mütercem, mütercem-i merkûm, azîz-i mütercem
* "Bir lisandan diğer lisana çevrilmiş, nakledilmiş” anlamına gelmekle birlikte özellikle 18. yy'den itibaren “adı geçen, bahsi geçen”i kastetmek için kullanılan ifade.
Arapça olduğu belirtilen tercüme kelimesinin ism-i mef’ûlü olan mütercem “tercüme etmek, yorumlamak” (Redhouse, 1987, s. 1696), “Bir lisandan diğer bir lisana çevirilmiş, tercüme olınmış” (Şemseddin Sâmî, 1901, s. 1276), “tercüme olunmuş” (Muallim Nâcî, 1308, s. 688) şeklindedir.
Mütercem’in “tercüme olunmuş” anlamı kelimenin aynı zamanda terim anlamıdır.
Mütercem kelimesinin tezkirelerdeki kullanımına genel olarak bakıldığında 16. yüzyılda Âşık Çelebi, Latîfî ve Gelibolulu Âlî’nin tezkirelerinde geçen bu kelimenin ism-i mef’ûl olması gözetilerek mütercem, tercüme etmek ve tetebbu yoluyla Fârisî divanlardan alınan mazmunları Türkî ifade etmek anlamında kullanılmıştır.
Âşık Çelebi’de Sultan Orhan zamanında Ahmed adlı bir şairin Süheyl ü Nev-Bahâr adlı eseri Farsçadan naklettiği şöyle belirtilir: “Süheyl ü Nev-bahâr dâstânın nazm eylemişdür. Egerçi Fârisîden mütercem idi, ammâ ba‘z-ı ma‘nâlar bulmışdır” (Kılıç, 2018, s. 68).
Yine Latîfî’de Cem Sultan maddesinde “Bu matla‘-ı mütercem Hazret-i ‘Abdurrahman Câmî’den tercemedür.” (Canım, 2000, s. 103) şeklinde “tercüme edilmiş” anlamındadır.
Aynı bağlamda mütercemin “taklit edilmiş” anlamında kullanıldığı görülmektedir. Latîfî’nin Ahmedî maddesindeki mütercem kullanımı Farsçadan taklit yoluyla mazmun devşirme anlamındadır: “Şeyhî tarzına karîb ve kudemâ vâdisinde Fârisîden mütercem ve mev’ıze-gûne bir tarz-ı ‘acîbdür” (Canım, 2000, s. 121).
Terimin anlam seyrine genel olarak bakıldığında “bir dilden diğer dile nakletme” anlamından ayrı olmayarak, özellikle edebî eserler söz konusu ise Farsça manzum bir metnin yine manzum biçimde Türkçe kaleme alınmasının da “mütercem”lik olarak tanımlandığı görülür. Sadece bir eserin tamamı değil Farsça şiirlerdeki mazmunların Türkçe ifade edilmesi de taklitçi bir şair olarak küçümseyici bir anlamla “mütercem”lik olarak görülmektedir. Terime yüklenen bu anlam, divan şiirinin kuruluş dönemi ve şairleri içindir. Bu durum, divan şiir geleneğinin oluşum ve gelişim sürecini yansıtması bakımından önemlidir.
Terimin özellikle 18. yüzyıl tezkirelerinde sadece “bahsi geçen kişi” anlamında terkipli yapıyla kullanıldığı görülür. 19. ve 20. yüzyıl tezkirelerinde ise tercüme ve mütercem’in kolaycılık ve taklitçilik çağrışımlarından uzaklaşarak “bir dilden diğer dile nakletmek” ve “bahsi geçen kişi”yi kastetmek için kullanıldığı görülür.
Anadolu sahası tezkirelerinden Latîfî’de 8, Âşık Çelebi’de 2, Gelibolulu Âlî’de 1, Faik Reşat’ta 3, Mehmed Tevfik’te 1 defa geçmektedir.
Örnek 1:
Tevârîh-i belîgâda ser-âmed ki Târîh-i Mu‘cem’dür sâhib-i dîvân dimekle ma‘rûf Şemsü’d-dîn Cüveynî inşâsıdur, selâtîn-i Pîşdâdiyân’dan selâtîn-i Pîşîn ile mütercemdür, anı terceme idüp Belâgat-nâme diyü ad itmişdür (Kılıç, 2018, s. 306-307).
Örnek 2:
İktisâb-ı mâye-i kemâli vâlidesi müterceme-i mezbûreden olup bu veçhile… (Çapan, 2005, s. 80).
Örnek 3:
Eger merḥûm-ı mezbûr mütercimlik töhmetiyle müttehim olmayaydı ve didügi kasâyid ü eşʿârı tetebbuʿ ile dimeyeydi şuʿarâ-yı vilâyet-i Rûm içre cümleden serâmed ü müsellem ve cemîʿsinden eşʿar u eslem olmak mukarrer idi (Canım, 2000, s. 112-113).
Örnek 4:
Hümâyûn-nâme Envâr-ı Süheylî'den mütercem olduğu gibi o da Kelile ve Dimne nâmında Hindîce yazılmış bir kitâbın terceme-i mülahhasasıdır (Aydemir ve Özer 2019, s. 63).
Örnek 5:
Piyâde alay ta'lîm-nâmesine dâ'ir Fransızcadan mütercem risâlesidir (Kutlar vd., 2017, s. 215).
Aydemir, E., ve Özer, F. (hzl.) (2019). Faik Reşâd Eslâf. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/64564,eslafpdf.pdf?0
Canım, R. (hzl.) (2000). Latifi Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ (İnceleme-metin). Ankara: AKM Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Coşkun, A.O. (hzl.) (2019). Seyrek-zâde Mehmed Âsım Zeyl-i Zü‘bdetu’l-Eş‘âr. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-247201/zeyl-i-zubdetu39l-esar-seyrek-zade-mehmed-asim.html
Çapan, P. (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l Âsâr Min Fevâ'idi'l Eş'âr) İnceleme-Metin-indeks. Ankara: AKM Yayınları.
Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Fatîn Davud Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html
Genç, İ. (hzl.) (2018). Esrar Dede Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html
İnce, A. (hzl.) (2018). Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi Tezkiretü’ş-şuarâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
İsen, M. (hzl.) (1994). Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü’l-ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: AKM Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html
Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebi Meşâ‘irü’ş-Şu‘arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html
Kutlar, F.S.- Koncu, H.- Çakır, M. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html
Muallim Nâcî (1308). Lugat-ı Nâcî. İstanbul.
Oğraş, R. (hzl.) (2018). Es’ad Mehmed Efendi Bağçe-i Safâ-endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html
Redhouse, J. W. (1987). A Turkish and English lexicon: Shewing in English the significations of the Turkish terms. İstanbul: Çağrı Yayınları.
Resimli Kâmûs-ı Osmânî. C.3. Erişim adresi: https://www.osmanlicasozlukler.com/resimlikamus/tafsil-536438-te7.html
Şemseddin Sâmî (1901). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul.