MEBÂHİS (MEBᾹḤİS̱)

mebâhis


* “Bahis” kökünden türetilmiş, bir eser veya konuşmada bahsedilen şey; bir konunun bahsedildiği yer anlamındaki kitap bölümü, haşiye, ta’likat ya da makale; üzerine çalışılan, öğrenilen ya da öğretilen akademik çalışma alanı anlamlarındaki tezkire terimi.



Sözlük Anlamı

Mebâhis, Arapça ism-i müzekker olup “bahis” kelimesinin çoğuludur. “Bir konuda yapılan araştırma, tartışma, söz konusu edilen yer” gibi anlamlarda kullanılır. Devellioğlu’nda “araştırma ve münakaşa konuları” (2008, s. 591), Kanar’da “tartışma yerleri ve konuları” (2013, s. 1349), Lügat-ı Remzî’de ise “bir husus hakkında kelamla olan bahisler, beyanlar” olarak tanımlanır (2018, s. 314). Lügat-ı Nâcî’de “mebhasın çoğulu” olarak tanımlanır; edebî ve ilmî bahisleri ifade etmek üzere “mebâhis-i edebiyye”, “mebâhis-i ilmiyye” gibi terkiplerde kullanıldığı belirtilir (1899, s. 675). Klasik sözlüklerde genellikle kısa bir tanım ile “mebhas” kelimesinin cemi olarak tanımlanır (Parlatır vd., 2006; Kestelli, 2011; Birinci, 2019; Toven, 2015). Kâmûs-ı Osmânî’de “mebhas”ın çoğulu olarak yer alır ve “mebâhis-i ilmiyye, mebâhis-i edebiyye” gibi kullanımlarıyla özellikle nazarî ilimlerdeki bölümleri veya başlıkları ifade eder (2019, II, s. 315). Redhouse, “aranılan yerler, soruşturma ve tartışma konuları anlamına gelen “places searched, subjects of investigation or discussion” (1890, s. 1666) şeklinde karşılık bulurken Fransızca karşılığı olan “discussion”, Kâmûs-ı Fransevî’de “münazaa, muaraza, münakaşa, tartışma, mevzubahis olan konu, muâheze” gibi anlamlarla karşılanmıştır; “sujet en discussion” (mevzubahis konu) ifadesiyle de bire bir örtüşmektedir (2018, I, s. 607). 

Kelime ayrıca “loji” tabirinin karşılığı olarak “mebâhis-i ilmiyye, mebâhis-i edebiyye” gibi örneklerde kullanılır (Birinci, 2019; Gündoğdu vd., 2012).

Mebâis kelimesi, “Üzerinde araştırma ve tartışma yapılan konular, yazılar, tartışma konuları, mebhaslar” anlamındadır (Ayverdi, 2011). Klasik sözlüklerde genellikle kısa bir tanım ile “mebhas” kelimesinin cemi olarak tanımlanır (Parlatır vd., 2006; Kestelli, 2011; Birinci, 2019; Toven, 2015). Ayrıca, makale kelimesinin eş anlamlısı olarak “bir konunun tartışıldığı yer” anlamıyla tanımlanır (Ali Seydi, 1330; Muallim Naci, 1322; Gündoğdu vd., 2012). Lugat-i Remzi ayrıca “bir konu hakkındaki sözler, beyanlar ve bahisler”i de ekler (Birinci, 2018). Redhouse ise “mebâhis” kelimesini “1. Aranılan yerler. 2. Soruşturma veya tartışma konuları.” olarak tanımlamaktadır (2011). Kelime ayrıca “loji” tabirinin karşılığı olarak “mebâhis-i ilmiyye, mebâhis-i edebiyye” gibi örneklerde kullanılır (Birinci, 2019; Gündoğdu vd., 2012).




Terim Anlamı

Mebâhis, kaynaklarda edebiyat terimi olarak tanımlanmamıştır. Kelime tezkirelerde genel olarak bir eserde veya konuşmada ele alınan konuları veya ilgili metin bölümlerini ifade etmekle birlikte, kaynaklardaki yaygın kullanımıyla özellikle üzerinde bilimsel veya akademik araştırma (tahkîk, tedkîk), inceleme (hall), öğrenme (ta‘allüm, telemmüz) ve öğretme (ikrâ), tartışma (müdârese, mübâhase) yapılan çeşitli bilimsel ve akademik konuları veya çalışma alanlarını anlatır.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Mebâhis kelimesi tezkirelerde genellikle akademik çalışma konusu anlamında kullanılır. Özellikle Şakâyık Zeylleri’nde bir eserin ihtiva ettiği ya da bir âlimin eğitim aldığı konular, “Fenârî Muhyiddîn Çelebi’den Şerh-i Miftâh’ı mebâhis-i müsnedden âhir-i fasl u vasla degin” veya “Şerh-i Mevâkıf’ı mebâhis-i vücûb u imkândan mebâhis-i a’râza degin” gibi ifadelerle belirtilir. Tezkirelerde vücûd, hamd, cevâhir, ca’l, müsned, tıbbiyye, vücûb u imkân, a’râz, ahkâm, tashîh, ‘ilm, kemâl, fazl, usûl, fürû‘, fıkh, hikemiyyât veya ireb gibi çeşitli mebâhisler belirtilmiştir. Bunun dışında müstakil her konudan mebâhis olarak bahsedilebilir. Özellikle zor olduğu düşünülen araştırma alanları “gâmıza, müşkile, mu‘dile, mü‘zile, müfîde” sıfatları ile tanımlanır., Bunun dışında bazı konular “mebâhis-i celîle, dakîka, rakîka, şerîfe, letâ’if, zarâ’if, mufassala, ‘alîye, mühim, ciddi” ifadeleri ile övgüye mazhar görülür. Bazı mebâhisler ise “medhûl, memnû’, garâ’ib veya tuhaf” gibi olumsuz sıfatlar ile nitelenir. Örneğin: Âlî, Hz. Âdem bölümünden “mebâhis-i benî Âdem” olarak bahseder (Donuk, 2020, s. 428). Bunun dışında “mebâhis-i mezkûre veya mebâhis-i mestûre, muhtelif mebâhis” gibi geniş bir anlam çerçevesinden bahsedilebilir. 

Bir kitabın içerinden “kitâbuñ mebâhisi” olarak bahsedilebilirken, bir âlimin bir konuda çalışmasından “mebâhisi kırâ’at id[mek], “mirsad-ı idrâk-i evhâm ol[mak], istimâ’-ı mebâhis-i ‘ilmiyye [olmak] veya mebâhisi temâmen tahkîk u itkân [etmek]” gibi ifadelerle bahsedilebilir. Bu yönüyle, entelektüel uğraşlar, öğrenme, öğretme, yazma, tartışma, çeşitli bilgi alanlarındaki derinlemesine incelemeler ve bir kitabın veya eserin belirli konularını veya bölümlerini ifade etmek için kullanılır. Mehmed Tevfîk, bir örnekte gazetelerin içeriğini de mebâhis olarak tanımlar (Kutlar Oğuz vd., 2017, s. 128). Bir konuda yazmak ya da çalışmak ise “temhîd, tenvîr, hall, müdârese, istifsâr ve îrâd” kelimeleri ile belirtilir. Mebâhis sadece yazma ve çalışma değil “mecâlis ü mehâfilde mezkûr olan mebâhise münâsib sadedler ile gûyâ [olmak]” (İnce, 2018, s. 150) gibi konuşma konularını da kapsar. ‘Atâyî’nin “derûnında olan mebâhisi bîrûna çıkarma” gibi edebî ifadelerin kullanıldığı da görülebilir (Donuk, 2017, s. 900). Birden çok konuyu ihtiva eden eserlerde “mebâhis-i madûde, müte’addide ve kesîre ya da kesret-i mebâhis” gibi ifadeler kullanılır.

Mebâhis kelimesi edebî bağlamlarda da kullanılır. Örneğin Latîfî, Revânî ve Ferruhî şiirlerinin konularından “A’ni, Hâce Hâfız gibi mebâhis-i eş’ ârı, şâhid ü şem’ ü şarâbdan ve me’âhîz-i nazmı, sâkî mey ü ney ve çeng ü rebâbdandur” (Canım, 2018, s. 245) ve “şi’rün ekser mevâdd ü mebâhisi ‘ibârât-ı şem’ ü şâhid ü şarâb ve isti’ârât-ı mey ü mahbûbdur” (Canım, 2018, s. 408) ifadeleri ile bahseder.

Mebâhis kelimesi, sözlük ve terim anlamlarının ötesinde, tezkirelerde farklı bilimsel bağlamlara işaret eden çeşitli terkiplere dâhil edilmiştir. Bu kullanımlar, kavramın klasik ilim tasnifi içerisindeki çok katmanlı işleve sahip olduğuna işaret etmektedir. Nitekim “mebâhis-i müşkile” (Canım, 2018, s. 182), “dâʾire-i mebâhisât” (Aydemir ve Özer, 2019, s. 37), “mebâhis-i tıbbiyye” ve “mebâhis-i mufassala” (Kutlar Oğuz vd., 2017, s. 143-144, s. 256) ile “masrûf-ı iştigâl-i mebâhis-i fazl u kemâl” (İnce, 2018, s. 165) gibi ifadeler, kelimenin hem tıbbî hem felsefî hem de ahlâkî-tasavvufî mahiyet taşıyan ilmî bahisler için bir üst kavram olarak kullanıldığını göstermektedir. Bu bağlamda mebâhis, sadece bir konu başlığını değil aynı zamanda belirli bir ilmî muhtevanın sınırlarını da ifade eden bir alan sunmaktadır.

“Mesâ’il” ve “mevâdd” kelimeleri, mebâhis ile eş anlamlı olarak kullanılmıştır.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Mebâhis terimi; Latîfî’nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’sında 4, Âlî’nin Künhü'l-ahbâr’ında 3, Âşık Çelebi'nin Meşâ'irü'ş-şu'arâ'sında 2, Sâlim Tezkiresi’nde 3, Esad Mehmed’in Şâhidü'l-müverrihîn’inde 1, Ârif Hikmet Tezkiresi’nde 1, Çaylak Tevfik’in Kâfile-i Şu'arâ’sında 3, Faik Reşad’ın Eslâf’ında 4, Son Asır Türk Şairleri’nde 19 kez kullanılmıştır.

Kavram Şakâ'ik zeyllerinde de kullanılır: Mecdî’nin Hadâ'iku'ş-şakâ'ik’inde 25, Nev‘îzâde Atâyî’nin Hadâ'iku'l-hakâ'ik fî Tekmileti'ş-şakâ'ik’inde 33, Uşşâkîzâde Seyyid İbrâhîm Hasîb’in Zeyl-i Şakâ'ik’inde 8, Şeyhî Mehmed’in Vekâyi‘u’l-Fuzalâ'sında 10, Habîbî’nin Şakâ'ik Tercümesi’nde 1 kez kullanılmıştır.




Örnekler

Örnek 1:

Zümre-i ‘irfândan mahfî ve mestûr degüldür ki şi‘rün ekser mevâdd ü mebâhisi ‘ibârât-ı şem‘ ü şâhid ü şarâb ve isti‘ârât-ı mey ü mahbûbdur. Ekâbir-i meşâyih-i selef taglit-i ‘avâm içün libâs-ı mecâzda göstermişlerdür. Halefden nice nâdân u nâ-halef ekâbir-i selefe taklîden pey-revlik iderler korsan kelâm-ı hakîkîyi rûy-ı mecâzdan ta‘bîr iderler. Ammâ anlarun gibi ilm-i zâhir ü bâtını câmi‘ olan ıstılâhat-ı meşâyihden gâfil ve ol ‘ilmden câhil oldukları bâ‘isden erbâb-ı mükâşefenün lafz-ı şarâb u şâhidden garaz-[ı] gâmızın mecâz-ı sarfa haml itdükleri ‘illetden küfre ve kebâ’ire mürtekib olurlar. 

Beyt: Kâfir olsun mey içüp ‘âlemde dilber sevmeyen 
          Hey müselmânlar bu yolda ihtiyâr olmaz bana (Canım, 2018, s. 408).

Örnek 2:

Kitâbetden behresi vâfir bir şâ’ir-i irfân-mezâhir olup haylîce âsâr ü eş’ârı vardır. Cümle-i âsârından ta’addüd-i zevcât 'aleyhinde bulunan efkâr-ı sahîfeyi reddeder. Itlâkü’l-efkâr isminde bir kitâbı vardır. İkincisi bir vaktler İstanbul’dan köpeklerin kaldırılması içün gazetelerin etdikleri mebâhisi ta’dîl zemîninde Av’av-nâme diye bir köpek ile bir hakîme etdirdiği muhâveredir (Kutlar Oğuz vd., 2017, s. 125).

Örnek 3:

Zîrâ sülûkinde kendüye lâyıh olan şebehâtdur ki hukemâ ve meşâyihun ekâbirinden baʿzına isnâd idüp murâdâtın anlarun lisânından beyân idüp anlara isnâdla isbât itmek ister. Zîrâ îrâd itdügi mebâhis-i medhûl u memnûʿ çıkup fesâdı zâhir olursa muʿterizün iʿtirâzından menâs bulup kendüyi halâs ide. Fi’l-misâl yılanı il eliyle tutmak gibi (Canım, 2018, 434).

Örnek 4:

Seyyid Şerîf’ün kütüb-i mu’teberesinden Şerh-i Mevâkıf’a ve Şerh-i Ferâ’iz-i Sirâcî’ye hâşiye tenmîk u tensîk idüp her birisinde mebâhis-i gâmızayı tahkîk u tedkîk eyledi (Alpaydın, 2022, s. 1018)

Örnek 5:

…nice perâkende kütüb-i ‘adîdenin hâmişlerinde ol mahallin ma‘nâ-yı muhtelifesin hall-i gunyetü’l-vâkıfìn ile cem‘ u telfìk ve mebâhisde sübût-ı fazlı müsellem bir fâzıl-ı ‘arîf-i sâhibü’t-tedkîk ve âsâr-ı kalem-i şerîfleriyle ihyâ’ü’l- ‘ulûm eyleyip bî-hadd ü vefîr kütüb-i kesîreye tahrîr etmekle etrâf-ı kütübde kemâlât u ‘irfânın tahkîk eylediklerinden… (İnce, 2018, s. 339).

Örnek 6:

Öz hâlince dükeli şu’arânun dâhil-i mebhas-ı kabûl- ‘ayârındandur. Mukâta‘ât-ı hâssaya mübâşir, ümenâya kâtib olur, varan müfettişîn ü kuzâta musâhib olur. Pür-gûy u efsâne-cûydur. Gazel dinmez ki ol ana tetebbu‘ itmeye. Sâhib-i devlet olmaz ki kasîde vü kıt‘a virüp câ’ize tevakku‘ itmeye. Egerçi çok söyleyen çok yanılur ammâ ba‘z-ı sözleri vardur ki mecâlisde anılur (Kılıç, 2018, s. 367).




Kaynaklar

Ali Seydi. (1330). Resimli Kâmûs-ı Osmânî. İstanbul: Matbaa-i Kütübhane-i Cihan.

Alpaydın, B., ve Odunkıran, F. (hzl.). (2022). Mecdî’nin Şakâ’ik Tercümesi, Hadâ’iku’ş-Şakâ’ik. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.yek.gov.tr/urun/hada’iku-s-saka’ik--takim-2-cilt-_791.aspx?CatId=272

Aydemir, E., ve Özer, F. (hzl.) (2019). Faik Reşâd -Eslâf. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html 

Ayverdi, Z. İ. (2011). Kubbealtı Lugatı. İstanbul: Kubbealtı Neşriyat.

Birinci, A. (hzl.)(2018). Lugat-i Remzi. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.yek.gov.tr/urun/lugat-i-remzi--takim-2-cilt-_634.aspx?CatId=273 

Birinci, A. (hzl.)(2019). Kâmûs-i Osmânî. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.yek.gov.tr/urun/kamûs-i-osmani--takim-2-cilt-_686.aspx?CatId=273 

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html

Çınarcı, M. N. (hzl.) (2019). Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey- Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-240610/seyhulislam-arif-hikmet-bey-tezkiresi.html 

Donuk, S. (hzl.)(2020). Gelibolulu Mustafa Âlî Künhü’l-Ahbâr . İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.yek.gov.tr/urun/kunhu’l-ahbar--takim-5-cilt-_821.aspx?CatId=272 

Donuk, S. (hzl.).(2017). Nev'î-zâde Atâyî Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakâ’ik, Nev‘îzâde Atâyî’nin Şakâ’ik Zeyli. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.yek.gov.tr/urun/hadaiku-l-hakaik-fi-tekmileti-s-saka’ik--takim-2-cilt-_620.aspx?CatId=272 

Ekinci, R. (hzl.). (2018). Şeyhî Vekâyi‘u’l-Fuzalâ. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.yek.gov.tr/urun/vekayi‘u’l-fuzala--takim-4-cilt-_628.aspx?CatId=272 

Ekinci, R. (hzl.). (2021). Habîbî Ed-Devhatü’l-İrfâniyye fî Ravzati Ulemâ’i’l-Osmâniyye. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.yek.gov.tr/urun/ed-devhatu’l-irfaniyye-fi-ravzati-ulema’i’l-osmaniyye_752.aspx?CatId=272 

Gündoğdu, R., Adıgüzel, N., ve Önal, E.F. (hzl.) (2012). Şemseddin Sâmî Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: İdeal Kültür Yayınları.

İnal, İ. M. K. (1969). Son asır Türk şairleri. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.

İnce , A. (hzl.).(2018). Mirzâ-zâde SâlimTezkiretü’ş-şuarâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/57124,mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39arapdf.pdf?0

Kaplan, F. (2018). Latîfî Tezkiresi’nde edebî eleştiri terimleri ve edebiyat eleştirisi. Doktora tezi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi.

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html

Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H., ve Çakır, M. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html 

Lane, E. W. (1863, 93). Arabic-English lexicon. Williams and Norgate. Erişim adresi: http://arabiclexicon.hawramani.com/william-edward-lane-arabic-english-lexicon/

Muallim Naci. (1322). Lugat-i Nâcî. İstanbul: Asr Matbaası.

Oğraş, R. (hzl.) (2018). Esʿad Mehmed Efendi Bağçe-i Safâ-endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html 

Örs, D. (hzl.). (2017). Hasîb Zeyl-i Şakâ’ik . İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.yek.gov.tr/urun/zeyl-i-saka’ik_621.aspx?CatId=272 

Parlatır, İ., Tezcan Aksu, B., Tufar, N. (hzl.) (2006). Lügat-ı Cûdî. Ankara: TDK Yayınları.

Redhouse, J. W. (2011). Turkish and English lexicon. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Salmoné, H. A. (1889). An advanced learner’s arabic-english dictionary. Lübnan: Librairie du Liban. Erişim adresi: https://arabiclexicon.hawramani.com/habib-anthony-salmone-an-advanced-learners-arabic-english-dictionary/ 

Toparlı, R., Tezcan Aksu, B., Kanoğlu, C.S. (hzl.). (2011). Kestelli Resimli Türkçe Kamus. Ankara: TDK Yayınları.

Toven, M. B. (2015). Yeni Türkçe Lügat (A. Hayber, Ed.). Ankara: TDK Yayınları.




Yazım Tarihi:
19/11/2025
logo-img