SERBÂZ/SERBÂZÂNE (SER-BĀZ/SER-BĀZĀNE)


* Sözlüklerde yiğit, fedai, yiğit kimseye yakışır tarzda olarak tanımlanan, ilahi yahut mecazi aşk yolunda kendini feda eden, her türlü zorluğa katlanan, mertlik ve cesaret gösteren şair ve onun şiiri için kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Farsça baş anlamına gelen ser kelimesi ile oynamak anlamına gelen bâhten fiilinin çekimli hali bâz'ın birleşmesinden oluşan serbâz sözlüklerde er, asker, fedai, başı açık (Kanar, 2000, s. 665), şecî ve bahadırdan kinaye olarak  yüksek bir maksat uğruna başını feda eden, baş oynatan asker, husûsiyle piyade (Şükün, 1984, s. 1170) olarak tanımlanmaktadır. Serbâzâne tabiri de yiğit kimseye yakışır tarzda demektir (Kaplan, 2021, s. 370). 




Terim Anlamı

İlahi yahut mecazi aşk yolunda her türlü zorluğun üstesinden gelmeyi, mertlik ve cesaret göstermeyi, kendini feda etmekten çekinmeyen bir tavır içinde olmayı ifade eden şair veya şiir için kullanılır.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Terim tezkirelerde üç farklı şekilde yer almıştır. Bunlardan ilki ilahi yahut mecazi aşk yolunda tüm zorluklara katlanan şairi veya onun şiirini ifade eder ki terim anlamında kastedilen de budur. 

Latîfî, Hilâlî-i İstanbulî'den bir beyit örneği vererek bu beyti âşıkâne ve serbâzâne olarak nitelendirir. Şairin sevgilinin uğrunda kanlara boğulmayı, atının tırnağını dahi öpebilmek için tepetaklak olmayı göze alarak yazdığı  bu beyti Latîfî âşıkâne ve serbâzâne olarak değerlendirir (Kaplan, 2021, s. 370). 

Latîfî daha sonra Nesîmî'den bahsederken onu aşk meydanının korkusuz serbâzı ve muhabbet Kâ'be'sinin yüce kurbanı, önder seyyid olarak tanıtır (Canım, 2018, s. 510). Burada kastedilen şairin ilâhî aşk yolundaki yiğitlik ve fedailiğidir. Benzer şekilde Sâkıb Mustafa Dede, Sefîne-i Nefîse-i Mevleviyân'da serbâzı  “serbâz-ı merkûm, serbâz-ı ma'reke-i cihâd-ı ma'nâ, serbâz-ı meydân-ı istikâmet, âşık-ı serbâz, sâdık-ı serbâz, sâdık serbâz, serbâzân-ı irâdet, serbâzân-ı hakîkat, serbâzân-ı dervişân, serbâz-ı meydân-ı hakîkat,  serbâz-ı meydân-ı vecd ü hâl, serbâz-ı meydân-ı uşşâk, merd-i mücerred-i serbâz, serbâzân-ı meydân-ı inâbet-i merdân-ı Hudâ (Odunkıran, 2020)" terkibleriyle yalnızca tasavvufi mertlik bağlamında terim anlamına uygun olarak kullanır. Ali Emîrî, Tezkire-i Şu'arâ-yı Âmid'de Halîlî mahlaslı bir şair için bu terimi kullanır. Ona göre Halîlî, üstad bir şairdir ve aradan dört asır geçmiş olmasına karşın şiirleri hala keyif ve takdirle okunmaktadır. Halîlî'nin şiirdeki tavrı epey şaşırtıcıdır. Bazı gazellerinde eşi olmayan bir mutasavvıf kesilir bazısında ise hikmet kıyafetine girer. İlminin çokluğu hasebiyle bu vadilerin tamamına vâkıf bir merd-i serbâzdır (Kadıoğlu, 2018, s. 328). Burada yazarın şairi hem sofiyâne hem de hakîmâne şiir yazmaya vakıf bir mert fedai olarak nitelendirerek onun  bu vadide şiir yazmaktaki marifetini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır. 

İkincisi ise daha çok asker şairleri, şairlerin savaş sanatlarındaki marifetlerini nitelendiren yahut şairlerin hayat hikayeleri nakledilirken kullanılan asker, yiğit, fedai anlamındaki serbâzdır ki terim anlamıyla bir ilişkisi yoktur. Ahdî, Gülşen-i Şu'arâ'sında tımarlı sipahi olan Ziyâyî mahlaslı bir şair için (Solmaz, 2005, s. 209); Aşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-Şu'arâ'sında Şikârî-i Sâlis'in yiğitliğini ve savaş sanatlarında ustalığını anlatmak için (Kılıç, 2018, s. 601); Ali Emîrî, Tezkire-i Şu'arâ-yı Amîd'inde Halid isimli bir şairin hayatı hakkında malumat verirken Nâdir Şahla ilgili bir rivayette onun askerlerini nitelemek için kullanır (Kadıoğlu, 2018, s. 306). Buralarda serbâzın terim anlamıyla bir ilgisi yoktur. 

Üçüncüsü ise tezkire yazarlarının şairlerden aktardıkları âşıkâne, sofiyâne mahiyetteki şiirlerde geçer ki bunlar da terim anlamıyla paralel olsa da tezkire terimi değildir. Aşık Çelebi Meşâ'irü'ş-Şu'arâ'da Lisânî Çelebi (Kılıç, 2018, s. 309); Kınalızâde Hasan Çelebi tezkiresinde Hâşimî (Sungurhan, 2017, s. 601); Kafzâde Fâ'izî Zübdetü'l-Eş'âr'ında Hâletî, Hatâyî ve Mahremî (Kayabaşı, 1997, s. 236, 284, 492); Rıza tezkiresinde Fehîm ve Mezâkî (Zavotçu, 2017, s. 181, 198); Seyrekzâde Mehmet Asım Zeyl-i Zübdetü'l-Ezhar'da Sabrî (Coşkun, 2019, s. 74); Esrâr Dede, Tezkire-i Şu'arâ-yı Mevleviyye'de Derviş Hazîn (Genç, 2018, s. 87); Sakıp Mustafa Dede tezkiresinde Derviş Hazîn ve Derviş Koyun (Odunkıran, 2020, s. 301, 336); Kemiksizzâde Safvet Mustafa Nuhbetü'l-Âsâr min Ferâidi'l-Eş'âr da Vecdi (Güzel, 2012, s. 769); Esad Mehmed Efendi Bağçe-i Safâ-Endûz'da Nâşid (Ograş, 2018, s. 162); Edirneli Ahmet Bâdî Riyâz-ı Belde-i Edirne'nin tezkire kısmında Neşâti ve Rızâ (Adıgüzel, 2008, s. 177, 245); Fatin tezkiresinde Abdullah Râmiz Paşa'dan (Çiftçi, 2018, s. 169) verdikleri şiir örneklerinde serbâz kelimesi geçer. 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

“Serbâzâne” terimi yalnızca Latîfî tezkiresinde 1 yerde geçmiştir. “Serbâz” olarak terim, Latîfî'de 1, Ahdî'de 1, Âşık Çelebi'de 1, Sâkıb Mustafa Dede'de 25, Ali Emîrî'de 2 kez geçmiştir. Şiir alıntılarında “serbâz” olarak Latîfî'de 1, Aşık Çelebi'de 1 , Kınalızâde Hasan Çelebi'de 1, Kâfzâde Fâizî'de 3, Rıza'da 2, Seyrekzâde'de 1, Esrâr Dede'de 1, Sâkıp Mustafa Dede'de 2, Kemiksizzâde Safvet Mustafa'da 1, Esad Mehmed Efendi'de 1, Edirneli Ahmed Bâdi'de 2, Fatîn'de 1 yerde geçmiştir.

 

    

 




Örnekler

Örnek 1:

Nesr: Ve bu matla'-ı mütercem zebân-ı Fürs'de Âsafî'den tercemedür.

Matla': Benüm ol saydı fitrâkinde yârün gark-ı hûn olmış 
             Ser-i sümm-i semendin öpmek içün ser-nigûn olmış 

Gâyetle 'âşıkâne ve serbâzâne matlaʿdur (Canım, 2018, s. 562). 

Örnek 2:

Ol ser-bâz-ı meydân-ı hakîkat mesned-nişîn-i meşîhat-ı hânkâh-ı mezkûr olup cümle-i fukarâ vü ehıbbâ tecdîd-i ‘ahd-ı inâbet u ihlâs eylediklerinde… (Odunkıran, 2020, s. 1468).

Örnek 3:

Ser-bâzlugum şâhididir zülf başumda 

Ben ma’reke-i ‘aşk-ı cüvânândan tel aldum (Güzel, 2012, s. 769).




Kaynaklar

Adıgüzel, N. (2008). Edirneli Ahmet Bâdî'nin “Riyâz-ı Belde-i Edirne” Adlı Eserinin Tezkire Kısmı. Doktora Tezi. Edirne: Trakya Üniversitesi.  

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html 

Coşkun, A. O. (hzl.) (2019). Seyrek-zâde Mehmed Âsım Zeyl-i Zübdetü'l-Eş'âr. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-247201/zeyl-i-zubdetu39l-esar-seyrek-zade-mehmed-asim.html 

Çiftçi, Ö. (hzl.) (2018). Fatîn-Hâtimetü’l-Eş‘âr. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html 

Genç, İ. (hzl.) (2018). Esrâr Dede Tezkire-i Şu'arâ-yı Mevleviyye. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.

Güzel, B. (2012). Kemiksiz-zâde Safvet Mustafa ve “ Nuhbetü'l-Âsâr min Ferâidi'l-Eş'âr” İsimli Tezkiresi. Doktora Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 

Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Ali Emîrî Efendi-Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid.  Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html 

Kanar, M. (2000). Farsça-Türkçe Sözlük. İstanbul: Deniz Kitabevi. 

Kaplan, F. (2021). Klasik Türk Edebiyatı Eleştiri Terimleri Sözlüğü Latîfî Tezkiresi Örneği. İstanbul: Dün Bugün Yarın Yayınları. 

Kayabaşı, B. (hzl.) (1997). Kâf-zâde Fâ‘izî’nin Zübdetü’l Eş‘ârı. Doktora Tezi. Malatya: İnönü Üniversitesi.

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebi Meşâ‘irü’ş-Şu‘arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi:  https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html 

Odunkıran, F. (2020). Mevlevi Tezkiresi: Sefîne-i Nefîse-i Mevleviyân (İnceleme-Metin). Doktora Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.

Ograş, R. (hzl.) (2018). Esad Mehmed Efendi Bağçe-i Safâ-Endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi:  https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html  

Solmaz, S. (hzl.) (2005). Ahdî ve Gülşen-i Şu'arâsı: İnceleme, metin. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi:  https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html 

Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Kınalı-zâde Hasan Çelebi-Tezkiretü’ş-Şuarâ  Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi:  https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html

Şükün, Z. (1984). Farsça-Türkçe Lûgat Gencine-i Güftar Ferhengi Ziya. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi. 

Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html 




Yazım Tarihi:
21/07/2025
logo-img