SİHR-AFERÎN (SİḤR-ĀFERĪN)

şâ’ir-i sihr-âferîn, sâhir-i sihr-âferîn, sâkî-i sihr-âferîn, bülegâ-yı sihr-âferîn, sühan-şinâsân-ı sihr-âferîn, âsâr-ı sihr-âferîn, tab’-ı sihr-âferîn


* Tezkirelerde şairlerin nazım ve nesir kabiliyetlerini, söz söyleme ve hayal bulma güçlerini övmek amacıyla kullanılan, eserin muhatap üzerinde büyüleyici ve olağanüstü bir etki bıraktığını ifade eden niteleyici bir eleştiri terimi.



Sözlük Anlamı

Kelime Arapça “büyü, efsun, gizli ve teshir edici güç” anlamına gelen sihr ismi ile Farsça “yaratan, meydana getiren, alkışlayan” anlamındaki âferîn sıfatının birleşiminden oluşmuş birleşik bir sıfattır. Sir James W. Redhouse kelimeye “büyüleyici, etkileyici” (2006, s. 1043), F. Steingass “büyücü” (2005, s. 659), Mehmet Kanar ise  “sihirli, büyülü, büyüleyici; büyücü; büyüleyecek kadar güçlü şiir yazan şair” (2013, s. 865) anlamlarını vermiştir.




Terim Anlamı

Klasik eleştiri metinlerinde eserin muhatabın alımlama dünyasını gizemli, estetik ve sarsıcı bir biçimde etkisi altına alan söz ustalığını; şairin ise kelam, mülâtefe ve ifade gücünün olağanüstü bir seviyeye ulaşmasını karşılayan bütüncül bir takdir unvanıdır (Tolasa, 2002, s. 178; Polat, 2023, s. 278-280). Kavramın terimsel altyapısı, İslam estetik düşüncesinde şiirin meşruiyeti, tılsımlı tabiatı ve kutsal bir ilim olarak kabul görmesi ekseninde gelişen “şiir-büyü” tartışmalarına dayanır (Polat, 2023, s. 278). Nitekim Platon’a göre kendinden geçmeden, aklını terk etmeden yazması mümkün olmayan şair, ilahi bir güç sayesinde ve Tanrı’nın diliyle yazar; bu nedenle tüm güzel şiirler Tanrı eseri, şairlerse Tanrı'nın habercisi ve Tanrı'nın içlerinde uyandırdığı esinin aracıdırlar (Cömert, 2008, s. 50-51). Tezkirecilerin estetik algısında da şair, tam anlamıyla sihir yaratan bir peygamber ya da büyücü olarak görülmese de kaleme döktükleri, insanı hayrette bırakacak denli etkili ve büyüleyicidir (Çetindağ, 2010, s. 115-120) Buradaki metafiziksel vurgu, sanatkârı gerçek bir büyücü (sâhir) kabul eden literal bir algıyı değil, sözün insan ruhu üzerindeki karşı konulamaz psikolojik ve estetik teshir gücünü açıklayan mecazi bir eleştiri ölçütünü ifade eder (Tolasa, 2002, s. 222). Dolayısıyla terim, salt bir teknik beceriyi ya da dil işçiliğini değil, anlam (ma’nî) ile edayı mucizevi bir katmanda eriten, taklit edilemez ve gıpta edilen (mağbût) özgün bir "üstatlık" derecesini karşılamaktadır.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Tezkire literatüründe bir niteleme sıfatı olarak terim değeri kazanan “sihr-âferîn” ibaresi, ilk dönem tezkirelerinden son dönem biyografi eserlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. 

Terimin Anadolu sahasındaki ilk görünümleri Sehî Beg’in Heşt Bihişt’ine kadar uzanmaktadır. Sehî Beg, Mevlânâ Müftî Sa’dî maddesinde şair Gubârî’nin bir gazeline atıfla “şâ’ir-i sihr-âferîn” ibaresini zikreder (İpekten vd., 2017, s. 58-59). Aynı eserin Mîrek maddesinde terim bu kez müzik dehasını övmek üzere “bî-nazîr-i sihr-âferîn” şeklinde geçmektedir (İpekten vd., 2017, s. 131). 

Latîfî ise Tâli’î’yi tavsif ederken terimi “sihr-âferîn ü sihr-peyâm” şeklindeki bir yapıyla kullanarak edebî belâgatin zirvesini işaret eder (Canım, 2018, s. 259). Latîfî’nin Sâgarî maddesi Rıdvan Canım neşrinde “suhan-âferîn” (söz söyleyen/yaratan) kelimesi tercih edilmişken, Harun Tolasa kendi çalışmasında bu nitelemeyi nüsha farkına dayalı olarak doğrudan “sihr-âferîn” (büyü yaratan) şeklinde ele almıştır (Canım, 2018, s. 259; Tolasa, 2002, s. 178). Tolasa, iki kavram arasındaki bu semantik ortaklığa dikkat çekerek, bu tür takdir ifadelerinin şairin sadece yazılı şiir kabiliyetini değil, kelam ve sohbet meclislerindeki (hîn-i mükâlemede) canlı, anlık ve etkileyici hitabet başarısını da içine alan geniş bir ifade gücünü gösterdiğini savunur (2002, s. 178).

Ahdî’nin Gülşen-i Şu’arâ’sında terimin kullanım sıklığı belirgin şekilde artar. Ahdî; Zâtî, Sihrî-i Üskübî, Figânî, Vasfî ,Hilâlî ve Yakînî gibi dönemin güçlü şairlerini “şâ’ir-i sihr-âferîn” veya “sâhir-i sihr-âferîn” olarak tanımlayarak kavramın sınırlarını netleştirir (Solmaz, 2018, s. 39, 158, 180, 184, 243, 299, 302, 307).

 Âşık Çelebi ise Bâkî maddesinde, Zâtî’nin dilinden aktardığı bir beyitle “şâ’ir-i sihr-âferîn” Bâkî’nin külfetsiz, yapmacıklıktan uzak (tekellüfden berî) ve adeta gayb aleminden söyletilen şiir söyleme yeteneğini bu terimle vurgular (Kılıç, 2018, s. 175).

Kınalızâde Hasan Çelebi’de terim, hem eserin mukaddimesinde “makâm-ı sihr-âferîn-i şi’r-ârâ” olarak (Sungurhan, 2017b, s. 67) hem de Hızır Beg Çelebi maddesinde “kalem-i sihr-âferîn” (Sungurhan, 2017b, s. 333) tamlamasıyla nesir ve inşa sahasındaki büyüleyici etkiyi karşılayacak şekilde genişletilir. Kınalızâde; Râyî, Rahmî, Kâtibî ve Necâtî gibi isimleri bu terimle anar (Sungurhan, 2017b, s.378, 381, 706, 837). Ayrıca Ahdî’den söz ederken İstanbul’daki meclislerde topladığı şairler grubunu “bülegâ-yı sihr-âferîn” olarak adlandırır (Sungurhan, 2017b, s. 623).

 Gelibolulu Mustafa Âlî ise Künhü’l-Ahbâr’da Fatih dönemi şairlerinden Ahmed Paşa’yı değerlendirirken, asrına göre “üstâd-ı mûcid” sayılsa da tam anlamıyla “sihr-âferîn” denilecek bir muhteri olmadığını iddia ederek terimi estetik bir çıta olarak konumlandırır (İsen, 2017, s. 49).

17. ve 18. yüzyıl tezkirelerinde (Rızâ, Safâyî, Sâlim, Râmiz, Silâhdâr-zâde, Seyrek-zâde) terim, kalıplaşmış bir övgü ifadesi olmaktan çıkıp yeni anlamsal öbekler kazanır. Rızâ Tezkiresi’nde Edîbî, Câmî, Rif’atî ve Râzî bu sıfatla övülürken (Zavotçu, 2017, s. 55, 82, 115, 121); Mucîb Tezkiresi de aynı şairleri “şâ’ir-i sihr-âferîn” olarak kaydeder (Altun, 1997, s. 32). Seyrek-zâde Mehmet Âsım’ın Zeyl-i Zübdetü’l-Eş‘âr’ında İsmetî Efendi’nin bir beyti örnek gösterilerek terim “sâkî-i sihr-âferîn” (büyü yaratan sâkî) şeklinde şarap meclisi bağlamına taşınır (Coşkun, 2019, 90-91). Safâyî Tezkiresi’nde sıfat hem edebî metin hem şair nitelemesi olarak kullanılır; Ahmed’in “şi‘r ü inşâsı sihr-âferîn” olarak gösterilirken, Neşâtî ise parıltılı ve tekellüften uzak estetik kabiliyetiyle “şâ‘ir-i sihr-âferîn” ünvanını alır (Çapan, 2005, s. 78, 596).

Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi ve Râmiz tezkirelerinde Tâ’ib, coşkulu, nükteli ve sihirli anlatımıyla dönemin şairlerini etkileyen büyülü bir isim olarak takdim edilir (İnce, 2018, s. 146). Râmiz’in Âdâb-ı Zurafâ’sında 'İffet maddesinde şairin yaratıcı dehası “tab’-ı sihr-âferîn” (Erdem, 1994, s. 228), Hayatî, Selîm Kavsara-zâde maddelerinde ise “şâ’ir-i sihr-âferîn” olarak nitelenir (Polat, 2023, s. 278-280). Râmiz, Şehdî maddesinde şairin üç dildeki manzumelerini överken onu “şâ’ir-i sihr-âferîn-i ser-efrâz” olarak tanımlar (Erdem, 1994, s. 175). Zihnî Dîger maddesinde ise bu sıfat, şahsı değil dönemin eleştirmen ve şairler topluluğunu niteleyecek şekilde “sühan-şinâsân-ı sihr-âferîn” kalıbına dönüşür (Erdem, 1994, s. -99-100). 

Silâhdâr-zâde ve Şefkat tezkiresinde Neş’et Süleymân Ağa’dan örnek verilen beyitte özel isme eklemlenen “Es’ad-ı sihr-âferîn” kalıbı dikkat çeker (Öztürk, 2018, s.242; Kılıç, 2017, s. 270).

19. yüzyıla gelindiğinde Enderunlu Mehmet Âkif’in Mir’ât-ı Şi’r’inde, mukaddimede hükümdarın edebî birikimi övülürken “âsâr-ı sihr-âferîn (büyüleyici kalıcı yapıtlar)” ifadesi tercih edilir (Kılcı, 2001, s. 30). Aynı eserde Ârif, Nazîf ve Fazıl maddelerinde “şâ’ir-i sihr-âferîn” kalıbı yinelenirken Yaver maddesinde şairin muhayyele gücü “nadire-saz-ı sihr-âferîn” olarak taçlandırılır (Kılcı, 2001, s. 33, 44, 73-74, 41). 

Esad Mehmed Efendi (Bağçe-i Safâ Endûz), Mehmed Tevfik (Kâfile-i Şu’arâ), Faik Reşâd (Eslâf) ve Mehmed Sirâceddîn’in (Mecma’-i Şu’arâ) geç dönem eserlerinde kelimenin –Fatîn Tezkiresi’nde Seyyid Ahmed Kemâl Efendi maddesinde görülen “seher-âferîn” imla varyantıyla dahi olsa– anlam kaymasına uğramadan klasik eleştiri dilindeki muhayyele ve estetik güç vurgusunu koruduğu tespit edilmiştir (Oğraş, 2018, s. 88; Çiftçi, 2017, s. 422; Kutlar Oğuz vd., 2017, s. 82; Aydemir ve Özer, 2019, s. 144; Arslan, 2018, s. 68).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Bu terkip/sıfat, incelenen tezkire metinlerinde toplam 57 defa tespit edilmiştir. Terimin tezkireler özelindeki kronolojik ve istatistiksel dağılımı şu şekildedir: Sehî Beg 2, Latîfî 2, Ahdî 8, Âşık Çelebi 1, Kınalızâde Hasan Çelebi 9, Beyânî 2, Gelibolulu Mustafa Âlî 1, Riyâzî 2, Rızâ 4, Seyrek-zâde Mehmet Âsım 1, Mucîb 2, Mustafa Safâyî Efendi 3, Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi 1, Râmiz 6, Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn 1, Şefkat-i Bağdâdî 1, Enderunlu Mehmet Âkif 6, Esad Mehmed Efendi 1, Fatîn 1, Mehmed Tevfik 1, Faik Reşâd 1, Mehmed Sirâceddîn 1 defa kullanmıştır.




Örnekler

Örnek 1: 

Mevlânâ Müftî Sa’dî: Lakin netâyic-i tab’-ı şeriflerinden zuhûr bulan eş’âr ve zâde i karîhalarından meşhûr olan âsârları teberrüken ve teyemmünen bu tezkireye yazılması lâzım gelüp tesvîd olındı. Vilâyet-i Rûmun şâ’irlerinden Gubârî nâm şâ’ir işbu gazeli diyüp:

Kimse toz konduramaz ‘âlemde ol yâ üstine 

Beş flori vireyin her şâ’ir-i sihr-âferîn (İpekten vd., 2017, s. 58-59).

Örnek 2:

Tâli’î: Bir kâmil-i kâmilü’l-’ıyâr idi ki kemâlât-ı mevfûra ve ma’ârif-i nâ-mahsûra kâdir üstâd-ı mâhir kimesne idi ve bir şân-ı bülend ve zû-fünûn hünermenddür ki îcâd-ı suhande ve ibdâ’-ı ma’ânîde şu’arâ-yı Rûmun emîrü’l-kelâmı ve sâhirân-ı fenn-i nazmun sihr-âferîn ü sihr-peyâmıdur (Canım, 2018, s. 347).

Örnek 3:

Zâtî : Balıkesrevî’dür. Şâ’ir-i metîn ü şîrîn-makâl ve sâhir-i sihr-âferîn ‘ilm-i nücûm ile remilden habîr ü zamîr-dân-ı bî-misâl ammâ kevkeb-i tâli’i dâim nühûsetle zevâlden ve ihtirâk-ı küsûf ü husûf-ı pür-melâlden kurtulup sa’de irmemişdür (Solmaz, 2018, s. 158).

Örnek 4:

Mukaddime: Hamd u sipâs-ı bî-kıyâs hâlıku’l-cinni ve’n-nâs mütekellim-i kelâm-ı i’câz esâsdur ki rütbe-i şu’arâ-yı şi’ri me’vâ ve makâm-ı sihr-âferîn-i şi’r-ârâyı kelâm-ı bî-’adîl ü karîndeki mâ-sadak-ı ve innehu letezkiretun lil-müttakîndür (Sungurhan, 2017b, s. 67).

Örnek 5:

Ahmed: Kendi hâme-i mu‘cizleriyle tahrîr eyledikleri kütüb-i nefîse bir ferde müyesser olmamış ve âdetâ makdûr-ı beşer olmamak derecesine varmışdır. Şu fezâ’il-i mükemmeleden fazla gonca-i güftârı rengîn ve şi‘r ü inşâsı sihr-âferîndir (Arslan, 2018, s. 68).




Kaynaklar

Açıkgöz, N. (hzl.) (2017). Riyâzî Muhammed Efendi, Riyâzü’ş-Şuara (Tezkiretü’ş-Şuara.) Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html

Altun, K. (hzl.) (1997). Tezkire-i Mucîb (İnceleme-Tenkidli Metin-Dizin-Sözlük). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları.

Arslan, M. (hzl.) (2018). Mehmed Sirâceddîn-Mecma’-i Şu’arâ ve Tezkire-i Üdebâ. Ankara: T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/58597,mecma-i-suara-ve-tezkire-i-udeba-pdf.pdf?0

Aydemir, E. ve Özer, F. (hzl.) (2019). Faik Reşâd -Eslâf. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html  

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html

Coşkun, A. O. (hzl.) (2019). Seyrek-zâde Mehmet Âsım, Zeyl-i zübdetü’l-eş‘âr. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.

Cömert, B. (2008). Estetik. Ankara: De ki Basım Yayım.

Çapan, P. (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi, Tezkire-i Safâyî Nuhbetü’i-âsâr min fevâ’idi’l-eş’âr (İnceleme-Metin-İndeks). Ankara: AKM Yay.

Çetindağ, Y. (2010). Şiir ve tenkit-Türk, İran ve Arap tezkirelerinde. İstanbul: Kitabevi.

Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html

Erdem, S. (hzl.) (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurafâsı (İnceleme-Tenkitli Metin-İndeks-Sözlük). Ankara: AKM Yay.

İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H. ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg, Heşt-Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html 

İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇, Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html

İsen, M. (hzl.) (2017). Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html

Kanar, M. (2013). Farsça Türkçe Sözlük. İstanbul: Say Yayınları.

Kaplan, F. (2018). Latîfî Tezkiresi’nde Edebî Eleştiri Terimleri ve Edebiyat Eleştirisi (Doktora tezi). Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muğla.

Kılcı, M. (hzl.) (2001). Enderunlu Mehmet Âkif, Mir’ât-ı Şi’r (Yüksek lisans tezi). Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Adana.

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebi Meşâ’irü’ş-Şuarâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59036,asik-celebi-mesairus-suarapdf.pdf?0

Kılıç, F. (hzl.) (2017). Şefkat Tezkiresi (Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bagdâdî). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html

Kutlar Oğuz, F. S., Çakır, M. ve Koncu, H. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik-Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html

Oğraş, R. (2018). Esad Mehmed Efendi-Bağçe-i Safâ Endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html

Öztürk, F. (hzl.) (2018). Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn-Tezkire-i Silâhdâr-zâde. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-209345/tezkire-i-silahdar-zade.html

Polat, K. (2023). XVIII. yüzyıl tezkirelerinde edebiyat eleştirisi (Doktora tezi). AHBV Üniversitesi, Ankara.

Redhouse, S. J. W. (2006). A Turkish and English Lexicon: Shewing in English the Significations of the Turkish Terms. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdı̂ ve Gülşen-ı̇ Şuʿarâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56733,ahdi-gulsen-i-suarapdf.pdf?0  

Steingass, F. ( 2005). A comprehensive Persian-English dictionary, including the Arabic words and phrases to be met with in Persian literature. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Sungurhan, A. (hzl.) (2017a). Beyânî Tezkiretü’ş-şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html

Sungurhan, A. (hzl.) (2017b). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html

Tolasa, H. (2002). Sehî, Lâtîfî ve Âşık Çelebi tezkirelerine göre 16. yüzyılda edebiyat araştırma ve eleştirisi. Ankara: Akçağ Yayınları. 

Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html




Yazım Tarihi:
14/10/2026
logo-img