PÜRGÛ (PÜR-GŪ)

pür-gûy, pür-gûy tabî'at


* Sözlüklerde “çok konuşan, çok söyleyen” anlamlarında tanımlanan, terim olarak ise klasik edebiyat metinlerinde sözü ve şiiri bol olan şairleri nitelemek için kullanılan bir kelimedir.



Sözlük Anlamı

Farsça pür (dolu) ve (söyleyen) kelimelerinin birleşiminden meydana gelen “pür-gû”, Türkçeye geçtiği sözlüklerde genellikle “çok konuşan, çok söyleyen” manasında açıklanmıştır. Ferit Devellioğlu, “çok söyleyen, bol konuşan, çalçene” karşılığını verir (Devellioğlu, 2004, s. 869). Ahmed Vefik Paşa, Lehçe-i Osmânî’de bol” maddesi altında “sözü bol” (Ahmet Vefik Paşa, 2000, s. 59) , “cırtlak” maddesinde de “hod-pesend, müftehir, pür-gû” şeklinde zikreder (s. 79). Kubbealtı Lugatı’ nda(Fars. pür ‘dolu’ ve ‘söyleyen’) çok konuşan, çok söyleyen” tanımı verilr (Ayverdi, 2010, s. 1008). Terkibi oluşturan unsurlardan pür, temel olarak “dolu” anlamına gelir ve terkiplerde hem maddî varlıklar için “dolu” (pür-âb: su dolu; pür-şarâb: şarap dolu) hem de manevi kavramlarda “çok, ziyade, kesretli” (pür-hiddet: öfke dolu; pür-safâ: çok neşeli) karşılığında kullanılır (Mehmed Salâhî, 1313, s. 359; Muallim Nâcî, 1317, s. 188; Redhouse, 1880, s. 474; Şemseddin Sâmî, 1317, s. 350). “-Gû”  ise “söylemek” anlamındaki “güften” fiilinin geniş zaman gövdesidir; birleşiklerde ikinci unsur olarak kelimeye “söz söyleyen” anlamı katar ve Farsça usulüne göre sıfat tamlamaları meydana getirir (şuh-gû: şuhça söyleyen; şeker-gû: tatlı sözlü) (Ahmet Vefik Paşa, 2000, s. 623; Ayverdi, 2010, s. 439). 




Terim Anlamı

Klasik edebiyat eleştirisi geleneğinde pür-gû, şairleri nitelemek için sıkça kullanılan terimlerden biridir. Sözlüklerde “çok konuşan, çok söyleyen” anlamıyla yer alan bu kelime, edebî bağlamda şairin şiir üretkenliğini, söz söyleme kudretini ve belâgat gücünü tanımlayan bir sıfat hâline gelmiştir. Ancak bu kullanım tek yönlü değildir. Bir yandan pür-gû, şairin çok şiir söylemesini, tabiatı gereği söz üretmeye yatkın olmasını ve sözlerinde zarafet göstermesini ifade eden övücü bir kavram olarak değerlendirilmiştir. Diğer yandan, fazlaca söz söylemesine rağmen edebî değer bakımından yetersiz kalan şairleri küçümsemek için de kullanılmıştır. Bu bakımdan terim, nicelik ve nitelik arasındaki gerilimi yansıtan, bağlama göre farklı anlam katmanları kazanabilen bir özelliğe sahiptir. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Tezkirelerde pür-gû, şairleri tavsif ederken hem övgü hem de eleştiri amacıyla kullanılan bir sıfat olarak karşımıza çıkar. Kimi zaman şairin şiir üretkenliğini, söz söyleme kudretini ve belâgatini belirtmek için kullanılırken kimi zaman da fazla söz söylemesine rağmen değerli eser ortaya koyamayanları küçümsemek için tercih edilmiştir.

Olumlu bağlamda pür-gû, şairin şiirinin çokluğunu ve ifade kudretini öne çıkarmıştır. Kınalızâde Hasan Çelebi’nin, Nûrî için söylediği “eş‘ârı vâfir pür-gûy şâ‘ir idi” ( 2017, s. 868) veya Şeydâ hakkında verdiği “eş‘ârı vâfir pür-gûy şâ‘irdür” (2017, s. 489) kayıtları, şairin üretkenliğini vurgulayan örneklerdir. Benzer şekilde Râmiz de Penâh’ı “... muvaffak-ta‘bîr pür-gû bir şâ‘ir-i mâhir-i bî-nazîr...” sözleriyle över (Erdem, 1994, s. 55). Beyânî’nin Emânî-i Sânî için kullandığı “... pür-ma‘rifetle ve pür-gûy şâ‘irdür.” ifadesi (Musrafa [Cârullahzâde]), 2017, s. 27) ve Safâyî’nin Sa‘îd’i “... pür-gû ve dâimâ hande-rû ve nîk-hûdur." (Mustafa Safâyî Efendi, 2005, s. 280) şeklinde nitelemesi de bu sıfatın şairi bilgi, zarafet ve üretkenlik yönünden yüceltmek için kullanıldığını gösterir. Ayrıca Râmiz’de sıkça görülen “pür-gû-tabî‘at” (Erdem, 1994, s. 59, 76, 95) terkibi şairin doğuştan söz söylemeye yatkın bir mizaca sahip olduğunu belirtir.

Öte yandan pür-gû, olumsuz bir bağlamda da karşımıza çıkar. Latîfî, değersiz şairleri küçümseyerek “... yâfte-gûy ve jâj-hâ-yı pür-gûy mu‘teber değildir.” (2018, s. 65) der. Kınalızâde’nin Gubârî için kaydettiği “... egerçi pür-gûy şâ‘ir idi ammâ makbûlü dahi vâfir ve göze tokunup terâzû-yı nazardan iner eş‘ârı dahi eşk-i çeşm-i ‘âşık gibi mütekâsirdür.” (Kınalızâde Hasan Çelebi, 2017, s. 632) ifadesi de "pür-gû" teriminin fazla şiir söyleyen fakat edebî açıdan güçlü bulunmayan şairleri nitelediğini gösterir. Harun Tolasa da bu noktada, “pür-gû”luğun her zaman olumlu görülmediğini, bazen şairin değerini düşüren bir unsur olarak kabul edildiğini ancak başka meziyetler varsa olumsuz etkinin telafi edilebildiğini belirtmiştir (1983, s. 224-225). Ayrıca bazı tezkirelerde şairlerin örnek beyitlerinde de geçer: “Ey vâ‘iz-i pür-gû biraz efsâneyi boş ko” (Şefkât-i Bagdâdî, 2018, s. 103) mısraında görüldüğü gibi kelime fazla konuşan ve nasihat eden kişiler için eleştirel bir hiciv unsuru hâline gelmiştir.

Sonuç olarak pür-gû, tezkirelerde bağlama göre değişen anlamlar kazanmıştır. Çoğu kez şairin üretkenliğini, söz kudretini ve belâgatini öven bir sıfat olarak kullanılmış kimi zaman da niteliksiz şiir bolluğunu küçümsemek için eleştirel bir tavsif unsuru olmuştur. Böylece klasik edebiyatın eleştiri dilinde hem övgü hem de yergi yönleriyle işlev gören çok katmanlı bir terim hâline gelmiştir.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

İlgili terim Beyânî Tezkiresi’ nde (Musrafa[Cârullahzâde], 2017) 2, Tezkire-i Şuʿarâ-yı Âmid’ de (Ali Emîrî Efendi, 2018) 1, Râmiz Tezkiresi' nde (Erdem, 1994) 13, Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkiresi' nde (Kınalızâde Hasan Çelebi, 2017) 8, Latîfî Tezkiresi' nde (Latîfî, 2018) 5, Kâfile-i Şuʿarâ' da (Mehmed Tevfik, 2017) 1, Tezkiretü’ş-Şuʿarâ' da (Mirzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi, 2018) 11, Şefkât Tezkiresi' nde (Şefkât-i Bagdâdî, 2018) 7, Silahdarzâde Tezkiresi' nde (Defter Emini Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn, 2018) 5, Meşâʿirü’ş-Şuʿarâ' da (Âşık Çelebi, 2018) 3, Nuhbetü’l-Âsâr' da (Mustafa Safâyî Efendi, 2005) 2, Gülşen-i Şuʿarâ' da (Ahdî, 2018) 1, Künhü’l-Ahbâr' da (Gelibolulu Mustafa Âlî, 2017) 7 ve Riyâzü’ş-Şuʿarâ' da (Riyâzî Muhammed Efendi, 2017) 1 kez geçmektedir.

 




Örnekler

Örnek 1: 

Ruscukdandur. Dânişmend iken semt-i kitâbete sülûk idüp pür-ma'rifetle ve pür-gûy şâ'irdür. Esnâ-yı eş'ârında latîf ebyât düşürmişdür. Bu ebyât anundur (Musrafa[Cârullahzâde], 2017, s. 27).

Örnek 2: 

Nesr: Mütercem-i mezbûr el-hakk muvaffak-ta‘bîr-i pür-gû bir şâ‘ir-i mâhir-i bî-nazîr olup şi‘r ü inşâya heves ve nihâl-i ‘irfâna dest-res oldukları evânı Hân tehallüs idüp mahlas-ı merkûm ile eş‘âr-ı şâyegân-ı belâgat-‘ünvânı kesîr olmaga ol mahlas ile güftâr-ı dil-pezîrlerinden işbu gazel-i ra‘nâları teberrüken sebt ü tahrîr olundu (Erdem, 1994, s. 55).

Örnek 3: 

Merhûm egerçi pür-gûy şâ‘ir idi ammâ makbûlü dahi vâfir ve göze tokunup terazû-yı nazardan iner eş‘ârı dahi eşk-i çeşm-i ‘âşık gibi mütekâsirdür (Kınalızâde Hasan Çelebi, 2017, s. 632).




Kaynaklar

Ahdî. (2018). Gülşen-i şu’arâ (hzl. S. Solmaz). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html 

Ahmet Vefik Paşa. (2000). Lehce-i Osmânî (hzl. R. Toparlı). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Ali Emîrî Efendi. (2018). Tezkire-i Şu’arâ-yı Âmid (hzl. İ. Kadıoğlu). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.  Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html   

Âşık Çelebi. (2018). Meşâ’irü’ş-şu’arâ (hzl. F. Kılıç). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html

Ayverdi, İ. (2010). Kubbealtı Lugatı: Asırlar boyu târihi seyri içinde Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul: Seçil Ofset. 
Erişim adresi: http://archive.org/details/misalli-buyuk-turkce-sozluk-ilhan-ayverdi-kubbealti-lugati 

Defter Emini Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn. (2018). Tezkire-i Silâhdâr-zâde (hzl. F. Öztürk). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.  Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-209345/tezkire-i-silahdar-zade.html 

Devellioğlu, F. (2004). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat (hzl. A. S. Güneyçal). Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları.

Erdem, S. (1994). Ramiz ve Adab-ı Zurafa’sı (İnceleme-Tenkidli Metin-Sözlük). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.

Gelibolulu Mustafa Âlî. (2017). Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı (hzl. M. İsen). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.  Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html 

Kınalızâde Hasan Çelebi. (2017). Tezkiretü’ş-Şu’arâ (hzl. A. Sungurhan). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. 
Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html 

Latîfî. (2018). Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ (hzl. R. Canım). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html 

Mehmed Salâhî. (1313). Kâmûs-i Osmânî (Cilt II). İstanbul: Mahmud Bey Matbaası.

Mehmed Tevfik. (2017). Kâfile-i Şu’arâ (hzl. F. S. Kutlar Oğuz, H. Koncu ve M. Çakır). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html  

Mirzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi. (2018). Tezkiretü’ş-Şu’arâ (hzl. A. İnce). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html 

Muallim Nâcî. (1317). Lugat-i Nâcî. İstanbul.

Musrafa (Cârullahzâde). (2017). Beyânî Tezkiresi (Tezkiretü’ş-Şu’arâ) (hzl. A. Sungurhan). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.  Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html

Mustafa Safâyî Efendi. (2005). Tezkire-i Safâyî (hzl. P. Çapan). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.

Redhouse, J. W. (1880). Redhouse’s Turkish Dictionary. London: Wyman and Sons, Oriental, Classical and General Printers.

Riyâzî Muhammed Efendi. (2017). Riyâzü’ş-Şu’arâ (hzl. N. Açıkgöz). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. 
Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html 

Şefkât-i Bagdâdî. (2018). Şefkat Tezkiresi (hzl. F. Kılıç). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. 
Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html 

Şemseddin Sâmî. (1317). Kâmûs-i Türkî. İstanbul: İkdâm Matbaası.

Tolasa, H. (1983). Sehî, Latîfî, Âşık Çelebi Tezkirelerine göre 16. yüzyılda edebiyat araştırma ve eleştirisi (Cilt 1). İzmir: Ege Üniversitesi Matbaası.




Yazım Tarihi:
30/09/2025
logo-img