SENCÎDE-SIFAT (SENCĪDE-ṢIFAT)

kuzât-ı sencîde-sıfât


* Tezkirelerde, kadılık görevinde bulunmuş olan şairleri tanıtırken kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

“Sencîde-sıfat” kelimesi Farsça bir sıfat olan “sencîde” ile Arapça bir isim olan “sıfat” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. “Sencîde” kelimesi “tartmak, ölçmek” gibi anlamları olan Farsça “sencîden” mastarından türetilmiş olup bu kelime için sözlüklerde “tartılı; değerli; bilgili” (Kanar, 2015, s. 921), “tartılmış; ağır, ciddi, ağırbaşlı; güvenilir; denenmiş, kanıtlanmış” (Steingass, 1963, s. 700), “tartılmış, ölçülmüş; yerine ve zamanına uygun olan, ölçülü, hesaplı (söz, fikir)” (Ayverdi, 2010, s. 1083), “tartılmış, mevzûn; iyi düşünülmüş, tam yerinde ve haşviyyâtdan ârî (söz)” (Kâmûs-ı Türkî, t.y., s. 738), “tartılmış, muvâzenetli, muntazam” (Lügat-i Nâcî, t.y., s. 484), “tartılmış, vezn ü muvâzene olunmuş ve beğenilmiş olan ve sâhib-i tecrübe olan” (Lügat-i Remzî, t.y., s. 687), “tartılmış, vezn olunmuş; iyi düşünülmüş” (Yeni Türkçe Lügat, t.y., s. 393), “tartılmış, mevzûn ve yerinde söz” (Resimli Türkçe Kâmûs, t.y., s. 430) gibi anlamlar verilmektedir.

Arapça bir isim olan “sıfat” kelimesi için sözlüklerde “sıfat, nitelik; kalite; durum, keyfiyyet” (Kanar, 2012, s. 1123), “nitelik, keyfiyyet, durum, özellik, vasıf; nişan, işaret, alamet; yüz, surat, kılık; lakap, ünvan” (Kanar, 2009, s. 3054), “bir kimse veya şeyin sahip olduğu nitelik, ona ait olan özellik, hâl ve   vasıf; bir kimsenin içinde bulunduğu topluma ve yakını olduğu kişilere göre taşıdığı nitelikleri bakımından yeri, hukuki ve idari bakımdan durumu” (Ayverdi, 2010, s. 1099) gibi anlamlar verilmektedir. Ancak “sıfat” kelimesinin aynı zamanda “gibi” anlamı da mevcuttur (Devellioğlu, 2007, s. 949; Parlatır, 2006, s. 1502) ve sonuna geldiği kelimelere “gibi, benzer” anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfatlar yapımında kullanılmaktadır (Ayverdi, 2010, s. 1099). “Sencîde-sıfat” kelimesindeki fonksiyonu da bu şekildedir. 

“Sencîde-sıfat” kelimesine sözlüklerde yer verilmemiştir. Ancak “sencîde” kelimesi için sözlüklerde verilen anlamlardan hareketle söz konusu kelimeye “ölçülü, nitelikli, yerinde, vasıflı, dikkatle seçilmiş özelliklere sahip (olan)” gibi anlamlar verilebilir. 




Terim Anlamı

Tezkirelerde kadılık görevinde bulunmuş olan şairleri tanıtırken kullanılan bu terim, istisnasız bir şekilde “kuzât-ı sencîde-sıfât” şeklinde kalıp bir ifade olarak kullanılmıştır. Çoğul bir kelime olan “kuzât” kelimesi ile tamlama hâlinde kullanıldığı için, terimi oluşturan “sıfat” kelimesi de bu kalıp ifade içinde “sıfât” şeklinde yani çoğul hâliyle kullanılmıştır. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

“Sencîde-sıfat” kelimesi ilk olarak Riyâzü’ş-Şu‘arâ’da Me’âlî mahlaslı şair tanıtılırken onun kadılık görevinde bulunmuş olduğunu belirtmek amacıyla “kuzât-ı sencîde-sıfâtdan idi” şeklinde kullanılmıştır (Açıkgöz, 2017, s. 286) (Örnek 1). Burada “sencîne-sıfat” kelimesi “kadî/kazî” kelimesinin çoğulu olan “kuzât” kelimesi ile tamlama hâlinde kullanılmış olduğu için, “sencîde-sıfat” kelimesindeki “sıfat” kelimesi de “sıfât” olarak yani çoğul şekliyle kullanılmıştır. Bu kullanım şekli sadece bu ilk örneğe has bir durum olmayıp söz konusu terimin tezkirelerdeki bütün örnekleri için geçerlidir. Tezkire yazarlarının kadılık görevinde bulunmuş olan şairleri tanıtırken “kuzât-ı sencîde-sıfât” tamlamasını kalıp bir ifade olarak kullanmış oldukları görülmektedir. Örneklerdeki tek farklılık, “kuzât-ı sencîde-sıfât” tamlamasına bazen “zümre” kelimesinin de eklenerek “zümre-i kuzât-ı sencîde-sıfât” şeklinde kullanılmış olmasıdır. Riyâzî de tezkiresindeki ikinci ve son örnekte söz konusu terimi Mu‘inî  mahlaslı şairi tanıtırken “Zümre-i kuzât-ı sencide-sıfâtdandur.” (Açıkgöz, 2017, s. 299) şeklinde kullanmıştır. 

“Sencîde-sıfat” terimini en çok kullanan tezkire yazarı Seyyid Mehmed Rızâ’dır. Rızâ Tezkiresi’nde Bekâyî, Hilmî, Sabrî, Cem‘î, Nazmî, Fütûhî, ‘Itrî ve Tâlib mahlaslı şairler tanıtılırken “kuzât-ı sencîde-sıfâtdan” ya da “zümre-i kuzât-ı sencîde-sıfâtdan” şeklindeki kalıp ifadeler toplam 8 kez kullanmıştır (Örnek 2).

“Sencîde-sıfat” kelimesi son olarak Nuhbetü’l-Âsâr li-Zeyli Zübdeti’l-Eş‘âr’da ve yine “kuzât-ı sencîde-sıfât” şeklinde geçmektedir. Burada Sûzî mahlaslı şair sadece “Kuzât-ı sencîde-sıfâtdan.” cümlesiyle tanıtıldıktan sonra şiirlerinden örnekler verilmiştir (Abdülkadiroğlu, 1985, s. 217) (Örnek 3).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

“Sencîde-sıfat” kelimesi terim olarak Riyâzü’ş-Şu‘arâ’da 2, Rızâ Tezkiresi’nde 8, Nuhbetü’l-Âsâr li-Zeyli Zübdeti’l-Eş‘âr’da 1 defa geçmektedir. 




Örnekler

Örnek 1:

Kuzât-ı sencîde-sıfâtdan idi. Eş‘ârı bezle-gûne ve latîfe-nümûnedür. Bu iki beyt Dîvân’ından intihâb olınup sebt olındı:

Şi‘r

Nâye didüm yâre karşu itme zârı her nefes

Bir kulagından girerse bir kulagından çıkar

Ve lehu

Gül yüzüni medh eylese ey gonçe çemende

Önince varur berg-i semen bâd-ı sabânun (Açıkgöz, 2017, s. 286).

Örnek 2:

Zümre-i kuzât-ı sencîde-sıfâtdan idi. Bu beyt-i ra‘nâ zâde-i tab‘-ı zîbâsıdur: 

Beyt

Yâri kapduk seyre çıkduk tuymadı ağyâr-ı dûn

Bir safâ itdük efendi ‘ömr uğurladuk bugün (Zavotçu, 2017, s. 91).

Örnek 3: 

Kuzât-ı sencîde-sıfâtdan.

Ol meh ne dem ki feth-i kitâb-ı cemâl ider

İmkân-ı vasl ile dil anı hayra fâl ider

Gösterse kâkülini tekellümde nâz ile

‘Uşşâka o bahs-i ‘işvede çok kîl ü kâl ider (Abdülkadiroğlu, 1985, s. 217).




Kaynaklar

Abdulkadiroğu, A. (hzl.) (1985). İsmail Beliğ, Nuhbetü’l-Âsâr li-Zeyli Zübdeti’l-Eş‘âr. Ankara: Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları.

Açıkgöz, N. (hzl.) (2017). Riyâzü’ş-Şu‘arâ (Tezkiretü’ş-Şu‘arâ). Ankara: T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html

Ayverdi, İ. (2010). Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul: Kubbealtı Yayınları. 

Devellioğlu, F. (2007). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları. 

Kâmûs-ı Türkî. (t.y.). Erişim adresi: https://www.osmanlicasozlukler.com/kamusiturki/sozluk.html

Kanar, M. (2009). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (Cilt 2). İstanbul: Say Yayınları.

Kanar, M. (2012). Arapça-Türkçe Sözlük. İstanbul: Say Yayınları. 

Kanar, M. (2015). Farsça-Türkçe Sözlük. İstanbul: Say Yayınları.

Lügat-i Nâcî. (t.y.). Erişim adresi: https://www.osmanlicasozlukler.com/lugatinaci/sozluk.html

Lügat-i Remzî (Cilt 1). (t.y.). Erişim adresi:  https://www.osmanlicasozlukler.com/lugatiremzi/sozluk.html

Parlatır, İ. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi.

Resimli Türkçe Kâmûs. (t.y.). Erişim adresi: https://www.osmanlicasozlukler.com/turkcekamus/sozluk.html

Steingass, F. (1963). Persian-English Dictionary. London: Routledge & Kegan Paul. 

Yeni Türkçe Lügat. (t.y.). Erişim adresi: https://www.osmanlicasozlukler.com/turkcelugat/sozluk.html

Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html




Yazım Tarihi:
24/11/2025
logo-img