdan ictinâb olınup “Kelamın en güzeli anlatımı tam olan ve herkes tarafından anlaşılandır” mazmûnına mütâba‘at kılına (Âlî, 2020, ss. 59-60).




Kaynaklar

Ahmet Cevdet Paşa. (2016). Belâgat-i Osmâniyye (M. Gümüşkılıç, Ed.). İstanbul: Kapı Yayınları.

Âlî, G. M. (2020). Künhü’l-Ahbâr (S. Donuk, Ed.). İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. 

Aydın, F. (2019). Milli Kütüphane Yz A 9216/2’de kayıtlı İlm-i Belâgat adlı eserin İnşâ Kitabı, Münşeât ve İlm-i Belâgat kısımları (transkripsiyon ve inceleme). Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi.

Bulut, A. (2020). Belâgat Meânî—Beyân—Bedî’. İstanbul: Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Vakfı Yayınları.

Bulut, A. (2021). Belâgat terimleri sözlüğü. İstanbul: Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Vakfı Yayınları.

Ebüzziyâ Mehmed Tevfik. (1306). Lugat-ı Ebüzziyâ. İstanbul: Matbaa-i Ebüzziyâ. https://archive.org/details/lugatiebzziya00ebuoft/page/600/mode/2up (Erişim tarihi: 26.12.2024)

el-Kazvînî, E.-M. C. el-Hatîb. (1993). El-Îzah. Darü’l-Cil.

el-Hâcc İbrâhîm. (2019). Şerh-i belâgat (A. Dağlar, Ed.). İstanbul: DBY Yayınları.

Es’ad Mehmed Efendi. (2018). Bağçe-i Safâ-endûz (R. Oğraş, Ed.). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html  (Erişim tarihi: 26.12.2024)

et-Teftâzânî, S., & Çelik, Z. (2019). El-Mutavvel Meânî. İstanbul: Litera Yayıncılık.

Göksoy, F. (2019). Bereketzâde İsmail Hakkı’nın Esrâr-ı Belâgat adlı eserinin Cüz’-i Evvel kısmı (inceleme-metin) Yüksek Lisans Tezi, İnönü Üniversitesi.

Güneş, B. (2009). Belagat ekseninde retorik/dil bilimi terimleri . Yüksek Lisans Tezi, Karadeniz Teknik Üniversitesi.

İnal, İ. M. K. (1969). Son asır Türk şairleri. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.

Menemenlizâde Mehmed Tâhir. (2013). Osmanlı Edebiyatı Belâgat (M. F. Köksal & V. A. Tok, Ed.). Ankara: Kurgan Edebiyat.

Mîrzâ-zâde Sâlim, M. E. (2018). Tezkiretü’ş-şuarâ (A. İnce, Ed.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html (Erişim tarihi: 26.12.2024)

Nev‘îzâde Atâyî. (2017). Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakâ’ik, Nev‘îzâde Atâyî’nin Şakâ’ik Zeyli (S. Donuk, Ed.). İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. 

Salahî, M. (2019). Kâmûs-i Osmânî. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı.

Saraç, M. A. Y. (2016). Klâsik edebiyat bilgisi: Belâgat. İstanbul: Gökkubbe Yayınları.

Şemseddin Sami. (2012). Kâmûs-ı Türkî (R. Gündoğdu, N. Adıgüzel, & E. F. Önal, Ed.). İstanbul: İdeal Kültür Yayınları.




Yazım Tarihi:
04/03/2025
logo-img