PÜRSANAT (PÜR-ṢANʿAT)

eş‘âr-ı pür-san‘at, güftâr-ı pür-san‘at


* “Dolu, çok” anlamlarına gelen “pür” ile “meslek, fen” anlamlarına gelen “sanat” sözcüklerinin birleşmesinden oluşan ve tezkirelerde “sanat dolu, çok sanatlı” manalarında kullanılan bir edebiyat terimi.



Sözlük Anlamı

Sözlük anlamı “çok sanatlı ve sanat dolu” olan “pür-san’at”, Farsça “pür” ile Arapça “san‘at” kelimelerinin terkibinden oluşan ve daha çok sıfat olarak kullanılan birleşik bir kelimedir. 

"Pür" başına geldiği kelimelere “dolu, çok fazla, ziyade; sahip, malik” (Devellioğlu, 1996, s. 869) anlamlarını katarak sıfat ve zarf görevlerinde kullanılır. Soyut sözcüklerle terkip oluşturduğunda “çok, ziyade”; somut sözcüklerle terkip oluşturduğunda ise  “dolu” anlamını ifade etmektedir (Muallim Naci, 1322, s. 188). 

Sanatın sözlük anlamı, duygu, tasavvur ve düşünceleri etkili bir biçimde, göze ve gönle hitap edecek şekilde söz, yazı, resim, heykel vb. ile ifade etme hususundaki yaratıcılık demektir. Sanat, isim tamlamalarında tamlanan olarak kullanıldığında, sahip olunması gereken bilgi, ustalık ve bir milletin zevkine uygun olarak meydana getirilen eserlerin bütünü anlamındadır. Sanatın insanların maddi ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan ve el emeğine dayanan iş anlamına gelen “zanaat”ı karşılayacak şekilde kullanıldığı da görülmektedir (Ayverdi, 2010, s. 1058).   




Terim Anlamı

San‘at terim olarak “maddi veya zihnî bir iş ve çabada izlenen düzenli ve özel yol, yöntem” şeklinde tarif edilmektedir. Edebî terim olarak da bir duygu ve düşünceyi akla ve kalbe en yüksek güzellik tadını verecek biçimde ifade etmek; bir edebî eserde yapılan söz oyunu demektir (Koç, 2009, s. 90).  “Pür-san'at” terimi ise tezkirelerde bir metnin edebî sanatlarla yüklü ya da çok sanatlı olma özelliği ifade edilirken kullanılan bir niteleme sözcüğüdür. Söz ve şiirin vasfı olarak kullanıldığında terim anlamı kazanır. Modern sanatlarda yalnızca sanat yapma düşüncesi ile eser yazma durumu da “pür sanat” kelime grubu ile ifade edilir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Pür-san'at, Ahdî’nin Gülşen-i Şu‘arâ’sında Sa‘yî Çelebi’nin edebî kişiliği hakkında bilgi verilirken “inci yüklü şiirleri imgesel ve çok sanatlıdır” (Solmaz, 2018, s. 175-176) ifadesinde kullanılmıştır. Bu yaklaşımla Sa‘yî Çelebi’nin şiirlerinin edebî sanatlarla yüklü olduğu yani sanat değerinin fazla olduğu ifade edilmiştir:

Eşʿār-ı dürer-bārı muhayyel ü pür-sanʿatdür” (Solmaz, 2018, s. 175-176).

Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi’nin Tezkiretü’ş-Şuarâ’sında Fahrî-i Dîger’in bir şiiri tasvir edilirken “Bu çok sanatlı şiir, sözde gizli ve ince manalar arayan mizacının güzelliklerle dolu eserlerinden biridir” (İnce, 2018, s. 351)  ifadesinde kullanılmıştır. Böylece “pür-san’at” terimi, şiirin sanat değerinin fazlalığı anlamında niteleme ifadesi olarak kullanılmıştır:

Bu güftâr-ı pür-san'at hurde-gîr olan tabî'atlerinin âsâr-ı pür-behcetlerindendir” (İnce, 2018, s. 351).

Pür-san‘at, klasik Türk şiirinde çokça kullanılan terimlerden biri değildir. Nef‘î’nin Türkçe Divanı’nda Kandilli’de inşa edilen köşke dair yazılan ve dil içi çevirisi “Böyle çok sanatlı ve altın içinde altınla (süslenmiş) bir konak ki nakkaşının kalemini Çin ressamı kıskanır” şeklinde olan; “Böyle bir kasr-ı zer-ender-zer-i pür-san‘at kim/ Reşk eder hâme-i nakkâşına sûretger-i Çîn” (Akkuş, 1991, s.335) beytinde geçen pür-san‘at terimi zanaat bağlamında, “yeteneğe dair üretim” anlamında kullanılmıştır.

Sonuç olarak, klasik Türk edebiyatında sözü estetik ve belâgatli kılma konusunda başvurulan yollardan biri edebî sanatlardan yararlanmaktır. Muhteva kadar şekil estetiğinin önemsendiği bu edebiyatta özellikle şiir metinlerinde kullanılan terimlerden biri “san‘at”tır. Estetik kaygı ön planda tutularak yazılan tezkirelerde “san‘at” sözcüğünün kullanımına iltifat fazla iken “pür-san‘at”a azdır. Bir metnin “çok sanatlı” ya da “sanatlarla dolu” olma özelliği ifade edilirken kullanılan bu niteleyici terim, “sanat sayısının çokluğu” bağlamında nicelik bildirirken “sanatla yüklü” olma bağlamında nitelik ifade eder.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Pür-sanat terimi, Ahdî’nin Gülşen-i Şu‘arâ ve Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi’nin Tezkiretü’ş-Şuarâ tezkirelerinde birer kez kullanılmıştır.




Örnekler

Örnek 1:

Eşʿār-ı dürer-bārı muhayyel ü pür-sanʿatdür (Solmaz, 2018, s. 175-176).

Örnek 2:

Bu güftâr-ı pür-san'at hurde-gîr olan tabî'atlerinin âsâr-ı pür-behcetlerindendir (İnce, 2018, s. 351).




Kaynaklar

Akkuş, M. (1991). Nef’î Sanatı ve Türkçe Dîvânı (İnceleme- Karşılaştırmalı Metin). Yayınlanmamış Doktora tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum.

Ayverdi, İ. (2010). Kubbealtı Lugatı Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul: Kubbealtı Neşriyat.

Devellioğlu, F. (1996). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları.

Güneş, K. (2011). Arapça-Türkçe Sözlük. İstanbul: Mektep Yayınları.

Hasan Amîd. (1377). Ferheng-i ‘Amîd. Tahran: Müessese-i İntişârât-ı Emîr-i Kebîr.

İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html 

Koç, T. (2009). Sanat. TDV İslam Ansiklopedisi. C. 36. İstanbul: TDV Yayınları. ss. 90-93.

Kur'ân-ı Kerîm Renkli Lûgatı ve İrab Kılavuzu (2006). (çev. H. A. Didin), Ankara: Rayiha Yayıncılık. 

Muallim Naci. (1322). Lugat-ı Naci. İstanbul: Asır Matbaası, https://archive.org/details/lgatnaci0001na/page/n5/mode/2up (ET.07.08.2024).

Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdı̂ ve Gülşen-ı̇ Şuʿarâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html 

Vankulu Mehmed Efendi. (2015). Vankulu Lugati. C.2, (haz. M. Koç-E. Tanrıverdi). İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları.




Yazım Tarihi:
11/09/2024
logo-img