Meşhûr-ı âfâk, meşhûru'l-âfâk, ma'lûm u meşhûr-ı âfâk, merd-i meşhûr-ı âfâk, zât-ı melekiyyü’s-sıfât-ı meşhûru’l-âfâk, şöhre-i âfâk, şöhre-i âfâk-ı cihân
* Meşhûr-ı âfâk/meşhûru’l-âfâk, tezkirelerde şairin mahlası, unvanı, nesebi, ahlakı ile şiirleri yahut eserlerinin şöhretini ifade eden bir terimdir.
“Meşhûr-ı âfâk/meşhûru’l-âfâk”, iki Arapça kelimeden oluşan isim tamlamasıdır. Sözlüklerde tamlama olarak bulunmamaktadır. “Meşhûr” kelimesi, “sît u şöhret kazanmış, yayılmış, herkesin bildiği ve tanıdığı, adlı sanlı, şehîr, be-nam” (Yavuzarslan, 2015, s. 793), “…şayi, yadlanmış…” (Toparlı, 2000, s. 725), “şöhretli, ünlü, herkesin bildiği” (Kartal, 2009, s. 415; Ali Nazîmâ ve Faik Reşâd), “…zikr-i bi’l-hayr ile elsînede mezkûr u mevsûf olan âdem..” (Birinci, 2018, s. 556) anlamlarına gelen Arapça bir sıfattır. “Âfâk” ise “ufk”un cemi olup sözlüklerde üç anlamda kullanılmıştır. Birincisi “ufuk” (Yavuzarslan, 2015, s. 30), “ ufuklar, yerler göğün nazarda kavuştuğu yer, ortalık, âlem-i zâhir” (Toparlı, 2000, s. 541; Ayverdi, 2010, s. 13), “ etraf, dünyanın köşesi, bucağı” (Kartal, 2009, s. 18; Birinci, 2018, s. 90). İkinci anlamı “göğün etrafı, göze görünen kenarları”dır (Kartal, 2009, s. 18; Ali Nazîmâ ve Faik Reşâd, 2005, s. 3; Birinci, 2019, s. 32). Üçüncü anlamı ise “nefs-i nâtıkadan maada mevcudat”tır (Kartal, 2009, s. 18; Ali Nazîmâ ve Faik Reşâd, 2005, s. 3; Ayverdi, 2010, s. 14). Bu durumda “meşhûr-ı âfâk/meşhûru’l-âfâk” tamlamasına “herkesçe ve her yerde tanınan, bilinen, dünyaca ünlü” anlamları verilebilir. Tezkirelerde aynı anlama gelen "şöhre-i âfâk, şöhre-i âfâk-ı cihân” tamlamaları da kullanılmıştır. “Şöhre-i âfâk”, mecazen “tüm dünyada tanınan, ünlü ve meşhur” (Ferheng-i Fârisî Amîd) anlamına gelmektedir.
Meşhûr-ı âfâk/meşhûru’l-âfâk, şairin, mahlası, unvanı, nesebi, ahlakı ile şiirleri yahut eserlerinin şöhretini ifade eden bir terimdir.
“Meşhûru’l-âfâk” tamlaması ilk olarak Sehî Tezkire’sinin “Sultân Selîm Şâh” maddesinde geçmektedir. Sehî Bey burada “meşhûru’l-âfâk” tamlamasını şiirlerin şöhretini tavsif için kullanır. Buna göre Sultan Selim tamamen şiire yönelseydi Hüsrev-i Dehlevî’nin dünyaca meşhur şiirlerinin onun yanında okunmaya layık olamayacağını ifade eder (İpekten vd. 2017, s. 20). Terim Sehî Tezkire’sinde şairin şiirleri ve eserlerinin şöhretini tanımlamak için kullanılmıştır.
Latîfî Tezkire’sinde şairin kendisi ve şiirlerini; Âşık Çelebi Tezkire’sinde gazelleri; Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkire’sinde şairin nesebi, ahlakı ve şiirlerini; Ahdî, Beyânî ve Gelibolulu Âlî Tezkire’sinde şiirlerini; Safâyî Tezkire’sinde ahlak, unvan, neseb, şairlik ve eserini; Sâlim Tezkire’sinde unvan, tabiat, mensubiyet/mesleğini; Râmiz Tezkire’sinde neseb, mensubiyet/mesleğini; Silahdarzâde Tezkire’sinde unvan, mesleğini; Safvet Tezkire’sinde unvan, nesebini; Esrâr Dede Tezkire’sinde şairlik yeteneğini; Şefkat Tezkire’sinde nesebini; Fatîn Tezkire’sinde şiirini; Mehmed Tevfik Efendi Tezkire’sinde mekân, eser, unvan, şairlik, meslek, kasidesini; Mehmed Tevfik ve Mehmed Sirâceddin Tezkire’sinde mesleğin şöhretini tanımlar.
Terimin kullanıldığı son örnek İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın Son Asır Türk Şairleri adlı eserinin “Arif Efendi” maddesidir. Tevhid Efendi, Arif Efendi’nin Divan’ını bir araya getirmiş ve eserin başına muhtasar bir tercüme-i hâl yazmıştır. Burada söz konusu terim Arif Efendi’nin felsefî ilimler ve matematik alanında herkesçe meşhur olduğunu ifade amacıyla kullanılmıştır (İnal, 1969, s. 17).
“Şöhre-i âfâk” tamlaması ise ilk olarak Sehî Tezkire’sinin “Mevlânâ Emîrî” maddesinde geçmektedir. Mevlânâ Emîrî’nin bir kasidesinde geçen bu terim Sultan Bayezid’in mana aleminde meşhur olduğunu ifade etmektedir. Terim Latîfî Tezkire’sinde hâlin; Âşık Çelebi Tezkire’sinde şairliğin, töhmetin; Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkire’sinde liyakat, şairlik, güzellik, gayret, ahlak, şiir, mesleğin; Gelibolulu Âlî Tezkire’sinde mana âleminin; Sâlim Tezkire’sinde yakınlık, meslek, kemal ve marifetin; Silahdarzâde ve Şefkat Tezkire’sinde güzelliğin; Esad Efendi ve Fatin Tezkire’sinde adın; Mehmed Tevfik Tezkire’sinde güzelliğin; Faik Reşad Tezkire’sinde ünvanın şöhretini tanımlamak için kullanılmıştır.
Terim Sehî Tezkire’sinde 2; Latîfî’de 4; Âşık Çelebi’de 1; Kınalızâde Hasan Çelebi’de 5; Ahdî’de 3; Beyânî’de 5; Gelibolulu Âlî’de 1; Safâyî’de 9; Sâlim’de 7; Râmiz’de 7; Silahdarzâde’de 3; Safvet’te 2; Esrâr Dede’de 1; Şefkat’te 2; Fatîn’de 1; Mehmed Tevfik Efendi’de 14; Mehmed Tevfik’de 1 ve Mehmed Sirâceddin’de 1; İbnül Emin Mahmud Kemal İnal’da 1 kere kullanılmıştır.
“Şöhre-i âfâk” tamlaması ise Sehî Tezkire’sinde 1; Latîfî’de 2; Âşık Çelebi’de 4; Kınalızâde Hasan Çelebi’de 15; Gelibolulu Âlî’de 2; Sâlim’de 4; Silahdarzâde, Şefkat, Esad Efendi, Fatîn, Mehmed Tevfik ve Faik Reşad’da 1’er kere kullanılmıştır.
Örnek 1:
Dîvânı meşhûr-ı âfâk ve kendüsi mekârim-i ahlâk ile mevsûf olmışdur (İpekten vd., 2017, s. 20).
Örnek 2:
Rahmî ʿAbdu’r-rahîm Efendi meşhûru’l-âfâk Tatar Rahmî bunlardur (Öztürk, 2018, s. 121).
Örnek 3:
Nazm buyurdukları Hilye-i şerîfeleri meşhûr-ı âfâk ve hırz-ı cân-ı ʿuşşâk""dır (Zübeyiroğlu, 1989, s. 52)
Örnek 4:
Şu’arâ-yı nâmdârun şöhre-i âfâkı kıdve-i erbâbü’l-ma’ârif ve’l-fezâ’il Hazret-i Bâkî Efendi kâzî’asker olduklarına bu târîhi hûb vâki’ olmışdur (Sungurhan, 2017b, s. 252).
Örnek 5:
"Koca Râgıb” ʿunvânıyla şöhre-i âfâk olan bu zât-ı ʿâlî-kadr defter-hâne ketebesinden Mehemmed Şevkî Efendi’nin ogludur (Aydemir ve Özer, 2019, s. 276).
Ali Nazîmâ ve Faik Reşâd (2005). Mükemmel Osmanlı lügati. Ankara: TDK Yayınları.
Arslan, M. (hzl.) (2018). Mehmed Sirâceddin- Mecmâ’-ı Şu’arâ ve Tezkire-i Üdebâ. Ankara: T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-208568/mehmed-siraceddin-mecma-i-suara-ve-tezkire-i-udeba.html
Aydemir, E., ve Özer, F. (hzl.) (2019). Faik Reşâd -Eslâf. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html
Ayverdi, İ. (2010). Kubbealtı Lugatı Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul: Kubbealtı Yayınları.
Birinci, Ali (hzl.) (2018). Lügat-ı Remzî. C. I. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları.
Birinci, Ali (hzl.) (2019). Kâmûs-ı Osmânî. C. I. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları.
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Çapan, P. (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi -Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l Âsâr Min Fevâ'idi'l Eş'âr) İnceleme-Metin-indeks. Ankara: AKM Yayınları.
Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html
Erdem, S. (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurafâsı. Ankara: TDK Yayınları.
Ferheng-i Fârisî Amîd. https://vajehyab.com/amid/%D8%B4%D9%87%D8%B1%D9%87?q=%D8%B4%D9%87%D8%B1%D9%87%20%D8%A7%D9%81%D8%A7%D9%82
Genç, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html
Güzel, B. (2012). Kemiksiz-Zâde Safvet Mustafa Ve “Nuhbetü’l-Âsâr Min Ferâidi’l-Eş’âr” İsimli Şair Tezkiresi. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.
İnal, İ. M. K. (1969-1970). Son Asır Türk Şairleri I-IV. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.
İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ -Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
İsen, M. (hzl.) (2017). Gelibolulu Âlî-Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html
Kartal, A. (hzl.) (2009). Muallim Nâcî Lügat-i Nâcî. Ankara: TDK Yayınları.
Kılıç, F. (hzl.) (2017). Şefkat Tezkiresi (Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bagdâdî). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html
Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html
Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H., ve Çakır, M. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik -Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html
Oğraş, R. (hzl.) (2018). Esʿad Mehmed Efendi -Bağçe-i Safâ-endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html
Öztürk, F. (hzl.) (2018). Tezkire-i Silâhdâr-zâde. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-209345/tezkire-i-silahdar-zade.html
Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdı̂ ve Gülşen-ı̇ Şuʿarâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html
Sungurhan, A. (hzl.) (2017a). Beyânî Tezkiresi (Tezkiretü’ş-şu’arâ). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html
Sungurhan, A. (hzl.) (2017b). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ -Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html
Toparlı, R. (hzl.) (2000). Lehce-i Osmânî. Ankara: TDK Yayınları.
Yavuzarslan, P. (hzl.) (2015). Şemseddin Sâmî Kâmûs-ı Türkî. Ankara: TDK Yayınları.
Zübeyiroğlu, R. (hzl.) (1989). Mecmûatü’t-Terâcim Mehmed Tevfik Efendi. Doktora Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.
https://osmanlicasozlukler.com/