eş‘âr-ı munakkah
* Fazlalıklarından ve kusurlarından arındırılıp estetik beklentiye uygun hâle getirilen şiiri ya da müstakil eseri niteleyen tabir.
“Ayıklamak, arıtmak, temizlemek” anlamına gelen tenkîh sözcüğünden türetilen Arapça kökenli bir sıfattır. “Açık, net, rafine edilmiş, temizlenmiş, düzeltilmiş” (Steingass, 1963, s. 1332) “fazlalıkları atılmış haşivsiz söz, süslenmiş, parlatılmış” (Redhouse, 1890, s. 2010) “bârid ü şârid ve yakışmaz olan elfâz u ta’bîrâtdan pâkîze ve mutahhar ve mühezzeb olan” (Hüseyin Remzî, 1887, s. 738) “şiiri kusurlu, zayıf ve çirkin sözlerden arındıran kimse; düzeltilen, ıslah edilen, halis duruma getirilen kelam” (Dihhudâ, 1377, s. 21687) anlamlarına gelir.
Şiirin ya da müstakil bir eserin aykırı, anlamsız ve albenisi olmayan lafızlardan ayıklanıp estetik söyleyişe uygun hâle getirilmesi.
Heşt Bihişt’ten bu yana, bir şiirin ya da müstakil bir eserin veciz oluşunu niteleyen bir tabirdir. Ahengi sağlamak ya da edebî metnin sanatsal niteliğini vurgulamak amacıyla “muvaşşah, musanna’, muvazzah, latîf, garrâ, pâk” vb. sözcüklerle bir arada kullanılmıştır.
İlk kez Heşt Bihişt’de geçen kelime, Şem’î’nin lirik, ışıltılı ve kıssayla yüklü şiirlerinin aynı zamanda fazlalıklarından arındırılmış hâlini niteler. Buradaki kullanım, ilgili şairin meselle yüklü sözlerinden hareketle az sözle çok şey anlatma kabiliyeti taşıdığını gösterir (İpekten vd., 2017, s. 141).
İkinci örnek Latîfî Tezkiresinde geçmektedir. ‘Alî Çelebi’nin Kâşifî’nin Farsça Envâr-ı Süheylî (Kelile ve Dimne) adlı eserini temel alarak yazdığı Hümâyûnnâme, Latîfî’ye göre Türkçe tercümelerin en önemlisidir. Müellif, Türkçeye ‘Alî Çelebi’nin yazdığından daha yerinde, daha estetik ve daha düzenli bir Kelile ve Dimne tercümesi yazılmadığını iddia etmektedir (Canım, 2018, s. 379).
Meşâ’irü’ş-Şu’arâ'daki tek örnekte müstakil bir eser (Kılıç, 2018, s. 595), Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye’de ise Dervîş Hilmî, Dânişî ‘Alî Dede ve Dervîş Samtî'nin şiirleri ile (Genç, 2018, s. 88, 116, 183) Neşâtî Dede’nin ‘Örfî-i Şîrâzî’nin kasidelerine yazdığı şerhler (Genç, 2018, s. 282) munakkah sıfatıyla nitelenir.
Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye’den sonra üç tezkirede görülen munakkah sıfatının son örneği, Son Asır Türk Şairleri’nde, Süleyman Nazîf’in Âtî Gazetesi'ne yazdığı bir makalede Reşîd’in şiir anlayışına yönelik ifadede karşımıza çıkar. Nazîf burada Reşîd’in ahenkli, sade ve lezzetli şiirlerinin estetik anlatımını vurgular (İnal, 1969, s. 1437).
Heşt Bihişt'te 1, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ'da 3, Meşâ’irü’ş-Şu’arâ'da 1, Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye’de 4, Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey’in Tezkire-i Şu’arâ’sında 1, İşkodra Vilayeti ‘Osmanlı Şa’irleri’nde 1 ve Son Asır Türk Şairleri’nde 5 defa kullanılmıştır.
Örnek 1:
Eş‘ârı sûznâk ü munakkah garrâ ve elfâzı pâk ve mesel-âmîz ferah-fezâdur (İpekten vd., 2017, s. 141).
Örnek 2:
Hakkâ budur ki Kitâb-ı Kelile mütercimlerinden andan munakkah u muvaşşah terceme Türkîde bir münşî-i belâgat-ifşâ itmemiş bast-ı kelâmda ve irtibât u intizâmda bu sûy u semte bir suhan-ârâ gitmemişdür (Canım, 2018, s. 379).
Örnek 3:
Diyârından ıskât-ı farz-ı hüccetü’l-İslâm kasdına gidüp medîne-i Mekke’de Ka’be’den ve ‘arz-ı Tayyibe-i Taybeden Risâle-i Tıbbiyye ki yazmışdı Sultân Bâyezîd’e tuhfe itmişdür. Hakkâ ki kanûn-ı hikmet üzre Câmi’-i Kenz-i Tıb’dan müntekâ vü müntehab, lübâb-ı mefhûmı kusûr-i irtiyâbdan tenkîh-i kâmil ile münakkah bir kitâb-ı muhtâr u mühezzebdür (Kılıç, 2018, s. 595).
Örnek 4:
Üslubu kendisine has, ahenkdar bir sadelikle taravetdar ve munakkahdır (İnal, 1969, s. 1437).
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-şu’arâ ve tabsıratü’n-nuzamâ' (tenkitli metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Dihhudâ, A. E. (1377). Luğatnâme-yi Dihhudâ. Tahran: Müessese-yi Luğatnâme-yi Dihhudâ.
Doktor Hüseyin Remzî (1887). Luğat-ı Remzî. İstanbul: Matbaa-yı Hüseyin Remzî.
Genç, İ. (hzl.) (2018). Esrâr Dede-Tezkire-i şu’arâ-yı Mevleviyye (inceleme-metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html
İnal, İ. M. K. (1969). Son Asır Türk Şairleri 3. İstanbul: MEB Yayınları.
İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
Karateke, H. T. (hzl.) (2018). İşkodra Vilayeti ‘Osmanlı şa’irleri. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-204954/iskodra-vilayeti-osmanli-sairleri.html
Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebi-Meşâ‘irü’ş-şu‘arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebimesairus-suara.html.
Redhouse, J. W. (1890). A Turkish and English lexicon-shewing in English the significations of the Turkish terms. Beirut: Lıbraırıe Du Lıban.
Steingass, F. J. (1963). A Comprehensive Persian-English dictionary, including the Arabic words and phrases to be met with in Persian literature. London: Routledge & K. Paul Limited.