PİNDÂRÎ MERTEBESİNDE (PİNDĀRĪ MERTEBESİNDE)

pindârî mertebesinde


* Sözlüklerde “böbürlenme, kibirlenme” anlamlarına gelen “pindârî” ismi ile “seviye, derece” anlamlarını karşılayan “mertebe” isminin birleşmesiyle oluşturulan ve “böbürlenecek derecede” anlamına gelen, tezkirelerde kendisini üstün görecek kadar yetenekli şairleri ifade etmek amacıyla kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Farsça kökenli “pindâr” kelimesi kaynaklarda “sanma, sanı, zan, hayal, fikir, düşünce, varsayım, tevehhüm; kendini beğenme, kendini büyük sanma, böbürlenme, kibir, gurur, tekebbür” (Devellioğlu, 2015, s.1012; Kanar, 2010, s.634; Kanar, 2015, s.419; Şemseddin Sâmî, 1317, s.359; Tulum, 2011, s.1464; Ziya Şükûn, 1984, s.500; Redhouse, 2011, s.455; Steingass, 2005, s.258; URL-1) anlamlarına gelmektedir. Dihhudâ'nın Lugatnâme'sinde kelimeye diğer sözlüklerden farklı olarak “Yunan lirik şiirinin en büyük şairi” (URL-1) manası da verilmiştir. “Ucb, gurur, zu’m, hayal, tasavvur” (Naci, 2009, s.571; Mütercim Âsım Efendi, 2009, s.604) gibi kelimeler “pindâr” kelimesi ile ilintili olarak lügatlerde zikredilmektedir. Aynı kökten türeyen “pindârî” ise “hayalî, tasavvuri; sanki, güya; böbürlenme, gururlanma, şişinme, kibir” (Ayverdi, 2008, s.2539; Çağbayır, 2017, s.1345; Kanar, 2015, s.419; Steingass, 2005, s.258; URL-2) şeklinde anlamlandırılmıştır. Arapça kökenli mertebe ise “derece, seviye, kademe, basamak, rütbe, miktar” (Mutçalı, 1995, s.308; Kanar, 2010, s.499; Toven, 2015, s.469) anlamlarına gelmektedir. Sözlük anlamlarından yola çıkılarak “pindârî mertebesinde” ifadesi “kibir derecesinde, böbürlenecek kadar” şeklinde anlamlandırılabilir.




Terim Anlamı

Sözlüklerde “böbürlenme, kibir” anlamları verilen “pindârî” sözcüğü, tezkirelerde “pindârî mertebesinde” şeklinde tamlama hâlinde, şairlerin şiir yeteneklerine duydukları güven ve şairlik iddiası manasında kullanılmıştır. Şairin böbürleneceği, gurur duyacağı kadar yetenekli bir şair olmasını ifade eden bu terim, olumlu bir tenkit ifadesidir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Pindâr sözcüğü şuara tezkirelerinde “gurur ve kibir” manasıyla şairlerin kişilik yapısı ifade edilirken kullanılmıştır. Bu kelimenin “zu’m, gurûr, nahvet, ‘ucb, istikbâr, mütekebbir, hod-bîn, hod-fürûş” sözcükleriyle eş veya yakın anlamlı olarak bir arada kullanıldığı görülmektedir. Latîfî, Âşık Çelebi, Kınalızâde Hasan Çelebi, Gelibolulu Âlî, Beyânî, Sâlim ve Ali Emîrî’de kelimenin bu bağlamda kullanımı görülmektedir. Rızâ Tezkiresi’nde ise kelimenin “pindârî mertebesinde” şeklinde kalıplaşıp terimleştiği düşünülmektedir. Rızâ, Ebü’l-hayr ve Nüvîdî maddelerinde onların şairliğinin övünülecek kadar iyi olmadığını söylerken “pindârî mertebesinde degüldür” ifadesini kullanmıştır. 

Pindârî kelimesinin Klasik Türk şiirindeki kullanımı çok yaygın değildir. Farsça beyitlerde “sanmak, zannetmek, böbürlenmek” anlamındaki “pindaşten:  پنداشتن” fiilinin 2. tekil şahıs muzari çekimi şeklinde görülmektedir. Ahmed Yârî Divanı’nda  “Ger be-vakt-i güft ü gû z’ân leb ki yek nem mî-çeked/ Ez-dehân-ı gonçe pindârî ki şebnem mî-çeked”  (Karayazı, 2013, s.938) şeklinde Farsça bir gazelde geçen ve günümüz Türkçesine çevirisi “Konuşma vakti geldiğinde o dudaktan bir nem damlayınca goncanın ağzından çiy tanesi damlıyor zannedersin” şeklinde olan beyitte bu bağlamda kullanılmıştır. Kelimenin klasik Türk şiirinde kullanılan bir diğer manası ise “kibirlenme, gurur, böbürlenme”dir. Örneğin Arpaemînî-zâde Sâmî bir kasidesinin fahriye bölümünde İranlı şair Örfî ile kendisini mukayese ederken onu kibir sandalyesinde diz çökmüş bir şekilde tasavvur eder ve utançtan kendisinin karşısına çıkamayacağını belirtir: “Pây-i taht-ı suhanumda olamaz haclet ile/ Örfî zânû-zede-i sandelî-i pindârî” (Kutlar, 2004, s.145).

Sonuç olarak “böbürlenme ve kibir” anlamındaki pindârî sözcüğü, klasik Türk şiirinde nadiren kullanılmakla birlikte Farsça beyitlerde karşımıza çıkan bir ifadedir. Türkçe beyitlerdeki kullanımı Arpaemîni-zâde Sâmî Divanı’daki bir kasidede tanıklanabilmektedir. Kelimenin “pindârî mertebesinde” şeklinde Rızâ Tezkiresi’nde terimleştiği görülmektedir. Şairler için kullanılan olumlu bir tenkit ifadesi olan bu terim “kibir derecesinde, böbürlenecek kadar”, “kendisiyle gurur duyulacak seviyede” anlamındadır. 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Rızâ Tezkiresi'ndeki (Zavotçu, 2017, s. 64, 218) iki örnek dışında kullanımına rastlanmamıştır.




Örnekler

Örnek 1:

Ticâretle vilâyet-i Rûm’a gelüp yine diyârına gitmişdür. Eş‘ârı pindârî mertebesinde degüldür (Zavotçu, 2017, s. 64).

Örnek 2:

Eş’ârla ser ü kârı olup güftârı pindârî mertebesinde degüldür (Zavotçu, 2017, s. 218).




Kaynaklar

Ayverdi, İ. (2008). Misalli Büyük Türkçe Sözlük. 3.bs. İstanbul: Kubbealtı Neşriyat.

Çağbayır, Y. (2017). Ötüken Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Ötüken Neşriyat.

Devellioğlu, F. (2015). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları, 31. Baskı.

Kanar, M. (2010). Etimolojik Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Derin Yayınları.

Kanar, M. (2015). Farsça Türkçe Sözlük. 4. bs. İstanbul: Say Yayınları.

Karayazı, N. (2013). Yârî Dîvânı (İnceleme-Metin-Tıpkıbasım). (ed. Nihat Öztoprak). İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları. Erişim adresi: http://ekitap.yek.gov.tr/urun/yari-divani_555.aspx 

Kutlar, F. S. (2004). Arpaemîni-zâde Mustafa Sâmî Dîvân. Ankara.

Muallim Nâcî (2009). Lügat-i Nâcî. (hzl. Ahmet Kartal). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Mutçalı, S. (1995). Arapça-Türkçe Sözlük. İstanbul: Dağarcık Yayınları.

Mütercim Âsım Efendi (2009). Burhân-ı Katı. (hzl. Mürsel Öztürk ve Derya Örs). İstanbul: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Steingass, F. (2005).  A Comprehensive Persian-English Dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Şemseddin Sâmî (1317). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: İkdâm Matbaası.

Toven, M. B. (2015). Yeni Türkçe Lügat. 2.bs. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Tulum, M. (2011). 17. Yüzyıl Türkçesi ve Söz Varlığı. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html 

Ziya Şükûn (1984). Farsça- Türkçe Lûgat Gencinei Güftar Ferhengi Ziya. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.

URL-1:

https://dehkhoda.ut.ac.ir/fa/dictionary/%D9%BE%D9%86%D8%AF%D8%A7%D8%B1 

URL-2:

https://dehkhoda.ut.ac.ir/fa/dictionary/%25D9%25BE%25D9%2586%25D8%25AF%25D8%25A7%25D8%25B1%25DB%258C 




Yazım Tarihi:
08/01/2025
logo-img