MESLÛB (MESLŪB)

meslûb u metruk, bedî‘ü’l-meslûb, nazîr-i meslûb


* Tezkirecinin şairin veya nasirin üslubunu nitelemek üzere, "ortadan kaldırılmış, terk edilmiş, geçerliliği kaybolmuş, değersizleşmiş, çağının gerisinde kalmış, zamanı geçmiş" manasında kullandığı terim.



Sözlük Anlamı

Arapça bir kelime olan “meslûb”, “1. kapma, zorla alma. 2. kaldırma, giderme (bkz. İbtâl, izâle). 3. menfîleştirme, * olumsuzlaştırma. 4. inkar etme. 5. fels. Fr. nѐgation.” manalarına gelen Arapça “selb” kelimesinden türemiştir (Devellioğlu, 2002, s. 932). “Meslûb”, sözlüklerde “Soyulmuş, alınmış, giderilmiş” (Püsküllüoğlu, 1977, s. 279); “selbolunmuş, soyulmuş, alınmış, giderilmiş” (Devellioğlu, 2002, s. 627); “Selbolunmuş, kapılıp çalınmış olan” (Redhouse, 2016, s. 270); “Çalınmış, kaçırılmış, soyulmuş, unutulmuş, duyularından yoksun bırakılmış” (Steingass, 2005, s. 1239) anlamlarını ihtiva etmektedir. 




Terim Anlamı

Tezkirecinin, şairin veya nasirin üslubunu nitelemek üzere, “ortadan kaldırılmış, terk edilmiş, geçerliliği kaybolmuş, değersizleşmiş, çağının gerisinde kalmış” manasında kullandığı terim.

 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Bu kelimenin terim manasına gelen şekline Latîfî’nin (ö. 1582) ve Âşık Çelebi’nin (ö. 1572) tezkirelerinde rastlanmaktadır. Latîfî, Ahmed-i Dâî’nin (ö. 1421?) üstün bir inşâ tarzına sahip olduğunu söylemesine karşın Dâî’nin tarzının eskilerin usulünde, terk edilmiş, kullanılmayan bir üslup olduğunu, artık o tarzda yazılmadığını ifade ederken üslûbu nitelemek üzere “meslûb” terimini kullanmaktadır. Latîfî, Dâî’nin üslubunun artık işler olmadığı ve geçersiz kılınmış, hükümsüz bırakılmış, hükmü ortadan kaldırılmış kitaplar konumuna geldiğini bu terimi kullanarak şöyle ifade etmektedir: “Egerçi tarz-ı gazeli tavr-ı sâbıkdur ammâ bâb-ı nagamâtda ve fenn-i teressülde muʿâsırlarınun müteressillerine nisbet fenn-i inşâda baʿzından fâyıkdur. Münşeʿât-ı mükâtibi kudemâ elfâzı üzre bast olınmagın bu zamânda ol üslûb meslûb olup ʿamele gelmez ve kütüb-i mensûha gibi ol suver-i mürâsilât ile müteressiller meyânında ʿamel olunmaz.” (Canım, 2018, s. 122)(Örnek 1).

Latîfî Tezkiresi’nde yer alan bir diğer örnek de Şeyhî (ö. 1431) maddesinde yer alır. Tezkireci, Şeyhî’nin şiir tarzını ve eski, büyük şairlerin üsluplarını kullanmaktan vazgeçmenin, onları değersizleştirerek ortadan kaldırmanın sıradan insanların işi olduğunu ifade ederken “meslûb” terimini, anlamını pekiştirecek biçimde “Terk olunmuş, bırakılmış olan” manasındaki (Redhouse, 2016, s. 273) Arapça “metrûk” kelimesi ile kullanmıştır (Canım, 2018, s. 313)(Örnek 2). 

Âşık Çelebi, tezkiresinde Taşlıcalı Yahyâ’dan (ö. 1582) bahsederken onun, Ahmed adında Şâh lakaplı bir saray kapıcısını sevmesini konu alan eseri Şâh u Gedâ için bu eserin “… üslûb-ı garîb nazîr-i meslûb üzre” terkip edildiğini kaydetmekte ve “meslûb” kelimesi ile, mesnevinin o gün kullanılmayan, terk edilmiş bir tarzda yazıldığını ifade etmektedir (Kılıç, 2018, s. 287-88)(Örnek 3).

Meşâirü’ş-Şuarâ’da bu terimin geçtiği bir diğer yer de Sa‘dî Çelebi (ö. ?) anlatısıdır. Âşık Çelebi’nin naklettiğine göre Mısır Sultanı Kansu Gavri’ye bir mektup gönderilmesi gerekince Sa‘dî Çelebi saraya çağrılmış, yazdığı mektup çok beğenildiği için Yavuz Sultan Selim (salt. 1512-1520) kendisine 30.000 akçe ihsanda bulunmuş ve günlük ücretini 30 akçe arttırmıştır. Burada bahsi geçen mektubun “mektûb-ı tekellüf-üslûb ve bedî‘ü’l-meslûb” olarak nitelendirilmesi, mektubun külfetsiz bir üslupta ve o gün kullanılmayan bir tarzda yazıldığına işaret etmektedir (Kılıç, 2018, s. 425)(Örnek 4).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Bu terim Tezkiretü’ş-şuarâ ve Tabsıratü’n-Nuzemâ’da 2 ve Meşâirü’ş-şuarâ’da 2 kez olmak üzere toplam 4 kez geçmektedir.




Örnekler

Örnek 1:

Egerçi tarz-ı gazeli tavr-ı sâbıkdur ammâ bâb-ı nagamâtda ve fenn-i teressülde muʿâsırlarınun müteressillerine nisbet fenn-i inşâda baʿzından fâyıkdur. Münşeʿât-ı mükâtibi kudemâ elfâzı üzre bast olınmagın bu zamânda ol üslûb meslûb olup ʿamele gelmez ve kütüb-i mensûha gibi ol suver-i mürâsilât ile müteressiller meyânında ʿamel olunmaz (Canım, 2018, s. 122).

Örnek 2:

Tarz-ı şiʿr-i Şeyhî ve üslûb-ı şuʿarâ-yı kudamâ meslûb u metrûk olmak ʿavâmü’n-nâsa göredür. ʿInde’l-havâs yine mergûb olanlar makbûl ü muʿteber ve matlûb-ı ehl-i hünerdür (Canım, 2018, s. 313).

Örnek 3:

Ba‘dehû bölüge sülûk idüp sipâhî oglanı olup Ahmed nâm Şâh lakab bir kapucı sevüp hasb-i hâlin Şâh u Gedâ diyü tertîb ve üslûb-ı garîb nazîr-i meslûb üzre terkîb itmişdür (Kılıç, 2018, s. 287-88).

Örnek 4:

Ol gice kendüyi ‘Utârid gibi bî-dâr ve elde şihâb gibi hâmesi üstüvâr olup müsevvede-i menşûr-ı vilâyet-i ‘Arab dest-i kâtib-i kudret ile beyâz-ı sabâha çıkmadın bir mektûb-ı tekellüf-üslûb ve bedî‘ü’l-meslûb inşâ eyler ki firâz-ı tırâzında ‘Utârid-i kabûle nişân eyler ve âftâb-ı ‘âlem-tâb leme‘ât-ı eşi‘âtından etrâfına zer-feşân eyler (Kılıç, 2018, s. 425).




Kaynaklar

Açıkgöz, N. (hzl.) (2017). Riyâzî Muhammed Efendi Riyâzü’ş-Şu'arâ (Tezkiretü’ş-Şuara). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html 

Ahterî Mustafa Efendi (2014). Ahterî-i Kebîr.  (hzl. Harun Tuncer). İstanbul: Nadir Eserler Kitaplığı Yayınları. 

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html

Devellioğlu, F. (2002). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. (hzl. Aydın Sami Güneyçal). Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları.  

Kaplan, F. (2021). Klasik Türk Edebiyatı Eleştiri Terimleri Sözlüğü -Latîfî Tezkiresi örneği. İstanbul:  DBY Yayınları.  

Kılıç, F. (hzl.)(2018). Âşık Çelebi Meşâ’irü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html 

Püsküllüoğlu, A. (1977). Osmanlıca Türkçe Sözlük. İstanbul: Bilgi Yayınları. 

Redhouse, J. W. (2016). Müntahabât-ı Lügât-i Osmâniyye. (hzl. Recep Toparlı vd.) Ankara: TDK Yayınları.  

Steingass F.  (2005). A Comprehensive Persian-English Dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları. 




Yazım Tarihi:
05/03/2025
logo-img